|
AĞIR METALLERLE KİRLENMİŞ
TOPRAKLARIN TEMİZLENMESİNDE FİTOREMEDİASYON TEKNİĞİ
Ömer VANLI* Mustafa YAZGAN**
* İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, Maslak, vanli@itu.edu.tr
** İTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü, Maslak, yazgan@itu.edu.tr
ÖZET
Kirlenmiş toprakların fiziksel ve kimyasal metotlarla temizlenmesi
ekonomik ve teknolojik olarak yüksek yatırımlar gerektirmesi nedeniyle
bunların yerine uygulanabilecek olan agronomik teknikler, hem ekolojik
hem de ucuz bir alternatif olarak görülmektedir. Bu çalışmada
fitoremediasyon amacıyla kullanılan teknikler karşılaştırılarak,
bunların giderim mekanizmaları, avantaj ve dezavantajları,
uygulanabilecek toprakların metal kirlilik durumları ve hangi bitki
çeşitlerinde uygulanabileceği ile ilgili özellikleri, iklim durumları ve
sistemin maliyeti hakkında bilgiler verilmiştir. Ayrıca fitoremediasyon
sonucunda hasat edilen bitkilerin değerlendirilme şekilleri
irdelenmiştir.
Anahtar Kelimeler; Ağır metal, Fitoremediasyon, Toprak kirliliği
ABSTRACT
Phytoremediation techniques are accepted as more economic and ecologic
solution in the control of soil pollution than physical and chemical
technologies which needs higher cost of investment and application. In
this study, efficiency and the application of Phytoremediation processes
are investigated. Advantages and disadvantages, remediation mechanisms
and application spectrum of the process and the ultimate removal options
of the pollutants are also evaluated.
Keywords: Heavy Metal, Phytoremediation, Soil Pollution
1.GİRİŞ
Çevre ve doğal kaynakların kirlenmeye karşı korunması, çevre
kirliliğinin önlenmesi açısından son derece önemli olmakla birlikte
kirlenmiş alanların temizlenmesi de mevcut çevre kirliliklerinin
çözümünde büyük önem arzetmektedir. Toprak kirliliği açısından
bakıldığında, ağır metallerin en önemli kirletici kaynaklar arasında
olduğu görülmektedir. Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı (EPA)’nın
hazırladığı 129 tane öncelikli çevre kirleticiler arasında yer alan ağır
metaller, en önemli çevre kirletici gruplardan birini oluşturmaktadır.
Topraklara karışan ve buralarda birikme yapan ağır metaller, mikrobiyal
aktiviteye, toprak verimliliğine, biyolojik çeşitlilik ve ürünlerdeki
verim kayıplarına, hatta besin zinciri yoluyla sıcakkanlılarda
zehirlenmelere kadar birçok çevre ve insan sağlığı problemlerin ortaya
çıkmasına neden olabilmektedir. Ağır metaller, biotaya yüksek düzeyde
dayanıklılık ve zehirlilik etkisi göstermesi nedeniyle çevredeki en
tehlikeli maddelerden biri olarak kabul edilmektedir.
