Barınaklar, biyogaz, biyodizel, samanın yem değerinin arttırılması

 

16.12.2008

Ulaşım ve Dağıtım Sistemleri, Küresel Kriz, Açlık Sarmalı

Tarımsal üretim temel olarak gıda üretimi amacıyla yapılır.

Bu bağlamda tarımsal üretimin temel derdi, açlığın önüne geçmektir.

Ancak gelin görün ki BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başkanı Jacques Diouf' un 2008 yılı Aralık ayında yaptığı açıklamaya göre dünyada yetersiz beslenen insanların sayısı 963 milyon.1

Son bilgilerimize göre dünyada mevcut insan sayısı 6 milyar 700 milyon.

Yani her 100 insandan 15’ i yetersiz besleniyor. Sayıyı daha görünür yapmaya çalışırsak, 7 kişilik ailemizden 1 kişi çok hasta, açlık çekiyor.

Ve hiçbir şey yapamıyoruz…

Açlığı Önleyememenin Sebebi

Peki açlığı önlemenin yolu nedir?

Sanki şu cevap doğru gibi geliyor: "Yeteri kadar gıda üretilemiyor, o sebeple açlık önlenemiyor."

Hayır, doğru cevap maalesef bu değil.

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda ve Dünyada Açlığı Yok Etme Programı broşüründe net olarak şu paragrafı görüyoruz: “Dünyada her erkek, kadın ve çocuğun sağlıklı ve üretken olarak yaşayabilmesi için yeterli gıda vardır. Buna karşın açlık, her yedi kişiden biri için ıstırap kaynağı olmaktadır.” 2

Yeterli gıda var, demek ki açlığın temel sebebi gıda üretimi eksikliği değil.

“Peki, açlığın temel sebebi nedir?” diye sorduğumuzda sorumuzun cevabını 2003 yılında yapılan açlık panelinde konuşan Uluslararası Gıda Politikaları Araştırma Enstitüsü’nden Marc Cohen veriyor: “Sorun üretim değil, dağıtım sorunudur.” 3

Dağıtım Sorunu

Evet, sorun dağıtım sorunudur. Sadece gıda değil; enerji, su, gübre gibi birçok temel ihtiyaç maddesinin sorunu dağıtımdan, dağıtım maliyetlerinden kaynaklanmaktadır.

Dünyadaki ulaşım, ulaştırma, dağıtım sistemi mevcut yapısı ile dünyada yaşayanların ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır.

Bu sebeple bu yazıda tarımsal üretim değil, dağıtım sorununa değineceğim.

Dünyada Dağıtım Sistemi Neden Hatalıdır ve Sürdürülebilir Değildir?

Dünyada ulaşım ve dağıtımın büyük kısmı otomobil, kamyon gibi araçlar ile sağlanmaktadır. Ayrıca hava taşımacılığı uçaklarla, deniz taşımacılığı gemilerle yapılmaktadır. Bu durum böyle gelmiş, böyle gitmektedir. Mevcut ulaşım, ulaştırma, dağıtım sistemi etkin ve sürdürülebilir değildir. Sebepleri şunlardır:

1- Otoyollar ve araç trafiği en önemli ölüm sebeplerinden biridir

2007’ de yayınlanan Dünya Sağlık örgütü raporuna göre dünya genelinde yaşanan trafik kazaları nedeniyle yılda 1.2 milyon kişi ölüyor, milyonlarca kişi yaralanıyor. 4

Gelişmiş ülkelerde, trafikteki insanlara yönelik tehdit-risk sıralama ortalaması 9. sırada. Geri kalmış ülkelerde ise bu tehdit 3. sırada. Maalesef yapılan otoyol çalışmalarına karşın Türkiye'de trafiğin cana ve mala yönelik tehdidi hala 1. sırada! Türkiye’de ortalama her 7 kişiden bir kişi trafik kazasında ya ölüyor ya da yaralanıyor. Yaralıların yüzde 5'i daimi sakatlık yüzde 15’i de geçici sakatlık yaşıyor. Can ve mal kaybı, milli servetin tükenmesi ve ailelerin yıllar süren hukuki, ekonomik ve psikolojik mağduriyeti ise cabası! 5

2- Otoyollar tarımsal üretime, doğal hayata zarar verir. Çevre kirliliğine sebep olur

Yukarıdaki haberlerden farklı olarak belirtmek isterim ki belki bu sayılardan çok daha fazla hayvan da yine insanın ulaşım, ulaştırma sorunu yüzünden yollarda can veriyor.

