ATÇILIK

AT YETİŞTİRİCİLİĞİ

Atın Kökeni

Evcil atın kökenini przewalski ve tarpan adı verilen yabani atlar teşkil eder.

Przewalski: Yabani moğol atı.

Cidago (bel yüksekliği) 130 cm. İri başlı, iri kemikli, kalın boyunlu, kuvvetli, kırmızımtırak esmer renkli. Soğuk kanlı at ırklarının atasıdır.

Tarpan: Cidago 130 cm. İnce yapılıdır. Donu (rengi) sincabi. Sıcakkanlı at ırklarının atasıdır.

Atın Evciltilmesi

At, milattan önce 3000'li yıllarda evciltilmiştir. İlk olarak Et ve sütünden yararlanılmıştır. Sırayla iş hayvanı, harp hayvanı olmuş, günümüzde de zevk ve spor için yetiştirilmektedir .

 

At Irkları

Dünyada 170 adet at ırkı vardır.

Soğuk kanlı at ırkları: Genel olarak iri ve ağır vücutlu, kasları fazla gelişmiş, sakin ve ağır hareketli atlardır. Çeki güçleri iyidir. Sıcak kanlı atlara göre erken gelişirler. Soğuk iklim hayvanıdırlar. Örnek: İngiliz atı

Sıcak kanlı at ırkları: Daha ufak yapılı ve hafiftirler. Hareketlidirler. Soğuk kanlılara göre geç gelişirler. Sıcak iklim hayvanıdırlar. Örnek: Arap atı

Arap atı

Cidago yüksekliği: 145-155 cm.

Don: En çok AL, KIR, DORU görülmekte. Ender olarak YAĞIZ don mevcut.

Yürüyüş: Adi yürüyüşte dar adım atar. Tırıs ve dörtnalda alçak adım.

Kullanıldığı yerler: Çeki, binek, yarış.

Özellikleri: Sağlam görünüşlü, canlı, yüksek kalıtsal güçlüdür. Dayanıklıdır. 3-4 ay boyunca günde 70-80 km. yol alabilir.

Gelişim: 3 yaşında gelişmesini tamamlar. Damızlık yaşı 4' tür.

Üreme özellikleri:

Erkeklerde doğum ağırlığı

44-47 kg.

Dişilerde doğum ağırlığı   

42-45 kg.

Yavruların yaşama oranı

%94-95

Gebelik süresi

334-342 gün

Ergin aygır ağırlığı

470-500 kg

Ergin kısrak ağırlığı

450-480 kg

İngiliz atı

Kombine melezleme yöntemi ile hız yönünde ıslah yapılarak 250-300 yılda oluşturulmuştur. Türkiye'de ilk defa İstanbul Veli Efendi Çayırında 1922'de koşmuştur.

Cidago yüksekliği: 165-170 cm.

Don: En çok AL, DORU görülmekte. Ender olarak KIR, YAĞIZ don mevcut.

Kullanıldığı yerler: Yarış atıdır. Hız özelliğinin kalıtım derecesi (h2) 0,35'tir.

Özellikleri: Adaptasyon yeteneği yüksektir. Kısa mesafeyi çok hızlı koşar.

Gelişim:  Damızlık yaşı 4' tür.

Üreme özellikleri:

Doğum ağırlığı

40-45 kg.

Östrüs (kızgınlık)  siklusu

23-24 gün

Östrüs (kızgınlık) süresi

5-7 gün

Gebelik süresi

330-340 gün

Hafflinger atı

Cidago yüksekliği: 130-140 cm.

Don: Sadece AKKANAT

Kullanıldığı yerler: İş ve çeki atı.

Özellikleri: İyi huylu, sağlam görünüşlü, sakin mizaçlı, kanaatkar, zayıf meraları iyi değerlendirebilen, kaba yem seven, hastalıklara mukavim, veteriner ve ilaç masrafı olmayan, güçlü, yüksek döl ve süt verimli. Çocukları çok sever.

Gelişim:  Damızlık yaşı 4' tür.

Erkeklerde ağırlık: 440 kg

Dişilerde ağırlık: 433 kg

Yerli at tipleri

1- Anadolu tipleri

2-Çukurova tipi
3-Uzunyayla atı
4-Midilliler ve diğer yöresel tipler

Türkiye'de bulunan diğer at ırkları

1-İrlanda atı: Sıçrama (konkur) atıdır. Cidago 160-165 cm.
2-Anglo-Arap: Cidago 160 cm. (koyu, özellikle doru don)
3-Hanofer: Cidago 153-170 (Koyu don)  Eğitime yatkın, sıcak kanlı
4-Holstein: Almanya. 153-162 cm. Konkur atı.
5- Akhal-Teke: Türkmenistan 142-152 cm. Mükemmel yürüyüşlü, dayanıklı, eğitilir ancak inatçıdır. Kötü huyludur.
6-Kabardin: Kuzey Kafkasya. Dağ ırkıdır. Binek yüksekliği 142-151 cm. Uzun ömürlüdür.

 

DONLAR ve NİŞANELER

Don: Atlarda bedeni örten kılların bir bütün olarak gösterdikleri renge veya renk karışımına denir.
Üçe ayrılır: 1-Esas (asli) donlar 2-Türev donlar 3-Alaca donlar
Esas donlar
1- AL don: Kırmızı. 9 tiptir.
Açık al, koyu al, adi al, akkanat al, sütlü kahve al, altuni al, kiraz al, kestane al, yanık al.

