|
03.03.2008
Tarımsal
Yatırım Yapmak 5. Bölüm
Kiraz Yetiştiriciliğinde Önemli Noktalar ve Tavsiyeler
Kiraz yetiştiriciliği son
yıllarda en popüler tarımsal üretim çeşitlerinden birisi. Özellikle
doğru yerde yapılan kiraz üretimi üreticisini genel olarak memnun
ediyor. Gelin biraz derinlemesine kiraz üretimini irdeleyelim:
Tablo 1: Yıllara Göre Dünya Kiraz Üretimi, ton
| |
2002 |
2003 |
2004 |
2005 |
2006 |
|
İran |
220,000.00 |
222,000.00 |
174,576.00 |
224,892.00 |
224,892.00 |
|
İtalya |
126,000.00 |
102,000.00 |
95,169.00 |
101,295.00 |
110,910.00 |
|
Romanya |
66,300.00 |
98,500.00 |
50,988.00 |
117,859.00 |
104,791.00 |
|
Rusya |
85,000.00 |
90,000.00 |
100,000.00 |
90,000.00 |
47,000.00 |
|
İspanya |
115,182.00 |
107,975.00 |
83,467.00 |
95,726.00 |
93,900.00 |
|
Türkiye |
210,000.00 |
265,000.00 |
245,000.00 |
280,000.00 |
310,254.00 |
|
ABD |
164,564.00 |
160,844.00 |
220,990.00 |
253,286.00 |
253,286.00 |
Kaynak: Faostat (www.fao.org),
[Erişim: 03.03.2008]
Yukarıdaki tablodan rahatça anlaşıldığı gibi Türkiye dünya kiraz
üretiminde lider konumdadır. Türkiye’ nin üretim miktarı yıllar
geçtikçe hızla artmaktadır. Türkiye’ nin ardından gelen en yüksek
üretim kapasitesine sahip iki ülke ABD ve İran’ dır. ABD’ nin üretim
miktarının son yıllarda İran’ ı geçtiği görülmektedir.
Tablo 2: Yıllara Göre Dünya Kiraz İhracatı, 1000 $
| |
2001 |
2002 |
2003 |
2004 |
2005 |
|
İran |
329.58 |
285.39 |
307.39 |
259.89 |
613.00 |
|
İtalya |
15,493.00 |
14,867.00 |
24,218.00 |
10,279.00 |
36,064.00 |
|
Romanya |
1,352.00 |
920.00 |
1,546.00 |
1,399.00 |
1,344.00 |
|
Rusya |
6.00 |
25.00 |
16.07 |
26.79 |
0.00 |
|
İspanya |
15,521.00 |
20,028.00 |
28,990.00 |
32,651.00 |
39,123.00 |
|
Türkiye |
48,702.00 |
49,276.00 |
76,944.00 |
117,988.00 |
92,147.00 |
|
ABD |
152,096.00 |
142,547.00 |
171,619.00 |
178,189.00 |
217,872.00 |
Kaynak: Faostat (www.fao.org),
[Erişim: 03.03.2008]
Türkiye üretimdeki liderliğini ihracatta
koruyamamıştır ancak ihracatta da ABD’ nin ardından ikinci
konumdadır. İhracatta Türkiye’ yi İspanya ve İtalya takip
etmektedir. İran, Rusya ve Romanya’ nın ihracat rakamları düşüktür.
Kiraz üretimi nerede
yapılmalıdır?
Ülkemizde iyi kiraz yetiştirilen bölgeler: Afyon Sultandağı ve geniş
anlamda çevresi (Akşehir, Konya Ereğli, Isparta Uluborlu, Konya
Hadim); İzmir Kemalpaşa ve çevresi (Manisa Salihli, Denizli Honaz)
Özellikle Sultandağı ilçesinin Dereçine bölgesinde çok kaliteli
kirazlar yetiştiğine şahit oldum. 2005 yılında burada yetiştirilmiş
40 kalibre üzeri kirazları tatma şansına sahip oldum. Hayatımda
yediğim en lezzetli kirazlardı. Kirazda kalibre çap anlamına
geliyor. 40 kalibre 40 milim demek. Şimdi elinize bir cetvel alın ve
çapı 40 milim olan bir kirazın nasıl bir şey olabileceğini tahmin
etmeye çalışın lütfen. Ben fotoğraflarını çekip inanmayanlara uzun
süre göstermiştim.
