|
MEVCUT DURUM
-
Bir yerleşim yerinde
parkların otoparklara oranı, o yerin insanlar için mi yoksa otomobiller için
mi olduğunu gösterir.
-
1900 yılında 150 milyon
kentli vardı. 2000’ de 2.8 milyar,bugün ise dünyanın yarısı.
-
Bazı kentlerde hava öyle
kirli ki, nefes alırken solunan zehir günde iki paket sigara içmeye eşdeğer
oluyor.
BİR BELEDİYE BAŞKANI
ÖRNEĞİ
-
Kolombiya’nın Bogota’da 3
yıl belediye başkanlığı yapan Penalosa, otomobil sahibi olmayanlara hayatı
nasıl kolay edeceğini planladı.
-
Otomobillerin kaldırımlara
park etmesi yasaklandı.1200 park oluşturuldu. Başarılı otobüs merkezli hızlı
ulaşım sistemi kuruldu. Bisiklet yolları ve yaya yolları yapıldı.İşe gidiş
ve dönüşler kolaylaştı. 100 bin ağaç dikildi. Halk mahallelerin
iyileştirilmesi sürecine dahil edildi. Kentlide yurttaşlık gururu yaratıldı.
8 milyonluk kent, Washington’dan daha güvenli hale geldi.
|

Resim 1: Bogota' da dönüştürülen gecekondular |
|

Resim 2: Bogota merkez |
|

Resim 3: Bogota' da ulaşım |
KENTLERİN EKOLOJİSİ
-
Kentlerde gıda su enerji
gibi gereklerin bir araya getirilmesi ve sonra çöp hava su lağım
kirleticileri olarak dağıtmak büyük sıkıntıdır.
-
Kaynakları kente getirip ve
sonra çıkarmak artan petrol fiyatları açısından giderek pahalanıyor.
-
İnsanların istedikleri yere
yürüyerek ya da toplu taşıma araçları ile gidebilecekleri kentlerin
tasarlanması gerekiyor.
-
Binalar, doğal yollarla
ısıtılıp soğutulabilir, petrol fiyatlarının yükselmesi nedeniyle kentlerde
satılacak meyve ve sebze boş alanlara kayabilir, kentler temizlenip tekrar
tekrar geri dönüştürülmüş suları kullanabilir.
KENTSEL ULAŞIMI YENİDEN
TASARLAMAK: 1
-
Raylı sistemler, otobüs
hatları, bisiklet yolları ve hava yollarının birleşiminden oluşan ulaşım
ucuz ve çevre açısından en iyi seçenektir.
-
Bazı kentler merkeze giden
araçlardan elektronik algılayıcılarla belirleyip araç sahibinin kredi
kartından ücret alarak hava kirliliğini azaltıyor, trafik sıkışıklığın
önlüyor. (Ör. Singapur.)

Resim 4:
Singapur' da otoban
KENTSEL ULAŞIMI YENİDEN
TASARLAMAK: 2

Resim 5:
Paris' te bisiklet parkı
-
Bisikletle ulaşımı teşvik
etmek hem insan sağlığına iyilik; hem karbon emisyonlarını azaltmak
bakımından önemli.
-
ABD’de polis birimlerinin
%75’i rutin devriye görevlerine bisikletle çıkıyor ve araçlılardan % 50 daha
fazla hizmet üretiyor. Bisikletli kurye hizmetleri de daha hızlı ve daha
ucuza geliyor.

Resim 6:
ABD' de bisikletli polisler
KENTSEL SU TÜKETİMİNİ
AZALTMAK: 1
-
İnsan atıkları için
kullanılan teknik yöntem “Boşalt ve Unut” sistemi.Bu sistem pahalı ve aşırı
su tüketiyor, önemli hastalık kaynağı oluyor, nehirleri öldürüyor, okyanus
kıyılarında 200 ölü bölge oluşturuyor.
-
Hindistan Bilim ve Çevre
Merkezi,yılda 250 litrelik dışkı üreten ve sifonlu tuvalet kullanan 5
kişilik bir Hintli ailenin atıklarını boşaltırken 150 bin litre suyu
kirlettiğini belirtiyor.
-
Sifonlu tuvalet sistemine
yeni bir seçenek: ”Kuru Kompost Sistemi”, insan dışkısını alıp kokusuz asıl
hacmin %10 u boyutlarında olan humusa dönüştürüyor. Kompost sistemine yemek
artıkları da atılabiliyor. Bir kompost aracının tasarımı ve büyüklüğüne göre
yılda bir kez boşaltılması gerekiyor. Aracı satanlar humusu düzenli topluyor
ve ve topraklar için gübre olarak satıyorlar. Böylece enerji yoğun suni
gübreye gereksinimi azaltıyor.Bu sayede; yemek artıkları da atılabildiği
için çöp miktarı azalıyor; suyu çekmek ve arıtmak için kullanılan enerjiden
tasarruf ediliyor. Kuru Kompost Sistemi, İsveç' teki apartmanlar, ABD’deki
özel konutlar ve Çin' de var.
|