Ağır metaller, atmosferik taşınım, biyolojik arıtım çamurlarının
boşaltımı, hayvan dışkıları ile evsel atıklarının uzaklaştırılması gibi
prosesler sonucunda toprağa karışmaktadır. Toprakların ağır metallerle
kirlenmesi, endüstriyel ve tarımsal faaliyetler sonucu olabildiği gibi,
ağır metal içeren kayaçların çeşitli nedenlerle çözünerek su ve toprak
ortamına taşınması ile de ortaya çıkabilmektedir. Atom ağırlıkları 63
ile 200 arasında olan kurşun, kadmiyum, cıva, arsenik, krom gibi ağır
metallerin çevreye yayılmaları başlıca aşağıdaki şekillerde olmaktadır:
• Egzoz gazı kaynaklı yayılımlar (Kurşun),
• Madencilik kaynaklı yayılımlar (Krom, Bor),
• Endüstriyel kaynaklı yayılımlar;
o Pil üretimi, Kullanımı (Cıva, Kadmiyum)
o Demir Çelik sanayi ve atıkları (Krom)
o Petrol rafinerisi (Kurşun)
o Boyalar (Kurşun, Kadmiyum)
o Elektronik sanayi ve ölçü aletleri (Cıva)
• Tıbbi kaynaklı yayılımlar (Cıva)
• Doğal kaynaklı yayılımlar (Kurşun, Cıva, Krom, Kadmiyum, Bor)
• Termik santrallerde kaynaklı yayılımlar (Kurşun, Civa, Krom, Kadmiyum)
• Tarımsal kaynaklı yayılımlar (Kadmiyum) (1)
Toprakların ağır metallerle kirlenmesinin önlenmesi amacıyla günümüzde
birçok kontrol yaklaşımı kullanılmaktadır. Bu yaklaşımlardan en yaygın
olarak kullanılanları;
1. Kirleticiye müdahalede bulunmayarak, kirlenmiş alanın kullanımını
yasaklamak,
2. Kirleticiyi bölge içerisinde immobilize etmek ve bölgeyi kontrol
altına almak,
3. Kirlenmiş toprağı nihai bertaraf sahasına taşıyarak depolamak,
4. Toprağı yerinde(in-situ) veya bölge dışında(ex-situ) arıtmak
şeklindedir.
Kirlenmiş toprakların arıtımı amacıyla kullanılan
ve fiziksel, kimyasal, termal ve biyolojik prosesleri içeren birçok
metot bulunmaktadır. Bu metotlar;
• İzolasyon ve immobilizasyon teknolojileri,
• Mekanik ayırma teknolojileri,
• Pirometalurjik teknolojiler,
• Elektrokinetik teknolojiler,
• Biyokimyasal teknolojiler,
• Toprağı su / sıvı ile yerinde(in-situ) temizleme teknolojileri,
• Toprak yıkama (kimyasal sızma) teknolojileri ile,
• Fitoremediasyon teknolojileri olarak sıralanabilmektedir.
Bu çalışmada, bitkiler vasıtasıyla kirlenmiş toprakların arıtımı konusu
(Fitoremediasyon) ele alınacaktır.
2. FİTOREMEDİASYON
Toprak kirliliğinin kontrolünde kullanılan fiziksel ve kimyasal arıtma
yöntemleri, uygulama kolaylığı ve uygulama süresinin kısalığı gibi bazı
avantajlara sahip olmasına rağmen, gerek arıtma masrafının yüksek
olması, gerekse arıtma sonucunda ortaya çıkan diğer kirletici
formlarının nihai gideriminin zorlukları nedeniyle çevresel açıdan fazla
tercih edilmemektedir. Kimyasal arıtmaya alternatif olarak kullanılan ve
kısaca bitkiler kullanılarak topraktan yerinde(in-situ) organik ve metal
kirleticilerin giderimi olarak tarif edilen fitoremediasyon yöntemi,
yeni ortaya konmuş, ekonomik ve ekolojik olması ile özel donanım
gerektirmemesi ve uygulanan bölgenin yeniden kullanılabilmesine imkan
vermesi gibi avantajlara sahip olması nedeniyle günümüzde tercih edilen
bir yöntem haline gelmektedir.
a) Fitoremediasyonla ağır metal giderimi
Bitkiler tarafından topraklardan alınma potansiyeline sahip
kirleticiler, metaller (Ag, Cd, Co, Cr, Cu, Hg, Mn, Mo, Ni, Pb, Zn),
metalloidler ( As,Se), radionükleidler (90Sr, 137Cs, 239Pu, 238U, 234U),
ametaller (B) ve diğer organik bileşikler ( TPH, PAHs,Pestisitler, PCBs)
olmak üzere birçok maddeyi kapsamaktadır. Ancak bitkilerce bir
kirleticinin topraktan alınabilmesi için, öncelikle toprak şartlarının
bitkinin isteklerine uygun olması gerekmektedir. Toprak pH’sı bu konuda
en önemli parametrelerden biri olarak öne çıkmaktadır. Diğer taraftan
topraktan ağır metal alma performansı yüksek olan bitkilerin, genel
olarak özel coğrafik alanlarda yetiştikleri ve buna bağlı olarak özel
gelişme şartları gerektirdikleri belirlenmiştir. Ancak çok yaygın
alanlarda gelişebilen ve fitoremediasyon amacıyla başarılı bir şekilde
kullanılan bitkilere de rastlanılmaktadır (2).
