|
ATÇILIK AT YETİŞTİRİCİLİĞİ Atın Kökeni Evcil atın kökenini przewalski ve tarpan adı verilen yabani atlar teşkil eder. Przewalski: Yabani moğol atı. Cidago (bel yüksekliği) 130 cm. İri başlı, iri kemikli, kalın boyunlu, kuvvetli, kırmızımtırak esmer renkli. Soğuk kanlı at ırklarının atasıdır. Tarpan: Cidago 130 cm. İnce yapılıdır. Donu (rengi) sincabi. Sıcakkanlı at ırklarının atasıdır.
|
|||
|
Atın Evciltilmesi At, milattan önce 3000'li yıllarda evciltilmiştir. İlk olarak Et ve sütünden yararlanılmıştır. Sırayla iş hayvanı, harp hayvanı olmuş, günümüzde de zevk ve spor için yetiştirilmektedir .
|
|||
|
At Irkları Dünyada 170 adet at ırkı vardır. Soğuk kanlı at ırkları: Genel olarak iri ve ağır vücutlu, kasları fazla gelişmiş, sakin ve ağır hareketli atlardır. Çeki güçleri iyidir. Sıcak kanlı atlara göre erken gelişirler. Soğuk iklim hayvanıdırlar. Örnek: İngiliz atı Sıcak kanlı at ırkları: Daha ufak yapılı ve hafiftirler. Hareketlidirler. Soğuk kanlılara göre geç gelişirler. Sıcak iklim hayvanıdırlar. Örnek: Arap atı Arap atı Cidago yüksekliği: 145-155 cm. Don: En çok AL, KIR, DORU görülmekte. Ender olarak YAĞIZ don mevcut. Yürüyüş: Adi yürüyüşte dar adım atar. Tırıs ve dörtnalda alçak adım. Kullanıldığı yerler: Çeki, binek, yarış. Özellikleri: Sağlam görünüşlü, canlı, yüksek kalıtsal güçlüdür. Dayanıklıdır. 3-4 ay boyunca günde 70-80 km. yol alabilir. Gelişim: 3 yaşında gelişmesini tamamlar. Damızlık yaşı 4' tür. |
|||
|
Üreme özellikleri: |
Erkeklerde doğum ağırlığı |
44-47 kg. |
|
|
Dişilerde doğum ağırlığı |
42-45 kg. |
||
|
Yavruların yaşama oranı |
%94-95 |
||
|
Gebelik süresi |
334-342 gün |
||
|
Ergin aygır ağırlığı |
470-500 kg |
||
|
Ergin kısrak ağırlığı |
450-480 kg |
||
|
İngiliz atı Kombine melezleme yöntemi ile hız yönünde ıslah yapılarak 250-300 yılda oluşturulmuştur. Türkiye'de ilk defa İstanbul Veli Efendi Çayırında 1922'de koşmuştur. Cidago yüksekliği: 165-170 cm. Don: En çok AL, DORU görülmekte. Ender olarak KIR, YAĞIZ don mevcut. Kullanıldığı yerler: Yarış atıdır. Hız özelliğinin kalıtım derecesi (h2) 0,35'tir. Özellikleri: Adaptasyon yeteneği yüksektir. Kısa mesafeyi çok hızlı koşar. Gelişim: Damızlık yaşı 4' tür. |
|||
|
Üreme özellikleri: |
Doğum ağırlığı |
40-45 kg. |
|
|
Östrüs (kızgınlık) siklusu |
23-24 gün |
||
|
Östrüs (kızgınlık) süresi |
5-7 gün |
||
|
Gebelik süresi |
330-340 gün |
||
|
Hafflinger atı |
|||
|
Cidago yüksekliği: 130-140 cm. Don: Sadece AKKANAT Kullanıldığı yerler: İş ve çeki atı. Özellikleri: İyi huylu, sağlam görünüşlü, sakin mizaçlı, kanaatkar, zayıf meraları iyi değerlendirebilen, kaba yem seven, hastalıklara mukavim, veteriner ve ilaç masrafı olmayan, güçlü, yüksek döl ve süt verimli. Çocukları çok sever. Gelişim: Damızlık yaşı 4' tür. Erkeklerde ağırlık: 440 kg Dişilerde ağırlık: 433 kg |
|||
|
Yerli at tipleri |
|||
|
1- Anadolu tipleri |
|||
| 2-Çukurova tipi | |||
| 3-Uzunyayla atı | |||
| 4-Midilliler ve diğer yöresel tipler | |||
|
Türkiye'de bulunan diğer at ırkları |
|||
| 1-İrlanda atı: Sıçrama (konkur) atıdır. Cidago 160-165 cm. | |||
| 2-Anglo-Arap: Cidago 160 cm. (koyu, özellikle doru don) | |||
| 3-Hanofer: Cidago 153-170 (Koyu don) Eğitime yatkın, sıcak kanlı | |||
| 4-Holstein: Almanya. 153-162 cm. Konkur atı. | |||
| 5- Akhal-Teke: Türkmenistan 142-152 cm. Mükemmel yürüyüşlü, dayanıklı, eğitilir ancak inatçıdır. Kötü huyludur. | |||
| 6-Kabardin: Kuzey Kafkasya. Dağ ırkıdır. Binek yüksekliği 142-151 cm. Uzun ömürlüdür.
