|
STRES VE BULAŞICI
HASTALIK
Bütün organizmaların çevre parametrelerine karşı toleransı
sınırlıdır.Burada optimum sınır, stres zonunun dışında kalır.Bu
hayvanlardan başka henüz başlamakta olan lethal seviye dönemde sıklıkla
karşılaşırız, ölümün çabuk meydana gelmelerinden dolayı sonradır.
Bu sınırlar, oldukça spesifik türler olmasın rağmen,
kararlaştırılmamıştır, fakat değişmiştir, şunlara bağlıdır:
- yaş,
- önceden etkilenenler,
- genetik karakteri,
- diğer çevresel parametreler,
- diğer faktörler (besin durumu)
Stresten ne anlıyoruz?Burada birçok biyolojik stres tanımı var, fakat
hepsi biyolojik sistem ve belirli bir olayı takip eden sisteme karşı
verdiği reaksiyon üzerine uyarıcı rol oynayan bilgileri içeriyor.
Stres akut veya kronik olabilir.Akut stres sürekli stres olarak
tanımlanabilir, dakikalarca veya saatlerce, fizyolojik tepkiden oldukça
kısadır, bu unsurlar son günlerde veya birkaç haftadır.Kronik veya
sürekli stres kaçınılmazdır(Böylece stres tepkisi etkisi veya tehlikeli
bile olabilir).Hayvanlar strese alışkın olmak zorundadır, olsa bile
şayet hayatta kalırlarsa performans kapasitesi azalır.
Akut stres elle dokunmaya ve hastalık tedavisini içerir, bunların her
ikisi de geçen yalnız birkaç dakikada/saatte olur.Su kalitesindeki aşırı
değişmeler ayrıca akut stres içerir.Örneğin amonyak seviyesi genellikle
birkaç saat zirvede olmasından sonra beslenme azalır.
Kronik stres kalabalıktan ve kötü su kalitesinden kaynaklanır.
- Davranış değişikliği(tankın dibine saklanma, kaynağa yakın yüzmesi)
veya görünüş (derinin kararması veya parlaması).
- Yetersiz beslenme, yetersiz besin dönüşümü, yetersiz büyüme.
- Üreme potansiyelinin azalması.
- Hastalıklara karşı toleransının azalması.
- Başka streslere karşı toleransının azalması.
Stres sonucu balıklar aşağıdaki yollarla bulaşıcı hastalıklara karşı
çabuk etkilenir:
1. Fizyolojik tepki olan stres Anabolik durumdan katablik duruma kadar
metabolizma değişikliklerinin değişikler dizisinin içeriğidir.benzer
olarak “korku veya korku” tepkisidir.Bunun en önemli unsuru HYPOTHALMIC-PITUITARY-INTERRENAL
(HPI) aksis aktivasyonudur, sonuçta eninde sonunda kanda bulunan
cortisol’un serbest bırakılmasıdır.Steroid’in birçok fizyolojik etkisi
vardır, hayvanlar kullandığı enerjiyi saklamaya elverişli olmadığı için
metabolik değişmelerin sonuçlarını içerir.
Kandaki cortisol seviyesinin değişimi birkaç dakikada veya geçen birkaç
saatte belirlenebilir.Metabolizma değişiklikleri ondan sonra olur.Birkaç
gün sonra, lenfosit (beyaz kan hücreleri) sayısında artar, hayvanların
bağışıklık sistemlerinin temel unsuru, kanda bulunabilir.Böylece stres
ile hastalık arasında ilgili hipoteze karşı bazı kanıtlar vardır.
Şayet stres kronikse, sonra devam ettiğine dair kanıt vardır, kandaki
cortisol seviyesinin yükselmesi, hayvanların bağışıklık sistemlerine
etkir.Cortisol seviyesi, bununla birlikte, yavaş yavaş normale döner.
2. Metabolizmadaki
artışta sonuç olarak hayvanlardaki biyolojik sistemlerin birçoğunda
etkisi artar(bağışıklık sistemi dahil).Örneğin; sub-optimal sıcaklık.
3. Davranış
değişikliği balıkta sonuç olarak onu yapan kendisine zarar veriyorsa
ikincil enfeksiyona kolaylıkla kapılır.
4. Osmotik stres
veya toksinler bağışıklık sistemin etkisini azaltan biyokimyasal
değişiklikler neden olur.
Akuakültürde, havyanlar yüksek stres seviyesine maruz bırakılmaya
eğilimlidir,hem akut hemde kroniktir.Onlar sistemlerde kıyasla yüksek
yoğunluklarda birlikte sıkıştırılmıştır.Su organik madde düzeyi
yükselebilir(dışkı, atık yem, salınan ürünler).Hayvanlar hastalıklara
karşı tedavide ara sıra el sürülmelidir.
Kaynak : MEDRAP II DISEASE DIAGNOSIS AND PREVENTION COURSE, BODRUM,
TURKEY ENVIRONMENT AND FISH HEALTH WATER QUALITY FOR AQUACULTURE
e-mail : tnskrbbr@gmail.com

|