|
15.11.2008
Tarımda İletişim
Bir tarımcıdan bitkisel ve hayvansal gıda üretimi hakkında teknik bilgiler bilmesi
beklenir.
Bu bilgilerin uygulanması ile tarımsal üretimin daha verimli, etkin
ve
akılcı yapılması amaçlanır.
Ancak aşikardır ki sadece bilgi, bir bardak süt üretilmesini
sağlamaz.
Bilgi insanlara aktarılmalı, aktarılan bilginin doğru kullanılması
sağlanmalıdır.
Açıkçası tarımsal üretimde teknik bilgi sahibi kişinin, bu bilgiyi
nasıl aktaracağını çok iyi bilmesi; çok iyi bir iletişimci olması
şarttır.
Ve tarımın her alanında bilgi aktarımının ana kurallarını bilmek ve
bu kurallara riayet etmek elzemdir.
İletişim Süreci
Dediğimiz gibi eğer üretilen düşünce ya da bilgi, uygun şekilde
diğer insanlara aktarılamazsa; yapılacak iş, o düşünceyi üretenin işgücü
ile sınırlı kalır.
Oysa sağlıklı, iyi düşünülmüş bir fikir uygun şekilde insanlara
aktarıldığında, her şeyden güçlü olabilir.
Koca piramitler bir düşünce ile yapıldı. Çin Seddi bir düşünce ile
yapıldı. İnternet bir düşünce ile, bilgisayar, önünüzdeki masa…
İnsan icadı ve insan yapımı her şey üretilip doğru aktarılmış bir
düşünce ile üretilip bize kadar ulaştı.
Yani bir iletişim sürecinde,
üretilmiş bir düşüncenin doğru aktarılması ile...
Peki bu iletişim süreci nasıl işler?
-
Önce bir düşünce/bilgi
üretilir: Düşünce ya da bilginin üretilme aşaması bence işin en
önemli kısmı. Elbette üretilen bilgi/düşünce aktarılamazsa pek
bir işe yaramaz ancak kolayca aktarabilmek için uygun bilgiyi
üretebilmek gerekir.
-
Düşünce/bilgi kodlanır ve
mesaj oluşturulur: Bir düşünceyi buldunuz ve iletmeyi
amaçlıyorsunuz. Ancak önce onu anlaşılabilir bir cümle, bir
hareket ya da bir ses gibi bir ileticiye dönüştürmeniz gerekir.
Aksi halde Nasreddin Hoca’ nın hindisi gibi düşünüp durursunuz.
-
Düşünce/bilgi bir kanal
aracılığı ile iletilir: Düşünce/bilgileri anlaşılabilir kodlara
dönüştürdükten sonra bu anlaşılabilir kodları bir kanal
aracılığı ile iletmek gerekir. Örneğin ben kendi oluşturduğum
kodları bu makale ile sizlere iletiyorum. Konuşma, beden dili,
işaret dili oluşturulan kodların aktarılmasında kullanılan
kanallardır.
-
Düşünce/bilgi alıcı
tarafından alınır: Üretip, kodlayıp bir kanal aracılığı ile
aktardığınız bilgi/düşünce, bilgiyi ulaştırmak istediğiniz
kişiye ulaşmalı ve bilgi bu kişi tarafından alınabilmelidir.
Örneğin çok ses olan bir fabrikada ses/konuşma ile aktarmaya
çalıştığınız bilgi karşıdaki tarafından alınamayabileceği için
yazılı anlatımı seçebilirsiniz.
-
Düşünce/bilgiye alıcı
tarafından kod çözme işlemi uygulanır: Bilgi/düşünceyi alan kişi
bunu aldıktan sonra bilgiyi üretenin kodunu çözmeye çalışır.
Eğer kodu çözebilirse bilgi/düşünce onun açısından
kullanılabilir olacaktır. Örneğin biri size bilmediğiniz bir
Afrika dilinde bir şey söylerse, kodu çözemeyeceğiniz için bu
kişinin dediğini anlamazsınız. Kodu çözebilmek için uygun
bilgi/beceri/deneyime sahip olmak gerekir.