|
|||
|
DONLAR ve NİŞANELER |
|||
| Don: Atlarda bedeni örten kılların bir bütün olarak gösterdikleri renge veya renk karışımına denir. | |||
| Üçe ayrılır: 1-Esas (asli) donlar 2-Türev donlar 3-Alaca donlar | |||
| Esas donlar | |||
| 1- AL don: Kırmızı. 9 tiptir. | |||
| Açık al, koyu al, adi al, akkanat al, sütlü kahve al, altuni al, kiraz al, kestane al, yanık al.
|
|||
| 2-YAĞIZ don: Siyah. 2 tiptir. | |||
| Kuzguni yağız (parlak), donuk yağız (mat)
|
|||
| 3- DORU don: Gövde al; yele, kuyruk, bacak yağız | |||
| Açık doru, koyu doru, kirazi doru, kestane doru, yanık kestane doru | |||
| 4-İZABEL don: Saman sarı | |||
| 5-KULA don: Gövde sarı; yele, kuyruk, bacak siyah
|
|||
| Açık kula, adi kula, koyu kula, kurt kulası | |||
| Türev Donlar | |||
| Yavru al veya donuk yağız doğar. Sonra beyaz tüyler çıkar. Don tespiti 1-1,5 yaşında tekrar yapılmalıdır. Ancak ondan sonra soykütüğü mühürlenir ve imzalanır. | |||
| 1- KIR don: Beyaz kıllı atlardır | |||
| Pamuk kır: Bembeyaz
|
|||
| Açık kır: Biraz siyah | |||
| Koyu kır: Daha siyah | |||
| Demiri kır: Gri kıllar var | |||
| Bakla kır: Siyah kıllar sağrı, boyun ve omuzlarda odacıklar halinde | |||
| Çilli kır: Çil gibi siyah kıllar | |||
| Kızıl kır: Kırmızı renkli kıllar | |||
| Mercani (üveyik) kır: Çilli kırın daha kırmızısı | |||
| 2-AHREÇ don: Beden kızıl-beyaz+yele, kuyruk, bacak siyahtır. | |||
| Açık ahreç: Beyaz bol | |||
| Adi ahreç: Beyaz ve kızıl eşit | |||
| Koyu ahreç: Kırmızı bol | |||
| Kızıl ahreç: Parlak, bol kırmızı | |||
| 3-BOZ don: Al donun beyaz kıllarla istila edilmişidir. | |||
| Açık boz: Beyazlar kırmızılardan bol. | |||
| Adi boz: Beyazlarla kırmızılar eşit. | |||
| Koyu boz: Kırmızılar beyazlardan bol. | |||
| Kar yağdı boz: Beyazlar demetler şeklinde | |||
| Kaplan lekeli: Kırmızılar demetler şeklinde. | |||
| 4- ALACA donlar: İki ayrı don parçalar halinde bulunursa buna alaca don denir. Beyaz parçalar büyükse "alaca" başa, küçükse sona yazılır. | |||
| Alaca koyu al: Beyaz parçalar, koyu al parçalardan daha büyük. | |||
| Koyu al alaca: Al parçalar, beyaz parçalardan daha büyük. | |||
| Alaca yağız: Beyaz parçalar, yağız parçalardan daha büyük. | |||
| Alaca kula: Beyaz parçalar kula parçalardan daha büyük. | |||
| Nişaneler | |||
| Nişane: Koyu donlu atlarda vücudun değişik bölgelerinde görülen beyaz kıllardan oluşan lekelere denir.
Eşkal tespitinde nişaneler de kaydedilmelidir. |
|||
| Alında görülen nişaneler:
-Alında birkaç beyaz kıl |
|||
| Burun üzerindeki nişaneler:
Akıtma: Burun üzerinde görülen nişanedir. |
|||
| Bacaklarda görülen nişaneler:
Seki: Bacaklarda görülen nişanedir. |
|||
| Tırnakta görülen nişaneler | |||
| Ester çizgisi: Atın yelesinden kuyruğuna uzanan çizgi | |||
|
ATLARDA BESLEME |
|||
| Gebelik | |||
| Gebeliğin son 90 günü yapılacak besleme çok önemlidir.
Bu aşamada kaba yem miktarı azaltılıp (ot, saman vs.); kesif yem miktarı (yulaf, mısır, küspe vs.) arttırılmalıdır. |
|||
| Enerji İhtiyacı | |||
| 9. ay: Yaşama payı enerji ihtiyacı x 1.11 | |||
| 10. ay: Yaşama payı enerji ihtiyacı x 1.13 | |||
| 11. ay: Yaşama payı enerji ihtiyacı x 1.20 | |||
| *Yaşama payı enerji ihtiyacı: Hayvanın hayatını sürdürebilmesi için gerekli, en düşük düzey enerji ihtiyacı. | |||
| Laktasyon: Ortalama 5 ay sürer. İhtiyaç, yaşama payı enerji ihtiyacı+ 792 kCal'dir. Günlük süt verimi 10-20 kg. arası değişir. | |||
| *Laktasyon: Hayvanın süt verdiği dönem. | |||
| Su ihtiyacı | |||
| Normal bir atın günlük su ihtiyacı 19-45 litredir. | |||
|
ATLARDA BAKIM |
|||
| Taylarda büyüme ikiye ayrılır: | |||
| a-Doğum öncesi | |||
| b-Doğum sonrası | |||
| Doğum öncesi büyüme: | |||
| Anasal çevre de denir. Tayların doğum ağırlığına etki eden genetik ve çevresel faktörler şunlardır: | |||
| 1- Atın ırkı | |||
| 2- Kısrağın (ananın) beden yapısı | |||
| 3- Aygırın (babanın) beden yapısı | |||
| 4- Tayın cinsiyeti | |||
| 5- Kısrağın yaşı | |||
| 6- Gebelik süresi | |||
| 7- Kısrağın beslenmesi | |||
| Doğum sonrası büyüme: | ![]() |
||
| Tay: Doğumdan 3 yaş sonuna kadar
atlara denir. |
|||
| Taylık dönemi 3'e ayrılır: | |||
| 1- Süt tayı | |||
| 2- Bir yaşlı tay | |||
| 3- İki yaşlı | |||
| 4- Üç yaşlı | |||
| SÜT TAYI | |||
| Tay, doğumdan sonra ilk 24 saat ağırlığının 1/10'u kadar ağız sütü içer. | |||
| *Ağız sütü: Doğumdan sonra memeden akan, bağışıklık maddelerince çok zengin ve yavrunun yaşaması için çok önemli süt (bu süt doğumdan itibaren 3 gün boyunca salgılanır. İçerisindeki bağışıklık maddeleri gitgide azalır.) | |||
| Tayın ilk dönemki bakımında en önemli konular (eğer başka kaynaktan süt verme mecburiyeti varsa) sütün vücut sıcaklığında olması ve tayın yalnız bırakılmamasıdır.(Anası ölmüş taylarda önemli) | |||
| Taylar 12 aylıkken ergin yaş ağırlığının %75 'ine ve ergin yaş sırt (cidago) yüksekliğinin %90 'ına ulaşırlar.