Bitkiler tarafından alınan bir kısım metaller, bitki bünyesindeki
enzimler aracılığıyla bozunmakta ve kimyasal formlarını değişikliğe
uğramaktadır (Şekil 1). Çoğu metaller ise herhangi bir bozunmaya
uğramadan bitkinin yaprak ve saplarında birikerek, bitkinin hasadıyla
ortamdan uzaklaşmaktadırlar (Şekil 2). (1,3)

Şekil 1: Kirletici maddenin fitodegradasyonu


Şekil 2: Kurşun metalinin ekstraksiyonu ve metallerin
hücrelerdeki hareketi
Bazı bitkilerin topraktan ağır metal alımına karşı yüksek oranda etkili
olduğu ve bu tür bitkilerin ağır metal zehirliliğine karşı toleranslı
olduğu belirlenmiştir (4). Hipertoplayıcı olarak da isimlendirilen bu
bitkilerin arasında Brassicaceae, Euphorbiaceae, Asteraceae, Lamiaceae
ve Scrophulariaceae bitki familyaları sayılabilir (5).
Topraktaki ağır metallerin bitki kökleri tarafından alınabilecek forma
gelmesi, fitoremediasyon verimini etkileyen faktörlerin başında
gelmektedir. Bu amaçla kullanılan kompleks yapıcı şelatların bitkilerde
metallerin alınabilirliğini arttırdığı (6) tespit edilmiştir.
Fitoremediasyonun önemli avantajlarından birisi proses maliyetinin son
derece ekonomik olmasıdır. Bu konuda yapılan bir çalışmada, 0,4 da
genişliğinde, kurşunla kirlenmiş bir alanının temizlenmesi için 30
yıllık tahmini masraflar aşağıdaki gibi hesaplanmıştır.
• Alanı kazıyarak uzaklaştırma için 12,000,000 dolar,
• Toprak yıkama yöntemi için 6,300,000 dolar,
• Toprak üstünün kapatılması için 600,000 dolar,
• Fitoextraksiyon için ise 200,000 dolar (7).
Fitoremediasyonla bitkilerin alabildiği maksimum
ağır metal konsantrasyonları, aşağıda mg metal / kg bitki kuru ağırlığı
cinsinden aşağıda verilmektedir.
• 1,250 mg/kg As (8).
• 9.4 mg/kg Cd (8).
• 110 mg/kg Pb (9).
• 1,165 mg/kg Zn (9).
Yapılan araştırmalarda Thlaspi c. bitkisinin topraktaki farklı pH
ortamında ve farklı konsantrasyonlardaki Cd metaline karşı (Şekil 3) en
olumlu tepkiyi yüksek pH’larda verildiği görülmektedir.

Şekil 3 : Thlaspi c. bitkisinde toprağa eklenen kadmiyum metali
ile toprağın pH değeri arasındaki ilişki.
b) Fitoremediasyon teknolojilerinin karşılaştırılması (2)
Fitoremediasyon kirleticilerin bitkiler kullanılarak giderilmesi
teknolojisine genel olarak verilen bir isimdir. Bu isim altında birçok
farklı teknoloji yer almaktadır. Bu teknolojileri fitoekstraksiyon,
fitostabilizasyon, fitodegradasyon, fitovolatilizasyon, rizodegredasyon,
rizofiltrasyon, hidrolik kontrol, vejetatif örtü sistemleri ve riparian
buffer strips olarak sınıflandırmak mümkündür. Bu teknolojilerin her
biri farklı ortamlarda farklı amaçlar için kullanılabilmektedir. Tablo
1’de, çeşitli ortamlar için kullanılan fitoremediasyon teknolojileri ve
bu amaçla kullanılabilen uygun bitki türleri yer almaktadır.