2-YAĞIZ don: Siyah. 2 tiptir.
Kuzguni yağız (parlak), donuk yağız (mat)

3- DORU don: Gövde al; yele, kuyruk, bacak yağız
Açık doru, koyu doru, kirazi doru, kestane doru, yanık kestane doru
4-İZABEL don: Saman sarı
5-KULA don: Gövde sarı; yele, kuyruk, bacak siyah

Açık kula, adi kula, koyu kula, kurt kulası
Türev Donlar
Yavru al veya donuk yağız doğar. Sonra beyaz tüyler çıkar. Don tespiti 1-1,5 yaşında tekrar yapılmalıdır. Ancak ondan sonra soykütüğü mühürlenir ve imzalanır.
1- KIR don: Beyaz kıllı atlardır
Pamuk kır: Bembeyaz

Açık kır: Biraz siyah
Koyu kır: Daha siyah
Demiri kır: Gri kıllar var
Bakla kır: Siyah kıllar sağrı, boyun ve omuzlarda odacıklar halinde
Çilli kır: Çil gibi siyah kıllar
Kızıl kır: Kırmızı renkli kıllar
Mercani (üveyik) kır: Çilli kırın daha kırmızısı
2-AHREÇ don: Beden kızıl-beyaz+yele, kuyruk, bacak siyahtır.
Açık ahreç: Beyaz bol
Adi ahreç: Beyaz ve kızıl eşit
Koyu ahreç: Kırmızı bol
Kızıl ahreç: Parlak, bol kırmızı
3-BOZ don: Al donun beyaz kıllarla istila edilmişidir.
Açık boz: Beyazlar kırmızılardan bol.
Adi boz: Beyazlarla kırmızılar eşit.
Koyu boz: Kırmızılar beyazlardan bol.
Kar yağdı boz: Beyazlar demetler şeklinde
Kaplan lekeli: Kırmızılar demetler şeklinde.
4- ALACA donlar: İki ayrı don parçalar halinde bulunursa buna alaca don denir. Beyaz parçalar büyükse "alaca" başa, küçükse sona yazılır.
Alaca koyu al: Beyaz parçalar, koyu al parçalardan daha büyük.
Koyu al alaca: Al parçalar, beyaz parçalardan daha büyük.
Alaca yağız: Beyaz parçalar, yağız parçalardan daha büyük.
Alaca kula: Beyaz parçalar kula parçalardan daha büyük.
Nişaneler
Nişane: Koyu donlu atlarda vücudun değişik bölgelerinde görülen beyaz kıllardan oluşan lekelere denir.

Eşkal tespitinde nişaneler de kaydedilmelidir.

Alında görülen nişaneler:

-Alında birkaç beyaz kıl
-Alında çok beyaz kıl
-Alında kartopu
-Alında yıldız
-Alında ay
-Alında akıtma (beyazlık aşağı kaymış)

Burun üzerindeki nişaneler:

Akıtma: Burun üzerinde görülen nişanedir.

Bacaklarda görülen nişaneler:

Seki: Bacaklarda görülen nişanedir.

Tırnakta görülen nişaneler
Ester çizgisi: Atın yelesinden kuyruğuna uzanan çizgi

ATLARDA BESLEME

Gebelik
Gebeliğin son 90 günü yapılacak besleme çok önemlidir.

Bu aşamada kaba yem miktarı azaltılıp (ot, saman vs.); kesif yem miktarı (yulaf, mısır, küspe vs.) arttırılmalıdır.

Enerji İhtiyacı
9. ay: Yaşama payı enerji ihtiyacı x 1.11
10. ay: Yaşama payı enerji ihtiyacı x 1.13
11. ay: Yaşama payı enerji ihtiyacı x 1.20
*Yaşama payı enerji ihtiyacı: Hayvanın hayatını sürdürebilmesi için gerekli, en düşük düzey enerji ihtiyacı.
Laktasyon: Ortalama 5 ay sürer. İhtiyaç, yaşama payı enerji ihtiyacı+ 792 kCal'dir. Günlük süt verimi 10-20 kg. arası değişir.
*Laktasyon: Hayvanın süt verdiği dönem.
Su ihtiyacı
Normal bir atın günlük su ihtiyacı 19-45 litredir.

ATLARDA BAKIM

Taylarda büyüme ikiye ayrılır:
a-Doğum öncesi
b-Doğum sonrası
Doğum öncesi büyüme:
Anasal çevre de denir. Tayların doğum ağırlığına etki eden genetik ve çevresel faktörler şunlardır:
1- Atın ırkı
2- Kısrağın (ananın) beden yapısı
3- Aygırın (babanın) beden yapısı
4- Tayın cinsiyeti
5- Kısrağın yaşı
6- Gebelik süresi
7- Kısrağın beslenmesi
Doğum sonrası büyüme:
Tay: Doğumdan 3 yaş sonuna kadar

atlara denir.

Taylık dönemi 3'e ayrılır:
1- Süt tayı
2- Bir yaşlı tay
3- İki yaşlı
4- Üç yaşlı
SÜT TAYI
Tay, doğumdan sonra ilk 24 saat ağırlığının 1/10'u kadar ağız sütü içer.
*Ağız sütü: Doğumdan sonra memeden akan, bağışıklık maddelerince çok zengin ve yavrunun yaşaması için çok önemli süt (bu süt doğumdan itibaren 3 gün boyunca salgılanır. İçerisindeki bağışıklık maddeleri gitgide azalır.)
Tayın ilk dönemki bakımında en önemli konular (eğer başka kaynaktan süt verme mecburiyeti varsa) sütün vücut sıcaklığında olması ve tayın yalnız bırakılmamasıdır.(Anası ölmüş taylarda önemli)
Taylar 12 aylıkken ergin yaş ağırlığının %75 'ine ve ergin yaş sırt (cidago) yüksekliğinin %90 'ına ulaşırlar.

Bu sebeple iyi beslenmelidirler. 4 'üncü haftadan sonra ananın sütü yetmemeye başlar. Bu aşamada tay büyütme yemleri verilmelidir.

Yulaf tek başına verildiğinde kavuzlu olduğu için midede topaklaşmaz.

Süt döneminde taylar için yulaf tek başına önerilmez. İçeriğinde protein ve mineral madde eksiktir. 2 aydan fazla yonca verilirse böbrek taşı yapabilir. Ayrıca yonca atların %2-3 'ünde alerji yapar.