Resim 7: Kompost tuvalet |
|

Resim 8: Örnek bir kompost tuvalet çalışma sistemi |
|

Resim 9: Kompost tuvalet biriktirme haznesi |
KENTSEL SU TÜKETİMİNİ
AZALTMAK: 2
KENTSEL SU TÜKETİMİNİ
AZALTMAK: 3
-
Evlerde daha verimli su
başlıkları, sifonlar, bulaşık ve çamaşır makineleri kullanılarak su
tasarrufu sağlanabilir.
-
ABD’de yeni tuvaletler 1.6
galon (6 litre) su tüketmesi gerekiyor. Çift aşamalı yeni tuvaletler sıvı
atık boşaltımı sırasında sadece 1 galon katı atık için 1.6 galon su
kullanıyor. Dakikada 5 galon su akıtan bir duş başlığı yerine ,dakikada 2.5
galon su akıtan model kullanılırsa su tüketimi yarı yarıya azalıyor.
-
Kaçınılmaz olarak su
fiyatları arttıkça kompost tuvaletler ve suyu daha verimli kullanan ev
aletlerine yapılan yatırımlar ev sahiplerine daha cazip gelecektir.
KENTLERDE TARIM

Resim 10:
Dakar' da bir hastane çatısı
-
Carakas-Venzüellada bir
diğer proje ile evlerin mutfaklarına birkaç m. mesafede her biri bir
metrekarelik 8000 mikro-bahçe oluşturuldu. Sürekli ekilen her metrekareden
330 marul 18 Kg. domates ya da 16 Kg. lahana elde edildi. Hedef: Carakas’ta
100 bin, ülke çapında 10 milyon kentsel komposta dayalı bahçe oluşturmak.

Resim 11:
Caracas' ta mikro bahçeler

Resim 12:
Hanoi' ye gıda sağlayan yarı şehir tarım üretim alanları

Resim 13:
Şangay çevresinde bir organik tarım işletmesi
-
Londra’nın 8 milyon
nüfusunun % 14' ü kendi yiyeceklerinin bir kısmını üretiyor. Bu oran
Kanada’nın Vancouver kentinde %44.
-
Petrol fiyatlarının
artmasının kaçınılmaz olduğu düşünülürse kentsel tarımı artırmanın
ekonomik-toplumsal-psikolojik faydaları var.
GECEKONDULARI İYİLEŞTİRMEK
-
2000-2050 yıllarında dünya
nüfusu3 milyar artacak bunun neredeyse tamamı gelişmekte olan ülke
kentlerinde özellikle gecekondu yerleşimlerinde gerçekleşecek.
-
Gecekondu yerleşimleri
genellikle toprak sahibi olmayan çok yoksul insanların yerleştiği kentsel
alanlardır.
-
Kır-kent göçünü
yönetilebilir hale getirmek için kırsal alandaki koşulları iyileştirmektir:
Sağlık ve eğitim gibi temel hizmetleri sunmak ve ülkenin her yerinde küçük
kasabalarda sanayi yatırımlarını teşvik etmek en başta gelen yöntemlerdir.
-
İyi bir gecekondulaşma
amacıyla: Curitiba’ daki gibi gecekondu yerleşimleri için belirli alanlar
ayırmak-temiz su akıtan musluklar-ortak kompost tuvaletler-düzenli otobüs
seferleri-parklar gibi ortak kullanım alanları sağlamak. İnsani yöntemlerle
bu yerleşimleri kentsel yaşama dahil etmek gerekir.

