Barınaklar, biyogaz, biyodizel, samanın yem değerinin arttırılması

 

Hücre

Mikroskopla bakıldığında hücrenin yapısı, keratin (kırmızı) ve DNA (yeşil)Hücre, canlının canlılık özelliklerini taşıyan, yapı ve görev bakımından en küçük parçasıdır. Hücreye "göze" de denir.

Bitkisel ve hayvansal her organizma, hücre adı verilen yapı taşlarından oluşur.

Hücre Çeşitleri
 

Ökaryotik hücreler

Ökaryotlar (Lat., Eukaryota), organel zarı bulunduran dolayısıyla çekirdek materyali hücrenin sitoplazmasına dağılmamış olduğundan da gerçek çekirdeğe sahip organizmaları kapsayan canlı âlemidir. Karyon Latincede çekirdek anlamını verir eu ön takısı da gerçek demektir.

Kalıtsal materyal, hücre içerisinde belirli bir zarla çevrilmiş çekirdeğin içinde bulunur. Kromozomlar DNA'dan ve proteinden oluşmuş olup, mitozla bölünürler. Sitoplazmalarında karmaşık organeller bulundururlar.

Prokaryotlara göre çok gelişmişlerdir. Hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve protistler âlemlerini kapsar.


Prokaryotik hücreler

Bakteriler ve mavi-yeşil alglerdeki hücre tipleri bu gruba girer. Bunların çekirdek zarı ile çevrili çekirdekleri yoktur. Sitoplazmalarında mitokondri gibi zarlı organeller yoktur. Kalıtım maddesi olan DNA sitoplazma içerisine dağılmış durumdadır. Ribozomları vardır. Bu hücrelerin hayati faaliyetleri sitoplazmada ve hücre zarında gerçekleşir.

Hücrenin Yapısı


Hücre Yapısı: 1)Çekirdekçik 2) Çekirdek 3)Ribozom 4)Vezikül 5)Granüllü (Tanecikli)Endoplazmik Retikulum 6)Golgi Aygıtı 7)Sitoiskelet 8)Granülsüz (Düz)Endoplazmik Retikulum 9)Mitokondriler 10)Koful 11)Sitoplazma 12)Lizozom 13)Sentriyoller


 

Çekirdek

İşlevi hücrenin yaşamını sürdürmek ve çalışmasını düzenlemektir.4 bölümden oluşur;çekirdekçik,kromatin ağ,çekirdek zarı ve çekirdek sıvısı şeklindedir.Çekirdek ayrıca hücre ana maddesi içindeki birçok küçük organelin birbirleriyle uyumlu olarak çalışmasını sağlar. Çift katlı zara sahiptir.Alyuvarlar çekirdeklerini sonradan kaybeder


Golgi aygıtı G.A.

Zarımsı tüp ve keseciklerin biraraya gelmesiyle meydana gelir. Genellikle çekirdeğe yakındır. Bilhassa aktif salgı yapan bez hücrelerinde göze çarpar. Asıl görevinin hücrenin salgıladığı proteinleri depolamak olduğuna inanılmaktadır.paketleme ve salgı görevi yapar.Salgı bezlerinin hücrelerinde sayıları daha fazladır.Örnegin; ter bezlerinden ter, tükrük bezlerinden tükrüğün atılması gibi bir olaydır.


Koful

İçleri kendilerine has bir özsu ile dolu yapılar olup bitki hücrelerinde hayvan hücrelerinden daha fazla bulunur. Genç hücrelerde küçük, yaşlı hücrelerde ise tek tek ve büyüktür. Kofullar plazmoliz ve deplazmoliz olaylarında rol oynarlar. Bir hücreli hayvanlarda, besinlerin sindirildiği besin kofulları ile fazla su ve zararlı maddelerin atıldığı boşaltım kofullarının hücre canlılığını koruma da önemli rolleri vardır. Bitki hücresinde büyük hayvan hücresinde küçüktür. koful=depo


Mitokondriler

Sosis veya çomak biçiminde, zarımsı bir yapıdır. Hücrenin enerji meydana getirici üniteleridir. Hücre solunumunun sitrik asit devri (Krebs çemberi) burada gerçekleşir. Organik moleküllerden kimyasal bağların kopmasıyla açığa çıkan enerji burada ATP (Adenozin TriFosfat) şekline çevrilir.