 

ATLARDA ÜREME

Gebelik süresi: 11 ay
Kızgınlık dönemi: İlkbahar
*Kızgınlık: Dişi memelilerin yumurta ürettikleri, çiftleştirildiklerinde gebe kalmaya müsait oldukları dönem.
Kızgınlık süresi uzunluğu: 2 - 2,5 gün
İki kızgınlık arası süre: 15 - 17 gün
Östrüs döngüsü süresi (1. östrüsun başından, 2. östrüsun başına): 29 gün
Östrüs döngüsü: Dişi memeli hayvanın, fertil (döllenebilir) yumurta ürettiği fizyolojik durum.
Kısrakta östrüs belirtileri:
1- Hayvan sık sık idrar çıkarır.
2- Sükunetini kaybeder. Sebepsiz kişner.
3- Çalışan kısraklar çabuk yorulur.
4- Dış etkilere duyarlıdır. Dokunulduğu zaman gıdıklanır.
5- Vajina ağzını açıp kapatır.
6- Diğer kısraklara sokulur. Onlara ilgi gösterir.
7- Aygır yaklaştığı zaman kuyruğunu kaldırır.
8- Vajinadan mukoz bir sıvı akar.
9- Vajina ağzı şişmiş, kızarmış, gevşek bir yapıdadır.

YÜRÜYÜŞ ve KOŞMA ŞEKİLLERİ

Atlarda yürüyüş ve koşma şekillerini bilmenin yararları:
1- İdman pisti zemininin dikkate alınmasını
2- İdman süresinin dengeli şekilde tespit edilmesini
3- Ayak hastalıklarının iyileşme süresinin kısa sürmesini
4- Ayak hastalıklarının tekrar ortaya çıkmamasını sağlar.
Atlarda yürüyüş ve koşma şekilleri şunlardır:
1- Ağır adi yürüyüş: Önce arka ayak, ardından öndeki çaprazı; diğer arka ayak ve öndeki çaprazı atılır. Üç ayak hep yere basar.
2- Süratli adi yürüyüş: Ağır adi yürüyüşün süratlisidir.
3- Tırıs koşma: Bacakların hareket sırası çaprazdır. İki ayak hep yerde kalır.

4- Dörtnal koşma: Hep aynı art ayak ilk basar. İlk basma sesinden sonra üç hızlı basma sesi duyulur.

5- Rahvan koşma: Daha çok eşeklerde görülür. Hızlı yürüyüştür. Ayaklar çapraz değil art-arda atılır. İki ayak sürekli yerdedir. Biniciyi yormaz. Spor sayılmaz.
Yürüyüş Kusurları:
1- Topuk çalma:
Atın yürürken ileri attığı ayağı ile yere basan bacağına vurmasına denir.
Topuk çalma nedenleri: Bacak kusurları, tırnak kusurları, yanlış tırnak kesimi, yanlış nallama, atın zayıf - yorgun olması, binicinin hatalı oturması, hatalı dizgin kullanılması.
2- Yetiştirme: Arka ayak nalının ön kısmı ile ön bacağa vurmaktır.
3- Sürçme: Atın ayağını yere sürtmesidir.

ATLARDA YAŞ TAYİNİ

Atlarda yaş tayini dişlerden yapılır. Alt kesicilere bakmak daha iyidir.

Atlarda dişler

Kesici süt dişlerinin özellikleri
1- Kalıcı dişlere göre daha küçüktürler.
2- Boyları kısadır.
3- Renkleri beyazdır.
4- Diş boyunları belirgindir.
5- Dudak yüzleri düz ve oluksuzdur.
6- Diş yuvalarına sıkıca oturmuşlardır.
0 - 2,5 yaş arası dönem
Yeni doğmuş: Kesici süt dişleri daha çıkmamıştır.
8-14 gün: Ön kesici süt dişleri çıkar.
20-30 gün: Orta kesici süt dişleri çıkar.
5-9 ay: Son kesici süt dişleri çıkar.
9-10 ay: Tüm kesici sit dişleri çıkmıştır.
1 yaş: Ön kesici süt dişlerinde arpacık çukurluğu silinir.
1,5 yaş: Orta kesici süt dişlerinde arpacık çukurluğu silinir.
2 yaş: Son kesici süt dişlerinde arpacık çukurluğu silinir.
2,5 - 5 yaş arası dönem
2,5 yaş: Ön kesici süt dişleri düşer, yerlerine ön kesici kalıcılar gelir.
3 yaş: Ön kalıcı kesici dişler diş yayı seviyesine ulaşır.
3,5 yaş: Orta kesici süt dişleri düşer, orta kalıcı dişler çıkar.
4 yaş: Orta kalıcı kesici dişler diş yayı seviyesine ulaşır.
4,5 yaş: Son kesici süt dişleri düşer, son kesici kalıcılar çıkar.
5 yaş: Son kesici kalıcı dişler diş yayı seviyesine ulaşır.
6 - 8 yaş arası dönem
6 yaş: Alt ön kesici dişlerde arpacık çukurluğu silinir, diş yıldızı çıkar.
7 yaş: Alt orta kesici dişlerde arpacık çukurluğu silinir, diş yıldızı çıkar.
8 yaş: Alt son kesici dişlerde arpacık çukurluğu silinir, diş yıldızı çıkar.

 

AT BAKIMI

 

A-  ATLARIN YEMLENMESİNDE GENEL KURALLAR

Atların mideleri beden iriliklerine göre çok küçüktür. Atlarda mide kapasitesi tüm sindirim kananlının % 70.8  ini teşkil eder. Bu nedenle atlar sık sık yemlenmelidir. Libitum (sınırsız) yemleme atlar için çok zararlı ve tehlikelidir.