Elbette böyle iyi kiraz çok çıkmıyor. Tüm bölgenin üretiminin % 1’ i
ancak bu boy olabiliyor. Ancak bölgede (geçen sene,2007 hariç)
boylar en az 28 kalibre. Çok güzel kirazlar üretiliyor ve değer
fiyattan satılıyor. Geçen sene (2007) yağışlarda ve iklimde yaşanan
anormallikler dolayısı ile kalibre çok düşüktü ve birçok bölgede
kirazı toplatılmadı bile. Çünkü birçok yerde toplatma masrafı, kiraz
satışından elde edilecek paradan fazla idi. Normal yıllarda
üreticinin 2-5 YTL’ ye verdiği kiraz geçen sene 0,85 YTL den
verebildi. Dekardan alınan verim genel olarak çok yüksekti ancak
kalibre düşük olduğu için kiraz para etmedi. Ne var ki damlama sulama
sistemi olan bahçelerde bu sorun genel olarak oluşmadı ve kiraz
kalibresinden pek kaybetmedi.
İzmir Kemalpaşa, erkenci ve kaliteli kirazı ile meşhur. Burada da
erken dönem iyi kalite kiraz üretiliyor.
Açıkçası Türkiye’ yi ortadan ikiye doğu batı olarak ayırsanız, 37
ile 39’ uncu paraleller arası bölgenin batısı kiraz bölgesidir
diyebiliriz.
Bu bölgenin civarında da kiraz üretimi yapılabiliyor. Özellikle bu
bölge civarında veya rakımı 2000 metreye kadar olan yerlerde geççi
kiraz üretiliyor ve burada üretilen kiraz daha yüksek fiyattan
satılıyor.
Çeşit seçimi
Türkiye’ de kiraz denince akla hemen "Ziraat 900" çeşidi geliyor.
İhracata giden, yüksek fiyatla satılan kiraz bu kiraz. Başka çeşit
de düşünmüyor üreticiler. Bu kirazın haricindeki çeşitler iyi gelir
sağlamıyorlar.
Bence de "Ziraat 900" ya da Napolyon kirazı denen kiraz
harici anaçlarla üretim yapmaya gerek yok.
Bodur mu, klasik mi?
Bodur meyve anaçları son zamanlarda çok konuşuluyor. Bodur kiraz
dikimi yaptıktan 3 yıl sonra verim almaya başlıyorsunuz. Bundan
sonra da 5-10 yıl boyunca karlı bir üretim
gerçekleştirebiliyorsunuz. Daha sonra ağaçların sökülüp yerine yeni
fidan dikmek gerekiyor. (Bu konuda 20 yıla süresince ürün alındığı
söyleniyor ancak bir bodur kiraz üreticisi kötü ihtimali düşünüp
bodur bahçesinden 5-10 yıl kiraz almak üzerine fizibilitesini
yapmalı. Bence hasata kadar 3 yıl artı 10 yıl ürün alımı ile beraber
bahçelerin 13 yıllık planlanması daha mantıklı olur. Zaten 10-15 yıl
sonra kullandığınız çeşit yerine daha verimli çeşitler, daha karlı
üretim imkanları geliştirilmiş olacağı için 10-15 yıldan uzun süre
üretim planlamaya da gerek olmadığını düşünüyorum. )
Öncelikle bilmek gerekir ki klasik fidan daha ucuz ve dekara daha az
fidan dikiyorsunuz. Buna göre fidanın kalitesine göre dekara 150-500
YTL arası bir masraf ile dikimlerinizi yapabilirsiniz.
Oysa bodur fidanda dekara daha fazla fidan dikiyorsunuz hem de bodur
fidan daha pahalı. Buna göre dekara 1000-3000 YTL arası bir masrafla
dikimlerinizi yapıyorsunuz.
Elbette bodur fidanın bakımı daha kolay, üretilen kirazın kalibresi
yüksek ve daha iyi fiyattan satılabiliyor, verimi fazla ve üçüncü
yıldan itibaren satılabilir miktar ürün almaya başlıyorsunuz.
Ancak klasik fidanın da avantajları var. Ben 40-50 yaşında ağaçlar
olan bahçeler gördüm. Yani klasik anaçlardan oluşturulmuş bahçelerde
daha uzun süre ürün alıyorsunuz. Verim de 30 yaşına kadar artıyor.
İlk yatırım masrafı düşük.