-
Çözülen mesaj özümlenir: Kod
çözüldükten sonra mesaj anlaşılarak bir eyleme, tepkiye
dönüşebilir. İşte bu noktada kişi bu fikri/düşünceyi almış ve
özümlemiştir ve ancak söz konusu düşünce/bilgi bu noktadan sonra
bir diğerine aktarılabilir olur.

Çizelge 1: İletişim süreci
(Armağan G., Tarımsal Yayım ve İletişim, Adnan
Menderes Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Ekonomisi Bölümü,
sayfa 20)
İletişimdeki Temel
Problemler Nelerdir?
Ve işte en önemli kısım...
Yukarıdaki tablo, yukarıdaki maddeler düzenli olarak arka arkaya
gelmez ve bu sürdürülemez ise iletişimde sorunlar oluşur.
Bilgi/düşüncenin doğru
aktarılamadığı durumlarda işler hatalı ve kötü yapılır.
Örneğin bir bitki zararlısına
yanlış ilaç atılır, yanlış gübre kullanılır, toprak yanlış sürülür,
zeytin yanlış hasat edilir, sütte mikroorganizma sayısı yüksek olur,
seralarda toprak yorgunluğu olur, Rusya domates satın almayı keser,
fındık gelir getirmemeye başlar, tarımda büyük sorunlar olur...
Açıkçası doğru iletişim, toplumsal
hayatta her şeyin başı olduğu gibi tarımda da en önemli konulardan
biridir.
İletişimdeki temel problemler
ise şunlardır:
-
Düşünceler uygun şekilde
ifade edilemeyebilir / dile getirilemeyebilir: Düşünceleri
uygun şekilde ifade edebilmek için konuyu bilmeli ve hangi
ifade, mimik, ses tonu ile aktarmamız gerektiğine doğru karar
vermeliyiz. Örneğin mutlaka yapılması gereken bir işin nasıl
yapılacağı anlatılırken, tereddütlü ifadeler kullanır, kısık
sesle konuşursak bu uygun bir ifade şekli değildir ve problem
yaratacaktır.
-
İfade
edilenler/konuşulanlar duyulmayabilir: Düşünceyi/bilgiyi
doğru ifade ettiniz ancak karşıdaki algılamadı ise iletişim
sağlanamamış demektir. İyi bir iletişim için ortam, karşıdakinin
algılamasını önleyecek etmenlerden arınmış olmalıdır. Örneğin
iki kişinin aynı anda konuştuğu bir tartışmada taraflar
birbirlerini algılayamayacaktır. Bu durumda ortak bir düşüncede
birleşmek, uzlaşmak mümkün olmayacaktır.
-
Algılananlar/duyulanlar
anlaşılmayabilir: Bilgiyi/düşünceyi alan kimsenin bu
bilgileri anlayacak kod çözücü bilgileri olmalıdır. Bilgi veren
bu kod çözücüleri ortaya çıkarmak için gerektiğinde örneklere
başvurabilir. Örneğin yeni bir sulama sistemi anlatılırken
tarladan gerçek uygulama resimleri göstermek ve önceki sulama
sistemlerine göre avantajlarını anlatmak anlaşılmayı bu açıdan
kolaylaştıracaktır.
-
Anlaşılanlar kabul
edilmeyebilir: Alıcı bilgiyi/düşünceyi almış ve anlamıştır
ancak kabul etmeyebilir. Bu, tarımsal yayımda sık
karşılaştığımız bir durumdur. Yeni bir gübreyi üreticiye
anlatırsınız, ancak üretici anlattıklarınızı anlasa da
uygulamak ve denemek istemez çünkü size inanmamıştır. Açıkçası
bu konuda haklıdır çünkü gübre satan biri açısından bir kişinin
o gübreyi kullanıp kullanmaması çok önemli değildir ancak
kullanan açısından gübreyi tanıtanın eksik/hatalı bilgi vermiş
olması üreticinin bütün bir yılını sefalet içerisinde
geçirmesine sebep olabilir. Bu sebeple bence üreticinin her
yeniliği kolayca kabul etmemesi doğru bir davranıştır.
Bu sebeple tarımsal bilgiyi yayarken, yeni teknolojileri tanıtırken
en doğrusu sözel veya yazılı anlatım değil; örnek uygulamalar
yaparak üreticiye göstermektir.