Tablo1: Farklı ortamlar ve kirleticiler için kullanılan
fitoremediasyon tekniklerini
|
Mekanizma |
Proses Hedefi |
Ortam |
Kirleticiler |
Bitkiler |
|
Fitoextraksiyon
(Kirliliklerin bitki kökleri tarafından alınması ve bitki
içerisinde taşınmasıdır.) |
Kirletici
Alma ve Uzaklaştırma |
Toprak,
Sediment ve Çamur |
Metaller,
Metalloidler, Radionükleidler |
Hindistan
Hardalı, Pennycress, Alyssum, Ayçiçeği, Hibrit Kavaklar |
|
Rizofiltrasyon
(Metallerin
kök tarafından alınması yada tutulmasıdır.) |
Kirletici
Alma ve Uzaklaştırma |
Yüzey ve
Yeraltı Suyu |
Metaller,
Radyonükleidler |
Ayçiçeği,
Hindistan Hardalı, Su Sümbülü |
|
Fitostabilizasyon
(Kirleticilerin, kökler tarafından alınarak, Kökler yüzeyine
yapışarak veya bitkinin kök bölgesinde hareketsizleştirmesi ve
rüzgar ile su erozyonunun bitkiler tarafından engellemesidir.)
|
Kirletici
Etkisizleştirme |
Toprak,
Sediment ve Çamur |
As, Cd, Cr,
Cu, Hs, Pb, Zn |
Hindistan
Hardalı, Hibrit Kavaklar, Çimler |
|
Rizodegredasyon
(Organik
Kirleticilerin kök bölgesinde mikroorganizmalar tarafından
biyolojik parçalanmasıdır.) |
Kirletici
Giderme |
Toprak,
Sediment ve Çamur, Yeraltı suyu |
Organik
Bileşikler |
Kırmızı Dut,
Çimler, Hibrit kavaklar, Sukamışı, Çeltik |
|
Fitodegredasyon
(Bitki
dokuları içerisinde kirleticilerin metabolizmaya uğramasıdır.) |
Kirletici
Giderme |
Toprak,
Sediment ve Çamur, Yeraltı suyu, Yüzey Suyu |
Organik
Bileşikler, Klorinat Çözücüler, Fenoller,Herbisitler |
Alg,
Stonewort, Hibrit Kavaklar, Siyah söğüt, Servi |
|
Fitovolatilizasyon
(Kirleticilerin kökler tarafından alındıktan sonra
yapraklar
aracılığıyla buharlaşmasıdır.)
|
Kirleticiyi
buharlaştırma |
Toprak,
Sediment ve Çamur, Yeraltı suyu |
Klorinat
Çözücüler, Bazı İnorganikler (Se, Hg, As) |
Kavaklar,
Yonca, Siyah Locust, Hindistan Hardalı |
|
Hidrolik
Kontrol
(Suyun Bitki
tarafından alınmasıyla, toprak akışının kontrolüdür.) |
Kirletici
Bozunma |
Yüzey ve
Yeraltı Suyu |
Suda Çözünen
Organik ve İnorganikler |
Hibrit
kavaklar, Söğüt |
|
Vejetatif
(Fitoremediasyon) Örtü
(Suyun dikey akışının Toprak
altındaki kirleticiye ulaşımının Bitki tarafından
engellenmesidir.) |
Erozyon
Kontrolu |
Toprak,
Sediment ve Çamur |
Organik ve
İnorganik Bileşikler |
Kavaklar,
Çimler |
|
(Riparian)
Buffer Strips
(Kirleticilerin Su ile, Dere vb. akarsulara taşınmasının
engellenmesidir.) |
Kirletici
Giderme |
Yüzey ve
Yeraltı Suyu |
Suda Çözünen
Organik ve İnorganikler |
Kavaklar |
c) Fitoremediasyon amacıyla kullanılan bitkilerin uzaklaştırılması
Bitki kullanılarak topraklardan alınan ağır metal alma işleminde amaç,
toprak tarafından tutulmuş halde bulunan ağır metallerin daha kontrol
edilebilir ve taşınabilir forma dönüştürülmesidir. Bu nedenle
fitoremediasyon yöntemi, nihai bir uzaklaştırma veya giderme yöntemi
olarak düşünülmemektedir. Nihai uzaklaştırma veya giderim,
fitoremediasyon sonucunda ortaya çıkan bitkilerin yakılarak veya uygun
bir depolama alanında depolanarak gerçekleştirilebilmektedir. Bitkide
biriken selenyum gibi bazı metallerin hayvan beslenmesinde yararlı
olması nedeniyle bu tür bitkilerin, hayvan yemi olarak değerlendirilmesi
de mümkündür. Tablo 2’de farklı fitoremediasyon tekniklerinde artık
bitkisel malzemenin nihai giderim yolları verilmektedir.