İş sebebi ile bir Bursa’ dan İstanbul’ a dönüşte akşam vakti arkadaşımın kullandığı bir araç ile bir tilki ezip öldürmüştük. Biz insan olarak bir seçim yapıyor ve belli bir risk alıyoruz, bu anlaşılır bir şey. Ancak o hayvanın bizim bu faaliyetimizin cezasını çekmesi mantıklı mı? Hala o tilkiyi unutamıyorum...

Ayrıca otoyollar yüzünden birçok yerde tarım ürünleri kirlenir, çevre kirlenir. Mesela organik tarım yapmak için yoldan en az 500 metre uzaktaki bir alan gereklidir.

Araç yolları başlı başına bir çevre düşmanıdır.

3- Otomobiller kısıtlı kaynakların çarçur edilmesine sebep olur

Bir otomobilin çalışması için sadece yakıt değil; sürekli olarak su, mineral yağ gibi maddeler tüketir. Suya yaşamak için ihtiyacımız olduğu ve belki bir süre sonra su için savaşlar olacağı açıktır. Kontrolsüz şekilde kullanılan mineral yağlar ise çevreyi geri dönüşsüz olarak kirletmektedir. Otomobiller kaynaklı gürültü kirliliği ise belki artık kanıksadığımız süreğen bir işkence unsurudur.

Ayrıca uçaklar da hem kazalar sonucu ölümler, hem çevre kirliliği ve kaynak tüketimi, hem gürültü kirliliği, hem de kuşların, canlıların yaşam alanlarına ve canlarına kast etmesi açısından iyi ve etkin bir ulaşım, ulaştırma, dağıtım aracı değildirler.

Su taşımacılığına bakarsak da gemiler; kazalar ile kıyıda yaşayan insanların hayatını tehdit etmesi ve taşıdıkları zararlı maddelerin çevre felaketlerine yol açması, balast suları aracılığı ile tüm dünya denizlerinde doğal hayatı tahrip etmeleri, gövde ve pervaneleri sebebi ile deniz yaşamına zarar vermeleri bakımından iyi ve etkin bir ulaşım, ulaştırma, dağıtım aracı değildirler.

Ayrıca tüm bu sistemler (hava yolu dahil) günümüz teknolojisinin imkanlarının olanaklarına göre yavaştır. Özellikle gıda ürünleri bu yavaş ve pahalı sistemlerle taşınamazlar.

Sonuç olarak; mevcut ulaşım/ulaştırma sistemleri kaynakların etkin dağıtımını sağlayamamaktadır.

Teknoloji ne kadar da gelişse, otomobiller saatte 500 kilometre hızla da gitse durum daha kötüye gitmektedir ve de gitmeye devam edecektir. Dünyada her 7 kişiden 1’ i açtır ve bunun en önemli sebebi mevcut dağıtım sistemindeki maliyetler ve sistemin yanlış gelişmiş olmasıdır.

Ne yapmalı?

Peki karayolu kötü, havayolu kötü, deniz yolu kötü. Ne yapacağız? Ulaşım ve ulaştırmadan vaz mı geçeceğiz?

Elbette ki hayır. Ancak olumsuzlukları en aza indireceğiz. Bu amaçla kafamda yıllardır, tüm bu sorunları çözebilecek bir sistem var. Tabi ki ilk düşünen ben değilim.