Bu sebeple iyi beslenmelidirler. 4 'üncü haftadan sonra ananın sütü yetmemeye başlar. Bu aşamada tay büyütme yemleri verilmelidir. |
|||
| Yulaf tek başına verildiğinde kavuzlu olduğu için midede topaklaşmaz.
Süt döneminde taylar için yulaf tek başına önerilmez. İçeriğinde protein ve mineral madde eksiktir. 2 aydan fazla yonca verilirse böbrek taşı yapabilir. Ayrıca yonca atların %2-3 'ünde alerji yapar. |
|||
|
ATLARDA ÜREME |
|||
| Gebelik süresi: 11 ay | |||
| Kızgınlık dönemi: İlkbahar | |||
| *Kızgınlık: Dişi memelilerin yumurta ürettikleri, çiftleştirildiklerinde gebe kalmaya müsait oldukları dönem. | |||
| Kızgınlık süresi uzunluğu: 2 - 2,5 gün | |||
| İki kızgınlık arası süre: 15 - 17 gün | |||
| Östrüs döngüsü süresi (1. östrüsun başından, 2. östrüsun başına): 29 gün | |||
| Östrüs döngüsü: Dişi memeli hayvanın, fertil (döllenebilir) yumurta ürettiği fizyolojik durum. | |||
| Kısrakta östrüs belirtileri: | |||
| 1- Hayvan sık sık idrar çıkarır. | |||
| 2- Sükunetini kaybeder. Sebepsiz kişner. | |||
| 3- Çalışan kısraklar çabuk yorulur. | |||
| 4- Dış etkilere duyarlıdır. Dokunulduğu zaman gıdıklanır. | |||
| 5- Vajina ağzını açıp kapatır. | |||
| 6- Diğer kısraklara sokulur. Onlara ilgi gösterir. | |||
| 7- Aygır yaklaştığı zaman kuyruğunu kaldırır. | |||
| 8- Vajinadan mukoz bir sıvı akar. | |||
| 9- Vajina ağzı şişmiş, kızarmış, gevşek bir yapıdadır. | |||
|
YÜRÜYÜŞ ve KOŞMA ŞEKİLLERİ |
|||
| Atlarda yürüyüş ve koşma şekillerini bilmenin yararları: | |||
| 1- İdman pisti zemininin dikkate alınmasını | |||
| 2- İdman süresinin dengeli şekilde tespit edilmesini | |||
| 3- Ayak hastalıklarının iyileşme süresinin kısa sürmesini | |||
| 4- Ayak hastalıklarının tekrar ortaya çıkmamasını sağlar. | |||
| Atlarda yürüyüş ve koşma şekilleri şunlardır: | |||
| 1- Ağır adi yürüyüş: Önce arka ayak, ardından öndeki çaprazı; diğer arka ayak ve öndeki çaprazı atılır. Üç ayak hep yere basar. | |||
| 2- Süratli adi yürüyüş: Ağır adi yürüyüşün süratlisidir. | |||
| 3- Tırıs koşma: Bacakların hareket sırası çaprazdır. İki ayak hep yerde kalır.
|
|||
| 4- Dörtnal koşma: Hep aynı art ayak ilk basar. İlk basma sesinden sonra üç hızlı basma sesi duyulur.