 Yemleme zamanları belirli aralıklarla ve belirli saatlerde yapılmalıdır (en ideali günde 4 kez). İki yemleme arasındaki süre açıldığında veya birkaç gün yem verilmediğinde at, yeme hücum ederek yer. Bu durum timpaniye ya da mide rupturuna (yırtılmasına) neden olabilir. Diğer yemleme kuralları sırası ile şunlardır;

Atlarda ideal yemlemesi sıralaması:

 

1.      Su     

2.      Kuru Ot     

3.      Dane (kesif) yem şeklinde olmalıdır.

 

  • Su yemlemeden önce verilmelidir.

  • Dane (kesif) yemlerden hemen sonra su verilmesi çok sakıncalıdır.

  • Dane yemlerden hemen sonra verilen su midede bulunan yemi hemen bağırsaklara sevk eder ve atın sindirim sistemine bozar. Bu burum sancılara ve at bağlı ise konstipasyona ( kabızlık ) neden  olur.

  • İşten,idmandan ve koşudan hemen sonra su verilmemelidir. Atın teri  kuruduktan sonra ve çok soğuk olmayan su (mümkünse oda sıcaklığında) verilmelidir.

  • Atlara kaba yemler, dane yemlerden önce verilmelidir. Dane yemlerin  midede daha uzun bir süre kalmasını temin etmek için,kaba yemden sonra ata az miktar su verilir. Bu su kaba yemin mideyi terk etmesini kolaylaştırır ve hızlandırır. Bundan sonra dane yem verilir.

  • Atlara verilen kesif ve kaba yemlerde mantar ve küflenme olmamalıdır. Yemlerin içerisinde küçük taş parçaları ve kum bulunmamalıdır. Bu durumlar sancıya neden olur.

  • Atlara verilen dane yemlerin (arpa-yulaf) kırılarak veya ezilerek verilmesi, yemlerin sindirilme derecesini ve atın yemden yararlanma gücünü artırır.

  • Atlar yem değişikliklerine karşı çok hassastırlar.teze ottan kuru ota veya kesif yeme geçişler tedrici olarak yapılmalıdır.

  • Atlara verilen kesif yem toz halinde ise (atlar kesif yem yemeden önce derin nefes alıp verirler) üst solunum yollarına kaçabilir. Bu sakıncayı önlemek için, kesif yemin üzerine elle hafif su serpilerek ıslatılır. Bu ıslatma işlemi at yem yemeğe başlamadan hemen önce yapılmalıdır. Kesif yemin önceden ıslatılması fermantasyona neden olabilir. Fermente olmuş yemler sancı tehlikesini artırır.

  • Yemlemeden hemen sonra ata idman yaptırılmamalı, iş hayvanı ise çalıştırılmamalıdır.

  • Ata yeterli miktarda yem verilmesine karşın, at zayıf ve güçsüz ise, önce iç parazit muayenesi yaptırılmalı ve sonra da dişlerine bakılarak gerekirse premollar ve molar dişler törpülenmelidir.

  • Her yaş ve cinsiyetteki atların en büyük düşmanı yağlanma ve istirahattır. Bu nedenle atlara yeterince idman yaptırılmalıdır.

  • Atlara verilecek günlük yem miktarı, atın çalıştırılıp çalıştırılmadığına, eğer çalıştırılıyor ise ağır veya hafif bir işte çalışmasına göre değişir.

 

Ağır bir işte çalışan atlar:

  • Her 100 kg canlı ağırlığa:

  • 1 kg  kaba yem (kuru ot)

  • 1.5 kg kesif yem (Arpa veya yulaf)

 

Hafif bir işte çalışan atlara:

  • Her 100 kg canlı ağırlığa;

  • 1 kg kaba yem

  • 1 kg kesif yem

 

At çalıştırılmıyorsa:

  • Her 100 kg canlı ağırlığa;

  • 1 kg kaba yem

  • 0.5 kg kesif yem verilmelidir.

 

B- AT BARINAKLARI

At barınaklarına tavla denir. Tavlalar, çevrenin atlar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacı ile inşa edilen binalardır. At yetiştiriciliğinde başarı tavladan başlar. Atların sağlıklı bir şekilde yetiştirilmesi ve optimal düzeyde verim alınması, atın yaşamının önemli bir bölümünü içinde geçirdiği tavlanın hijyenik şartları taşıyıp taşımadığına bağlıdır. Tavla planlarının çizimi ve yapımı, için yaşayacak olan atların sağlık ve verimlerini etkilemeyecek bir düzeyde olmalıdır. At tavlaları inşa edilirken, tavla içinde en uygun çevre koşulları sağlanmalı, tavlanın iç kısmı en etkin şekilde yararlanmayı sağlayacak şekilde düzenlenmeli ve atların denetimi ve yönetimi kolay olmalıdır. 

Tavlalar; açık ve kapalı olduklarına göre iki gruba , iç ayrıntılarına göre de bağ (sabit duraklı) ve bokslu olmak üzere iki tipe ayrılır. Kapalı - bağlı (sabit duraklı) tavlalar, genellikle soğuk iklime sahip olan bölgeler için tercih edilmelidir.

 

Tavlaların yapımında dikkat edilecek noktalar ;

Tavlanın yeri ;

Öncelikle tavlanın yapılacağı yerin seçimine dikkat edilmelidir. Tavlanın yapılacağı yer çevreye göre nispeten yüksek bir yer olmalı, bataklık ve su basma olanağı olan dere ya da ırmak kenarlarında olmamalıdır taban suyu temele yakın olmamalı, yağmur yağdığında taban suları temellere kadar yükselmemelidir tavla yerinin seçimi yapıldıktan sonra, tavla aşağıda maddeler halinde sıralanan özellikleri taşıyacak şekilde inşa edilmelidir.

 

Tavlanın yönü :

Tavlanın yönü bölgenin iklim şartlarına göre tespit edilmelidir.Soğuk ve sert iklimin hüküm sürdüğü bölgelerde tavlanın yönü Kuzeye, diğer bir deyiş ile, kuzey rüzgarlarına dönük olmamalıdır. Bu Tip tavlalar kışın soğuk olur. Sıcak veya ılıman bir iklimin hüküm sürdüğü bölgelerde tavlanın yönünün güneye veya batıya dönük Olması da tavlanın çok sıcak olmasına neden olur. Tavla içinde  optimal sıcaklık 10-15 ºC olmalıdır.

