 |
 |
|
1. GİRİŞ
Ceviz (Juglans regia L.), botanikte
Dicotiledoneae sınıfı Juglandales takımı, Juglandaceae familyası ve
Juglans cinsinde yer alır. Juglans cinsi içerisinde günümüzde
özellikleri belirlenen 18 türden en önemlisi ve üstün meyve kalitesi
ile ceviz denildiğinde ilk akla gelen, “Anadolu cevizi”, “İran
cevizi” ve “İngiliz cevizi” olarak da adlandırılan J. regia’ dır.
Yabani formdaki ceviz türleri dünyanın birçok yerinde yayılma alanı
bulmuştur. Ancak, cevizin anavatanı, bazılarına göre İran’ın Ghilan
bölgesi, bazılarına göre ise Çin’dir. Bunlara karşılık daha büyük
bir çoğunluk ise cevizin anavatanı olarak çok daha geniş bir alanı
göstermektedirler. Bunu savunan gruba göre ceviz Karpat dağlarından
Türkiye, Irak, İran, Afganistan, Güney Rusya, Hindistan, Mançurya ve
Kore' ye kadar uzanan geniş bir bölgenin doğal bitkisidir.
Kökeni itibariyle dünyada büyük bir doğal yayılma alanına sahip olan
Anadolu cevizi (Juglans regia L.) çeşitli göçler ve ticaret
kervanları vasıtasıyla doğal yayılma alanı dışına da götürülmüş
olup, bugün tropik bölgeler dışında hemen hemen dünyanın her yerinde
yetiştiriciliği yapılan bir meyve türü durumundadır. Yakın bir
geçmişe kadar ceviz yetiştiriciliğinde söz sahibi olarak Türkiye
gelmekte, bunu Yunanistan, İtalya, Fransa gibi ülkeler takip
etmekteydi Fakat ceviz yetiştiriciliğine 1867’de cevizle başlayan
ABD, bütün bu ülkeleri geride bırakarak ceviz yetiştiriciliğinde ve
dış satımında en önemli ülke konumuna gelmiştir.
Meyvecilik kültürü oldukça eski tarihlere uzanan Anadolu, birçok
meyve türünde olduğu gibi cevizin de anavatan bölgeleri arasında yer
almıştır. Anadolu, günümüze kadar yapılan yetiştiricilik sonucunda,
sayıları 4.5 milyonu aşan bir ceviz ağacı varlığına sahip olmuştur.
Her yöresi kıymetli ceviz tiplerine sahip olan ülkemizde bu zengin
kaynağın başlıca iki önemli avantajı bulunmaktadır. Birincisi, sahip
olduğu 5 milyondan fazla ağaçla elde edilen yaklaşık 120 bin tonluk
ceviz üretimi, ülkemizi dünya sıralamasında üçüncü sıraya
yerleştirmiştir. Fakat üretilen bu miktarın ancak %1- 2'sinin dış
satıma gitmesi ve dolayısıyla ülkemizin dünya ceviz dış satım
sıralamasında son sıralarda yer alması da olumsuz bir durum olarak
karşımıza çıkmaktadır. Bu durumun tek nedeni üretimimizin standart
çeşitlerle değil de tamamen tohumdan yetişen ağaçlarla yapılması ve
hiç bir kültürel uygulamanın yapılmamasıdır. Tohumdan yetişen her
bir ağacın farklı özelliklere sahip olması, dolayısıyla standartlara
uygun miktarda ürünün temin edilememesi dış satımımızı zorlaştıran
en önemli neden olarak ortaya çıkmaktadır. Anadolu’nun mevcut ceviz
varlığının ikinci avantajı ise, çok geniş bir genetik varyasyona
sahip olduğundan ıslah çalışmaları için zengin bir kaynak olmasıdır.
Bu varyasyon ıslah çalışmalarının uygun yöntemlerle daha kısa bir
zamanda başarıya ulaşmasına imkan vermektedir.
2. CEVİZİN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ
Ceviz sağlık ve beslenme bakımından çok önemli
bir meyve türüdür. Genel olarak cevizde %3.5 su, %15- 30 protein,
%55- 77 yağ, %1.5- 3 kül, ve %5- 15 oranında da karbonhidrat
(ağırlık selüloz) bulunmaktadır. Ayrıca cevizin meyvesi, Ca, P, Mg,
Fe, Na, K gibi mineral maddeler bakımından zengin olduğu gibi A, B1,
B2, B6, C vitaminlerini de içermektedir. 1 kg ceviz yaklaşık 7.000
kalori enerji sağlamaktadır.
Ceviz çok değişik şekillerde tüketilmektedir. Çerez olarak, pasta ve
bisküvi sanayinde, parfüm sanayinde, reçel, helva yapımında, boya,
tanen, plastik ve kauçuk endüstrisinde, yağ olarak, ilaç sanayinde,
sucuk, samsa, pestil yapımında tüketilmektedir. Ayrıca kerestesinin
son derece kıymetli olmasından dolayı da oymacılıkta bu yönde aranan
materyallerin başında ceviz gelmektedir.
Başta A.B.D. olmak üzere bir çok ülkede son yıllarda yapılan
araştırmalarda bazı kalp rahatsızlığı olan hastalara özellikle ceviz
önerilmektedir. Kalp ve kolesterol bakımından bazı sağlık
problemleri olan kişilere cevizin iyi gelmesi son yıllarda cevizin
önemini daha da artırmıştır.
3. CEVİZİN BİTKİSEL
ÖZELLİKLERİ
3.1.
Ağaç Yapısı ve Kök:
· Cevizler hızlı büyüyerek 25- 40 m’ye kadar boylanır ve
bir ağaç 300- 500 m2 lik bir alanı kaplayabilir.
· Ceviz ağaçları genelde “yayvan” taç şekline sahiptir. “yarı dik ve
dik” yapıda da taç şekli görülür.
· Cevizler kazık köklü olup kılcal kök bolca bulunabilir. Kökler 3-5
m derinliğe kadar uzayabilir.
3.2.
Gövde ve Dallar
· Gövdede dallanma genelde toprak yüzeyinden 1-2 m
yükseklikten başlar.
· Gövde çevresi 5- 6 m ye kadar gelişebilir.
· Gençlik yıllarında düzgün yüzeyli ve gümüşi renkte olan gövdede
çok ileri yaşlarda renk koyulaşır (gri-siyah) ve kabukta uzunluğuna
çatlaklar oluşur.
· Sürgünler, tüysüz, parlak zeytin yeşili veya esmer renktedir.
3.3.Yapraklar ve Gözler
· Yaprak; uzunca bir sap üzerinde karşılıklı dizilmiş ve
sayıları 5-13 arasında değişen yaprakçıktan meydana gelir.
· Yaprakçıklar geniş elips şeklinde ve tam kenarlıdır. Uçları
sivricedir ve boyları 6-12 cm arasında değişir. Rengi parlak yeşil
olup gövde üzerlerinde helezonik şeklinde dizilmişlerdir.
· Gözler dal uçlarında ve yaprak koltuklarında (1-3 adet) olup, koyu
esmer renklidirler. Uç gözler iridir. Yaprak koltuklarında bulunan
gözlerden iri olanı sürer ve odun dalını meydana getirir.
