Antepfıstığı ağacı konusunda biraz bilgi:
1- Ülkemiz öncelikle antepfıstığı gen merkezlerinden birisi ve dünya
çapında çok önemli bir konuma sahip..
2- Antepfıstığı ağaç olarak dioik bir bitki..yani erkek çiçekle dişi
çiçekler farklı ağaçlar üzerinde bulunuyor..üretimi engelleyen en
önemli sorunlardan birisisidir tozlanma problemi..çünkü
tozlanmamış=döllenmemiş meyveler boş (=fıs) kalmakta ve bu da verime
çok olumsuz etki etmektedir..
3- Gençlik kısırlığı (=verim alınıncaya kadar geçen süre) çok uzun
süre devam eden bir bitkidir antepfıstığı..kurak şartlarda bu süre
10-12 yıl sürebilmektedir.(ancak iyi bakım koşullarında (su+gübre+iyi
bakım) 5- 6 yılda verim alınmaya başlanabilmektedir) -dolayısıyla
antepfıstığı üretimini baz alan bir çiftçi bu süreyi tolere
edebilmelidir. Yöresel ifadeyle "antepfıstığı torun için dikilir"
4- Çok yaygın olarak antepfıstığının kurak,susuz ve diğer bitkilerin
gelişemeyeceği yerde gelişebildiği bilinmektedir. Kötü şartlarda
gerçekten ekonomik olarak verim sağlayabilse de; antepfıstığı sulama,
gübreleme vs. gibi ihtiyaçları da vardır ve bu koşullar sağlandığında
verim dikkate değer şekilde artmaktadır. Antepfıstığı Araştırma
Enstitüsünde yapılan bir çalışmada, sulanarak verimin 3 kata kadar
arttığı tespit edilmiştir. İran ve Amerika üretimi sulu koşullarda
gerçekleştiriyorlar ve haliyle verim bizden yüksek..
5- Yukarıdan da anlaşılacağı üzere antepfıstığının verime geç yatması
ve erkek-dişi ağaçların farklı olması ve yabancı döllenme sorunu,
onunla ilgili ıslah programlarının yavaş ilerlemesine neden
olmaktadır. Hatta bununla ilgili yapılan çalışmalar 20-30 yılı
gerektirebilmektedir. Enstitü bünyesinde bununla ilgili seleksiyon ve
ıslah çalışmaları çok uzun yıllar öncesinden başlatılmıştır ve halen
devam etmektedir. Ümit var görülen tipler elde edilmiştir.
6- Dış pazarda ürünümüzün rekabet şansı bana göre her zaman yüksektir.
İran ürünlerinde görülen aflatoksin olayı pazarı değiştirse de, kendi
ürünümüzün aroması bence çoğu yerde tercih unsuru.Elbette albeni
yönünden bazı sorunlar olsa da, en büyük problem ülkemizdeki
çeşitlerin çıtlak aralığının düşük olmasıdır. Ama tad olarak gerçekten
yurtdışı pazarında bir alternatif! (kişisel görüş)..
7- Aflatoksin üzerine yapılan çalışmalar var ve bunlar çok
çelişki içeriyor.. Kimi araştırıcı var olduğunu, kimisi ise yok
olduğunu söylüyor. İşin kontrolü İl Kontrol Laboratuar Müdürlüğünde
olduğu için onlara göre bu miktar tolere edilebilir düzeyde..
8- Antepfıstığında aflatoksin bulaşıklığı işleme aşamalarında ortaya
çıkmaktadır.Maalesef işleme teknolojisi ülkemizde ve bölgemizde
gelişmemiştir.
9- İşleme konusunda bölgede yürütülen değişik projeler bulunmaktadır.
Bununla ilgili işletmelere HACCP konusunda eğitimler verilmekte ve
teknoloji geliştirilmeye çalışılmaktadır.
Kamil SARPKAYA
Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü
08 Nisan 2005
Gıda Güvenliği E-Posta Grubundan alıntıdır

ANTEP FISTIĞI (pistacia
vera)
Fıstık ağacı uzun ömrü
boyunca bakım ve budama ile görkemli iri bir ağaç durumunu alır. Aslında
dışa açılarak gelişen dalları, gri renkli yaprakları ile güzel bir
görünüm arzeder. Park ve bahçelerde süs ağacı olarak da kullanılabilir.

Meyvelerini salkımlar şeklinde,
pembe renkleriyle sergileyen fıstık ağacının verimi diğer benzer ürünlere
göre daha fazla değildir. Fakat çok lezzetli ve besleyicidir.
