Don
Olayından Korunma Yöntemleri
Servet Yalçın
Tarım ürünlerini don olayından korumak için çok çeşitli yöntemler
uygulanmaktadır. Her yörenin iklim durumu yapılan tarımın şekli, yetiştirilen
bitkinin özelliği ile ilgili tarım işletmesinin imkanları göz önüne alınarak, bu
yöntemlerden en uygun, en pratik ve en ucuz olanı seçilmelidir. Tek bir yöntemle
önlem alınabileceği gibi, gereken durumlarda bir kaç yöntem birlikte uygulanarak
don olayının zarar yapması önlenebilir. Önemli olan konu, doğru ve en etken olan
yöntemin seçilmesi ve doğru şekilde uygulanmasıdır. Genel olarak bu konuda 2
yöntem kullanılır:
1- PASİF YÖNTEMLER
a- Yer seçimi
Don riski taşıyan bölgelerde mümkün oldukça zirai faaliyetler yapılmamalıdır.
Eğer tarım yapılması düşünülen bölge don tehlikesine maruz ise, farklı
mevsimlerde don hadisesinin görülme ihtimali, muhtemel şiddeti ve havada
dağılımı araştırılmalıdır.
Bu konu ile ilgili olarak, dikkatler çok iyi bilinen don boşlukları (=frost
hollows) veya don çukurlarına (=frost pockets) yöneltilmelidir. Don boşlukları
herhangi bir yükseklik seviyesinde meydana gelebilir ve genellikle doğal veya
yapay olarak oluşmuş şiddetli rüzgarlardan korunan ve içine soğuk hava hareketi
olmayan, küçük vadiler (oluklar) veya alçak basınç merkezleridir. Bu don
bölgeleri özellikle don zararlarına açıktır ve bu bölgelerde zirai faaliyet
yapılmamalıdır.
Bir eğim veya nehir kenarı boyunca yer alan ağaçlar, çalılar ve engebeli mera
soğuk hava akışına engel olabilir ve don olukları meydana getirebilirler. Genel
olarak aşağı yönde akış hızı 2 m.sec-1 değerini geçmez, ancak engebeli
arazilerde soğuk hava engelleri olarak oluşabilen hava karışımları ve
dalgalanmaları kırılır veya üzerinden aşılır ve hava bir nabız atışı
karakterinde eğim aşağı hareket eder (Findlay, 1970).
Alçak bölgelere doğru akan soğuk havanın doğal ve yapay engellerle önü
kesilmelidir. Eğer bu tip engeller yoksa, don çukurları olarak tanımlanan düşük
rakımlı bölgelerde, soğuk havanın çökmesiyle don hadisesi görülür ve hava
olaylarına bağlı olarak birkaç gün sürebilir. Doğal engeller ağaç sıraları,
çalılar, bodur ağaçlar, asma bitkileridir. Yapay engeller ise, binalar,
duvarlar, tahta perdeler, yoğun çalılar, demiryolu ve otoyol duvarlarıdır. Soğuk
hava, eğim yönünde aşağı doğru akarken engeller tarafından tutulur ve yönü
değiştirilerek bitkilerden uzaklaştırılır. Köşeli ve eğimli doğal bir engel
soğuk havanın yönünü değiştirir ve bu şekilde hassas bitkiler korunur. Sık
ağaçlar ve çalılar tarafından tutulan soğuk hava akımını uzaklaştırmak için
uygun doğal ortam yoksa, ağaç ve çalılar arasında eğime uygun küçük boşluklar
bırakılarak soğuk havanın uzaklaştırılması gerekir.