Buna benzer bir planı bir fizik dehası olan Nikola Tesla 100 yıl önce düşünmüş ve posta ulaşımını hızlandırmak için Atlantik Okyanus’ unu geçecek hidrolik güçlü bir tüp tasarlamış. Elbette günümüzde, mevcut gelişmelerin de yardımı ile bu fikirden çok daha üstün yeni bir fikir ulaşım, dağıtım sorunu çözebilecek uygun bir sistem için bize bir başlangıç noktası öneriyor. Gelişmiş yeni fikri TOBB ETÜ robot topluluğundan Seçkin Burak Cengiz yazmış:

Atlantik Tren Projesi

Proje kısaca Avrupa kıtasını Amerika’ya bağlayacak olan devasa bir tren yolu ve bu tren yolunu kullanacak olan son teknoloji ürünü bir trenden oluşmakta. Şu an halen fikir aşamasında olan projenin amacı insanları 1.5 saatte kıtadan kıtaya ışınlamak. Işınlamak diyorum çünkü tren okyanusun 100 metre altında 5.000 km boyunca devam eden havası boşaltılmış bir tüpün içinde yaklaşık 3.700 km hıza ulaşacak. Trenin 3.700 km hıza ulaşması havanın sürtünmesiyle mümkün olamazdı. Bu yüzden mühendisler her seferde trenin hareket ettiği tüpün havasını boşaltarak trenin bu sürtünme kuvvetinden etkilenmeden havada gitmesini planlıyorlar. Bunu yapabilmek içinde resimde gördüğünüze benzer devasa bir vakum sistemi ve çok kuvvetli mıknatıslar tasarladılar. Okyanus yüzeyinden geçecek olan gemiler ve suyun demir yoluna uygulayacağı basınç düşünülerek demir yolunun en iyi 150 feet yani yaklasık 100 metre derinlikte olması uygun görülüyor.6

İşte yukarıda anlattığım sorunların çözümü böyle bir teknoloji, planlama ve yatırım ile mümkün. Tren nasıl uçar demeyin lakin şu an Japonya' da raya değmeden süper iletkenler üzerinde yol alan trenler kullanılıyor. 7 Diğer kısımların tümü de günümüzde teknolojik olarak mümkün.

Yukarıda anlatılan denizaltından bir sistem. Aynısı toprak altında da olabilir.

Neden Bu Sisteme Geçmeliyiz?

1- Tamamen yer altında olduğu için yaya, şoför ve diğer canlı hatalarından kaynaklanan ölüm ihtimali asgaridir.

2- Tüm sistem yüksek seviyede kontrol edildiği, proje ve planlamalar ile yapıldığı, tüm kontrol eğitimli ve ehil kişiler tarafından yürütüldüğü için kaza riski minimumdur. En büyük risk olan depremler sonucu kaza riski bile basınç, fren sistemleri, araç içi güvenlik önlemleri ile can kaybını sıfıra indirebilecek seviyeye gelebilir.

3- Bu sistemin doğaya zararı her açıdan asgaridir. Araçların hareketi için gerekli enerji sürdürülebilir kaynaklardan sağlanabileceği gibi bu olmasa bile kullanılan fosil yakıtların son ürün atıkları, havaya verilmeden önce filtre edilebilir.

4- Günümüzün tüm taşıtlarından daha hızlı, daha ucuz, daha güvenli, daha konforlu, daha mantıklıdır. Uygun planlama ile ekspres seferlerde 1 saatten kısa sürede İstanbul’ dan Hakkari’ ye veya İstanbul’ dan Paris’ e gidilebilir. 17.000 Km uzaklığında Paris-Sidney yolu 4.5 saatte tamamlanabilir.

Ayrıca ulaşım giderleri çok azalacağı için gıda dağıtımı kolaylaşabilir ve açlık azalır.

Kriz için de bir çözüm

Bu proje için yapılacak yatırım küresel ekonomik kriz için de bir çözüm sunacaktır. Biliyoruz ki kriz ortamında hükümetler, büyük yatırımlar yaparak iş yaratmak zorundalar. Hatta işin ne olduğu bile çok önemli değil. Bunu söyleyen makro ekonominin babası sayılan Keynes’ dir. Keynes’e göre kriz ortamında devlet işe el koymalı, yapacağı yatırımlarla harcamaları arttırarak, işsizliği önlemelidir. Hatta ”işsiz insanlara devlet çukur kazdırmalı ve tekrar bu çukurları doldurtmalı” tarihi sözü de ona aittir.

