|
10.05.2011
Anayasa İçin Öneriler
03.05.2011 tarihli
makalemi şöyle bitirmiştim:
"Çok
geniş bir katılımla hazırlanmış iyi bir anayasa, bir devlet için olmazsa
olmazdır.
Bir anayasa insan
merkezli olmamalıdır. Anayasa o ülkedeki sadece insanları değil, tüm canlı hatta
cansızların haklarını korumalıdır. Bu amaçla anayasayı oluşturanlar tarafından
bariz geri bildirim yapamayan bu varlıkların tahmini geri bildirimleri yasaya
eklenmelidir.
Bu bağlamda anayasa
çeşitliliği korumalı; dillerin, kültürlerin, halk oyunlarının, ninnilerin yok
olmasını önlemelidir. Sadece tek bir tip insanın haklarını koruyan bir anayasa,
aslında o insanın da sonunu hazırlar."
******
Buna göre ben de,
bence bir şekilde içeriklerinin bir ülkenin anayasasında
bulunması gereken maddeleri kaleme aldım ve sizlerle de paylaşmak istedim:
-
Devlet, tüm
canlıların yaşama hakkını korur. Hiçbir canlı, yaşamını sürdürmek için
asgari ihtiyacı karşılamak için mecburi olmadıkça bir başka canlının yaşam
hakkını elinden alamaz.
-
Devlet, tüm
canlıların özgür bir ortamda yaşamasını sağlayacak önlemleri alır.
-
Yavru canlılar,
ihtiyaçları dâhilinde annesi ile yaşama, özgürce oyun oynama haklarına
sahiptir. Hiçbir canlı için kölelik kabul edilemez.
-
Canlıların
yaşama hakkı, ulaşım hakkından öndedir. Hiçbir canlı kolay ve rahat ulaşım
sağlamak için diğer canlıların yaşama ve özgür dolaşma hakkını engelleyemez.
Devlet bu amaçla gerekli tüm önlemleri alır. Bu amaçla yollar yeraltına
alınabilir, üstleri örtülebilir, hava köprüleri yapılabilir ya da iptal
edilebilir.
-
Her canlının
tembellik, oyun oynama, düşünme, tepki gösterme gibi hakları temel
haklardır. Devlet bu hakları korur ve gözetir.
-
Ulaşımda
yelken, bisiklet, at, yerçekimi gibi temiz, ekolojik ve sürdürülebilir
yöntemlerin kullanılması teşvik edilir.
-
Bu ülkenin
sınırları dâhilinde yaşayan her canlı bu devletin vatandaşıdır ve eşit
haklara sahiptir.
-
Sanayi,
bireylerin mutluluk ve refahına rağmen desteklenemez. Sanayi çeşitlilik ve
zenginliğin göstergesi olan sanat ve zanaatların sınaî üretim karşısında yok
olmasını önleyici tedbirler alır. Sanat ve zanaat ürünlerinin sınai
kopyalarının bedellerine kültürel, emeksel ve ekolojik bedeller eklenerek bu
ek bedel durumdan mağdur olanlara aktarılır. Muadil el yapımı ve sınaî
ürünler arasında bedel farkı olmaz.
-
Tohumda
laboratuarda işlem yapılamaz. DNA’ ya doğrudan insan müdahalesi ile genetik
değişim kabul edilemez. Bu haldeki tohumlar ve bunlardan elde edilmiş
ürünler ülke içine sokulmaz.
-
Tarımsal üretim
amaçlı kullanılan tohum, gıda olarak kullanılan tohum ile aynı genetik
özelliklere sahip, doğal tohum olmalıdır. İnsan verim ve kar amaçlı başka
bir canlının genetik özelliklerine müdahale edemez.
-
Devlet
bireysel, bölgesel ve ulusal temelde kendi kendine yeterliliği savunur. Bu
amaçla bireylerin, bölgelerin dışa bağımlılıklarını azaltacak tedbirler
alır.
-
Devlet yerel
üretim, yerel tüketim politikalarını savunur. Özellikle açlığın önlenmesi
için gıdaların uzun mesafeler arası taşınmasını önleyici tedbirler alır.
-
Devlet trampa
ekonomisini savunur. Mal değiş tokuşu ile yapılacak alış verişi; para
benzeri değerli kağıtlar ve kredi kartı gibi değer atfedilmiş metalar
aracılığı ile yapılan alış verişe tercih ettirici önlemler alır.
-
Devlet
şehirlerin uygun tarımsal ürün temin etmelerini sağlayabilmek için tüketici
kooperatifleri kurmalarını teşvik eder.
-
Devlet
insanların siyaset yapmalarını teşvik eder. Temsil yetkisinin önüne sınırlar
getiremez. Demokrasi tüm bireylerin hakkıdır ve her bireye temsil edilme
hakkı verir. Bu amaçla devlet oylanmış kişi, kurumu destekler.
-
Sanayi,
canlıların özgür yaşama, temiz yaşam kaynaklarına ulaşma hakkını
engelleyemez. Kar amacı ile doğayı tahrip edenlerden elde edilmiş bu kar
cezası ile birlikte alınarak mağdurlara verilir.
-
Gıda naklinde
yenilenemeyen enerji kullanılamaz.
-
Devlet
canlıların öğrenme hakkını sınırlayamaz. Ancak insanların öğrendiklerinden,
başka canlıların aleyhine çıkarlar sağlamalarını önleyici tedbirler alır. Bu
açıdan canlıların en temel yapı taşı DNA ve maddenin en temel yapı taşı
atoma, çıkar amaçlı müdahale kabul edilemez.
