BILDIRCIN YETİŞTİRİCİLİĞİ
Prof.Dr. Şeref
İNAL
Selçuk Üniversitesi Veteriner
Fakültesi
sinal@selcuk.edu.tr
1. TARİHÇE
Bıldırcınlar
tavuk ve sülünlerle yakın bir bağa sahiptir. Bıldırcının evciltilmesi 11.
yüzyılda Japonya veya Çin’de gerçekleştirilmiştir. Japon bıldırcınları, 12.
yüzyıldan önce Japonya’da zevk için ve özellikle sesleri için yetiştirilmiş,
sonraları et ve yumurta üretiminde kullanılmış ve son zamanlarda bir laboratuar
hayvanı olarak da önemi artmıştır. İkinci Dünya Savaşı esnasında birçok
bıldırcın soyu kaybedilmiş, ötücü soy ise tamamen ortadan kalkmıştır. Savaş
sonrası yeni bıldırcın soyları yetiştirilmek üzere yabani bıldırcınlardan da
yararlanılmıştır. Sürüler vücut ağırlığı, yumurta verimi ve tüy rengi gibi
faktörler bakımından selekte edilmiştir.
Küçük
vücudu nedeniyle et üretiminde hiç bir zaman piliçler gibi popüler olamamış
ancak özel yiyecekler sınıfında yerini almıştır. Ortadoğu, Asya ve Avrupa’da
yaygın olarak tüketiliyorsa da Kuzey Amerika ve Avustralya’da tüketim oldukça
düşüktür (12).
Amerika Birleşik Devletlerinde 1870’lerin sonları,
1920’lerde ve 1955 yılında tanıtıldı (37, 66, 74). İngiltere’de 1940’ların
sonlarında tanındı ve vücut büyüklüğü ve/veya yumurta verimi bakımından selekte
edildi. Bugün öncelikle Çin ve Japonya olmak üzere Fransa, İtalya, Rusya ve
Almanya gibi Avrupa ülkelerinde önemle üzerinde durulmaktadır. Hong Kong’ta her
biri yaklaşık 50, 000 yumurta kapasiteli 60 dolayında kuluçka işletmesi
bulunmaktadır. Yılda yaklaşık olarak 25 milyon civciv çıkarılmaktadır.
Bıldırcınların
sınıflandırılması, morfolojisi, tarihi, bakım ve beslemesi Stanford (66),
Badgett ve Ivey (7) ve Wetherbee (74) tarafından
araştırılmıştır.
2. ZOOLOJİK SİSTEMDEKİ YERİ
Sınıf.............. :Aves
Takım............ :Galli
Alt
takım........
:Galliformes
Familya......... :Phasionidae
Cins.............. :Coturnix
Tür................. :Coturnix coturnix
Coturnix
coturnix coturnix (Avrupa bıldırcını)
Coturnix
coturnix japonica (Japon bıldırcını)
Güney
yarım kürede yaklaşık 70 bıldırcın ırkı olduğundan söz edilmektedir (35). Japon
bıldırcını; coturnix bıldırcını, Faroah bıldırcını, ekin bıldırcını veya doğu
bıldırcını adlarıyla da anılmaktadır. Bıldırcın ırkları arasında Manchurian
Golden, British Range, English White ve Tuxedo gibi ırklar vardır
(20).
3. KULUÇKA
Evcil
bıldırcınlar tabii kuluçka içgüdülerini kaybetmişlerdir. Evcil bıldırcınların
üretilebilmesi için suni kuluçka yolu kullanılmalıdır. Bıldırcın yumurtalarının
kuluçka süresi yaklaşık 17-18 gündür (69, 57, 20). Kuluçka şartları konusunda
bilgi veren birçok araştırıcı (77, 69, 57, 20) birbirinden az çok farklı ısı ve
nem değerleri bildirmişlerdir. Bu konuda elde edilen bilgiler Tablo 1’de
özetlenmiştir. Döllü yumurtalar günde 2-3 defa toplanmalı yumurtaların ısısının
oda ısısına düşmesi sağlandıktan sonra 55
°F veya 10-13 °C’de ve % 70
nemli ortamda depolanmalıdır. Depolama ısısı 4 °C’nin altına ve 24 °C’nin üstüne çıkmamalıdır. Kuluçkaya
konan yumurtaların depoda bekledikleri her 1 gün için çıkış gücünde % 3’lük
düşüş tespit edilmiştir (77). Kuluçkanın 5-8. gününde yumurtaların ışığa
tutularak muayene edilmesiyle dölsüz yumurtalar ile embriyo ölümleri
belirlenebilir. Kuluçka öncesi embriyonik ölümler 3 haftalık depolama süresini
aşan hallerde belirgin şekilde artmaktadır (Tablo 2).
Tablo 1.
Bıldırcın yumurtaları için kuluçka şartları.
|
|
Kuru
ampul |
Islak
ampul |
Nem |
|
Günler |
°F |
°C |
°F |
°C |
% |
|
0-14 |
99.2-99.5 |
36.5-38.0 |
84-87 |
30.6 |
50-60 |
|
15-18 |
99.0-99.5 |
37.0-38.0 |
90-94 |
32.2 |
65-85 |
Tablo 2.