|
|||
| 5- Rahvan koşma: Daha çok eşeklerde görülür. Hızlı yürüyüştür. Ayaklar çapraz değil art-arda atılır. İki ayak sürekli yerdedir. Biniciyi yormaz. Spor sayılmaz. | |||
| Yürüyüş Kusurları: | |||
| 1- Topuk çalma: | |||
| Atın yürürken ileri attığı ayağı ile yere basan bacağına vurmasına denir. | |||
| Topuk çalma nedenleri: Bacak kusurları, tırnak kusurları, yanlış tırnak kesimi, yanlış nallama, atın zayıf - yorgun olması, binicinin hatalı oturması, hatalı dizgin kullanılması. | |||
| 2- Yetiştirme: Arka ayak nalının ön kısmı ile ön bacağa vurmaktır. | |||
| 3- Sürçme: Atın ayağını yere sürtmesidir. | |||
|
ATLARDA YAŞ TAYİNİ |
|||
| Atlarda yaş tayini dişlerden yapılır. Alt kesicilere bakmak daha iyidir. | |||
|
|
|||
|
Atlarda dişler |
|||
| Kesici süt dişlerinin özellikleri | |||
| 1- Kalıcı dişlere göre daha küçüktürler. | |||
| 2- Boyları kısadır. | |||
| 3- Renkleri beyazdır. | |||
| 4- Diş boyunları belirgindir. | |||
| 5- Dudak yüzleri düz ve oluksuzdur. | |||
| 6- Diş yuvalarına sıkıca oturmuşlardır. | |||
| 0 - 2,5 yaş arası dönem | |||
| Yeni doğmuş: Kesici süt dişleri daha çıkmamıştır. | |||
| 8-14 gün: Ön kesici süt dişleri çıkar. | |||
| 20-30 gün: Orta kesici süt dişleri çıkar. | |||
| 5-9 ay: Son kesici süt dişleri çıkar. | |||
| 9-10 ay: Tüm kesici sit dişleri çıkmıştır. | |||
| 1 yaş: Ön kesici süt dişlerinde arpacık çukurluğu silinir. | |||
| 1,5 yaş: Orta kesici süt dişlerinde arpacık çukurluğu silinir. | |||
| 2 yaş: Son kesici süt dişlerinde arpacık çukurluğu silinir. | |||
| 2,5 - 5 yaş arası dönem | |||
| 2,5 yaş: Ön kesici süt dişleri düşer, yerlerine ön kesici kalıcılar gelir. | |||
| 3 yaş: Ön kalıcı kesici dişler diş yayı seviyesine ulaşır. | |||
| 3,5 yaş: Orta kesici süt dişleri düşer, orta kalıcı dişler çıkar. | |||
| 4 yaş: Orta kalıcı kesici dişler diş yayı seviyesine ulaşır. | |||
| 4,5 yaş: Son kesici süt dişleri düşer, son kesici kalıcılar çıkar. | |||
| 5 yaş: Son kesici kalıcı dişler diş yayı seviyesine ulaşır. | |||
| 6 - 8 yaş arası dönem | |||
| 6 yaş: Alt ön kesici dişlerde arpacık çukurluğu silinir, diş yıldızı çıkar. | |||
| 7 yaş: Alt orta kesici dişlerde arpacık çukurluğu silinir, diş yıldızı çıkar. | |||
| 8 yaş: Alt son kesici dişlerde arpacık çukurluğu silinir, diş yıldızı çıkar. | |||
AT BAKIMI A-
ATLARIN YEMLENMESİNDE GENEL KURALLAR
Atların
mideleri beden iriliklerine göre çok küçüktür. Atlarda mide kapasitesi
tüm sindirim kananlının % 70.8
ini teşkil eder. Bu nedenle atlar sık sık yemlenmelidir. Libitum
(sınırsız) yemleme atlar için çok zararlı ve tehlikelidir.
Yemleme
zamanları belirli aralıklarla ve belirli saatlerde yapılmalıdır (en
ideali günde 4 kez).
İki yemleme arasındaki süre açıldığında veya birkaç gün yem verilmediğinde
at, yeme hücum ederek yer. Bu durum timpaniye ya da mide rupturuna (yırtılmasına)
neden olabilir. Diğer
yemleme kuralları sırası ile şunlardır; Atlarda
ideal yemlemesi sıralaması: 1.
Su
2.
Kuru Ot
3.
Dane (kesif) yem şeklinde olmalıdır.
Ağır
bir işte çalışan atlar:
Hafif
bir işte çalışan atlara:
At
çalıştırılmıyorsa:
B-
AT BARINAKLARI
At Barınakları
projeleri içerikli CD' mizi görmek için aşağıdaki linke tıklayınız: At
barınaklarına tavla denir. Tavlalar, çevrenin atlar üzerindeki olumsuz
etkilerini azaltmak amacı ile inşa edilen binalardır. At yetiştiriciliğinde
başarı tavladan başlar. Atların sağlıklı bir şekilde yetiştirilmesi
ve optimal düzeyde verim alınması, atın yaşamının önemli bir bölümünü
içinde geçirdiği tavlanın hijyenik şartları taşıyıp taşımadığına bağlıdır.
Tavla planlarının çizimi ve yapımı, için yaşayacak olan atların sağlık
ve verimlerini etkilemeyecek bir düzeyde olmalıdır. At tavlaları inşa
edilirken, tavla içinde en uygun çevre koşulları sağlanmalı, tavlanın
iç kısmı en etkin şekilde yararlanmayı sağlayacak şekilde düzenlenmeli
ve atların denetimi ve yönetimi kolay olmalıdır.