 

Temel ve taban ;

Tavla temellerinin oturacağı zemin, bina yükünü taşıyabilecek gerilime sahip olmalı, temel duvarı taş veya betonarme olarak yapılmalıdır.Temel derinliği sıcak bölgelerde 30 cm,soğuk bölgelerde 60 cm’ den aşağı olmamalı, temel genişliği 50 X 60 cm olmalıdır. Temelin toprak seviyesinden yüksekliği tek kolon temellerde 20-30 cm, sürekli duvar temellerde 30-50 cm olmalıdır. Gerekli durumlarda temellerde tecrit ve drenaj yapılmalıdır.Tavlarda taban, altlık (yataklık sap) kullanılıp kullanılmayacağına göre yapılmalıdır. Eğer tavlada altlık kullanılacak ise taban : ahşap, Beton, tuğla ya da sıkıştırılmış topraktan yapılabilir. altlık

Kullanılmayacak ise beton üzerine yumuşak ve esnek lastik döşeme 

Şeklinde yapılabilir. Ayrıca tavla tabanı toprak seviyesinden 20-30cm

Yükseklikte ve su sızdırmaz bir şekilde yapılmalıdır.Tavla tabanının ahşap, beton, asfalt. Tuğla,lastik veya sıkıştırılmış topraktan yapılmasının hem hijyen ve hem de maliyet yönünden bazı avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Ahşap tabanlar, sıcak olmalarına karşılık hijyenik değildir,dayanıksızdır ve ıslandığında kayganlaşabilmektedir.Eğer bu tip taban yapılacak ise, tuğla büyüklüğünde ahşap takozlar beton zemin üzerine dikine döşenip takozların aralarına katran vb. bir tecrit maddesi akıtmak sureti ile yapılmalıdır. Beton ve asfalt tabanların en önemli mahsuru soğuk olmasıdır.Beton veya asfalt taban yapılmak istendiğinde, beton ve asfalt dökülmeden önce taş ile blokaj yapılmalı ve dövülerek sıkıştırılmalıdır. Atların kaymaması ve idrarın akmasını sağlamak için zemine hafif oluklar açılmalı ve yeterli eğim verilerek hafif pürüzlü bırakılmalıdır. Tuğladan yapılan tabanlar en uygun taban tipi olup. Dikine döşenerek fırınlanmış tuğlalar kullanılabileceği gibi özel oluklu tuğlalar da tercih edilebilir.Lastik tabanlar, yumuşak PVC veya poliüretandan yapılmış normal plakların beton zemin üzerine özel yapıştırıcılar ile kaplanması ile yapılır. Sıkıştırılmış topraktan yapılmış tabanlar maliyeti en düşük taban tipidir. Bu tip tabanların esnek ve yumuşak olması ayak sağlığı açısından yararlıdır. Bu tip tabanlar tırnakların doğal yumuşaklığını kurumasına yardımcı olur.Bu tip tabanların zemin tesviyesinin sık olarak bozulması, her sene zeminin tekrar tesviye edilmesi gereğinin ortaya çıkması ve temizlenmesinin zor olması en önemli sakıncalardır.

 

Duvarlar :

Tavla duvarları betonarme ,taş ve tuğladan yapılabilir.Bununla beraber duvarların ısıyı az ileten maddelerden yapılması daha uygundur.Gözenekli tuğla nispeten yalıtım görevi gördüğünden önerilebilecek en iyi malzemedir.Duvar yüksekliği en az 300 cm olmalıdır.

 

Kapılar ve Eşikler :

Tavla kapıları sürgülü ( raylı ) olabileceği gibi klasik kapı tipinde de yapılabilir.

Klasik kapı tipinde 180 derece açılı bir şekilde açılmalıdır.Her iki tipte de kapılar kasasına iyi bir şekilde oturmalı.Kilitler gömülü ve kapı keskin köşeli olmamalıdır.

Kapı ahşap veya metal malzemeden yapılabilir.Kapı boyutları 300 x 300 cm olmalıdır.Tavlaya atların binicileri ile birlikte girebileceği düşünülürse kapı yüksekliği  360 – 365 cm olmalıdır.Kapı eşikleri içten tavlanın zemini ile aynı seviyede , dıştan ise zeminden 4-8 cm yüksek olmalıdır.

 

Duraklar :

Kapalı bağlı tavlaların durak boyutları atların ırkına göre değişir.Hafif at ırklarında ( Arap,İngiliz ) yemlikler dahil durak genişliği 150-185 cm uzunluk ise 270-350 cm olmalıdır.

Durak ara bölme yükseklikleri durak tabanından itibaren 120-130 cm durak eğimi önden arkaya doğru % 1.5 olmalıdır.Duraklar ahır tabanı ile hemzemin olmamalı, ahır tabanından 10-15 cm yüksek yapılmalıdır.

 

Yemlikler :

Ergin atlar için yemliklerin üst tabandan yüksekliği 80-90 cm,yemlik uzunluğu,kaba yem için 75-90 cm,kesif yem için 30-40 cm,yemlik genişliği 50-60 cm,derinliği ise kaba yem için 50-60 cm,kesif yem için ise 20-30 cm olmalıdır.

Yemlikler beton,metal,ahşap ve plastik malzemeden yapılabilir.Yemlikler pürüzsüz,kolay temizlenebilir olmalı.Kenarları keskin veya köşeli olmamalıdır.

Yemliklerin ön tarafında en az 100 cm yem dağıtım yolu bırakılmalı, yemliklerin ortada olduğu çift sıralı tavlalarda ise yem dağıtım yolu 250 cm olmalıdır. Servis yolu genişliği tek sıralı tavlalarda en az 150 cm, çift sıralılarda ise 350 cm olmalıdır.