Kuluçkalık yumurtaların depolanma süresinin fertilite ve çıkış gücüne etkisi
(77).
|
Depolama
süresi |
Yumurta
sayısı |
Fertilite |
Çıkış
gücü |
|
2-8
gün |
667 |
79 |
69 |
|
9-15
gün |
584 |
73 |
53 |
|
16-22
gün |
499 |
65 |
26 |
|
23-29
gün |
521 |
45 |
10 |
Suksupath
ve Tanpipat (68) bıldırcın yumurtalarını kuluçkaya koymadan önce toprak
kavanozlarda (27.6-28.4 °C), soğuk odada (15.4-16.0 °C) ve normal oda
sıcaklığında (29.0-30.5 °C) tuttukları çalışmalarında en iyi kuluçka
randımanının soğuk odada tutulan yumurtalarda elde edildiğini, toprak kaplarda
5-8 gün tutulan yumurtaların normal oda sıcaklığında aynı süre tutulan
yumurtalarda daha yüksek randıman verdiğini ve her üç depolama şeklinde de
sürenin uzamasıyla randımanın düştüğünü tespit
etmişlerdir.
Kuluçkanın
7. gününde folliküllerden gözle görülebilir tüyler çıkar. 14. günde yumurta
sarısı tamamen tükenir. Bıldırcın embriyosunda ölümler 1-2. günlerde ve ilk
tüylenme dönemlerinde olmaktadır. Bu özellikleriyle de tavuklara ve özellikle
hindilere benzemektedirler.
Kuluçkaya
konduktan 380 saat kadar sonra çıkışlar başlar ve yaklaşık 10 saatte civcivler
çıkar. Çıkan civcivlerin kurumasını sağlamak amacıyla civcivler en az 5 saat
makinada bırakılmalıdır. İlk ve son civcivin çıkışı kısa bir süre içinde
gerçekleşir. Kuluçka şartlarındaki aksaklıklar kuluçka süresinin uzamasına ve
civciv çıkışının bazan 2-3 gün sürmesine neden olur. Kaliforniya Üniversitesinde
yapılan bir çalışmada (1), kuluçka süresi 393.6 q 1.2 saat olarak
belirlenmiştir. 700 yumurta kullanılarak yapılan bir çalışmada ağırlığı
ortalamanın altında olan, uzunluk ve genişliği uç değerlere sahip yumurtaların
kuluçka randımanın düşük olduğu tespit edilmiştir (65).
Bıldırcın
yumurtalarında döllülük konusunda çalışan Sittmann ve Abplanalp (60) erkeklerin
dişilerden ayrılmasından 11 gün sonra fertil yumurta elde edilebildiğini,
ortalama fertilite süresinin 6.3 gün olduğunu ve ilk çiftleşmeden ortalama 3.5
gün sonra fertil yumurta alınabildiğini bildirmişlerdir.
Insko ve
ark. (31) kuluçkalık yumurtalar üzerinde yaptıkları çalışmada; yumurta veriminin
1. ve 8. ayında topladıkları yumurtaları yaklaşık 14 °C’lik ısıda depolamışlar,
14 gün boyunca 2 saatte bir kere döndüren, 37.5 °C’lik kuru ısı ve % 61 relatif
nem’de çalışan kuluçka makinası kullanmışlardır. 14. günde transfer edilen
yumurtalardan çıkış gerçekleştikten sonra sağlam yumurtalar açılarak kırık
yumurta ve fertilite kontrolü yapılmıştır. Denemede elde edilen yumurtalar
ağırlıklarına göre gruplandırılarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar Tablo
3’de verilmiştir.
Kuluçka
makinasında olabilecek elektrik kesintileri ve kapısının açık kalması gibi
durumlarda ne gibi sonuçlar elde edilebileceği konusunda yapılan bir çalışmada
elde edilen bulgular Tablo 4’de verilmiştir (10). Bu çalışmada 4 değişik
uygulama söz konusudur; Kontrol, kapı kapalı günlük 8 saat kesinti, kapı kapalı
günlük 12 saat kesinti ve kapı günde 12 saat açık.
Gerek
ebeveyn ve gerekse yavru kanyakınlığının kuluçka verimini etkilediği
bilinmektedir. Sittmann ve ark. (64) % 50 kanyakınlığı olan civcivlerin kuluçka
çıkış oranının kontrole nazaran 46 puan daha düşük olduğunu, ebeveyn ve yavru
kanyakınlığının her % 10 artışında kuluçkadan çıkış oranının sırasıyla % 3 ve %
7 düştüğünü tespit etmişlerdir. Ayrıca kanyakınlığının kuluçkalık yumurtaların
depolanması üzerine etkisini ortaya koymak amacıyla yaptıkları incelemede,
fazladan 1 hafta daha (8.-14. günler arası) 13 °C’de bekletmenin kontrol grubu
yumurtaları etkilemediğini, kanyakınlığı bulunan embriyoların çıkış gücünü
önemli miktarda düşürdüğünü bildirmişlerdir. İlk 5 haftalık yaşa kadar ki ölüm
oranının ebeveyn ve yavru kanyakınlığının her % 10’luk artışında sırasıyla % 2
ve 4 arttığını, 5-16. haftalar arasında erkek ve dişilerdeki yaşama gücünün ise
% 0.8 ve 1.9 azaldığını, kanyakınlığının dişilerde seksüel olgunluğun
gecikmesine ve infertilitenin artmasına neden olduğunu, kanyakınlığının her %
10’luk artışında fertilitenin % 11 düştüğünü ve kuluçkaya 0.4 daha az yumurta
konulmasına neden olduğunu, ayrıca yumurta veriminin 1.5 yumurta ve yumurta
ağırlığının yaklaşık 0.2 gram düştüğünü tespit
etmişlerdir.