Tavlalar;
açık ve kapalı olduklarına göre iki gruba , iç ayrıntılarına göre de
bağ (sabit duraklı) ve bokslu olmak üzere iki tipe ayrılır. Kapalı -
bağlı (sabit duraklı) tavlalar, genellikle soğuk iklime sahip olan bölgeler
için tercih edilmelidir. Tavlaların
yapımında dikkat edilecek noktalar ; Tavlanın
yeri ; Öncelikle
tavlanın yapılacağı yerin seçimine dikkat edilmelidir. Tavlanın yapılacağı
yer çevreye göre nispeten yüksek bir yer olmalı, bataklık ve su basma
olanağı olan dere ya da ırmak kenarlarında olmamalıdır taban suyu temele
yakın olmamalı, yağmur yağdığında taban suları temellere kadar yükselmemelidir
tavla yerinin seçimi yapıldıktan sonra, tavla aşağıda maddeler halinde
sıralanan özellikleri taşıyacak şekilde inşa edilmelidir. Tavlanın
yönü : Tavlanın
yönü bölgenin iklim şartlarına göre tespit edilmelidir.Soğuk ve sert
iklimin hüküm sürdüğü bölgelerde tavlanın yönü Kuzeye, diğer bir deyiş
ile, kuzey rüzgarlarına dönük olmamalıdır. Bu Tip tavlalar kışın soğuk
olur. Sıcak veya ılıman bir iklimin hüküm sürdüğü bölgelerde tavlanın
yönünün güneye veya batıya dönük Olması da tavlanın çok sıcak olmasına
neden olur. Tavla içinde optimal
sıcaklık 10-15 ºC olmalıdır. Temel
ve taban ; Tavla
temellerinin oturacağı zemin, bina yükünü taşıyabilecek gerilime sahip
olmalı, temel duvarı taş veya betonarme olarak yapılmalıdır.Temel derinliği
sıcak bölgelerde 30 cm,soğuk bölgelerde 60 cm’ den aşağı olmamalı, temel
genişliği 50 X 60 cm olmalıdır. Temelin toprak seviyesinden yüksekliği
tek kolon temellerde 20-30 cm, sürekli duvar temellerde 30-50 cm olmalıdır.
Gerekli durumlarda temellerde tecrit ve drenaj yapılmalıdır.Tavlarda
taban, altlık (yataklık sap) kullanılıp kullanılmayacağına göre yapılmalıdır.
Eğer tavlada altlık kullanılacak ise taban : ahşap, Beton, tuğla ya
da sıkıştırılmış topraktan yapılabilir. altlık Kullanılmayacak
ise beton üzerine yumuşak ve esnek lastik döşeme
Şeklinde
yapılabilir. Ayrıca tavla tabanı toprak seviyesinden 20-30cm Yükseklikte
ve su sızdırmaz bir şekilde yapılmalıdır.Tavla tabanının ahşap, beton,
asfalt. Tuğla,lastik veya sıkıştırılmış topraktan yapılmasının hem hijyen
ve hem de maliyet yönünden bazı avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır.
Ahşap tabanlar, sıcak olmalarına karşılık hijyenik değildir,dayanıksızdır
ve ıslandığında kayganlaşabilmektedir.Eğer bu tip taban yapılacak ise,
tuğla büyüklüğünde ahşap takozlar beton zemin üzerine dikine döşenip
takozların aralarına katran vb. bir tecrit maddesi akıtmak sureti ile
yapılmalıdır. Beton ve asfalt tabanların en önemli mahsuru soğuk olmasıdır.Beton
veya asfalt taban yapılmak istendiğinde, beton ve asfalt dökülmeden
önce taş ile blokaj yapılmalı ve dövülerek sıkıştırılmalıdır. Atların
kaymaması ve idrarın akmasını sağlamak için zemine hafif oluklar açılmalı
ve yeterli eğim verilerek hafif pürüzlü bırakılmalıdır. Tuğladan yapılan
tabanlar en uygun taban tipi olup. Dikine döşenerek fırınlanmış tuğlalar
kullanılabileceği gibi özel oluklu tuğlalar da tercih edilebilir.Lastik
tabanlar, yumuşak PVC veya poliüretandan yapılmış normal plakların beton
zemin üzerine özel yapıştırıcılar ile kaplanması ile yapılır. Sıkıştırılmış
topraktan yapılmış tabanlar maliyeti en düşük taban tipidir. Bu tip
tabanların esnek ve yumuşak olması ayak sağlığı açısından yararlıdır.
Bu tip tabanlar tırnakların doğal yumuşaklığını kurumasına yardımcı
olur.Bu tip tabanların zemin tesviyesinin sık olarak bozulması, her
sene zeminin tekrar tesviye edilmesi gereğinin ortaya çıkması ve temizlenmesinin
zor olması en önemli sakıncalardır. Duvarlar
: Tavla
duvarları betonarme ,taş ve tuğladan yapılabilir.Bununla beraber duvarların
ısıyı az ileten maddelerden yapılması daha uygundur.Gözenekli tuğla
nispeten yalıtım görevi gördüğünden önerilebilecek en iyi malzemedir.Duvar
yüksekliği en az 300 cm olmalıdır. Kapılar
ve Eşikler : Tavla
kapıları sürgülü ( raylı ) olabileceği gibi klasik kapı tipinde de yapılabilir. Klasik
kapı tipinde 180 derece açılı bir şekilde açılmalıdır.Her iki tipte
de kapılar kasasına iyi bir şekilde oturmalı.Kilitler gömülü ve kapı
keskin köşeli olmamalıdır. Kapı
ahşap veya metal malzemeden yapılabilir.Kapı boyutları 300 x 300 cm
olmalıdır.Tavlaya atların binicileri ile birlikte girebileceği düşünülürse
kapı yüksekliği 360 – 365
cm olmalıdır.Kapı eşikleri içten tavlanın zemini ile aynı seviyede ,
dıştan ise zeminden 4-8 cm yüksek olmalıdır. Duraklar
: Kapalı
bağlı tavlaların durak boyutları atların ırkına göre değişir.Hafif at
ırklarında ( Arap,İngiliz ) yemlikler dahil durak genişliği 150-185
cm uzunluk ise 270-350 cm olmalıdır. Durak
ara bölme yükseklikleri durak tabanından itibaren 120-130 cm durak eğimi
önden arkaya doğru % 1.5 olmalıdır.Duraklar ahır tabanı ile hemzemin
olmamalı, ahır tabanından 10-15 cm yüksek yapılmalıdır. Yemlikler
: Ergin
atlar için yemliklerin üst tabandan yüksekliği 80-90 cm,yemlik uzunluğu,kaba
yem için 75-90 cm,kesif yem için 30-40 cm,yemlik genişliği 50-60 cm,derinliği
ise kaba yem için 50-60 cm,kesif yem için ise 20-30 cm olmalıdır. Yemlikler
beton,metal,ahşap ve plastik malzemeden yapılabilir.Yemlikler pürüzsüz,kolay
temizlenebilir olmalı.Kenarları keskin veya köşeli olmamalıdır. Yemliklerin
ön tarafında en az 100 cm yem dağıtım yolu bırakılmalı, yemliklerin
ortada olduğu çift sıralı tavlalarda ise yem dağıtım yolu 250 cm olmalıdır.