· Verimli olmayan çeşitlerin sadece uç tomurcuklarından meydana
gelen sürgünlerin ucunda dişi çiçek vardır. Oysa verimli çeşitlerin
hemen hemen bütün tomurcuklarında (yaprak tomurcukları da dahil)
dişi çiçek meydana gelir.
3.4.
Çiçek Yapısı ve Döllenme Biyolojisi
Cevizlerde çiçekler monoik yapıdadır. Yani erkek ve dişi
çiçekler aynı ağaç üzerinde fakat farklı yerlerde bulunur.
Cevizlerde tozlanma rüzgar yardımıyla gerçekleşir
3.4.1. Erkek Çiçekler
 |
Erkek çiçekler bir önceki gelişme döneminin
sürgünleri üzerinde bulunan yan tomurcukların ilkbaharda
gelişmesiyle meydana gelen 5- 20 cm boyundaki yeşil renkli
ve aşağı doğru sarkık püsküller (kedicik) üzerinde meydana
gelirler (Şekil 1). Olgun bir ceviz ağacı 5000- 6000 adet
püskül üretebilir. Ayrıca bir ağacın çiçek tozu (polen)
üretme kapasitesi yaklaşık 10 ile 100 milyar arasında
değişebilir.
|
3.4.2. Dişi Çiçekler

|
İlkbahar gelişme döneminde
sürgünlerin ucunda meydana gelen dişi çiçeklerin sayısı 1-
26 arasında değişebilir (Şekil 2). Dişi çiçekte 4 perianth
yaprağı ile braktecikler ovaryum ile kaynaşmıştır. Çanak
yaprak sayısı 3- 6 arasında olup taç yaprak yoktur. Stigma
girintili çıkıntılıdır, yumurtalıkta bir tohum taslağı
bulunur. Yumurtalık dış duvarı meyvenin dışındaki yeşil
kabuğu meydana getirirken, sert kabuk yumurtalık iç
duvarlarının sertleşmesinden meydana gelir. Ceviz içi,
embriyo ve tohum kabuğundan oluşan tohumdur. Yenen kısım
doğrudan doğruya kendisidir. |
4. CEVİZİN EKOLOJİK (İklim ve Toprak)
İSTEKLERİ
4.1. İklim
Cevizler kış ve ilkbahar aylarında soğuklama
gereksinimini karşılayacak kadar soğuk; ilkbahar ve yaz aylarında
normal büyüme ve olgunlaşmayı sağlayacak ölçüde sıcak (25- 350C)
isterler. 400C den yüksek yaz sıcaklıkları ceviz yeşil kabuğunda
yanmalara ve ceviz içinde büzüşmelere yol açabilmektedir. Ceviz
bitkisi genelde –200Cden düşük sıcaklarda zarar görmekteyse de
–400C’ye kadar dayanabilen çeşitler vardır. Bunun yanında tomurcuk
döneminde –10C, tam çiçeklenme dönemindeki –30C ve küçük yeşil meyve
döneminde –10C den düşük sıcaklıklar zararlı olabilmektedir.
Soğuklardan zararlanma konusunda düşük sıcaklığın derecesi, düşme
hızı, süresi gibi etkenler önemli rol oynar. Ceviz çeşitlerinin
soğuklama gereksinimi +7.20C nin altında 500- 2000 saat arasında
değişir. Düzenli bir ürün için cevizlerde soğuklama gereksiniminin
karşılanması gerekmektedir.
Ceviz yetiştiriciliği açısından yıllık toplam en az 500 mm yağış
yeterli olmakla birlikte bu yağışın düzenli olması önemlidir.
Meyvelerin normal gelişebilmeleri için yazın toprakta yeterli suyun
bulunması gerekir. Bunun yanında çiçeklenme dönemindeki yağmurlar ve
aşırı rüzgarlar özellikle tozlanma-döllenme bakımından olumsuz bir
durum ortaya çıkarabilir.
4.2. Toprak
Ceviz 2- 4 m derinliğe kadar inebilen güçlü bir kök
sistemine sahiptir. Bu yüzden toprak derinliğinin az olduğu yerlerde
yetiştiricilik bakımından sorunlar ortaya çıkabilmektedir.
Yetiştiricilik bakımından ileride sorunlarla karşılaşmamak için
toprak derinliğinin en az 2 m olması ve toprağın geçirgen olması
gerekir.
Toprak pH sı 6- 7 dolayında olmalı ve toprakta alkalilik ve tuz
sorunu bulunmamalıdır.
Toprak iyi drenajlı, geçirgen, organik maddece zengin ve havadar
olmalıdır. Toprağın su tutma kapasitesinin yüksek olması ceviz
yetiştiriciliği açısından önemlidir. Ancak ceviz toprak bakımından
çok seçici bir meyve türü de değildir.
5. CEVİZİN
ÇOĞALTILMASI
5.1. Generatif (Tohumla) Çoğaltma
Tohumla yapılan çoğaltmalarda meydana gelen yavru
bitkiler, ana bitkinin hemen hemen hiçbir özelliğini taşımazlar.
Bu nedenle cevizlerde tohumla çoğaltma, anaç veya çöğür eldesi
ve ıslah çalışmaları dışında, genetik açılım nedeniyle, tercih
edilen bir çoğaltma yöntemi değildir.
5.1.1. Tohumlarda Aranacak Özellikler
Tohum olarak kullanılacak cevizler;
5.1.2. Tohumların
Katlanması
Tohumların soğuklama gereksinimlerini karşılamak, engelleyici
etmenleri gidermek, tohum kabuklarını yumuşatmak, embriyonun su
ve oksijen alımını kolaylaştırarak çimlenme güçlerini artırmak
ve çabuklaştırmak amacıyla nemlendirilmiş ortamlarda
saklanmalarına katlama denilmektedir. Tohumların katlanmasının
genel avantajı, tohum çimlenmesine engel olan etmenlerin
etkilerini gidererek erken ve düzenli bir çimlenmenin
sağlanmasıdır.
Katlama başlangıcı yetiştiriciliğin yapılacağı yerde toprağın
tava gelme durumuna göre tayin edilir.
Katlamada bir insanın kolayca taşıyabileceği büyüklükte kasalar
(meyve sebze kasaları gibi) kullanılabilir. Bu kasaların
tabanına delikleri örtebilecek irilikte çakıl konduktan sonra
üzerine düzgün bir şekilde katlama kumu (inşaat kumu) serilir.
Bu kumun üzerine tohumlar tek tek dizilerek ekilir. Sonra
tohumların üzeri kumla iyice örtülür, daha sonrada bir sıra
tohum bir sıra kum olacak şekilde kasa doluncaya kadar devam
edilir. Katlama işlemi tamamlandıktan sonra en üste konacak
kumun kalınlığı diğerlerinden biraz daha fazla olmalıdır. Kasa
dolduktan sonra kum süzgeçli kovalarla nemlendirilir. Daha sonra
bu katlama kasaları sıcaklığı 0- 80C arasında değişen serin
bodrum, adi depo vb gibi ortamlara alınırlar.