  

Çatı ;

Tavlanın çatı örtüsü tavlayı yağışlardan ve diğer dış etkenlerden koruyacak, çatı makasları ise çatı örtüsünün kar ve rüzgar yükünü taşıyabilecek güçte yapılmalıdır.Çatı örtü malzemesi olarak kiremit, eternit veya oluklu saç kullanılabilir.İklim şartlarına göre ve gerekli durumlarda çatılarda cam yünü, polietilen, polistrafor veya perlit kullanılarak izolasyon yapılmalıdır.

Tek sıralı tek eğimli,çift sıralı tavlalarda kırma çatı tipi kullanılmalıdır.Çatı eğimi en az % 25 olmalıdır.

 

Pencereler :

Tavlalarda atların teneffüs ettiği havanın temiz veya kirli oluşu atların sağlığı ve buna bağlı olarak da performansları üzerine etki eder. Kirli hava nedeni ile atların gıda metabolizması bozulur , kan teşekküllü ve vücut direnci azalır.Aynı zamanda kirli hava,hastalıklarında kolayca yayılmasına neden olur.Deneyler,havalandırma sisteminin mükemmel olduğu tavlalarda hastalık oranının çok düşük olduğunu,atların yemlerini iyi değerlendirdiklerini ve performanslarının yükseldiğini göstermektedir.Tavlaların havası şu nedenlerle çok çabuk bozulur.

 

-         Solunum ile havadaki oksijen miktarının azalması ,

-         Karbondioksit,amonyak ve sindirim sisteminde teşekkül eden gazlar.

-         Su buharı ve rutubet.

-         Temizlik , tımar ve yem verme esnasında meydana gelen tozlar.

 

Evcil hayvanlar her bir kg canlı ağırlık için saatte ortalama 300 cm karbondioksit gazı çıkarırlar. Her biri ortalama 500 kg canlı ağırlığa sahip 20 başlık bir tavla düşünelim. Bu atlar saatte 500 x 20 x 300= 3.000.000 cm karbondioksit gazı çıkarır. Ayrıca, ahıra giren temiz havanın her litresinde 0.3 cm karbondioksit gazı mevcuttur. Atların çıkardıkları karbondioksit ‘den başka, tavlada bulunan mikroorganizmalar da karbondioksit meydana getirdiklerinden, temiz hava ihtiyacı biraz daha fazla hesap edilmelidir. Ortalama olarak 500 kg ağırlığındaki bir ata saatte 55-75 metre kare temiz hava hesap edilir.

Havalandırmanın iyi yapılmadığı tavlalarda rutubet oranı da yükselir.Tavlalarda rutubet oranı % 60-80 arasında olmalıdır.

Pencerenin m2 olarak yüzölçümü,farklı iklim koşullarında yapılacak tavlalar için,tavla tabanı alanın metrekare olarak yüzölçümünün 1/ 10-1/20 arasında değişmelidir.Pencereler ahşap,metal,sert plastik ve benzeri bir malzemeden yapılabilir.Gerekli durumlarda pencere dışına sineklik ve panjur takılabilir.

Kapalı Bokslu Tavlalar :

Kaplı bokslu tavlalarda,tavla içi tek veya çift sıralı bokslar şeklinde düzenlenmeli ve bokslar çift sıralı ise sıralar arasında 350 cm genişliğinde bir servis yolu bulunmalıdır .

Boksların boyutları atların ırklarına ve yaşlarına ve hatta kullanım amacına göre değişir.

Ergin ve hafif at ırkları için 300 x 350 cm iki yaşlı taylar için 300 x 300 cm sütten kesilmiş taylar için 200 x 200 cm,doğum boksları ise 300 x 400 cm veya 400 x 400 cm boyutlarında olmalıdır.Bokslar arası ara bölme yükseklikleri ise 190-220 cm arasında yapılmalıdır . Boks kapıları sürgülü (raylı) veya 180 derece  dışa açılı bir şekilde ve genişliği ise en az 120 cm olmalıdır.

 

C- Tımar

Tımar , atın derisinde bulunan kir ve tozların temizlenmesidir. ” İki tımar bir yem yerine geçer ” diye bir Türk özdeyişi varsa da bu özdeyiş atın bakım ve temizliğine özen gösterilmesinin önemini belirtir. Gerçekte tımarın, ata verilen yem ile ilgisi yoktur. İhtiyacı kadar yem verilmeyen bir atı tımar ile gerekli olan kondisyonda tutmak mümkün değildir. Tımar,  atın önemli ölçüde deri solunumunu kolaylaştırır, ata huzur verir ve yemini iştahla yer.

Ata tımar her gün ve binilmeden önce mutlaka yapılmalıdır. Eyer ve kolon kıllar arasında bulunan kir, toz ve özellikle küçük saman-ot çöpleri deriyi rahatsız eder.  