Servis yolu genişliği tek sıralı tavlalarda en az 150 cm, çift sıralılarda
ise 350 cm olmalıdır.
Çatı
; Tavlanın
çatı örtüsü tavlayı yağışlardan ve diğer dış etkenlerden koruyacak,
çatı makasları ise çatı örtüsünün kar ve rüzgar yükünü taşıyabilecek
güçte yapılmalıdır.Çatı örtü malzemesi olarak kiremit, eternit veya
oluklu saç kullanılabilir.İklim şartlarına göre ve gerekli durumlarda
çatılarda cam yünü, polietilen, polistrafor veya perlit kullanılarak
izolasyon yapılmalıdır. Tek
sıralı tek eğimli,çift sıralı tavlalarda kırma çatı tipi kullanılmalıdır.Çatı
eğimi en az % 25 olmalıdır. Pencereler
: Tavlalarda
atların teneffüs ettiği havanın temiz veya kirli oluşu atların sağlığı
ve buna bağlı olarak da performansları üzerine etki eder. Kirli hava
nedeni ile atların gıda metabolizması bozulur , kan teşekküllü ve vücut
direnci azalır.Aynı zamanda kirli hava,hastalıklarında kolayca yayılmasına
neden olur.Deneyler,havalandırma sisteminin mükemmel olduğu tavlalarda
hastalık oranının çok düşük olduğunu,atların yemlerini iyi değerlendirdiklerini
ve performanslarının yükseldiğini göstermektedir.Tavlaların havası şu
nedenlerle çok çabuk bozulur. -
Solunum ile havadaki oksijen miktarının azalması , -
Karbondioksit,amonyak ve sindirim sisteminde teşekkül eden gazlar. -
Su buharı ve rutubet. -
Temizlik , tımar ve yem verme esnasında meydana gelen tozlar. Evcil
hayvanlar her bir kg canlı ağırlık için saatte ortalama 300 cm karbondioksit
gazı çıkarırlar. Her biri ortalama 500 kg canlı ağırlığa sahip 20 başlık
bir tavla düşünelim. Bu atlar saatte 500 x 20 x 300= 3.000.000 cm karbondioksit
gazı çıkarır. Ayrıca, ahıra giren temiz havanın her litresinde 0.3 cm
karbondioksit gazı mevcuttur. Atların çıkardıkları karbondioksit ‘den
başka, tavlada bulunan mikroorganizmalar da karbondioksit meydana getirdiklerinden,
temiz hava ihtiyacı biraz daha fazla hesap edilmelidir. Ortalama olarak
500 kg ağırlığındaki bir ata saatte 55-75 metre kare temiz hava hesap
edilir. Havalandırmanın
iyi yapılmadığı tavlalarda rutubet oranı da yükselir.Tavlalarda rutubet
oranı % 60-80 arasında olmalıdır. Pencerenin
m2 olarak yüzölçümü,farklı iklim koşullarında yapılacak tavlalar için,tavla
tabanı alanın metrekare olarak yüzölçümünün 1/ 10-1/20 arasında değişmelidir.Pencereler
ahşap,metal,sert plastik ve benzeri bir malzemeden yapılabilir.Gerekli
durumlarda pencere dışına sineklik ve panjur takılabilir. Kapalı
Bokslu Tavlalar : Kaplı
bokslu tavlalarda,tavla içi tek veya çift sıralı bokslar şeklinde düzenlenmeli
ve bokslar çift sıralı ise sıralar arasında 350 cm genişliğinde bir
servis yolu bulunmalıdır . Boksların
boyutları atların ırklarına ve yaşlarına ve hatta kullanım amacına göre
değişir. Ergin
ve hafif at ırkları için 300 x 350 cm iki yaşlı taylar için 300 x 300
cm sütten kesilmiş taylar için 200 x 200 cm,doğum boksları ise 300 x
400 cm veya 400 x 400 cm boyutlarında olmalıdır.Bokslar arası ara bölme
yükseklikleri ise 190-220 cm arasında yapılmalıdır . Boks kapıları sürgülü
(raylı) veya 180 derece dışa
açılı bir şekilde ve genişliği ise en az 120 cm olmalıdır. C-
Tımar Tımar
, atın derisinde bulunan kir ve tozların temizlenmesidir. ” İki tımar
bir yem yerine geçer ” diye bir Türk özdeyişi varsa da bu özdeyiş atın
bakım ve temizliğine özen gösterilmesinin önemini belirtir. Gerçekte
tımarın, ata verilen yem ile ilgisi yoktur. İhtiyacı kadar yem verilmeyen
bir atı tımar ile gerekli olan kondisyonda tutmak mümkün değildir. Tımar,
atın önemli ölçüde deri solunumunu kolaylaştırır, ata huzur verir ve
yemini iştahla yer. Ata
tımar her gün ve binilmeden önce mutlaka yapılmalıdır. Eyer ve kolon
kıllar arasında bulunan kir, toz ve özellikle küçük saman-ot çöpleri
deriyi rahatsız eder. Böyle
durumlarda atın huzuru kaçar, şaha kalkar ve binicisini sırtından atabilir.