Cevizlerde tohumların katlanma süresi, çeşide göre, 60- 90 gün
arasında değişir. Tohumun sert kabuğu çatlayıp kök ucu göründüğü
zaman katlamaya son verilir. Tohumlar toprağa kendi büyüklüğünün
iki katı kadar derinliğe ekilirler. Tohum ekiminden sonra
çöğürlerin iyi bir gelişme gösterebilmesi için çöğür
parsellerinde başta yabancı ot temizliği olmak üzere, sulamaya
özen göstermek gerekir.
Çöğürlerin sökümünden bir süre önce, dinlenme döneminde kazık
köklerin kesilmesi, saçak kök oluşumunu geliştirerek şaşırtmada
tutma başarısını artırır.
5.2. Vegetatif Çoğaltma
Genetik açılım nedeniyle tohumla çoğaltmanın
yapılamadığı cevizler vegetatif yollarla çoğaltılır. Cevizlerde
aşı tutmasının zor olmasına rağmen günümüzde geçerliliğini
koruyan vegetatif çoğaltma metodu aşı ile çoğaltmadır.

5.2.1. Aşı ile Çoğaltma
5.2.1.1. Aşı Başarısına Etki Eden
Faktörler
Sıcaklık: Ortam sıcaklığının 23- 300C arasında olması,
cevizlerde aşı başarısının arttırmaktadır.
Nem: Ortamın nemli olması aşıda başarıyı olumlu yönde
etkilemektedir.
Aşıcının deneyimi: Cevizlerde aşı başarısı öteki meyve türlerine
göre genelde daha düşük olduğu için aşı yapan kişinin deneyimi
ve becerisi aşı başarısında çok önemlidir.
Aşıda kullanılan malzemeler: Kullanılan malzemeler kaliteli
olmalıdır. Örneğin bıçak yüzeyi çok düzgün ve tek darbede
kesecek şekilde çok keskin olmalıdır. Aşıyı sarmak için tercihen
pamuk ipliği ya da aşı bandı kullanılmalıdır.
Kalem: Sağlıklı ve iyi gelişmiş yıllık sürgünler aşı kalemi
olarak alınır. Kalem üzerindeki sürmemiş gözler (tercihen 2. ile
5. gözler arası) aşıda kullanılır. Kesilen kalemler, saklanma ve
de aşı yapılma sırasında mutlaka nemli bir ortamda muhafaza
edilmelidir.
Aşı zamanı: Aşıda başarıyı artıran en önemli faktörlerden biri
de aşı zamanı olup, gerek fidanların gerekse aşı gözü alınacak
sürgünlerin kabuğunu en kolay bıraktığı zaman en uygun aşı
zamanıdır. En uygun aşı zamanını belirlemek için şu yöntem
uygulanabilir; aşı sürgünü üzerindeki kabuk kaldırıldığında,
gözün altında kalan büyüme noktası kabukta kalıyorsa bu göz için
aşı zamanı gelmiş demektir. Ancak büyüme noktası sürgünde yani
odun dokusunda kalıyorsa bu göz için aşı zamanı geçmiş demektir.
Bu durumda kabuktaki gözün altında bir boşluk meydana gelmiş
olur. Aşı yapıldığı zaman kabuğun altında meydana gelen bu
boşluktaki hava, aşı gözü ve çevresinin siyahlaşıp kurumasına
neden olur. Bu şekildeki gözler aşıda tercih edilmezler. Bir
bölgede göz aşılarının yapılmaya başlanmasını tayin eden en
önemli pratik kriterlerden bir başkası da o bölgede ekinlerin
biçilmeye başlandığı zamandır. Yani bir bölgede ekinlerin
biçilmeye başlandığı zaman, o bölge için cevizlerde göz
aşılarının yapılabileceği zaman anlamını taşır.
5.2.1.2. Cevizlerin Çoğaltılmasında En
Çok Kullanılan Aşılar:
Göz Aşıları;
Cevizlerde en çok kullanılan ve en çok başarılı
olan göz aşıları “T göz” aşısı (Şekil 15) ve “Yama göz”
aşısıdır.
Kalem Aşıları;
-
Yan Aşı
-
Yarma Aşı*
-
Kakma Aşı
-
Kabuk Aşı (Şekil 16)
-
Dilcikli Aşı*(Şubat ortaları veya Mart
başlangıcında yapılır. Şekil 17)
-
Dilciksiz Aşı
-
Şerit Aşı
-
Çoban Aşı
-
Kama Aşı
* Cevizlerde en çok kullanılan ve
başarılı olan “dilcikli aşı” ve çeşit değiştirme aşısı
olarak ta en çok “yarma aşı” kullanılmaktadır.
5.3. Ceviz Anaçları
Cevizlerde anaç olarak aşağıdaki türler kullanılabilmektedir.
-
J. hindsii
-
Paradox (J. hindsii X J. regia)
-
J. regia
-
Royal (J. nigra X J. hindsii)
-
J.Major
Cevizlerde değişik anaçlar kullanılmaktaysa da en çok
kullanılan ve tercih edilen anaç Anadolu cevizinin (J. regia
L.) kendi anacıdır.
Şekil 15. CEVİZLERDE “T” GÖZ
AŞISININ YAPILIŞI

Şekil 16. CEVİZLERDE KABUK (Texas)
AŞISININ YAPILIŞI

Şekil 17. CEVİZLERDE DİLCİKLİ
İNGİLİZ AŞISININ YAPILIŞI

6. BAHÇE KURMA
VE YILLIK BAKIM İŞLERİ
6.1. Bahçe Kurma
Çok uzun yaşayan ve aşı ile çoğaltılması oldukça zor
olan cevizde, bahçe kurmadan önce bölgenin ekolojik
özelliklerinin iyi bilinmesi gereklidir. Ceviz kışları
çok aşırı ve sürekli düşük sıcaklığın hakim olduğu
bölgeler ile yazları çok aşırı sıcak olan yerlerde
yetiştirilmemelidir.
Cevizler derine inen güçlü bir kök sistemine sahip
oldukları için toprak derinliğinin en az 2- 2.5 m olması
ve geçirimsiz katmanların olmaması gerekir.
Yetiştiricilik yapılacak bölgenin topraklarında fazla
alkalilik ve tuzluluk sorunları bulunmamalıdır.
6.2. Çeşit seçimi
Cevizlerde erkek ve dişi çiçeklerin farklı zamanlarda
olgun hale gelme durumu (dichogamy) yaygındır. Bu
durumda erkek ve dişi çiçekleri aynı zamanda olgunlaşan
homogam tip ve çeşitler yanında erkek çiçekleri önce
olgunlaşan (protandry) ve dişi çiçekleri önce olgunlaşan
(protogyny) çeşitler bulunmaktadır. Bundan dolayı ceviz
bahçesi kurarken mutlaka ya erkek ve dişi çiçekleri aynı
zamanda olgunlaşan (homogamy) bir çeşit yada erkek ve
dişi çiçeklerinin olgunlaşması aynı döneme gelen birden
fazla çeşit ile karışık bir dikim tercih edilmelidir.
6.3. Dikim
Dikim aralıkları ekolojik ve bakım koşullarına göre
değişirse de cevizlerde en ideal dikim aralıkları; 12 x
12 m, 10 x 10 m, 10 x 8 m veya 8 x 8 m’dir.