Çin hükümeti yatırımlara başladı bile. Çin hükümeti kriz önlemi olarak demiryollarına 22 milyar dolar yatırma kararı aldı.8

İlk yatırım elbette ki çok pahalı.

Ancak bir yerden başlanmak zorunda.

Sonsöz

Ben bir tarımsal üretim, gıda üretimi uzmanıyım ve benden tarımsal üretim ile ilgili yazmam beklenir. Bana bu düşer.

Ancak görünen o ki mevcut gıda dağıtım sistemleri ile tarımcılar en yüksek verimle çalışsalar bile dünyada açlık önlenemiyor.

O sebeple yıllarca pozitif bilim tahsil etmiş biri olarak bu konuya da bulaştım. Bence iyi de yaptım.

Hayal ediyorum, 2100 yılına gelindiğinde etrafta kocaman kirletici, otobanlar olmasa...
Trafik kazası terimi unutulmuş kötü bir kâbus olsa...
Otomobil gürültüsü, trafik çilesi eski bilgisayar oyunları, filmler ve kitaplarda kalsa...
İsteyen İstanbul’ dan Antalya’ ya akşam yemeğine gidip dönebilse...
Ülkemiz, fazla üretimimiz olan meyve, sebze, bakliyat gibi ürünlerimizin bir kısmını fakir ülkelere bu ulaşım altyapısı ile kolayca ve çabucak gönderebilse...

Bunlar güzel hayaller. Belki olur belki olmazlar. Belki ulaşım, dağıtım sistemi daha kötüleşerek, belki aynı sistem daha iyileşerek devam eder, kim bilir?

Ancak şu tespitte hemfikir olmalıyız:

İnsanlık olarak cesurca konmuş mantıklı hedeflerimiz olmadığı ve yine cesurca bu hedefleri takip edemediğimiz sürece; krizler, felaketler, sıkıntılar sarmalından asla kurtulamayız.

Saygı ve sevgilerimle

Hakan Ozan Erzincanlı
Ziraat Yüksek Mühendisi
www.tarimsal.com

Kaynaklar:

 1 http://www.trt.gov.tr/ Haber/ Haber Detay.aspx? HaberKodu= 0dcaee35-67c6- 4c8a-82a3-7d25cda04e94

 2 http://web.mit.edu/idf/WFPBrief.pdf

 3 http:// media. www. loyolagreyhound. com/ media/ storage/ paper665/ news/ 2003/ 11/ 18/ ArtsSociety/ Hunger.Panel.Highlights.Awareness.Week-560383.shtml

 4 http://www.haberler.com/trafik-kazalarinda-yilda-1-2-milyon-kisi-oluyor-haberi-yazdir

 5 http://www.haberpendik.com/haber.php?haber_id=6976

 6 http://robot.etu.edu.tr/dosyalar/edergi/tert_e-dergi_mart_2008_sayi_1.pdf

 7 http://www.genelfizik.com/iletkenlik.htm

 8 http:// haber.mynet.com/ detay/ ekonomi/ Cin- demiryollarina- 22 - milyar - dolar - yatiracak / 07 Aralik2008 / N191852
 

Okuyucu görüşleri:

Merhaba Ozan Bey,
Gönderdiğiniz iletiyi ve yazınızı okudum. Yüreğinize sağlık. Bilhassa tarımın içindekiler olarak pazarlama ve dağıtım hakkında hepimiz aynı kanaatteyiz. Kendi konum olarak ilave yapmam gerekirse Karadeniz bölgesinde yaklaşık 25 kg/kişi/yıl olan balık tüketimi Güneydoğuda neredeyse sıfır. Sizin savınızı destekliyor.
Tekrar elinize sağlık diyor, çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum.
--
Dr. İlker Zeki KURTOĞLU
Merkezi Balıkçılık Araştırma Enstitüsü
Kasustu Beldesi
61250 Trabzon TÜRKİYE

 
 

Tüm makaleleri okumak için tıklayınız...

anasayfa

 


Eklemek istedikleriniz konular varsa lütfen bize yazınız.

Barınaklar, biyogaz, biyodizel, samanın yem değerinin arttırılması

anasayfa  |   bize yazın

tar-get@tarimsal.com