-
Kabul edilenler
uygulanmayabilir: Aktarılan bilgi/düşünce kabul edilebilir
ancak bunun uygulanabilmesi için gerekli mali kaynaklar, teknik
bilgi, uygun zaman gibi konular uygun olmayabilir ve kabul
edilenler uygulanmayabilir. Örneğin şu anda ülkemizde damlama
sulama konusu büyük oranda böyledir. Neredeyse bütün üreticiler
damlama sulamanın faydalı olduğunu kabul etmekte ancak en çok
ekonomik sebeplerden ötürü bunu uygulayamamaktadırlar.
-
Uygulananlar
sürdürülmeyebilir: Uygulama sadece 4 numaralı maddeyi
doğrulamak için yapılmış olabilir. Yani bilgi anlaşılmıştır
ancak kabul etmek/inanmak konusunda şüpheler vardır. Bu durumda
deneme üretimi yapılabilir. Eğer deneme üretimi uygun sonuç
vermezse aktarılan bilgi/düşünce sürdürülmeyecektir. Bu sebeple
tarımda deneme üretimlerinin yapısı önemlidir. (Dikkat:
Deneme üretimlerinde en çok verim tahminlemede hata yapılır.
Bahçenizin önündeki bir incir ağacı 500 kg incir verebilir. Eğer düz
mantıkla dönümde 20 ağaç ile bir dönümden 10 ton incir
alınabileceğini hesaplarsanız hata yaparsınız. Benzer şekilde 10
metrekareden 800 kilo domates alıp, bu durumda dekardan 80 ton
ürün alırım ve alıyorum derseniz hata yapar, insanları yanlış
yönlendirirsiniz. Deneme üretimleri sahada gerçek üretimler
olarak test edilmeden asla kesin sonuçlar vermezler.)
-
Sürdürülenlerden memnun
kalınmayabilir: Bence iletişimdeki en elim sonuç, bu son
sonuç olacaktır. Buna yıllarca yapılan DDT kullanımını örnek
verebiliriz. Herkes yıllarca neredeyse sabun kullanır gibi
kullandı. Ancak sonunda görüldü ki etkisi bitkiden, hayvana
oradan insana sonra tekrar bitkiye şeklinde on yıllarca devam eden
bir kimyasalmış DDT. Ya da örneğin Güneydoğu Bölgemizde sulama.
Yüzyıllardır suya hasret olan topraklar su ile buluşunca vahşi
şekilde salma sulama yapıldı. Bu uygulama yüzünden bir kaç yıl
sonra topraklarda tuzluluk oluştu ve tarım yapılamaz hale geldi.

Çizelge 2: İletişimdeki
problemler (Armağan G., Tarımsal Yayım ve
İletişim, Adnan Menderes Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım
Ekonomisi Bölümü, sayfa 20)
Son söz
Açıkçası iletişim toplumsal
hayattaki en önemli konulardan biridir. Tarımda da sorunlarımızın en
temelinde hatalı iletişimin yattığını görürüz.
Emin olunuz herkes yukarıda
anlattığım iletişimin ana kurallarına dikkat ederek
bilgi/düşüncelerini aktarmaya çalışsa, çok fazla konuyu kökünden
çözeriz.
Bu bağlamda her ne kadar tarımsal
üretimle alakasız gibi görünse de bu yazımda iletişimden dem vurmaya
çalıştım. Çünkü tarımda en önemli konulardan biri bilgi aktarımıdır.
Bilgi aktarımı, para aktarımı gibi değildir. Geçenlerde okuduğum ve
çok beğendiğim bir söz konuyu çok net özetliyor:
Bende 1 Lira Vardı.
Sende 1
Lira vardı.
Paraları değiştirdik yine 1 liramız var.
Ben de 1 bilgi
vardı.
Sende 1 bilgi vardı.
Bilgileri değiştirdik şimdi sende 2, bende 2
bilgi var...
Bilgi paylaşıldıkça çoğalır..
Saygı ve sevgilerimle,
Hakan Ozan Erzincanlı
Ziraat Yüksek Mühendisi
www.tarimsal.com
|