Bana göre yüksek yatırım bedelini göze alıp, kısa sürede iyi gelir
için bodur kirazı; uzun sürede de olsa daha düşük yatırım bedelleri
ile uzun dönem verim almak için klasik anacı tercih edebilirsiniz.
Sonuçta klasik anaç ile fidan masraflarından tasarruf edilen para
ile ek arazi alınıp daha büyük alanda üretim yapmak da mümkün olabilir.
Bodur veya klasik anaç konusunda üretim yapacak kişi mevcut mali
durumunu, üretim yapacağı alanda alınabilecek yeni arazi olup
olmadığını, bölgenin işgücü imkanlarını değerlendirip kararını
vermeli.
Önemli Bir Nokta: Hasat Zaman Planlaması
Kiraz üretiminde üretilecek yer (bölge) seçimi ve karlılık ile
ilgili çok önemli bir husus var. Bunu açıklamak istiyorum. Şu
çizelgeye bir göz atalım:

Çizelge 1: Türkiye' de kiraz hasat
zamanlaması ve hasat miktarı
Çizelge ülkemizde kiraz hasat süresi ve bu
süre zarfında rekolte değişimine dair bilgi veriyor.
Bu çizelgeye göre ülkemizde en yoğun kiraz hasadı haziran sonu
oluyor. Yani bu dönem kiraz hasadı yapıldığında, arz talep dengesi
gereği alımcılar kiraza düşük fiyat verme eğiliminde olabilecekler
veya ürünü almak konusunda çok istekli olmayabileceklerdir.
Özellikle ürününüzün kalitesi düşük, o yıl da ürün bol ise bu
dönemde hasat edilen ürünü satmak zorlaşacaktır.
Oysa Mayıs sonu Haziran başı hasat edilen erkenci kirazlara daha
yüksek fiyat ödenecektir çünkü bu dönem kiraz azdır ve son tüketici
daha yüksek ücret ödemeye hazırdır. Benzer şekilde Temmuz sonu
Ağustos ayı içerisinde hasat edilecek kiraz da daha yüksek fiyat ile
alınma eğiliminde olacaktır.
Buna göre erken veya geç dönem hasat edebilme kiraz üretiminde
önemli bir husus. Eğer üretime başlamak için Türkiye’ nin çeşitli
bölgelerinde arazi arıyor isek daha sıcak ve rakımı düşük yerleri ya
da daha soğuk ve rakımı yüksek yerleri düşünmek, yoğun dönem yerine
düşük rekoltenin olduğu dönemde üretim yapmak açısından önemli
olacaktır.
Yalnız bu konuda dikkat etmemiz gereken bazı hususlar var. Yüksek
rakımlı ve soğuk yerlerde kirazlarımızın don zararına uğrama riski
artacaktır. Böyle yerlere don zararını önlemek için hava karıştırıcı
pervanenler veya nem arttırıcı sisleyiciler koymak ve don zararından
korunmaya çalışmak gerekecektir. Damlama sulama sistemine sahip
olmak ve don uyarısı öncesi bahçeyi sulamak da kimi zaman işe
yarayan bir uygulamadır.
Unutmamak gerekir ki, sıcaklığın sık sık -20 derecenin
altına düştüğü bölgelerde kiraz yetiştiriciliği yapılmamalıdır.
Benzer şekilde sıcakların yüksek olduğu bölgelerde de risk vardır.
Buna göre kirazlar kış dinlenme döneminden çıkabilmek için 7.2
derecenin altında 1100-1700 saatlik soğuklanma süresine ihtiyaç
duyarlar. Bu soğuklanma ihtiyacına bitkisel üretimde vernalizasyon
denir. Eğer erkenci üretim yapmak amacı ile ülkemizin sıcak güney
bölgelerinde bahçe tesis eder isek burada kiraz yetiştirmek mümkün
olmayacaktır.
Dikkat Edilecek Diğer
Hususlar
Kiraz üretiminde önemli olduğunu düşündüğüm diğer hususlar
şunlardır:
1- Hasat İşçisi Temini
Kirazda ülkemizin başarılı olmasının sebeplerinden birisi de kirazın
hasadı sırasında yoğun işgücü gerekmesidir. Eğer işçilik ücretleri
yüksek olursa kirazı hasat etmek karlı olmayabilecektir ki bunun
örneği kalibrenin düşük olduğu 2007 yılında kısmen görülmüştür. Buna
göre karlı üretim için üretimin yapılacağı bölgede uygun işgücü
imkanı olabilmelidir.