Bademler gibi soğuklara
dayanan ağaç, baharda daha yüksek derece soğuklarla uyarılmaktadır.
(şoklanma)
Yurdumuzun Gaziantep ve
yörelerinde istediği ortamı bulan bitki, ekonomik verimliliğini yurdumuzda
arttırmış bulunmaktadır.
Ağaç budama bakım durumuna
göre 6 ila 9 metre boylanır. Ürün yaşı 7, ömrü 50 yıldır. Soğuk isteği
orta, aşıya uyumu iyidir. Biçimlendirme ve kapta yetiştirmeye uygun
değildir.
Antep fıstığının kurağa
ve kötü iklim koşullarına duyarlılığı fazladır. Diğer ağaçlar gibi
bitkinin normal bakımı, suyunun verilmesi onun verimini etkiler. Antep
fıstığı ağacının tepesi basık ve yuvarlaktır. Budanması, bakımı zor
değildir. İlk budama ve şekil verilmesinden sonra her yıl budamaya
gerek bırakmaz. Ancak ölü dallar alınır, biçimlendirilir. Esas budamada
4-5 kol üzerine dallar kurulur, geliştirilir.
Çiçekleri, erkek ve dişi
olarak iki ayrı ağaçtadır (dioecious). Bu durumda aşı yoluyla ağaçlarda
her iki çiçek dalı bulundurulmalı ya da, iki ayrı ağaç aynı yerde
hazır olmalıdır.
Çeşitleri erkek ve dişi
olarak ayrılır. Amerikan "Peter" erkek fıstık, gösterişsiz,
çelimsizdir. "Kerman" dişi ağaç, verimli ve gösterişlidir.
Hasat için fıstığın üst
kabuğunun gevşemesi lazımdır. Ağaçları silkeleyerek fıstıkları almak
gerekir. Alınan fıstıkları suya koyup, kabuklarını yumuşatırlar, sonra
da güneşe maruz bırakıp, bu kabukları çatlatıp ayırırlar.Fıstıkları
tuzlu suda birkaç dakika kaynatıp, çıkarıp kurutmak kabuk ayırımının
diğer bir yönetimidir. Plastik torbalarda ambalajlanan fıstıklar 5-6
hafta sürerken, dondurulmuş ürün aylarca kalabilir. Çeşit olarak,
tombul fıstık, kaba, dolgun yapılı, ağaç üzerinde kendiliğinden çatlar,
içi kuru, rengi sarıdır. Sivri fıstık ise, ince uzun yapılı, içi yağlı,
yumuşak, yeşil sarı tonludur.
Kaynak: Meyvecilik, Genel
Tarımı Prensipleri ve Pratik Meyvecilik Yöntemleri, Ziya Kütevin -
Eshar Kütevin, inkilap kitabevi
ANTEP FISTIĞI
Pistacia cinsinin hemen
bütün türlerine sert kabuklu fıstık denirse de bu isim doğru olarak
sadece "pistacia vera L. türüne verilir. Pistacia cinsi içerisindeki
10 veya daha fazla sayıdaki türlerden sadece Pistacia vera L. (antepfıstığı)
ticari alanda değere sahip olup, kuruyemiş olarak alınıp satılan ve
meyveleri yenen bir ürün olarak kabul edilir. Antep fıstığının bütün
türlerinin meyveleri kemik gibi çok sert kabukludur. Antep fıstığının
dünya üzerinde iki vatanı vardır. Bunlardan biri Anadolu, Kafkasya,
İran ve Türkmenistan'ın yüksek kısımlarını içine alan yakın doğu gen
merkezi, diğeri de Orta Asya gen merkezidir. Antep fıstığının kültür
formlarının gen merkezi ise Anadolu, İran, Suriye, Afganistan ve Filistin
olduğu bildirilmektedir.