Fidanların dikimleri dinlenme döneminde (yaprak
dökümünden itibaren) yapılmaya başlanır ve gözler
uyanıncaya kadar devam eder. Fidanların sökümü çok
dikkatli bir şekilde yapılarak köklerin zarar
görmemelerine özen gösterilmelidir. Dikim sırasında
fidanlarda özellikle kök budaması yapılmalıdır. Dikim
çukurları en az 60- 70 cm genişlikte ve 80- 100 cm
derinlikte açılmalıdır. Fidanlar aşı noktaları toprak
üstünde kalacak şekilde dikilmeli ve çukurlar bahçedeki
üst toprak ile doldurulmalıdır. Dikimden hemen sonra
fidanlara can suyu verilmelidir. Dikim yapıldıktan
sonra, ilerideki kereste durumu da düşünülerek, fidan
gövdeleri toprak yüzeyinden yaklaşık 1- 1.5 m yukarıdan
kesilmeli ve taçlandırma budaması yapılmalıdır. Bundan
sonra bölgedeki hakim rüzgarlar göz önünde tutularak
fidanlar hereklere bağlanmalıdır. Yazları sıcak ve kurak
olan bölgeler ile su kaynağı az olan yerlerde dikimden
sonra su kaybını önlemek amacıyla yabancı ot veya
hububat saplarıyla malçlama yapmak yerinde olur.
6.4. Toprak işleme
İlkbahar aylarında toprak tava geldiğinde derin bir
sürüm yapılır. Bu dönemdeki toprak işleme toprağın
havalandırılması yanında yabancı ot kontrolünün
sağlanması bakımından da çok önemlidir. Yaz aylarında da
duruma göre yabancı ot kontrolü bakımından toprak işleme
yapılabilir. Sonbahar aylarında pullukla yapılacak
sürüm, yağmur ve kar sularının toprağa işlemesi ve
toprakta tutulması bakımından önemlidir. Toprak
işlenirken köklerin yaralanmamasına özen
gösterilmelidir.
6.5. Sulama
Ceviz ağaçları iri yapılı ve yaygın dallanma
gösterdikleri için geniş bir yaprak yüzeyine
sahiptirler. Bu nedenle terleme ile su kaybı fazla olan
cevizlere yeterli suyun sağlanması çok önem
kazanmaktadır.
Cevizler için ilkbaharda gelişme,
meyvelerin büyüme ve iç doldurma dönemlerindeki su
gereksiniminin karşılanması çok önemlidir. Bu
dönemlerdeki susuzluk durumları büyüme ve gelişmeyi
yavaşlatacağı gibi meyvelerin içlerini yeterince
dolduramamalarına neden olacağı için kalite ve verim
düşüklükleri meydana gelir.
Sulamada dikkat edilecek en önemli
noktalardan biri de suyun etkili kök düzeyine
ulaşmasının sağlanmasıdır. Cevizlerde ilk yıllarda,
bölgenin ve su kaynağının durumu da göz önüne alınarak
haftada 2 kez sulama yapmak gerekir. Sulama şekli olarak
karık sulama, salma, damla ve alttan yağmurlama sulama
sistemlerinden birisi tercih edilebilir. Cevizlerin
sulanmasında kimyasal atıklar vb zararlı etmenlerle
kirlenmemiş olan her türlü su kullanılabilir.
6.6. Gübreleme
Ceviz, toprakta çok aşırı bir sorun yoksa, gübreleme
bakımından çok duyarlı bir bitki değildir. Bununla
birlikte, yapısından dolayı, en önemli bitki besin
maddesi gereksinimi azot olabilir. Yapılacak toprak
analizlerinin sonuçlarına göre toprakta eksik olan besin
maddeleri belirli bir program içinde toprağa
verilmelidir.
6.7. Budama
Ceviz ağaçları iri ve büyük taç oluştururlar. Ancak bu
ağaçlar genelde çok fazla budama istemezler. Bununla
birlikte kurumuş ve birbiri içine girmiş dalların
çıkarılması ve ağaç tacının içerisine ışığın rahatlıkla
girmesini sağlayacak şekilde yapılacak aralama
budamaları yararlı olur. Cevizlerde şekil budaması
olarak genelde doruk dallı budama sistemi uygulanmakla
birlikte budamanın çeşidi ve miktarı, çevreye ve
ağaçları yetiştirme amacına bağlı olarak da değişebilir.
7. HASAT ve
SONRASI
Cevizlerde hasat, iç ceviz ve yeşil kabuğun olgunlaştığı
dönem olarak kabul edilir. Kalin açıldığı ve sert
kabuktan ayrıldığı dönem yeşil kabuğun olgunlaşma
belirtileridir. İç cevizin olgunluk belirtisi ise; iç
ceviz ile sert kabuk arasında bulunan paket dokusunun
kahverengileşmeye başladığı dönemdir. Çoğunlukla yeşil
kabuk, iç cevizden daha geç olgunlaşır. Hasadın iç ceviz
olgunluk zamanında yapılması, bu dönemde iç cevizin açık
renkli olması nedeniyle iç cevizin ticari değerini
artıracaktır. Ancak yetiştirici eğer hasat yeşil kabuğun
olgunlaşma zamanını beklerse çok önemi kalite kayıpları
meydana gelebilmektedir.
Cevizlerde hasat zamanına iklimin önemli etkisi
olabilmektedir. Serin iklime sahip bölgelerde iç ceviz
olgunlaşma zamanı ile yeşil kabuk olgunlaşma zamanı
genellikle aynı döneme rastlar. Yüksek nem yeşil kabuğun
açılmasını hızlandırır.
Hasat zamanını etkileyen önemli bir faktörde
yetiştiriciliği yapılan çeşittir. Örneğin hasadı
zamanında ve doğru yapıldığında Chadler ve Serr gibi
çeşitler açık renkli iç rengine sahiptirler.
Hasat edilen meyvelerin toplanması, yeşil kabuklarının
ayrılması ve meyvelerin kurutulması vs. kalite
kayıplarını önlemek açısından mümkün olduğu kadar çabuk
olmalıdır.
Güneş altında kalan meyvelerde, uzun süre yeşil kabuğu
üzerinde kalan meyvelerde iç renginde bozulmalar
görülür.
7.2. Hasat Yöntemleri :
Cevizlerde hasat elle ve mekanik yolla olmak
üzere iki metotla yapılmaktadır. Türkiye’de hasat
sırıkla ağacın dövülmesi şeklinde yapılırken ceviz
yetiştiriciliğinde söz sahibi ülkelerde mekanik yolla
yapılmaktadır. Ağacı dövme şeklinde yapılan hasatta
başta bir yıl sonraki yılda ürün verecek dallar olmak
üzere önemli zararlanmalar meydana gelebilmektedir.
Mekanik yolla hasat; ağacın ana dallarının yada ağaç
gövdesinin değişik sarsıcılar ile sarsmak ve meyvelerin
ağaç üzerinden yere düşmesini sağlamak şeklinde
yapılmaktadır. Bu amaçla değişik sarsıcılar (Kablolu
sarsıcılar-Eksantrik sarsıcılar, Poner hareketli
sarsıcılar, Pnömatik sarsıcılar vs.) kullanılmaktadır.