-
Devlet
bireysel, ulusal ve uluslar arası silahsızlanmayı savunur. Silah üretimi
yapmaz ve yaptırmaz.
-
Devlet pasif
direnişi savunur. Şiddete karşıdır. Birey, kurum, bölge, ülke ve
topluluklara silahlı müdahalede bulunamaz. Saldırılara karşı fiziki savunma
yerine, diyalog içeren anlaşma usulleri üzerine çalışır.
-
Tarımsal
üretimde insan doğayı taklit eden, sürdürülebilir doğal tarım ve kalıcı
tarım ilkelerine göre üretim yapar. Toprak, su ve hava insana ait değildir.
İnsan diğer canlılarla beraber toprak, su ve havayı paylaşır. Doğaya insan
yararına çeşitli kimyasallar uygulamak, yapay sulama, toprak işleme, budama
yapmamayı teşvik edici önlemler alınır. Bir alandan elde edilmiş gıdaların
tümü sadece insan tüketimine sunulmaz, diğer canlılar için de yerinde
bırakılır.
-
Gıdanın
canlının ayağına gitmesi değil, canlının gıdanın oluşuğu yere gitmesi teşvik
edilir.
-
Devlet toplu
üretim ve dağıtımdan ziyade enerjinin bireysel üretimi ve tüketimini teşvik
eder.
-
Enerjinin
üretiminin arttırılmasından ziyade tüketimde tasarruf hedeflendir.
-
Devlet
enerjinin sürdürülebilir, doğa dostu ve ekolojik olarak üretilmesini teşvik
eder.
-
Merkezi devlet
bölgesel yönetimleri ve yerel demokrasiler oluşturmak için çaba sarf eder.
Bu bağlamda yerel tiranlıkların (ağalıkların) oluşmasını önleyici tedbirler
alır, en zayıfın da temsil edildiği sağlam yerel demokrasiler oluşturur.
-
Devlet tüm
dinlere, inançlara, dillere, ırklara, türlere; siyasi ve sportif görüşlere
eşit uzaklıktadır. Bu konularda bölgesel yönetimler kendi kararlarını
alabilmesini sağlayacak önlemler alır.
-
Devlet
bireyler, kurumlar gibi gerçek ve tüzel kişiler arası oluşan
anlaşmazlıkların çözümünde öncelikle yerel arabuluculuk sistemlerinin
oluşması ve gelişmesine çalışır.
-
Meslek
erbapları, mesleklerini toplumun faydası için icra ederler. Devlet; hekim,
avukat, asker, polis, eczacı gibi sorun artıkça iş yükleri artan mesleğe
sahip kişilerin gelirlerinin; iş yükleri arttığında değil azaldığında refaha
ulaşmalarını sağlayacak tedbirler alır. Böylece hastalıksız, suçsuz,
şiddetsiz, sorunsuz ve barış dolu bir toplumsal yaşam hedeflenir.
-
Devlet, temel
ihtiyaçların karşılanması için yeni teknolojilerin kullanılması ile daha
etkin yöntemler oluşmuş olsa da kültürlerin korunması için eski ve tarihi
üretim yöntem ve modellerinin yaşaması için gerekli önlemleri alır.
-
Devlet
dedikodu, yalan, iftira, aldatma gibi mekanizmaları zayıflatmak için
stratejiler belirler ve kültürel, sosyal önlemler alır.
-
Devlet için
ihracat ve turizm, gelir kaynağı değil, kültürel bilgi değiş tokuş fırsatı
sunan araçlar olarak görülür. Devlet diğer uluslara ait bireylerin ülke
sınırlarında özgürce dolaşması ve mal ve hizmetlerden faydalanmasına destek
olur. Bunun dışında doğal kaynakların ihracat ve turizm amacı ile ihtiyaç
dışı tüketilmesi; ihracat ve turizm ile ülkelerin birbirine göre avantajlar
sağlayarak birbirlerini ezecekleri bir ortamın oluşmasına izin verilemez.
Ben özgürce, kafamı
tüm korku ve baskılardan uzak tutarak düşündüğümde, anayasada bu
maddelerin olmasını istediğimi fark ettim. Bence herkes yeni bir anayasa hazırlanırken kendi
temel taleplerini yasa yapıcılara iletmeli, yasa yapıcılar da bu talepleri uygun
şekilde yasaya eklemelidir.
Elbette bu
maddelerin bazılarının uzun uzun açıklanması, nedeni ve niçinlerinin
belirginleştirilmesi gerekir ancak yazılı olarak açıklamak hem yazıyı çok
uzatacaktır, hem de sözel bir açıklama kadar etkili olamayacaktır diye
düşünüyorum. Bu maddeleri geçen hafta Muğla' da yapılan Ekolojik Anayasa
forumunda okuyup tek tek sebepleri ile açıkladım. Umarım yetkililer
açıkladıklarımı en uygun şekilde oluşan son metine eklerler ve bu metin de
anayasa için dikkate alınır.
(Not: Bu arada siz
de www.ekolojikanayasa.org web
adresinden size göre bir anayasada olması gereken maddeler ile ilgili
görüşlerinizi gönderebilirsiniz.)
Saygı ve
sevgilerimle
Hakan Ozan Erzincanlı
|