Yurdumuz Antep fıstığı üretimi 1961 yılında 11 ilde gerçekleştirilirken,
şu anda 55 ilde üretim yapılmaktadır. (Kuru,1986) 1951 yılında 5.527
milyon adet civarında bulunan ağaç varlığımız, 1985 yılı kayıtlarına
göre 31 milyonu aşmıştır. Ağaç varlığındaki bu artışa paralel olarak
meyve üretimi de büyük artış göstermiş, 1950 yılında 3.305 ton olan
kavlak fıstık üretimimiz, 1985 yılında 35.000 tona ulaşmıştır. (DİE,1985)
Güneydoğu Anadolu bölgesi Antep fıstığı üretimi bakımından Türkiye
Antep fıstığı üretiminin %94.2 sini (32.986 ton) karşılar. Bölge üretiminin,
%80.3'ü (26.498 ton) ve Türkiye üretimini %75.7 si yanlız Şanlıurfa
ve Gaziantep illerimizden sağlanmaktadır. (DİE,1985)Antep fıstığı,memleketimizin
önemli ihraç ürünlerinden biri olup, her yıl gerek yabanilerin (melengiç
gibi) aşılanmalarıyla ve gerekse çöğürlerle tahsisine çalışılan plantasyonlarla
gelecekte daha da geniş sahalar üzerinde ziraatı yapılıp çiftçimizin
kalkınmasında olduğu gibi, döviz temininde de önemli rol oynayacaktır.
Memleketimizde Antep fıstığı kültürünün gelişmesini zorunlu kılan
çeşitli sebepler vardır. Anadolu, Antep fıstığının en önemli gen merkezlerinden
birine dahildir. Hakkari ve Artvin'den Çanakkale'ye kadar aşılanmak
suretiyle kültüre alınmaya elverişli anaçlar kesif şeritler halinde
birbirlerini takip ederler. Bu anaçların bulundukları sahalarda ekseriya
başka hiçbir bitkinin yetişmesine, yetişse dahi buralarda ekonomik
olarak kültüre imkan yoktur. Antep fıstığı yabanilerinin bulunduğu
meyilli, kayalık, kireçli ve kıraç sahalarda başka kültür bitkileri
yetişemediği içindir ki, bu topraklar üzerinde yaşayan köylümüzün
geçim sıkıntısı içerisinde olduğu bir hakikattır. Mevcut yabani agaçların
aşılanmaları suretiyle köylümüzün geçim standardının yükseleceği,
başka hiçbir şekilde değerlendirilmeyen bu kayalık arazilerin kıymet
kazanacağı ve beklenilenin üstünde dövizin memleketimizde sağlanacağı
muhakkaktır. Memleketimizin Antep fıstığının gen merkezi içinde bulunuşu,
yabani ağaç miktarı yönünden zengin bir potansiyele sahip oluşu, iklim
ve toprak istekleri bakımından diğer meyve türlerine nazaran fazla
seçici olmayışı bu ürünün yetiştirilmesini mümkün kılmaktadır.
Antep fıstığı meyvesi fındık, badem ve yer fıstığı gibi yağlı meyvelerle
mukayese edildiğinde; protein bakımından %22.6, karbonhidrat bakımından
%15.6 ve kalori değeri bakımından 3250 ile birinci, %54.5 yağ oranı
bakımından fındıktan sonra ikinci sırayı almaktadır. Bu kadar yüksek
besin değeri ve çerez olarak her yerde aranılan bir meyve, ayrıca
dünya kültürünün yayıldığı yerlerin sınırlı oluşu nedeniyle Antep
fıstığı, iç ve dış pazarlarda hep alıcı bulabilir duruma gelmiştir.
(Bilgen 1968)

ANTEP FISTIĞININ HASADI,
İŞLEME TEKNİĞİ VE MUHAFAZASI
HASAT
Antep fıstığında hasat, meyvelerin hasat olumuna geldikleri zaman
yapılmalıdır. Bu dönemde meyve dış kabuğu saydamlıktan matlığa dönüşmekte,
kırmızı kabuk yumuşayarak sert kabuktan kolayca ayrılmakta, kemik
kabuk çıtlamaktadır. Fizyolojik olgunluğa erişen meyvelerde meyve
kuru iç ağırlığı ile yağ miktarı en yüksek düzeydedir. İşte bu dönemde,
yaklaşık bir hafta içerisinde hasat tamamlanmalıdır. Bu kritik dönemden
önce veya sonra yapılan hasatta, meyvede gelişmemiş iç, bozuk renk
ve çekici olmayan bir görünüm oluşmaktadır. Bu nedenle fizyolojik
olum döneminin tesbiti kaliteli ürün elde etmek için çok önemlidir.
Bu dönem genellikle Güneydoğuda Ağustos ayı sonları ile Eylül ayı
başlarında; Fırat vadisi gibi daha sıcak yörelerde olgunlaşma Ağustos
ayı ortalarında; Suvarlı gibi yüksek rakımlı bölgelerde ise Eylül
ayı ortalarında tamamlanmalıdır.