Yakın çevredeki geniş su yüzeylerinde don riski daha düşüktür ve kuzey yarımküre
için güneye bakan eğimlerde dikilen çit bitkileri, kuzeye bakan eğimlerdeki çit
bitkilerine göre don zararına daha az maruz kalır. Güney yarımkürede bu durumun
tersi söz konusudur. Genel olarak bölgelerin iklim özelliklerine göre ürün
çeşitleri ve yurdumuza uygulaması aşağıda verilmiştir:
Bölgelerin özellikleri ve yetiştirilmesi uygun olan ürünler:
-
İlkbaharda hemen hemen don olayı görülmeyen
bölgeler (Akdeniz kıyıları): Turunçgiller
-
Seyrek olarak don olayı görülen bölgeler
(Doğu Karadeniz kıyıları): Bölgenin yüksek kesimlerinde turunçgiller ve sert
çekirdekli meyveler, bölgenin alçak kesimlerinde don olayına hassas çeşitler
-
Don olayının orta sıklıkta görüldüğü
bölgeler (Ege ve Marmara kıyıları): Bağ çeşitler
-
Dona açık bölgeler (Ege, Marmara,
Karadeniz, Akdeniz iç kesimleri): Don olayına daha dirençli bağ, armut ve elma
çeşitleri
-
Don etkisi altında olan bölgeler(İç, Doğu
ve Güneydoğu Anadolu): Don olayına en dayanıklı bağ, armut ve elma çeşitleri.

Tarım
(bitkisel üretim, hayvancılık, tarımda enerji,
organik tarım)
ile
ilgili CD' lerimizi görmek
isterseniz burayı tıklayınız
Zirai üretim için don zararlarına karşı
koruma yöntemlerinin hiçbirisi güvenli dönemin uzunluğundan daha önemli olamaz.
Bitki yetişme döneminin ortalama uzunluğu, ilkbahar geç donlarının en son tarihi
ile sonbahar erken donlarının ilk tarihi arasındaki zaman olarak açıklanabilir.
Bitki yetişme döneminin uzunluğu ile ilgili bilgiler, don tehlikesine açık
bölgeler için uygun ürün tür ve çeşitlerinin seçiminde ziraat ile uğraşanlara
önemli ölçüde yardımcı olacaktır. Bu verilerden belirli ürünler için ortalama
güvenli dikim tarihleri elde edilebilir.
Don tehlikesine hassas bölgelerin haritalanması için bir çok yöntem literatürde
açıklanmıştır. Bunlardan bazıları topografik ve klimatolojik haritaların esas
alındığı masa çalışmalarıdır. Diğer kısmı ise detaylı alet ölçümlerine dayanan
ve farklı arazi ölçümleri tarafından desteklenen çalışmalardır. Alet ölçümlerine
dayanan yöntem en yaygın olanıdır ve farklı yaklaşımların geniş oranda
uygulandığı yöntemdir. Aletlerin tipleri ve kullanışlılığı, gözlemlerin
yoğunluğu ve gözlem süresinin uzunluğu (genellikle bir çok don dönemi) gibi
faktörler yöntemin yararlı olmasında önemli etkenlerdir (Findlay, 1970).
b- Bitki idaresi
Bitkilere uygulanacak farklı işlemler, bitkilerin don olayına karşı direncini
arttırabilir ve en az zararla kurtulmasını sağlayabilir. Bu işlemlerin
uygulanabilir ve ekonomik olması önemlidir. Bu işlemlerden bazıları aşağıda
belirtilmiştir:
-
En fazla hava akımına imkan verecek bitki
dikimi
-
Önerilen tarihlerden önce bitki dikimi
yapılmaması
-
İyi toprak verimliliği ve uygun su
kaynaklarının yararlı etkilerini sürdürmek
-
Don olayına karşı dayanıklılığı arttırmak
için kimyasallar ve bitki hormonları kullanılabilir.
c- Bitki seçimi ve üretimi
Aynı tarihte çiçeklenen belirli meyvelerin çeşitleri, dayanıklılık konusunda
belirgin farklılıklar gösterir. Bundan dolayı hassas olanların çıkartılması ve
dirençli olanların üretilmesi don riskini azaltacaktır. Daha geç çiçeklenen elma
türleri (çeşitleri), sert kışlık buğday, yulaf çeşitleri ve dona daha dayanıklı
çilek çeşitlerine, don olayına hassas bölgelerde her zaman ihtiyaç duyulur.