Tablo 2: Farklı fitoremediasyon
tekniklerinde artık bitkisel malzemenin nihai giderim yolları
|
Metod |
Parçalanma/İmha |
Çıkarma/Alma |
Engelleme/sınırlandırma |
|
Fitoekstraksiyon |
|
* |
|
|
Fitostabilizasyon |
|
* |
|
|
Fitovolatilizasyon, |
|
* |
|
|
Rhizodegradasyon |
* |
|
|
|
Fitodegradasyon |
* |
|
|
|
Rizofiltrasyon |
|
* |
|
|
Hidrolik Kontrol |
* |
|
|
|
Vejetatif Örtü Sistemleri |
* |
|
* |
|
Riparian Buffer Strips |
* |
* |
* |
3. SONUÇLAR
Toprak kirliliği açısından en önemli çevre kirletici gruplardan birini
oluşturan metallerin kontrolünde kullanılan fiziksel ve kimyasal arıtma
yöntemlerinin, yüksek maliyetleri ve arıtma sonucunda ortaya çıkan
kirleticilerin nihai gideriminin zorlukları nedeniyle çevresel açıdan
fazla tercih edilmemektedir. Bu amaçla kullanılan ve bitkiler
kullanılarak ağır metal ve diğer bir kısım kirleticilerin giderimi
olarak tanımlanan fitoremediasyon yöntemi ise gerek ekonomik olması
gerekse ekolojik olarak kullanımının tercih edilmesi nedeniyle yaygın
olarak kullanılan bir yöntem haline gelmektedir.
Fitoremediasyon kapsamı altında kullanılan bir çok farklı teknoloji ve
bitki türünün bulunması, bu teknolojinin kullanım imkanını
arttırmaktadır. Ancak fitoremediasyon yönteminin, nihai bir uzaklaştırma
veya giderme yöntemi olarak değerlendirilmemesi gerekmemektedir. Nihai
giderim, fitoremediasyon sonucunda ortaya çıkan bitkilerin yakılarak,
uygun özelliklere sahip ise yem bitkisi olarak kullanılarak veya uygun
bir depolama alanında depolanarak gerçekleştirilmektedir.
4. KAYNAKLAR
1. Kirleticiler-1, Ağır Metaller, 2006. Çevre için hekimler derneği,
(www.cevrehekim.org)
2. Introduction to Phytoremediation, 2000. EPA/600/R-99/107
3. http://www.edumedia-sciences.com/a420_l2-phytoremediation.html, 2006.
4. Cunningham, S.D., Ow, D.W., 1996. Promises and prospects of
phytoremediation. Plant Physiology 110, 715-719.
5. Baker, A.J.M. 1995. Metal hyperaccumulation by plants: our present
knowledge of the ecophysiological phenomenon. Will plants have a role in
bioremediation. 14th Annualsymposium on current topics in plant
biochemistry, physiology and molecular biology, Columbia, MO, pp. 7-8.
6. Martens, S.N., and R.S. Boyd. 1994. The ecological significance of
nickel hyperaccumulation: A plant chemical defense. Oecologia
98:379–384.
7. Cunningham SD, Ow DW. 1996. Promises and prospects of
phytoremediation. Plant Physiol 110: 715-719
8. Pierzynski, G. M., J. L. Schnoor, M. K. Banks, J. C. Tracy, L. A.
Licht, and L. E. Erickson. 1994. Vegetative Remediation at Superfund
Sites. Mining and Its Environ. Impact (Royal Soc. Chem. Issues in
Environ. Sci. Technol. 1). pp. 49-69.
9. Pierzynski, G. M., and A. P. Schwab. 1992. Reducing Heavy Metal
Availability to Soybeans Grown on a Metal Contaminated Soil. pp.
543-553. In L. E. Erickson, S. C. Grant, and J. P. McDonald (eds.),
Proceedings of the Conference on Hazardous Waste Research, June 1-2,
1992, Boulder, CO. Engineering Extension, Kansas State University,
Manhattan, KS.
|