Resim 14:
Curitiba kenti genel görünümü
İNSANLAR İÇİN KURULMUŞ
KENTLER: 1
-
Kentlerde yaşayanlar
otomobil ile kent arasında içsel bir anlaşmazlık olduğunu giderek daha iyi
görüyor. Otomobillerden kaynaklanan kentsel hava kirliliği-zaman ve benzin
israfı doğrudan bir ekonomik bedel ödettiriyor.
-
Üstelik bir asfalt
kompleksi, insanın doğa ile olan bağını koparıyor. Buna psikologlar
“ekopsikoloji” diyorlar.
-
Daha yaşanabilir kentler,
kaynakları otoyollara değil kentsel ulaşıma ve bisiklet kullanımını
desteklemeye ayırmakla mümkün olabilir.
İNSANLAR İÇİN KURULMUŞ
KENTLER: 2
-
Amsterdam örneği: Bu kentte
çalışanların sadece %40’ı otomobil kullanıyor.Bu insanların %35’i bisikletle
ya da yürüyerek %25’i ise toplu ulaşım araçları ile işe gidiyor.
-
Stokholm,Viyana Prag ve Roma
gibi pek çok kentte otomobillerin girmesinin yasak olduğu alanlar
oluşturuluyor. Paris 2012’den itibaren kent merkezinin büyük bir bölümünü
araç trafiğine kapatmayı planlıyor.
-
Toplu ulaşımı kentsel
ulaşımın merkezine oturtmak, caddeleri yaya ve bisiklet dostu hale getirmek
otoparklar yerine parklar çocuk parkları oyun bahçeleri açmak. Günlük tempo
içinde egzersiz yapmayı sağlayarak insan sağlığını sürekli iyileştirirken
hava kirliliğini ve karbon emisyonlarını azaltan bir kent yaşamı
tasarlayabiliriz.
LESTER R.BOWN PLAN
B:3.0 KİTABI
İNSANLAR İÇİN
KENTLER TASARLAMAK
BÖLÜMÜ ÖZETLEYEN:
ALAETTİN HACIMÜEZZİN
TEMA Vakfı İzmir
Temsilcisi
YEŞİL YÖNETİM
KISACA
Bilim, akıl, mantık üçgeni içerisinde çağdaş planlama ile halkın
bilinçlendirilmesidir.
ÇEVREYİ YEŞİLLENDİRMEK
İklimin ve bölgenin
gördüğü zararları ortadan kaldırmak, ekolojik dengeleri korumak , su kaynakları
yaratmak ve suyu akıllı kullanmak.
Yaşadığımız dünyada
çeşitli sorunlarla karşılaşıyoruz:
1. Kalabalık bir
nüfus
2. Ozon tabakasının incelmesi ( Antartika’da olduğu gibi )
3. Hava ve suyun kirlenmesi
4. Çölleşme ( Ormanların yok olması )
5. Zehirli atıklar (Atıklar; sanayi ve evsel atıklar olmak üzere 2’ye
ayrılıyor.)
YEŞİL YÖNETİM
NE DEMEK ?
Kuruluşların her
birinin sosyal ve çevresel sorumluluklarını kabul etmesi demektir. Bunu açılımı
şudur:
1. Kurumun
kendisine mal verenleri, çevreye nasıl yaklaştıklarına bakarak seçmesidir.
2. Ulaşımda toplu taşımacılığa önem verilmelisidir.
3. Bir geri kazanım merkezi kurup hem personelin hem civarda oturanların kağıt,
şişe, aluminyum ve plastik malzemelerini bu merkezlerde toplanmasını
sağlamaktır.
Yukarıda
bahsettiğim; Bilim-Akıl-Mantık bileşiminden hareket ederek, hem personelin hem
de halkın çevrecilik açısından bilinçli ve bilgili birer tüketici olmalarını
sağlamak ile mümkündür.
Değişim için ilk
gereken adım bilgi alışverişidir. Bilen kişilerin artması bilinç düzeyinde
değişime yol açar.
Buna 100.Maymun Fenomeni diyoruz.
1952 yılında
KOSHİMA adasında bilim adamları maymunları kuma atıkları patates ile
besliyorlardı. Maymunlar patatesi dışı kumlanmış bir şekilde toplayıp, yiyerek
besleniyordu. Ancak patatesin üzerindeki kumdan pek memnun değillerdi. 18 aylık
yavru bir maymun patatesi deney alanındaki derede yıkayarak yemeye başladı.
Soruna çözüm bulmuştu. Bu eylemi oyun arkadaşlarına ve annesine ögretti. Diğer
yavrularda annelerine öğrettiler. Bu kültürel yenilik bilim adamlarının gözleri