7.3. Hasat Sonrası:
Hasattan sonra kalite kayıplarını en aza indirmek
amacıyla yeşil kabuk sert kabuktan kolayca ayrılmalı,
yani meyveler hemen kavlatılmalıdır. Bazı yörelerimizde
yeşil kabuğun yumuşaması ve kolay çıkması amacıyla
üzerine naylon, kalın bez ve çuval gibi örtülerle
örtülmesi önemli kalite kayıplarına neden
olabilmektedir. Bazı ülkelerde kavlatma tamamen mekanik
yolla yapılmaktadır.
Pazar değeri açısından için tüm olarak çıkması istenir.
Hasadı yapılan meyveler eğer iç olarak pazarlanması söz
konusu ise, cevizler daha kurumadan (nemli iken) kırılma
işlemine tutulur. Böylece daha kolay bir şekilde için
tüm olarak çıkması sağlanır.
Ülkemizde ceviz kırma işlemleri sergenler olarak
adlandırılan yerlerde genelde kadınlar tarafından
çekiçle vurarak kırmak şeklinde yapılmaktadır. Kırma
işleminden sonra cevizler renklerine göre
sınıflandırılıp paketleme işlemine tabi tutulur.
7.4. Kurutma:
İç ceviz olarak değerlendirilmeyecek yani kabuklu olarak
pazarlanacak meyveler kavlatma işleminden sonra hemen
kurutulmalıdırlar. Kurutma işlemi cevizin depo ömrü
bakımından çok önemlidir. Bunun için kabuklu ve iç
cevizde bulunması gereken en yüksek nem oranları
standartlarla belirlenmiştir. Örneğin T.S.E. ye göre
kurutulmuş; kabuklu cevizlerde %8, iç cevizde ise %5 nem
oranı istenir.
Ülkemizde genelde cevizler dışarıda gölgede
kurutulmaktadır. Bazı yörelerimizde ise güneş altında 7-
10 gün bekletilerek kurutma yapılmaktadır. Bu da başta
iç renginin koyulaşması gibi çeşitli kalite kayıplarına
neden olmaktadır. Bu yüzden bu kurutma şekli yanlıştır.
Eğer başka kurutma imkanı yoksa en azından kurutma
dışarıda gölge ortamlarda yapılmalıdır. Yani meyveler
direkt olarak güneş ışığı altında kurutulmamalıdır.
Ancak dünya ceviz üretiminde söz sahibi ülkelerde
kurutma tamamen mekanik yollarla yapılmaktadır. Mekanik
yollarla yapılan kurutma işlemlerinde, genelde meyveler
30- 350C‘ de 24 saat bekletilmektedirler. Sıcaklığın 400
C’ nin üzerine çıkışı iç kalitesi bakımından istenmez.
7.5. Depolama ve Ambalajlama:
Cevizler yüksek yağ içeriğine sahip meyve olduğu için
uygun şartlarda depolanması başta iç meyvenin
bünyesindeki yağ bozulmaları açısından önemlidir. Bu
yüzden cevizler düşük sıcaklıklarda (0- 40C) ve kuru
ortamlarda uzun süre saklanabilirler.
Ambalajlama bir ürünün pazarlanmasında çok önemli bir
aşamadır. Bu yüzden ambalajların sağlıklı materyallerle
usulüne uygun yapılması gerek kabuklu gerekse iç cevizin
pazarlanması açısından tüketicileri cezbetmektedir.
Büyük çuvallarla doldurulmuş karışık cevizlerle, hepsi
aynı renkte küçük gramajlı ambalajlanmış cevizlerin
albenisi arasında çok açık farklılık görülmektedir.
Örneğin iç cevizlerin ışık geçirmeyen vakumlu plastik
torbalarla yapılması ve etiketlenmesi tüketiciler
açısından çok önemlidir.
Hasat ve hasat sonrasındaki dönemlerde işlemlerin doğru
yapılması üretici ve dolaysıyla da ülke cevizciliği için
çok dikkat edilmesi gereken konuların biridir.
Ceviz yetiştiriciliğinde söz sahibi ülkelerde MODERN
HASAT VE SONRASI (belli başlı aşamalar)
Sarsıcı makinalar yardımıyla hasat
Cevizlerin toplanması
8. HASTALIK
VE ZARARLILAR
8.1. Hastalıklar
8.1.1. Armillaria Kök Çürüklüğü
Meşe kök çürüklüğü veya mantar kök çürüklüğü olarak da
bilinir. Armillaria mellea isimli toprak kökenli bir
fungus tarafından oluşturulur. Fungus ceviz ağaçlarının
köklerini, kök boğazını ve gövdenin alt kısımlarında
infeksiyon yapar. İlk simptomlar küçük klorotik
yapraklar, genç yaprak dökümleri ve sürgün uçlarında
geriye ölümlerdir. Genel olarak, fungusun infeksiyon
yaptığı kök sistemi ya da kök boğazı yönünde simptomlar
görülür. Sonuç olarak fungus, ağacın tüm kök sitemini
tahrip eder veya alt gövde çevresini bir kuşak gibi
sararak ağaç ölümlerine neden olur.
Mücadelesi: Armillaria ile infekteli topraklarda ceviz
bahçeleri kurmadan önce koruyucu önlemler alınmalı,
fungus infeksiyonuna dayanıklı anaçlar kullanılmalıdır.
Dikimden önce pahalı ve zor bir uygulama olmasına karşın
methyl bromide ile toprak fumigasyonu yapılması ağaç
ölümlerini büyük ölçüde azaltacaktır. Hastalıklı ağaçlar
sökülüp, bütün bitki artıklarıyla birlikte araziden
uzaklaştırılmalıdır. Hastalıklı ağaçlara yakın olan ve
simptom göstermeyen ağaçların da infeksiyon taşıma
ihtimali göz ardı edilmemelidir.

Şekil 1. Armillaria kök çürüklüğünün gövededeki
durumu
8.1.2. Kök Boğazı Tümörü
Bakteri (Agrobacterium tumefaciens) hastalığıdır.
Patojen bitki dokusuna yaralar vasıtasıyla girer ve kök
boğazı çevresinde tümör oluşturur. Zaman içerisinde
köklerde de tümör oluşumları gözlenir. Tümörlerin merkez
kısımları ölür ve odun dokusunun çürümesine yol açan
funguslar ve diğer patojenlerin bu noktada oluşan
boşluklara yerleşmesine neden olur. Bulaşık genç
ağaçların boyları kısa kalır, yaşlı ağaçlarda odun
çürümeleri gözlenir.
Mücadelesi: Kök boğazı tümörüyle en iyi mücadele yöntemi
fidanların sağlıklı damızlıkların bulunduğu
fidanlıklardan temin edilmesi, taşınmaları, araziye
dikilmesi ve bütün yetiştiricilik ömürleri boyunca
yaralanmalardan kaçınılmasıdır.
Patojenle biyolojik mücadele mümkündür. Dikimden önce,
fidanların Agrobacterium radiobacter'in K84 ırkıyla
hazırlanmış süspansiyonlarına daldırılmasıyla başarılı
sonuçlar alınmıştır.