Hatta deri sıyrıklarına neden olabilir ve bu sıyrıklar tedavi edilene
kadarda binilmez. D-
Davranışlar Atlarda
davranış onların yakın çevrelerine karşı gösterdikleri reaksiyonların
toplamı şeklinde tanımlanır. Yakın çevre olarak diğer atlar, insanlar,
günlük yaşantılarında en çok karşılaştıkları olaylar ( bakı-yönetim-besleme)
ve varlıklardır. Atlarda
davranış ; onların kalıtsal yapıları, sinir ve hormonal sistemleri
ve önceki deneyimlerine göre şekillenir. Atlarda davranışlar,
normal ve anormal olmak üzere iki kategoriye ayrılır. Atlarda normal
ve anormal olan davranış biçimlerini bilmek ; atın yönetimi, eğitimi,
iş ve yarış performansı için çok önemlidir. İyi bir at yönetimi genellikle
atın normal bir davranış içinde bulunmasını sağlar. Aksine, kötü bir
yönetim ise atın normal bir davranış biçimi kazanmasına buna bağlı olarak
da aynı çevre içinde yaşayan diğer atların huzursuz edilmesine ve yararlılıklarının
azalmasına neden olur.
Normal davranışlar: Atlarda
normal davranışlar ayrı on başlık altında incelenir. 1.Kavga (dövüş) Cinsel
olgunluğa ulaşmış ve farklı tavlalarda yetiştirilmiş aygırlar ilk kez
bir araya getirildiklerinde birbirleri ile şiddetli bir kavga ederler.Aygırlar
birbirlerini ısırırlar ve tekmelerler.Isırmalar genellikle baş,boyun,omuzlar
ve ön bacaklarda olur.kavgalarda ölümler ender olarak görülür.Kavga
birinin vazgeçmesine kadar devam eder,ısırık yaraları ve tekme izleri
ile sona erer.Kısraklar arasındaki kavgalar daha kısa sürer ve daha
az yaralanmalara neden olur.Kısraklar arasında sosyal bir hiyerarşik
düzen kurulunca kavgalar sona erer. 2.Taklit : Taklit
davranışı, yılki (sürü) içerisinde bulunan atların müşterek hareket
etmesidir.Yılkı içersindeki bir atın değişik bir hareket yapmasına bağlı
olarak yılkının diğer bireyleri de aynı hareketi yaparlar.Genellikle
korkak ve ürkek atlar daima yılkının en gerisinde dururlar ve en arkadan
diğer atları takip ederler.Böyle atlar kesinlikle yılkının ön kısmına geçmezler. 3.Arkadaşlık
: Atlar
kendi yılkı ya da tavla arkadaşlarına özel bir ilgi gösterirler ve bazı
atlardan uzak dururlar.Örneğin,bir arabaya beraber koşulan iki at ,bir
at topluluğunun otladığı çayıra salınırlarsa ,bu iki at otlarken birbirlerinden
ayrılmazlar. 4.Analık : Çiftlik
hayvanları içerisinde yavrusuna en fazla analık ilgisi gösteren hayvan
türü attır.Bir kısrak herhangi olay nedeni ile kendi tayı rahatsız edildiğinde
sinirlenir ve tepkisini kişneyerek belli eder.Herhangi bir nedenle taylardan
ayrıldıklarında kişneyerek tayı ile iletişim kurar.Tay tekrar anasının
yanına getirildiğinde hemen memesini emmesine izin verir.Eğer kısrağın
tayı katır (Erkek eşek x kısrak )ise bu kısrağın taya daha fazla sevgi
ve ilgi gösterdiği tespit
edilmiştir. 5.İnceleme ( Araştırma) : Taylar
ergin atlara göre çevreyi incelemeye çok daha meraklıdır.Taylar merada
ve tavlada zamanlarının önemli bir bölümünü çevreyi inceleyerek ve cisimleri
koklayarak geçirirler.Taylar büyüdükçe bazı cisimlerden korkmaya
başlarlar ve hatta kendi seyislerinden bile kaçarlar.Böyle bir
durum ile karşılaşıldığında tayın arkasından koşmamalıdır.Tay kaçtıktan
sonra belli bir uzaklıkta durur.Geldiği yöne doğru bakar,çevreyi inceler
ve tekrar geri döner. Kısraklar,taylarının inceleme meraklarından ve
korkmalarından rahatsız olurlar ve sinirlenirler. 6.Seksüel :
Kısraklarda östrüs belirtileri önemli seksüel
davranışlardır.Bu davranışlar vulvanın gevşeyip yumuşaması az miktarda
ve sık sık idrar yapma
diğer kısraklara sataşma açık bir arkadaşlık arzusu,vulvadan hafif mü
köz bir akıntı,aygırın koklamasına ve ısırmasına müsaade etme arka bacakları
açma,kuyruğu yukarı ve yana doğru kaldırmaktır. Aygırlar,kısraklara
kişneyerek ve vulvalarını koklayarak kur yaparlar.Bu kur yapma olayını,üst
dudakların dışarı kıvrım yapılması takip eder ve dişleri ile sağrılarını