önünde bütün maymunlara yayıldı. 1958 sonbaharında bütün maymunlar kuma atılmış
patatesleri yıkayarak yiyorlardı. Gerçek sayıyı bilmiyoruz ancak oranlarsak
KOSHİMA adasında 99 maymun bu yöntemi öğrendiğinde; 100. maymun da ertesi sabah
kumlu patatesi yıkayarak yiyecektir. Bu sebeple bu deney ve sonucuna 100.Maymun
Fenomeni denir.
Buradan şu neticeye
varılır:
Belirli sayıda bir topluluk bilinçlendiğinde, bu bilinç akıldan akıla ulaşıyor
ve bu topluluğa eklenen her kişi bir güç alanı oluşturuyor. Sonuç olarak herkes
bu bilgiyi ediniyor.
Çevre bilincinin
yerleşmesi için toplumun bilmesi gereken 3T Planının uygulanması gerekiyor.
1. Tüketimi azaltmak
2. Tekrar kullanmak
3. Tekrar kazanmak
NEDEN YEŞİL?
Geçmişte sanayi, çevreciliğe karşı çıktı. Kirlik kontrolü ve zararlı atıklar
için kanunlar çıktı ancak uygulama safhasında gerekli özen gösterilmedi.
Ama bugün
çevreciliğin, yenilikler için itici güç olduğu ortaya çıktı.
Artık Almanya’da,
çevreciler şirketleri kontrol altında tutuyor.
Ürünlerin üzerinde
çevreye verecekleri zarar, üretilmeleri sürecinde çıkan atıklar
belirtilmektedir.
Hollanda’da çevre
grupları hükümet tarafından destek görmekte, düşük faiz ve ödeme koşulları ile
finansal destek sağlanmaktadır.
Dünyada büyük
şirketler oluşumlarında çevreci birimler bulundurmaya, çevreye duyarlı personel
istihdam etmeye ve zehirli atıkları kontrol altında tutarak çevreye zarar
vermeyen yeni üretim ve ambalajlama teknikleri araştırmaya başlamıştır.
Buna IBM-CIBA GEIGY-PALOROID-COLGATE-LEVER
gibi örnekler verebiliriz.
Hatta sinema
yapımcıları dahi yeşil yönetime dahil olmuşlardır.
‘Ninja
Kaplumbağalar’ – ‘Ozenin Sırrı’ filmleri buna örnektir.
ŞİRKETLER
NEDEN YEŞİL OLUYOR?
Önceleri; teknik
uzmanlık gerektiren kimya, petrol, kağıt ve benzeri ağır sanayi dallarında çevre
kirlenmesi kontrolünde sorun çıkıyordu.
Günümüzde ise; bu
tarz iş dallarında çevre politikası, uzmanlarının görevi haline geldi. Bu
uzmanların genel başlıklar altında görevleri:
1. Üretimi
arttırmak
2. Atıkların değerlendirilmesi sağlamak
3. Geri kazanım şartları yaratmak
4. Pazarlama ve hukuksal işleri takip etmektir.
Buna misal olarak
McDonalds’ ı verebiliriz.
Her gün 1.000.000
ton çöp çıkaran şirket tarafından, 1989’ da Çevre Koruma Fonu genel müdürü Fred
KRUPP danışman olarak davet edildi.
O sırada satışlar
çevreye duyarlı tüketicilerin baskısı ile azalmıştı.
Müşterilerin
firmadan isteği; midye kabuğu şeklindeki PVC içeren köpüklü ambalajdan
vazgeçilmesiydi.
KRUPP, şirketin çevreci gruplara yardım etmesinin yeterli olmadığını, şirkette
bazı değişikliklerin yapılması gerektiğini savundu. 1990’ da Çevre Koruma Fonu
McDonalds’ a işgücü ortaklığı önerdi.
Eğer proje
uygulanırsa çöp hacmi ¾ e düşecek ve maliyetten kazanım sağlanacaktı.
Projede McDonalds’a
ambalajlarında kullandığı oluklu mukavvanın hepsinin tekrar kazanımını önerdi.
Bu toplam çöpün 1/3 idi. Buna paralel olarak da mal aldığı yerlerden en az %35
geri kazanılmış kutular istenecekti.
Proje uygulandı.
Sonuçta oluklu mukavvadan yapılan kutulara talep artmış oldu.
McDonalds’ ta
gerçekleşen; çevreye karşı sorumluluğun, şirketlerce göz ardı edilemeyeceğini
gösteriyordu.
Bu da şirketlerin yeşil olması gerekliliğinin nedenidir.