Yapılacak çalışmalarda başarı, hassaslık veya dayanıklılık ile ilgili nedenlerin
açıklanmasında
sağlanacak gelişmelere bağlıdır. En uygun bitki seçimi ile ilgili genel bilgiler
aşağıda verilmiştir:
-
Don meydana gelen bölgelerde ve şiddetli
iklimlerde uzun boylu gelişen bitki türleri seçilerek; hassas çiçekler veya
meyveler yer seviyesindeki soğuk havadan uzaklaştırılarak korunur.
-
Vadi tabanlarında, dar havzalarda, çukur
bölgelerde dona hassas bitkilerin yetiştirilmesinden kaçınılmalıdır. Dağlık
bölgelerde ve tepelerde güneye bakan daha sıcak eğimler; bağ, meyve ve erkenci
patates için en uygun yetiştirme alanlarıdır.
-
Göl, rezervuar, nehir gibi geniş su
kütlelerine yakın bölgelerde don riski daima azdır.
-
Ağaçlık alanlar soğuk havayı saptırarak
eğim aşağı uzaklaştırırlar. Bu nedenle ağaçlık alanların korunması önemlidir.
-
Dona hassas bitkilerin yetiştirildiği
arazilerde toprak işlemesinden kaçınılmalıdır.
-
Don riski olan bölgelerde, dona hassas
bitkilerin özellikle yonca arazileri, çayır, tahıl, çalılık, fidanlık
yakınlarında yetiştirilmesinden kaçınılmalıdır.
-
Don riskinin arttığı zamanlarda herhangi
bir şekilde toprağın gevşetilmesinden kaçınılmalıdır.
-
Don olayına hassas bitkilerin
yetiştirildiği yerlerde, don tehlikesi başlamadan önce yabancı otlar
temizlenmeli, ancak başka hiçbir kültürel işlem yapılmamalıdır.
2- AKTİF YÖNTEMLER
a- Atmosfere giden radyasyonun durdurulması (suni sis )
Havaya su buharı püskürtülerek yapay bulut oluşumu (sis) ile atmosfere giden
radyasyon engellenebilir. Duman perdesi veya dumandan oluşturulan yapay bulutlar
radyasyon kayıplarını önleme çalışmalarında kullanılmıştır, fakat bu yöntemlerin
etkinliği hakkında uygulanan duman perdesinin görünen yoğunluğu ile karar vermek
imkansızdır. Duman perdesinde oluşturulan parçacıklar yerden uzaya giden uzun
dalga radyasyonu yakalayabilmelidir. Bulut içerisindeki su damlacıkları, yapay
olarak oluşturulan duman perdesindeki çok küçük parçacıklardan daha
etkili olduğu belirlenmiştir (Brooks, 1959).
b- Isı yalıtımı
Ürünleri dumanla kaplamak için toksik olmayan protein köpükleri kullanılır. Bu
yöntem mekanize olması nedeniyle bazı avantajlara sahiptir ve köpük bitkiler
üzerinde uzun süre kalabilir ve beklenen ardıl don olayları için koruyucu olur
(Desjardins ve Siminovitch, 1968).
c- Havanın karıştırılması
Tipik radyasyonlu geceler boyunca, yer ile temas halinde olan hava soğur ve
yüzeye yakın seviyelerde soğuk bir hava tabakası oluşur. Yerden 150 m
yükseklikteki bir hava tabakasındaki sıcaklık, yer seviyesindeki sıcaklıktan
fark edilecek derecede daha sıcaktır. Sıcaklığın yükseklikle
arttığı bu gibi özel durumlar sıcaklık terselmesi (=inverziyon) olarak
adlandırılır. Normal günlerde yükseklik ile sıcaklık azalır. Don zararı soğuk
hava tabakası ile ilgilidir, fakat üst seviyelerdeki daha sıcak hava ile
aşağıdaki daha soğuk havanın karıştırılmasıyla don zararını en aza
indirilebilir. Yere yakın seviyedeki soğuk hava ile üst seviyelerdeki daha sıcak
havanın karıştırılması sonucu inverziyon bozulur ve yere yakın soğuk hava
tabakasının sıcaklığı birkaç derece arttırılır. Bu durum rüzgar makineleri,
fanlar ve hatta helikopterler kullanılarak başarılabilir.