Böyle durumlarda atın huzuru kaçar, şaha kalkar ve binicisini sırtından atabilir. Hatta deri sıyrıklarına neden olabilir ve bu sıyrıklar tedavi edilene kadarda binilmez. Atların tımarında kullanılan özel tımar malzemeleri vardır. Tımar önce kaşağı yada sert bir fırçanın dairesel veya ileri geri – aşağı yukarı hareketlerle bedene sürülmesi ile başlar. Yapılan bu hareketler tüy yatımının aksi yönünde olmalıdır. Bu hareketler ile kir ve tozlar temizlendikten sonra daha yumuşak  bir fırça tüy yatımı yönünde sürülerek tımara devam edilir. Yüz ve bacakların karpal ve tarsal eklemlerden aşağı kısımları kıl gebre ile temizlenmelidir. Yele ve kuyruk, derin olmayan kalın dişli tarak ile taranarak temizlenir. Ata binilmeden önce ve binildikten sonra tırnak  ve çatal bakımı yapılmalıdır. Tırnak tabanı temizleme kancası ile temizlenmelidir. Atlar çalıştırıldıktan ya da yarıştan sonra terleri alınmalıdır. At çok terli ise ter sıyırma spatülü kullanılmalıdır. Teri alınmayan atlar kaşınmak için sağa sola sürünürler ya da yuvarlanırlar. Bu durumlar yaralanmalara neden olabilir. İş atlarının yelesi her sene kıl  dibinden  üç parmak  yükseklikte makas veya tıraş makinası  ile  kuyruk  kılları  ise tarsal  eklem  hizasında  kısa  olmamak  üzere istenen  boyda makas ile  kesilebilir. Binek atlarının yeleleri kesilmez. Kuyruk kılları ise iş atlarında olduğu gibi kesilebilir ya da topuz yapılabilir. Yarış ve spor atlarının yeleleri ve kuyrukları kesilmez , ancak yeleleri örülebilir, kuyruk kılları ise topuz yapılabilir. Atlar şampuan yada sabun kullanarak yıkanabilir.Vücuttaki şampuan ya da sabunu durulamak için tazyikli su püskürtülür. Su püskürtme esnasında suyun kulaklara kaçmamasına dikkat etmek gerekir. Başın yıkanması için sünger kullanılır . Vücut üzerindeki suyun alınması için de ters sıyırma spatülü kullanmak yararlıdır. Ayrıca kurulamak için havlu kullanılır. Yıkama ve kurulama bittikten sonra at güneş ışığında biraz bekletilmeden boksuna alınmamalıdır. Aksi durumda solunum yolları hastalıkları ortaya çıkabilir, atlar gerektiğinde yüzdürülebilir. Yüzdürme özellikle hafif  adale incinmelerinin tedavisinde yararlı olmaktadır.

 

D- Davranışlar

Atlarda davranış onların yakın çevrelerine karşı gösterdikleri reaksiyonların toplamı şeklinde tanımlanır. Yakın çevre olarak diğer atlar, insanlar, günlük yaşantılarında en çok karşılaştıkları olaylar ( bakı-yönetim-besleme) ve varlıklardır.

Atlarda davranış ; onların kalıtsal yapıları, sinir ve hormonal sistemleri  ve önceki deneyimlerine göre şekillenir. Atlarda davranışlar, normal ve anormal olmak üzere iki kategoriye ayrılır. Atlarda normal ve anormal olan davranış biçimlerini bilmek ; atın yönetimi, eğitimi, iş ve yarış performansı için çok önemlidir. İyi bir at yönetimi genellikle atın normal bir davranış içinde bulunmasını sağlar. Aksine, kötü bir yönetim ise atın normal bir davranış biçimi kazanmasına buna bağlı olarak da aynı çevre içinde yaşayan diğer atların huzursuz edilmesine ve yararlılıklarının azalmasına neden olur.

 

 

Normal davranışlar:

 

Atlarda normal davranışlar ayrı on başlık altında incelenir.

 

1.Kavga (dövüş)

Cinsel olgunluğa ulaşmış ve farklı tavlalarda yetiştirilmiş aygırlar ilk kez bir araya getirildiklerinde birbirleri ile şiddetli bir kavga ederler.Aygırlar birbirlerini ısırırlar ve tekmelerler.Isırmalar genellikle baş,boyun,omuzlar ve ön bacaklarda olur.kavgalarda ölümler ender olarak görülür.Kavga birinin vazgeçmesine kadar devam eder,ısırık yaraları ve tekme izleri ile sona erer.Kısraklar arasındaki kavgalar daha kısa sürer ve daha az yaralanmalara neden olur.Kısraklar arasında sosyal bir hiyerarşik düzen kurulunca kavgalar sona erer.

 

2.Taklit :

 

Taklit davranışı, yılki (sürü) içerisinde bulunan atların müşterek hareket etmesidir.Yılkı içersindeki bir atın değişik bir hareket yapmasına bağlı olarak yılkının diğer bireyleri de aynı hareketi yaparlar.Genellikle korkak ve ürkek atlar daima yılkının en gerisinde dururlar ve en arkadan diğer atları takip ederler.Böyle atlar kesinlikle yılkının  ön kısmına geçmezler.

 

3.Arkadaşlık :

 

Atlar kendi yılkı ya da tavla arkadaşlarına özel bir ilgi gösterirler ve bazı atlardan uzak dururlar.Örneğin,bir arabaya beraber koşulan iki at ,bir at topluluğunun otladığı çayıra salınırlarsa ,bu iki at otlarken birbirlerinden ayrılmazlar.

 

4.Analık :

 

Çiftlik hayvanları içerisinde yavrusuna en fazla analık ilgisi gösteren hayvan türü attır.Bir kısrak herhangi olay nedeni ile kendi tayı rahatsız edildiğinde sinirlenir ve tepkisini kişneyerek belli eder.Herhangi bir nedenle taylardan ayrıldıklarında kişneyerek tayı ile iletişim kurar.Tay tekrar anasının yanına getirildiğinde hemen memesini emmesine izin verir.Eğer kısrağın tayı katır (Erkek eşek x kısrak )ise bu kısrağın taya daha fazla sevgi ve ilgi gösterdiği tespit          edilmiştir.

 

5.İnceleme ( Araştırma) :

 

Taylar ergin atlara göre çevreyi incelemeye çok daha meraklıdır.Taylar merada ve tavlada zamanlarının önemli bir bölümünü çevreyi inceleyerek ve cisimleri koklayarak geçirirler.Taylar büyüdükçe bazı cisimlerden korkmaya  başlarlar ve hatta kendi seyislerinden bile kaçarlar.Böyle bir durum ile karşılaşıldığında tayın arkasından koşmamalıdır.Tay kaçtıktan sonra belli bir uzaklıkta durur.Geldiği yöne doğru bakar,çevreyi inceler ve tekrar geri döner. Kısraklar,taylarının inceleme meraklarından ve korkmalarından rahatsız olurlar ve sinirlenirler.