AKIM BAŞLATAN
KURULUŞLAR
• Amerikan Hava
Yolları
• Amerikan Kağıt Enstitüsü
• Arko
• Shell
ve daha birçok
kuruluş.
YEŞİL
YÖNETİMİN BİRDE DENETİMİ VAR
• Tüketimi azaltmak
• Tekrar kullanmak
• Tekrar kazanmaya karar vermek
denetimin mutlaka olmasını gerektiren noktalardır.
DENETİM İÇİN
GEREKEN ÖZELLİKLER
1. Mevcut durumu
gözden geçirmek
2. Gelecekte arzu edilen durumu seçmek
3. Mevcut durum ile amaçlananlar arasındaki boşluğu incelemek
4. Katılımcıların listesini yapmak
5. Bilgi akışını sağlamak
6. Sonuçları başarı ile kutlamak
DENETİM İÇİN
1. Politika geliştirmek
A. Kuruluşun çevre politikası
B. Personelin çevre sorumluluğu
C. Çevre ile ilgili yerel toplum çalışmaları
2. Üretim
A. Malzeme ve hammadde kayıtlarının tutulması
B. Üretim methodunun çevreye etkisi
C. Ambalaj malzemesinin azaltılma
ATIKLAR VE
EMİSYONLAR
Emisyon=Bir
maddeden veya bileşimden çıkan katılar veya unsurlar.
Bu da :
A. Atıklar ile ilgili kayıtlar
B. Atıklar nasıl yok ediliyor
C. Atıkların emisyonları nasıl ölçülüyor
D. Personel zehirli maddeler konusunda nasıl eğitiliyor
SU VE ENERJİ
KULLANIMI
1. Enerji tüketimi
ile ilgili kayıtlarınız
2. Bina izolasyonu
3. Musluk ve tuvalette su tasarrufu
4. Işıklandırmanız enerji tasarrufuna ne kadar uyar
5. Neleri tekrar kazanımla değerlendirebiliriz.
YEŞİL TÜKETİCİLER
Yaşam biçimlerine uygun, çevreye karşı sorumlu ürünler kullanmak.
Araştırmalar göstermişki; tüketiciler çevreye zarar vermeyen mallar için %10
kadar fazla fiyat farkı ödemeye razılar.
Tabii buda Bilim-Akıl-Mantık süzgecinden geçiyor.
Başka bir yaklaşım ile: CERES Prensipleri uygulaması var.
Açılımı ( Çevreye
Karşı Sorumlu Ekonomiler Koalisyonu )
Kar amacı olmayan
bir kuruluştur. Ana teması:
1. Biyosferi
korumak: Su-Hava-Kara ya ve buralarda yaşayan canlılara zarar verecek bir
maddenin çıkarılmasını yasaklamak.
2. Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı: Su-Toprak-Orman gibi
yenilenebilen doğal kaynakları sürdürülebilir şekilde kullanmak , yenilenemeyen
kaynakları dikkatli kullanmak.
3. Atıkların azaltılması ve yok edilmesi
4. Enerji tasarrufu
5. Risk azaltma: Güvenli teknoloji ve çalışma yöntemleri kullanarak içinde
bulunduğumuz toplumun çevre sağlığı ve güvenliği açısından risklerini azaltmak
6. Güvenli mal ve hizmet: Çevreye ve sağlığa zarar veren hizmetlerin
kullanılmasını, üretilmesini ve satışını azaltmak; mümkünse durdurmak
7. Çevreyi yenileme: Güvenliğe, çevreye zarar vermişsek düzelteceğiz
8. Kamuoyunu bilgilendirme: Sağlık, güvenlik ve çevreyi etkileyecek kuruluşların
neden olduğu zararlardan etkilenecek kişileri zaman geçirmeden bilgilendirmek
9. Yönetim taahhütleri: Bu prensipleri uygulayıp; yönetim ve genel müdürün çevre
ile ilgili bilgilerden haberdar ve çevre politikasından sorumlu olmalarını
sağlayacak bir çalışma tarzı sürdürülmesi.
Bunları 1993’ de 52 işyeri kabul etti. En son katılan Forbes dergisinin “FORTUNA
500” en zengin 500 kuruluş yıllık sıralamasında; 1. olan ve ABD’ nin petrol
şirketlerinin 12. en büyüğü SUN COMPANY dir.
ABD Başkan
Yardımcısı ALBERT GORE; bunları görmek istediklerinden fazlasını görmeye çalışan
ufku açık şirketler olarak tanımlar.
YEŞİL ÜRÜN VE
YÖNTEM GELİŞTİRME
Kurum yeşil olmayı
kabul ederse :
1. Savunma stratejisi = Kanunlara uyum