Şekil 2a. Kök boğazı tümörü

Şekil 2b. Kök boğazı tümörünün gövdedeki zararı
8.1.3. Ceviz
Yanıklığı
Bakteri (Xanthomonas campestris pv. juglandis)
hastalığıdır. Patojen sadece Juglans cinsine ait bitki
türlerinde infeksiyon yapar. Kışı uyur gözlerde geçirir,
yağmur suları ve yağmurlama sulamayla yayılıp,
infeksiyon yaparlar. Ağaçlar bütün büyüme mevsimi
boyunca bakteri infeksiyonuna duyarlıdır. Genç sürgünler
aktif olarak yeşil renkli ve sulu yapıda oldukları dönem
boyunca etmen tarafından infekte edilebilir. Bakteri
yaprağın bütün dokularına (parankima, orta damar, yan
damarlar, damarcıklar ve yaprak sapı) saldırır.
Parankimada birkaç milimetrelik kahverengi-siyah lekeler
oluşturur. Sayısız lekeler ve çizgi şeklindeki oluşumlar
yaprak yüzeyini tamamen kaplayarak yaprak şekil
bozukluklarına ve deformasyonlara neden olur. Meyveler
de oluşumlarının başında, çiçek dönemlerinde oldukça
duyarlıdır. Yüzeyde küçük, siyah renkli sulu lezyonlar
gözlenir.
Mücadelesi: Hastalık etmeniyle mücadele, kışı uyur
gözler içerisinde geçirdiği için oldukça zordur.
Cevizlerin ilk oluşum dönemlerinde bakırlı preparatlarla
koruyucu ilaçlamalar yapılır. Daha önce şiddetli
enfeksiyonların görüldüğü ceviz bahçelerinde
uygulamalar, kışın ıslak geçen günler göz önüne alınarak
belli aralıklarla yapılmalıdır.

Şekil 3. Ceviz yanıklığının neden olduğu
zararlanmalar
8.1.4. Ceviz Antraknozu Hastalığı
(Gnomonia leptostyla)
Hastalık belirtileri ceviz ağaçlarının yaprakçık, meyve,
genç sürgün ve yaprak saplarında görülür. Hastalık,
özellikle oransal nemin yüksek olduğu yerlerde ve her
yükseltide görülür. Daha çok bir yaprak hastalığı
olmasına karşın, yeşil meyve kabuğundan meyve içerisine
de geçen hastalık meyvelerin zarar görmesine de neden
olur. Hastalık, genç yaprakların yaprakçıkları yarı
büyüklüğünü geçtikten sonra enfeksiyon yapmakta ve
penetrasyon noktasının çevresinde renk açılmalarına
neden olmaktadır. Daha sonra bu kısımlar kahverengine
dönüşür. Hastalığın etkisiyle yaz ayı ortalarında erken
yaprak dökümü başlar, yoğun olduğu yıllarda tüm
yapraklar dökülebilir. Özellikle haziran-temmuz
aylarındaki yağışlar ve bu dönemdeki gece-gündüz ısı
farkı ile oluşan çiğ nedeniyle hastalık hızla yayılmakta
ve belirtileri birden artmaktadır. Mücadelesinde bu
husus dikkate alınmalıdır.
Mücadelesi: Enfeksiyon kaynağı olan yere dökülmüş
yapraklar sonbaharda toplanıp yakılmalı veya toprağa
gömülmelidir. Budama esnasında bulaşık dallar bahçeden
uzaklaştırılmalıdır. Hastalık görülen bahçelerde,
tomurcukların yeni patlamaya başladığı, yaprakların yeni
oluştuğu dönemde birinci ilaçlama; yapraklarda
yaprakçıkların yarı büyüklüğünü aldığı dönemde ikinci
ilaçlama; meyvelerin fındık büyüklüğünü aldığı dönemde
üçüncü ilaçlama yapılmalıdır.

Şekil 4. Ceviz antraknoz hastalığı
8.2. Zararlılar
8.2.1. Elma İçkurdu (Cydia
pomonella L.)
Ergini bir kelebek olup, kelebekler gri renkli ve
ortalama 10 mm uzunluğundadır. Kelebeklerin her iki
kanat ucunda yer alan üçgen şeklindeki koyu leke
karakteristiktir. Tırtılları yumurtadan ilk çıktığında 1
mm boyunda, gelişmesini tamamlayan olgun larvalar 15-20
mm boyunda ve beyazımsı pembe renklidir.
Elma içkurdu kışı ağaç gövdelerinde çatlamış kabuklar
arasında olgun larva döneminde geçirir. İlkbaharda ergin
çıkışları çevre koşullarına bağlı olarak nisan sonu
mayıs başında görülür ve yaklaşık bir aylık bir periyoda
yayılır. Çıkan erginlerin yumurta bırakabilmesi için
akşam alacakaranlık sıcaklığının üst üste iki gün 15C’nin
üzerinde olması gerekir. Yumurtalar yapraklara ve
meyvelere teker teker bırakılır. Yumurtadan çıkan
tırtıllar 4- 8 saat içerisinde meyvelere giriş yapar ve
meyve içerisinde beslenir. Larva süresi 30- 40 gün sürer
ve zararlı yılda 2- 3 döl verir.
Elma içkurdu cevizin en önemli zararlılarından
birisidir. Zararı doğrudan meyvededir ve meyve içerisine
giren tırtıllar ceviz içlerini tahrip ederek kalitenin
ve erken dökümler sebebiyle verimin düşmesine neden
olurlar.
Mücadelesi: Elma içkurdu mücadelesinde kültürel önlem
olarak yere dökülen kurtlu meyveler toplanıp derince
toprağa gömülmeli, ceviz ağaçlarının kalın dal ve
gövdelerine haziran ayı başında oluklu mukavvadan tuzak
bantlar sarılarak bunlara gelen larvalar yapılacak
kontrollerde imha edilmelidir. Yeni oluşturulacak
bahçelerde dayanıklı çeşitler tercih edilmelidir. Zararı
doğrudan meyvede olması nedeniyle mücadele eşiği düşük
olan zararlının etkili doğal düşmanları bulunmakla
birlikte, genelde ilaçlı mücadele gerekmektedir. İlaçlı
mücadelesinde ise ilaçlama zamanının tespiti önemlidir.
Yumurtadan çıkan larvaların meyveye girmeden ilaçla
buluşturulması gerekmektedir. Mücadele zamanının
belirlenmesinde zararlının ilk ergin çıkışları
izlenmekte, bu amaçla eşeysel çekici tuzaklar ve etkili
sıcaklık toplamlarından yararlanılmaktadır. Tahmin uyarı
yöntemi adı verilen bu yöntemin uygulanamaması durumunda
ceviz ağaçlarının fenolojisinden yararlanılmalı ve ceviz
meyveleri fındık büyüklüğüne (1.0-1.5 cm çapında)
ulaştığında ilaç uygulanmasına başlanmalı ve kullanılan
ilacın etki süresine bağlı olarak ikişer hafta arayla üç
ilaçlama yapılmalıdır.

 |
 |
 |
| Şekil 5a.