çimdiklerler. 7.Barınak Arama : Atlar,sıcak
ya da soğuk hava şartlarına çok hassas değillerdir.Kış aylarında bedenleri
kaba tüyler ile kaplanır.Fırtınalı havalarda ağaç altlarına veya tepe
arkalarına sığınırlar,fırtınanın estiği yöne arkalarını dönerler.Yerlerin
karla kaplı olduğu aylarda tırnakları ile karı eşerek yiyecek bulurlar. 8.Sağlık : Sağlıklı
bir at ;canlı,atik ve rahattır.Yemini iştahla yer ,deri ve kıllar parlak
deri esnek ve kıvrım yapılabilir derecede yumuşaktır.Gözler parlak ve
göz kapaklarının mukozaları pembe renkli,rektal normal beden sıcaklığı
38 derece (37.2 derece 38.2 derece)normal nabız sayısı dakikada 32-44
ve normal solunum sayısı ise dakikada 8-16 dır. 9.Görme : Atlar
hem tek gözle (monocüler)ve hem de iki gözle ( Binocüler) görme yeteneğine
sahiptir.Diğer bir deyiş ile atlarda her göz bağımsız olarak ayrı bir
cismi görebilir ( monocüler görüş).Bu durum atlara yanlardan önden ve
arkadan panoramik bir görüntü sağlar.Atlar bir cismi net bir şekilde
görmek istediklerinde ise yüzünü o cisme çevirir.İki gözünü birden kullanarak
insanlarda olduğu gibi binocüler bir görüş sağlar. Atların
göz mercekleri esnek değildir.Retinanın alt kısmı üst kısmına
göre göz merceğine daha yakındır.Bu nedenle bir cisme değişik uzaklıklardan
odaklama ( fokus) yapabilirler. At bu odaklamayı başını aşağı ya da
yukarı kaldırarak cismin görüntüsünü retina üzerine düşürür.Bu yöntem
ile cismin uzaklığına göre odaklama yaparak net bir görüntü elde eder.
Atlar bir cismin uzaklını çok iyi ayarlayabilirler.Buna en iyi örnek
atın yüksek bir engeli aşmasıdır.Konkur atları üzerinden geçeceği engelin
uzaklığını ve sıçrayacağı noktayı kolaylıkla ayarlayabilir. Görme davranışları
ile ilgili bir diğer özellik de atların karanlıkta iyi görmeleridir.Karanlıkta
bir kedi kadar iyi görmeseler bile bir insandan daha iyi görürler.Bu
özellikleri nedeni ile atlara gece rahatlıkla binilebilir.Eğer at gece
geçeceği yolu biliyorsa,bu yoldan veya araziden daha önce geçmiş ise
karanlıkta hiç görme sıkıntısı çekmez. 10.Uyuma : Atlar
ayakta dinlenirler ve uyurlar .Ayakta uyuma “Lacertus Fibrosus” adı
verilen ve hareketsiz duruş halinde omuz ekleminin fiksasyonuna yardımcı
olan M.Biceps Brachii’nin yapısındaki birçok
dahili kirişciklerin birleşmesi ile oluşmuş kuvvetli bir kiriş
(Ligament)yardımı ile olur.Atlar bazen güneşli havalarda güneşin sıcaklığından
yararlanmak için yere yatarlar. Atlar sığırlar ve koyunlara oranla daha
az uyurlar . Genelde günün yedi saatini derin bir uyku içinde geçirirler.Fakat
kesintisiz olarak yedi saat uyumazlar.Bu yedi saat kesintilidir ve muntazam
değildir.Uykunun süresi açlığa ve çevre sıcaklığına bağlı olarak değişir.Atlar
genelde uyumak için günün en sıcak saatlerini tercih ederler. Anormal Davranışlar : Atlarda
anormal davranışlar genelde bakım-yönetim ve besleme hataları sonucu
şekillenir.Bunlara ek olarak atın uzun süre tavla yada boks içerisine
kapatılıp yeterli çevre şartları (bakım-besleme)yerine getirilmeden
yüksek bir performans (iş-yarış) için zorlandığı durumlarda da anormal
davranışlar gelişir. Başlıca
anormal davranışlar şunlardır: Diğer
memeli hayvanlarda olduğu gibi bir tavla ya da çayırda erkek atların
uzun bir süre birlikte bulundurulmaları homoseksüel davranışın şekillenmesine
neden olur.Yemlerin çiğnenmeden yutulması,diğer atların önünden yem
çalma ; başlık,yular,kantarma ve gem çıkarma tekmeleme ,kuyruk
sokumunu sağa sola sürtme ,tahta veya odun kemirme (pika) geri
gitme şaha kalkma ,ön ayaklar ile vurma,ürkme ,kaçma , koşum takımlarına
,eyerlenmeye ve tımara direnme. Bütün bu anormal davranışlar atın doğasına uygun olan hareketlerin engellenmesi ve kötü yönetim sonucu oluşurlar.Anormal davranışlarla uğraşmak ve özellikle de yaşlı atlarda bu anormal davranışları düzeltmek çok zordur. |
|||