Plastitler

Yalnızca bitki hücrelerinde bulunurlar. Üç çeşidi vardır.

Kloroplastlar, yeşil renklidir, klorofil içerirler. Bitkilere yeşil rengini bunlar verirler. Güneş ışığı karşısında su ve karbondioksitten organik maddeler imal ederler ki, bu olaya karbon özümlemesi (fotosentez) adı verilir.


Kromoplastlar, renkli plastitlerdir. Turuncu renkte olanlara “karoten”, sarı renkte olanlara “ksantofil”, sarımsı kırmızı olanlara da “likopen” denir. Havuç ve domates gibi meyve ve sebzelerin kendine has renklerini verirler.


Lökoplastlar, renksizdirler. Bitkilerin ışık görmeyen kısımlarında (kök, yumru vb.) bulunurlar. Nişasta depolarlar. Fotosentez sonucu oluşan glikoz, iletim sistemi aracılığıyla depo yeri olan lökoplastlara gelir. Burada glikoz molekülleri birleşerek nişasta molekülleri meydana gelir. Nişastanın sentezi esnasında, su açığa çıkar. “n” sayıda glikoz molekülünün birleşmesi esnasında (n-1) sayıda H2O molekülü açığa çıkar. Nişasta taneciklerinin şekil ve büyüklükleri bitkinin çeşidine göre farklılık gösterir.

Ribozom

Endoplazmik retikulum kanalcıkları boyunca sıralanmış ve sitoplazmada dağınık olarak bulunan protein sentezinin başladığı yapılardır. Yaklaşık 150 Angström çapındadırlar. Yapılarının % 65’i RNA (ribonükleik asit) ve % 35’i proteindir. Ribozom yardımı ile sentezlenen proteinler endoplazmik retikulum aracılığı ile hücre içi bölgelere veya hücre dışına iletilirler.


Sentriyoller [değiştir]Sadece hayvan hücrelerinde bulunmakla beraber, çok az bitki hücresinde de rastlanmıştır. Sentriyoller, çekirdeğin yakınında ve birbiriyle dik açı yapacak şekilde yerleşmiş iki kısa silindirden ibarettir. Üçlü gruplar halindeki tüpçükler sentriyolün duvarları içinde uzunlamasına olarak ilerlerler. Çeper boyunca bu üçlülerin 9 tanesi düzgün aralıklarla yerleşmişlerdir.

 

Yapı Prokaryot Hücre Bitki Hücresi Hayvan Hücresi Kısaca Görevi
Hücre zarı Var Var Var Madde alış-verişi ve sitoplazmayı ortamdan ayırmak
Hücre çeperi Var Var Yok Koruma ve destek
Ribozom Var Var Var Protein sentezi
Mitokondri Yok Var Var Enerji (ATP) üretim merkezi
Plastitler Yok Var Yok Çeşitli pigmentleri taşımak, besin depo etmek
Klorofil Var (bazılarında) Var (çoğunda) Yok Fotosentez yapmak
Sentrozom Yok Yok Var Hücre bölünmesinde görevli
Lizozom Yok Benzeri var Var Hücre içi sindirim yapmak
Golgi aygıtı Yok Var Var Hücre dışına salgı yapma
Endoplazmik retikulum Yok Var Var Madde taşınması ve depolanması, lipid sentezi
Koful (Vakuol) Yok Var (büyük) Var (küçük) Geçici depolama birimi
Çekirdek Zarla çevrili değil Var Var Hücrenin kalıtım ve yönetim merkezi
Çekirdekçik Yok Var Var RNA ve Ribozom sentezi

Barınaklar, biyogaz, biyodizel, samanın yem değerinin arttırılması

anasayfa  |   bize ulaşın

tar-get@tarimsal.com