Elma içkurdu |
Şekil 5b.
Elma içkurdu |
Şekil 5c.
Elma içkurdu ergini larvası pupası |
 |
 |
| Şekil 5d. Elma iç
kurdunun meyveye girişleri |
Şekil 5e. Elma iç
kurdunun meyve içindeki tahribatı |
8.2.2. Ceviz Yeşil Kabuk Sineği (Rhagoletis
completa )
Ceviz Yeşil Kabuk Sineği ergini sarımsı
kahverengindedir. Kışı toprakta pupa olarak geçirir ve
ergin uçuşları temmuz ayı başında başlar eylül ayı
başlarına kadar devam eder. Yumurtalarını gruplar
halinde bırakırlar ve yumurtalar ortalama beş günde
açılır. Yumurtadan çıkan larvalar yeşil kabuk içerisinde
beslenerek kabuk dokusuna zarar verir. Larva süresi
çevre koşullarına bağlı olarak 3-5 hafta sürer. İleriki
aşamalarda sert kabuğun görünüşünü bozdukları gibi meyve
içine de zarar verebilirler. Zararlı yılda bir döl
verir.
 |
 |
| Şekil 6a.
Yeşil kabuk sineği |
Şekil 6b.
Yeşil kabuk yumurtaları sineğinin ergini |
8.2.3. Yaprakbitleri (Choromaphis
juglandicola, Callaphis juglandis)
Ergin bireyler sarı renkli ve 1.5-2.0 mm boyundadır.
Cevizde zararlı olan her iki yaprakbiti türünün yaşam
çemberi birbirine benzer olup populasyon içerisinde
kanatlı ve kanatsız ergin bireylere rastlanabilir. Kışı
yumurta halinde geçirirler ve ilkbaharda yumurtalardan
çıkan bireylerin tamamı dişi bireylerden oluşur ve yaz
boyunca döllemsiz olarak canlı yavru doğurmak suretiyle
çoğalırlar. Günlük ışıklanma süresi, sıcaklık, besin
durumu gibi faktörlere bağlı olarak sonbaharda yumurta
bırakacak bireyler oluşur ve kış yumurtaları bırakılır.
Çevre koşullarına bağlı olarak bir yılda çok sayıda döl
verirler.
Yapraklarda bitki özsuyu ile beslenen yaprakbitleri
ceviz ağaçlarının gelişmesini yavaşlatarak kalite ve
verimi olumsuz etkiler. Yaprakbiti yoğunluğunun
ilkbaharda yükselmesi durumunda meyve iriliğinde bir
düşüş görülürken, yaz aylarında görülecek yüksek
yaprakbiti yoğunluğu meyve içlerinin buruşmasına neden
olmaktadır. Aynı zamanda salgıladıkları tatlımsı madde
nedeniyle fumajin oluşumuna neden olurlar.
Mücadelesi: Yaprakbiti türlerinin çok sayıda doğal
düşmanı bulunmakta ve bunlar zararlıyı genelde baskı
altına alabilmektedir. Zararlıya karşı ilaçlı mücadeleye
karar verirken yararlı türlerin yoğunluğu dikkate
alınmalıdır.


Şekil 7. Cevizde zararlı yaprak bitleri
8.2.4. Avrupa Kırmızı Örümceği (Panonychus
ulmi)
Avrupa kırmızı örümceğinin ergin dişi bireyleri koyu
kırmızı renkli, ortalama 0.8 mm boyunda, yumurtaları
kiremit kırmızısı renkte, soğan biçiminde ve üzerinde
bir sapçık bulunur. Kışı yumurta döneminde ağaçların dal
ve dalcıklarında geçirir. İlkbaharda yumurtadan çıkan
larvalar taze sürgünlere geçerek yaprakların bitki
özsuyunu emmek suretiyle beslenmeye başlar. Ergin hale
geldikten sonra yumurtalarını yaprakların alt
yüzeylerine bırakırlar. Beslenme yerlerinde ağ
oluşturmazlar. Bir yıldaki döl sayısı 8- 9’u bulur.
Mücadelesi: Avrupa kırmızı örümceğine karşı ilaçlı
mücadeleye karar vermeden önce doğal düşmanlarının
yoğunluğu dikkate alınmalıdır. İlaçlı mücadelesinde ise
yoğunluğu yaprakçık başına 3- 5 bireyi geçtiğinde uygun
bir akarisit ile uygulama yapılmalıdır.
 |
 |
| Şekil 8a.
Avrupa kırmızı örümceğinin |
Şekil 8b.
Avrupa kırmızı örümceğinin ergini yumurtası |
8.2.5. İki Noktalı Kırmızı Örümcek
(Tetranychus urticae)
İki noktalı kırmızı örümcek erginlerinde renk yeşilimsi
veya kahverengimsi yeşildir. Yumurtaları açık sarı
renkte, şeffaf ve yuvarlaktır. Kışı ergin dişi dönemde
ağaçların gövdelerinde ağaç kabuklarının altında, yere
dökülmüş yaprak kalıntıları arasında geçirir ve
ilkbaharda mart ayından itibaren kışlak yerlerinden
çıkarlar. Yaprakların alt yüzeyinde bitki özsuyunu emmek
suretiyle beslenir ve ağacın zayıflamasına neden olur.
Beslenme yerinde yoğun bir şekilde ağ örer. Çevre
koşullarına bağlı olarak yılda 10- 15 döl verebilir.
Mücadelesi: Diğer zararlılara karşı gereksiz ilaç
uygulamalarından kaçınılmalıdır. Yoğunluğu yaprakçık
başına 3- 5 bireyi geçtiğinde uygun bir akarisit ile
uygulama gerekebilir.
8.2.6. Kabuklubit ve Koşniller
Cevizlerde zararlı olan kabuklubit ve koşnil türleri,
San jose kabuklubiti (Quadraspidiotus perniciosus) ve
Kahverengi koşnil (Parthenolecanium corni)’dir.
San jose kabuklubitinin ergin dişilerinin kabukları
esmer renkli ve 1.7- 2.0 mm çapındadır. Zararlının
bulunduğu dalın kabuğundan boyuna bir kesit alındığında
kan kırmızısı emgi lekeleri ortaya çıkar. Kışı birinci
dönem larva halinde geçirir ve yılda üç döl verir.
Ağaçların gövde, dal, yaprakçık, sürgün, tomurcuk ve
meyvelerinde bitki özsuyunu emmek suretiyle zararlı
olur. Emgi esnasında toksik madde salgılar ve ağacın
zayıflamasına neden olur. Mücadelesinde, budama
esnasında zararlı ile bulaşık olan dallar kesilerek
bahçeden uzaklaştırılmalı, bahçe kurulurken temiz fidan
kullanılmalıdır. Zararlıya karşı gerekmesi durumunda kış
mücadelesi yapılabileceği gibi, erken ilkbaharda ve yaz
aylarında da larva döneminde ilaçlamalar yapılabilir.