2- Kirazcılığın Bölgede Genel İş Olması
Üretim yapılacak bölgede kirazcılık genel bir faaliyet değil ise; çok güzel üretim
de yapıyor olsanız, büyük üretici değilseniz alımcılar bölgenize gelmeyi pek tercih etmeyeceklerdir. Çünkü bir
iki bahçenin ürününü almak için alımcıların bölgenize gelmesi ve
fiyat rekabeti oluşturarak sizi memnun edecek fiyatları
önermeleri mümkün olmayacaktır. Buna göre üretim yapacağınız bölgede
kirazcılık genel bir işkolu değil ve bölge çapında rekolte düşük ise en
baştan bu durumun bilincinde olarak ürünü kendiniz tüketiciye
ulaştırma yollarını düşünmelisiniz. Eğer başarılı olur iseniz 5-10
yıl içerisinde komşularınızın da kiraz üretimine başlaması ile sizin
bölgeniz de bir kiraz bölgesi olabilecektir.
3- Kalite Belgesi
Açıktır ki kiraz üretiminin karlı olmasının sebebi ihracata giden
bir ürün olmasıdır. Özellikle ihracatlık ürün para kazandırmaktadır.
İhracatlık ürün iç piyasaya girmemektedir lakin bu ürünün fiyatı iç
piyasa için hayli yüksektir.
Üreteceğimiz ürünün ihraç edilebilmesi için başta Globalgap olmak
üzere kalite belgelerini almamız veya bu belgelere sahip
ihracatçılar ile sözleşme yapmamız gerekmektedir.
Günümüzde belgesi olmayan kiraz genel olarak tatminkar bir fiyat ile
değerlendirilememektedir.
4- Damlama Sulama
Damlama sulama modern ve karlı kiraz üreticiliği için günümüzde
olmazsa olmaz noktasına gelmiştir. Damlama sulama sistemine sahip
olan üreticiler kuraklık yıllarında kötü etkilenmez, topraklarının
bozulmasını önler, yağışlara bağlı risklerden korunur hatta doğru
zamanlama ile don tehlikesinden bile kısmen korunabilirler.
Ülkemizde yeni kiraz bahçelerinin hemen hemen tamamında
damlama sulama sitemi de kurulmaktadır ve eski bahçe sahipleri, uzun
süredir bu sistemin faydalarının farkındadır ve bu sistemi
kurabilmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar.
Düşünceler
Türkiye’ nin 5 yıl içerisinde kiraz ihracat rakamlarını
arttıracağını ve 2013 yılında kiraz ihracatının en az 200 milyon dolar
olacağını tahmin ediyorum.
Bu süreçte “nasıl olursa olsun yeter ki kiraz olsun”
mantığı ile bahçe kuran üreticilerin dikkat etmelerini öneriyorum.
Lakin ileriki dönemde üretim masrafları yüksek olup, düşük kalitede
kiraz üreten; damlama sulaması ve kalite belgesi olmayan
üreticilerin bahçelerini bozmak, iflas etmek tehlikesi ile karşı
karşıya olacağını düşünüyorum.
Kiraz, üretimin yapıldığı bölgelerin
kalkınması için çok önemli bir üründür. Çünkü hasat sırasında
işçilik ihtiyacı fazladır. Kiraz üretimi sayesinde kiraz
bölgelerinde 2 ay boyunca işsizlik görülmez. Ekonomik olarak refah
seviyesi hızla yükselir.
Türkiye’ nin kiraz ihracatında da (gelir olarak) dünya
şampiyonluğunu elde edebilmesi için şunları yapması gerekmektedir:
- Kaliteli, cazip ürün üretmek.
- İthalat potansiyeli yüksek olan ülkeler
ile (örneğin Japonya) kiraza özel ticari işbirliği anlaşmaları yapmak.
- Kısmen tanınırlığı sağlanmış ancak hala
çok tanıtım desteğine ihtiyacı olan “Türk Kirazı” markasının
dünya çapında tanıtacak faaliyetler gerçekleştirmek.
Her zaman olduğu gibi bu yazımı da güzel bir deyiş ile noktalamak
istiyorum:
Gençliğimde sanırdım ki hayat bir sevinçtir.
Yetiştim ve gördüm
ki hayat bir çalışmadır.
Çalıştım ve gördüm ki çalışma bir
sevinçtir. Thomas Caryle
En derin saygılarımla,
Hakan Ozan Erzincanlı
Ziraat Yüksek Mühendisi
www.tarimsal.com
|