2. Atak stratejisi = Tüketiciye yarar sağlayan çevreci malları geliştirerek
pazarda avantaj sağlamak
3. Yenilikçi stratejisi = Üretilen mal ve üretim metotlarında uzun süre başarılı
olmak için önemli değişiklikler yapmak
ULUSLARARASI
DURUM
Birleşmiş Milletler
konferansı ilk İSVEÇ- STOKHOLM’ de toplandı. Amacı Dünyanın dikkatini çevre
konularına çekmekti.
2. toplantı 1992’de
BREZİLYA’ da toplandı. Bunun amacı ise çevre yönetiminin ekonomi üzerine etkisi
idi.
3 Haziran 1992’de
Dünya’nın 100 liderinin ve 30.000 katılımcının bir araya geldiği toplantı da
ürkütücü görüntüler ile karşılaştılar. Bunlarda bazıları:
1. Son 25 yılda
Afrika' nın tahıl üretimi %28 azaldığı,
2. Avustralya' da yaşayan hayvan neslinde 122 endemik hayvan türünde %28
tükenmenin olduğu
3. 1900 yılından bu yana Etiyopya' daki ormanların %90' ının tükenmiş olması
sebebi ile her yıl 1.000.000 ton toprak kaybı olduğu
4. Meksiko City de doğan her çocuğun kanında fiziksel özürlü olmasına yetecek
kadar kurşun varlığı
5. Körfez savaşında Basra Körfezine dökülen 10.000.000 varil petrolün canlılar
üzerinde etkisinin 180.000 yıl süreceği
6. Polonya' nın ağaç kesimleri ve kirlilik yüzünden her yıl 2.000.000 dönümden
fazla orman kaybettiği
7. Dünya nüfusunun % 5 inin yaşadığı ABD de dünya enerji tüketiminin %25 den ve
karbon dioksit üretiminin % 22 sinden sorumlu olduğu
gerçekleriydi.
Netice olarak
dünyada insanlar :
A. Kötü hava: İsli
duman –kükürt dioksit-asit yağmuru-korbon monoksit soluyor
B. Kirli sular: Dünyadaki suların % 10 u kirli. Okyanuslara 6.500.000 milyon ton
çöp dökülüyor. İçme ve kullanma suyu dünyada %1 oranındadır.
C. Ağaç kaybı: Çölleşme-erozyon-sel küresel ısınmaya sebep oluyor. Ekonomi
yüzünden yağmur ormanları yok oluyor.
D. Ozon tabakasının incelmesi: Kuraklık ve tarım değişmeleri sebebi ile %26 ya
varan deri kanseri oluşumu tahmin ediliyor.
E. Nüfus: Bu artış devam ederse 30 yıl sonra Dünya nüfusu 2 ye katlanacak
F. Zehirli atıklar: Bugüne kadar üretilen zehirli atıklar birkaç nesil kalacak
G. Küresel ısınma: Çıkan gazlar gelecek yüzyıl içinde mevsim sıcaklıklarını
2-2.5 derece arttıracak
H. Japonya, AB üyelerinden Fransa ve İngiltere; ABD fonlarındaki para miktarını
arttırdılar. Bu da sürdürülebilir kalkınma kavramının Dünyada bütün ülkelerin
öncelikleri arasına girmesini sağladı.
Sonuç:
1990 ların dünyası
değişim dünyasıdır.
• Herkişi kendi
dünyasının çevreye karşı daha sorumlu olmasını sağlamalıdır.
• Çevreci programlara harcanan para bütün dünyanın iyiliği için yapılan bir
yatırımdır
• Çevreyi korumak sağlıklı bir ekonomik yatırımdır
• Çevreci kurumların yani Yeşil Yönetimin; tüketicileri, personeli, hissedarları
ve yönetim kurumları giderek daha olumlu bir çevreci çalışma talep edecektir. Bu
talep yalnız çevreye karşı sorumlu olmaktan değil; kirliliğin, kötü yönetimin
zarar ve yetersizlik işareti olmasından kaynaklanmaktadır.
Not:
Sürdürülebilir kalkınma iki boyutludur.
• Nitelik
Ekolojik olarak tekrar kazanılabilen kimyasal madde ve malzemeler
• Nicelik
Yenilenebilen enerji kaynaklarıdır ( yaşam ve organizmalar için gerekli olan
fakat kullanmakla tüketilemeyen sınırsız kaynak güneş enerjisi gibi )
MARIAN K. PROKOP ( EKİM 1994 BASIM )
HAZIRLAYAN :
AYŞEN ÖZERKAN
|