Rüzgar makineleri ile don mücadelesinde başarıya ulaşmak için don beklenen
gecelerde öncelikle inverziyonun şiddeti belirlenmeli ve daha sonra rüzgar
makineleri kullanılmalıdır. Zayıf inverziyon şartları altında, rüzgar
makinelerinin kullanımı sınırlandırılır. Şiddetli inverziyonların meydana
geldiği bölgelerde don ile mücadele maliyetleri, korunan ürünün ekonomik değeri
dikkate alınarak belirlenmelidir.
d- Direk hava ve bitki ısıtması
Radyasyon yoluyla yeryüzünden atmosfere giden ısı kaybının giderilmesi için en
yaygın ve en kolay yöntem uygun ısıtma ekipmanları kullanmak veya küçük ateşler
yakmaktır. Bu yöntemle arazilerde veya meyve bahçelerindeki sıcaklıklar belirli
ürünler için kritik sıcaklık değerlerinin üzerinde tutulabilir. Dünyanın bir çok
bölgesinde ısıtma yöntemi yaprağını dökmeyen Akdeniz meyveleri ve yaprağını
döken diğer meyve ağaçlarının bulunduğu alanlarda düzenli ve iyi organize
edilmiş olarak uygulanmaktadır.
Bu yöntemde odun, kömür veya mangal kömürü kullanılabildiği gibi, dizel yağlar
da çeşitli tip ve büyüklüklerdeki uygun ekipmanlar yardımıyla yaygın olara
kullanılırlar. Bu yöntemle ilgili olarak ısıtıcı modellerinin geliştirilmesi,
bitkilere toksik etkisi nedeniyle dumanın yok edilmesi, alet içinde oluşan isin
ve kullanılan yakıtın azaltılması çalışmaları önemini korumaktadır.
Isıtıcılar bütün araziye etkili olacak şekilde dağıtılmalı (75-200 adet/ha),
fakat arazinin daha soğuk kesimlerinde ısıtmanın iyi yapılabilmesi için rüzgarın
geliş yönüne daha fazla ısıtıcı konulması
uygun olacaktır. Bitki için gerekli olan hava sıcaklığının artmasıdır, fakat
aynı zamanda ısıtıcılarla yayılan ısınında önemi büyüktür. Yağ ve gaz
ısıtıcıları havayı konveksiyon (ısınarak yükselme) yoluyla ısıtırlar, fakat
ısıtıcının tipine bağlı olarak ekipmanların sıcak yüzeyleri tarafından meyve
bahçelerine yayılan ısı toplam ısının %10-30'unu oluşturmaktadır.
Çok sayıda yakılan küçük ateşler, az sayıdaki büyük ateşlere göre havayı
ısıtmada daha etkilidir. Büyük ateşler, etrafa yayılmadan hızlıca yükselip
inverziyon tavanını delerek soğuk ve sıcak havanın iyi bir şekilde karışması
için gerekli sirkülasyonu engelleyecek sütunların oluşmasına neden olabilir.
Büyük ateşler sadece inverziyonun tavan tabakasına zarar vermez, aynı zamanda
hızlıca soğuk havanın içine çekilerek zararı faydasından fazla olur. Eğer bir
bölgede bir mevsim
boyunca 2-3 defadan fazla don olayı görülmezse ısıtma yöntemi uygun ve
ekonomiktir. Daha fazla don görülen bölgelerde ısıtma ekonomik değildir.
Seralarda elektrikle ısıtma, araziye uygun kalorifer sistemi ile ısıtma bazı
ülkelerde kullanılan pahalı yöntemlerdir. Ancak bu yöntemlerde korunacak ürünün
ekonomik değeri esas alınmaktadır.
e- Su uygulaması
Don olayını önlemede bir yöntem olan üstten sulama veya yağmurlamanın belirgin
bir yararı vardır ve dikkate değer bir öneme sahiptir. Bu uygulama geniş bir su
kaynağı, uygun sulama ekipmanları ve iyi bir toprak drenajı ister. Bu yöntem
sadece üzerindeki buz yükünü taşıyabilecek bitkilerde uygulanabilir.