 

6.Seksüel :

     Kısraklarda östrüs belirtileri önemli seksüel davranışlardır.Bu davranışlar vulvanın gevşeyip yumuşaması az miktarda ve sık sık  idrar yapma diğer kısraklara sataşma açık bir arkadaşlık arzusu,vulvadan hafif mü köz bir akıntı,aygırın koklamasına ve ısırmasına müsaade etme arka bacakları açma,kuyruğu yukarı ve yana doğru kaldırmaktır. Aygırlar,kısraklara kişneyerek ve vulvalarını koklayarak kur yaparlar.Bu kur yapma olayını,üst dudakların dışarı kıvrım yapılması takip eder ve dişleri ile sağrılarını çimdiklerler.

 

7.Barınak Arama :

 

Atlar,sıcak ya da soğuk hava şartlarına çok hassas değillerdir.Kış aylarında bedenleri kaba tüyler ile kaplanır.Fırtınalı havalarda ağaç altlarına veya tepe arkalarına sığınırlar,fırtınanın estiği yöne arkalarını dönerler.Yerlerin karla kaplı olduğu aylarda tırnakları ile karı eşerek yiyecek bulurlar.

 

8.Sağlık :

 

Sağlıklı bir at ;canlı,atik ve rahattır.Yemini iştahla yer ,deri ve kıllar parlak deri esnek ve kıvrım yapılabilir derecede yumuşaktır.Gözler parlak ve göz kapaklarının mukozaları pembe renkli,rektal normal beden sıcaklığı 38 derece (37.2 derece 38.2 derece)normal nabız sayısı dakikada 32-44 ve normal solunum sayısı ise dakikada 8-16 dır.

 

9.Görme :

 

Atlar hem tek gözle (monocüler)ve hem de iki gözle ( Binocüler) görme yeteneğine sahiptir.Diğer bir deyiş ile atlarda her göz bağımsız olarak ayrı bir cismi görebilir ( monocüler görüş).Bu durum atlara yanlardan önden ve arkadan panoramik bir görüntü sağlar.Atlar bir cismi net bir şekilde görmek istediklerinde ise yüzünü o cisme çevirir.İki gözünü birden kullanarak insanlarda olduğu gibi binocüler bir görüş sağlar. Atların  göz mercekleri esnek değildir.Retinanın alt kısmı üst kısmına göre göz merceğine daha yakındır.Bu nedenle bir cisme değişik uzaklıklardan odaklama ( fokus) yapabilirler. At bu odaklamayı başını aşağı ya da yukarı kaldırarak cismin görüntüsünü retina üzerine düşürür.Bu yöntem ile cismin uzaklığına göre odaklama yaparak net bir görüntü elde eder. Atlar bir cismin uzaklını çok iyi ayarlayabilirler.Buna en iyi örnek atın yüksek bir engeli aşmasıdır.Konkur atları üzerinden geçeceği engelin uzaklığını ve sıçrayacağı noktayı kolaylıkla ayarlayabilir. Görme davranışları ile ilgili bir diğer özellik de atların karanlıkta iyi görmeleridir.Karanlıkta bir kedi kadar iyi görmeseler bile bir insandan daha iyi görürler.Bu özellikleri nedeni ile atlara gece rahatlıkla binilebilir.Eğer at gece geçeceği yolu biliyorsa,bu yoldan veya araziden daha önce geçmiş ise karanlıkta hiç görme sıkıntısı çekmez.

 

10.Uyuma :

 

Atlar ayakta dinlenirler ve uyurlar .Ayakta uyuma “Lacertus Fibrosus” adı verilen ve hareketsiz duruş halinde omuz ekleminin fiksasyonuna yardımcı olan M.Biceps Brachii’nin yapısındaki birçok  dahili kirişciklerin birleşmesi ile oluşmuş kuvvetli bir kiriş (Ligament)yardımı ile olur.Atlar bazen güneşli havalarda güneşin sıcaklığından yararlanmak için yere yatarlar. Atlar sığırlar ve koyunlara oranla daha az uyurlar . Genelde günün yedi saatini derin bir uyku içinde geçirirler.Fakat kesintisiz olarak yedi saat uyumazlar.Bu yedi saat kesintilidir ve muntazam değildir.Uykunun süresi açlığa ve çevre sıcaklığına bağlı olarak değişir.Atlar genelde uyumak için günün en sıcak saatlerini tercih ederler.

 

Anormal Davranışlar :

 

Atlarda anormal davranışlar genelde bakım-yönetim ve besleme hataları sonucu şekillenir.Bunlara ek olarak atın uzun süre tavla yada boks içerisine kapatılıp yeterli çevre şartları (bakım-besleme)yerine getirilmeden yüksek bir performans (iş-yarış) için zorlandığı durumlarda da anormal davranışlar gelişir.

 

 Başlıca anormal davranışlar şunlardır:

 

Diğer memeli hayvanlarda olduğu gibi bir tavla ya da çayırda erkek atların uzun bir süre birlikte bulundurulmaları homoseksüel davranışın şekillenmesine neden olur.Yemlerin çiğnenmeden yutulması,diğer atların önünden yem çalma ; başlık,yular,kantarma ve gem çıkarma tekmeleme ,kuyruk  sokumunu sağa sola sürtme ,tahta veya odun kemirme (pika) geri gitme şaha kalkma ,ön ayaklar ile vurma,ürkme ,kaçma , koşum takımlarına ,eyerlenmeye ve tımara direnme.

     Bütün bu anormal davranışlar atın doğasına uygun olan hareketlerin engellenmesi ve kötü yönetim sonucu oluşurlar.Anormal davranışlarla uğraşmak ve özellikle de yaşlı atlarda bu anormal davranışları düzeltmek çok zordur.

Kaynak: Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Zootekni Bölümü, At Yetiştiriciliği Dersi Ders notları, 2000      

 

anasayfa  |   bize ulaşın