Kahverengi koşnil ergin dişilerinin kabuk çapı 3.5 mm
kadardır ve kahve renklidir. Kışı ağaçların genç dal ve
sürgünlerinde ikinci dönem larva halinde geçirir. Yılda
bir döl veren zararlı yaprakçık, dal ve sürgünlerde
bitki özsuyunu emmek suretiyle zararlı olur. Aynı
zamanda salgıladığı tatlımsı madde nedeniyle fumajin
oluşumuna neden olur. Gerek bitki özsuyunu emmesi
gerekse fumajin oluşturması nedeniyle ağaçların sürgün
ve dalları gelişemez, yapraklar dökülür ve ağacı
zayıflatarak verimi olumsuz yönde etkiler. Mücadelesinde
koşnil ile bulaşık dallar budama esnasında bahçeden
uzaklaştırılmalıdır. Yoğun olarak bulunan bahçelerde
yumurtalarının yarıdan fazlasının açıldığı dönemde
larvalarına karşı ilaç uygulaması yapılmalıdır.

Şekil 9. Kahverengi koşnil (Parthenolecanium corni)
9. CEVİZLERDE
GÖRÜLEN BESİN ELEMENTİ NOKSANLIKLARI
|
 |
|
ÇİNKO NOKSANLIĞI:
Yapraklarda küçülme,leke ve kenarlarında
dalgalı görünüm. |
| |
|
 |
 |
| DEMİR
NOKSANLIĞI: Yaprak damarları koyuyeşil
olmasına karşın yaprak ayası.sararmış
(kloroz) durumdadır. |
DEMİR
NOKSANLIĞI: Normal bir yaprak (solda) ve
demir eksikliği bir yaprak demeti (sağda) |
|
 |
|
MANGAN NOKSANLIĞI:
Yapraklarda damarlar arasında başlayan orta
damardan kenara doğru ilerleyen sararma
şeklinde görülür.
|
|
 |
|
BAKIR NOKSANLIĞI:
Sürgün uçlarında ölüm, yapraklarda kavrulma
ve döküm. Sürgünlerde gelişen küçük koyu
kahverengi yaraların sürgün uçlarında
ölümler.
|
 |
 |
|
POTASYUM NOKSANLIĞI: Yaprak
kenarlarında soluk ve gri renk yaprak,
yaprak altında ortaya çıkmakta ve yapraklar
yukarıya doğru kıvrılmaktadır. |
POTASYUM NOKSANLIĞI: Şiddetli
potasyum eksikliğinde yaprak kenarlarında
kıvrılma ve kıvrık dokularda kurumuş dokular
meydana gelir
|
|
 |
|
MAĞNEZYUM NOKSANLIĞI:
Orta damar boyunca (V) şeklinde yeşil alana
karşın yaprak kenarlarında belirgin sararma
ileriki aşamalarda Kahverengine dönüşen
kavrulma |
Cevizlerde yukarıda sayılan herhangi bir
besin elementi noksanlığı eğer meydana gelirse zaman
uygun zamanda uygun yöntemle o eksikliğin giderilmesi
gerekir.
TÜRKİYE VE DÜNYADA YETİŞTİRİCİLİĞİ
YAPILAN ÖNEMLİ CEVİZ ÇEŞİTLERİNİN BAZI KALİTE
ÖZELLİKLERİ
Türkiye’de Yetiştiriciliği Yapılan Bazı Standart Ceviz
Çeşitlerinin Bazı Kalite Özellikleri
Çeşit
|
Kabuklu
Meyve Ağırlığı (g) |
İç
Ağırlığı (g) |
İç
Oranı (%) |
Çiçeklenme
Özelliği |
Yalova- 1
|
16.30 |
8.20 |
50.30 |
Protandry
|
|
Yalova- 2 |
16.50 |
7.60 |
46.10 |
Protogyny |
|
Yalova- 3 |
12.00 |
6.40 |
53.30 |
Protandry |
|
Bilecik |
12.76 |
6.51 |
50.00 |
Protandry |
|
Şebin |
10.00 |
6.60 |
63.00 |
Protogyny |
|
KR- 1 |
10.90 |
7.20 |
66.00 |
Protogyny |
|
KR- 2 |
17.40 |
9.70 |
55.70 |
Protogyny |
|
Şen- 1 |
17.00 |
8.16 |
48.00 |
Homogamy |
|
Kaplan- 86 |
24.00 |
9.60 |
40.00 |
Protogyny |
|
60- TU- 1 |
12.00 |
7.60 |
63.30 |
Protandry |
|
Sütyemez- 1 |
25.80 |
12.94 |
50.15 |
Protogyny |
Maraş-
21/1
|
23.44 |
11.73 |
49.99 |
Protogyny |
|
Maraş- 11 |
25.48 |
11.92 |
46.75 |
Protogyny |
|
Maraş-
12 |
8.02 |
5.36 |
67,00 |
Homogamy |
|
Maraş- 14 |
17.75 |
10.25 |
57.85 |
Protogyny |
|
Maraş- 18 |
14.84 |
7.98 |
53.77 |
Protogyny |
|
Maraş- 19 |
16.75 |
9.29 |
55.59 |
Protogyny |
|
KSÜ- 5 |
23.06 |
11.43 |
49.55 |
Protandry |
|
KSÜ- 14 |
12.48 |
7.36 |
59.04 |
Protandry |
|
Sütyemez- 2 |
16.02 |
8,76 |
54.68 |
Protogyny |
Dünya’da Yetiştiriciliği Yapılan Bazı
Standart Ceviz Çeşitlerinin Bazı Kalite Özellikleri
Çeşit
|
Kabuklu
Meyve Ağırlığı (g) |
İç
Ağırlığı (g) |
İç
Oranı (%) |
Çiçeklenme
Özelliği |
|
Vina |
12.85 |
6.30 |
49.02 |
Protandry |
|
Franquette |
10.75 |
4.78 |
44.46 |
Protandry |
|
Mayette |
10.50 |
4.57 |
43.52 |
Protandry |
|
Tulare |
13.30 |
7.10 |
53.38 |
Protandry |
|
Pedro |
15.06 |
6.88 |
43.68 |
Protandry |
|
Payne |
11.40 |
5.70 |
50.00 |
Protandry |
|
Amigo |
11.57 |
5.90 |
51.00 |
Protogyny |
|
Serr |
13.68 |
7.80 |
57.01 |
Protandry |
|
Champion |
14.00 |
8.12 |
58.00 |
Protandry |
|
Chandler |
13.26 |
6.50 |
49.02 |
Protandry |
|
Plovdivski |
17.20 |
8.58 |
49.88 |
Protandry |
|
Fernor |
13.00 |
6.76 |
52.00 |
Homogamy |
|
Fernette |
11.30 |
5.54 |
49.00 |
Homogamy |
BAZI ÖNEMLİ
CEVİZ ÇEŞİTLERİ
|
 |
 |
|
Bilecik Ceviz Çeşidi |
Yalova-3 Ceviz Çeşidi |
|
 |
 |
|
Maraş-19 Ceviz Çeşidi |
KSU-5 Ceviz Çeşidi |
 |
 |
|
Serr Ceviz Çeşidi |
Chandler Ceviz Çeşidi |
|
 |
 |
|
Franquette Ceviz Çeşidi |
Fernette Ceviz Çeşidi |
anasayfa |
bize ulaşın
tar-get@tarimsal.com

|
|
|
|