Yağmurlama yönteminde, bitki su soğuduğu ve donduğu zaman, radyasyonla kaybolan
ısıyı kazandırmak için eritme ısısını ortama verir. 1 gr veya 1 cm3 suyun 1°C
soğuması için 1 kalori ısı açığa çıkar, fakat bitki için daha önemli olan durum
1 gr suyun donması için 80 kalorinin açığa
çıkmasıdır. Eğer yaprak veya tomurcuk ince bir su filmi kaplanırsa, suyun
donmasıyla ısı açığa çıkar ve bitki sıcaklığının 0°C'nin altına düşmesini
engellenir. Bu su filminin olabildiğince sürekliliği
sağlanmalıdır, bu sayede bitki üzerinde buz tabakaları oluşmasına ve ortam
sıcaklığı donma noktasının altına düşmesine rağmen bitki sıcaklığı donma
noktasının altına düşmeyecektir.
Bir güvenli uygulama, ıslak termometre sıcaklığı donma noktasına ulaştığı zaman
yağmurlama işlemine başlamaktır. Yağmurlama işlemi bitki dokularının
dayanabilmesi için mümkün olduğu kadar sürdürülmelidir. Uygulama hava sıcaklığı
0 °C'nin üzerine çıkıncaya kadar devam
ettirilmelidir.
Yağmurlama sistemi, ürün kaybına neden olabilen birkaç dakikalık kritik devreyi
engelleyecek veya kesecek şekilde tam ve sürekli olarak su örtüsü sağlamalıdır.
Yağmurlama sisteminin önceden test edilmesi gereklidir. 12-20 saniye aralıklarla
çalışan küçük yağmurlayıcılardan
daha tatmin edici sonuçlar alındığı Davis (1955) tarafından bildirilmiştir. 90
saniye aralılarla çalışan daha büyük yağmurlayıcılar -5°C de domates bitkisi
üzerinde etkili olamamıştır. Tekrarlanan
uygulamaların daha kısa aralıkları, yaprak yüzeyindeki daha düşük sıcaklık
değişimlerini netice vermiştir.
f- Toprak işleme ve idaresi
Don zararlarını en aza indirebilmek için; toprak nemli, yabancı otları
temizlenmiş, düzeltilmiş ve pekiştirilmiş olmalıdır. Don tehlikesi olan
dönemlerden önce toprak üzerindeki ürünler, organik madde artıkları, gübre
artıkları ve yabancı otlar sürülmeli ve toprak sıkıştırılmalıdır. Bu işlemlerden
sonra toprak sulanmalı ve kuru kalmasına fırsat verilmemelidir.
g- Kumlama
Bu yöntem hem pahalı, hem yüksek işçilik, hem de toprağın yapısını etkilemesi
nedeniyle uygulanması güç bir yöntemdir. Kum materyalinin kolay ısınması ve
radyasyon yoluyla yavaş soğuması bu yöntemin olumlu yanıdır. Her yıl ince bir
kum tabakasının don riskli alanlara serilmesi
şeklinde yapılır. İnce kum aynı zamanda buharlaşmayı (kendi bünyesindeki su
miktarı çok az olduğundan) en alt seviyeye indirir.
h- Çiçeklenmeyi geciktirme
İlkbaharda meydana gelen son don olaylarının çok sık görüldüğü yerlerde, meyve
ağaçlarının çiçeklenme devresinde don olayından fazla zarar görülmemesi için
çiçeklenmenin geciktirilmesi amacıyla ağaç dipleri 1 m çapında açılarak kar veya
buz kalıpları konulur.
i- Zorlanmış hasat
Birçok durumda geniş bir ürün topluluğunu zorunlu hasat yoluyla dondan korumak
mümkündür. Don veya donma sıcaklıkları ile ilgili bir tahmin önceden
kullanıcılara ulaştırılmış ise, bölgedeki çiftçiler olgun meyveleri, sebzeleri
ve diğer ürünleri acil olarak toplayabilir, aksi takdirde arazi üzerinde kalır
ve don tehlikesine hedef olur. Bu durum geceleri bile devam edecek uzun saatler
süren bir ekip çalışmasını gerektirir. Toplanan ürünlerin korumalı yerlerde depo
edilmesi zorunludur.
 |