Tarımda (hayvancılıkta) yeni teknolojiler konusundaki TÜM CD' lerimizi görmek isterseniz burayı tıklayınız

 

 

 

Makaleler

 

33- Açlık Tehlikesinin Neresindeyiz? Dünya’ da ve Türkiye’ de Tarımsal Üretimin Dünü, Bugünü, Yarını (02.05.2008)

Biz tar-get Tarımsal Araştırma-Geliştirme firması olarak 2003 yılında kurulduğumuzda 2025-2030 yılında gerçekleşmesi beklenen açlıktan toplu ölümler tehlikesini vizyonumuza koymuş ve temel misyonumuzu bu riskin etki değerini düşürmek olarak belirlemiştik.

Bugün 2008 yılında geldiğimiz noktada görüyoruz ki; (devamını okumak için tıklayınız)
 

32- Toprak Analizleri ve Gübreleme (21.04.2008)

Bahar geldi ve biz yine Türkiye çapında denetimlere başladık.

Denetimlerde güzel gelişmeler gördükçe seviniyor; eksiklikler tespit ettikçe elimizden geldiğince doğrusunu anlatmaya, göstermeye çalışıyor; hatalı uygulamalar ve yanlışlıklar gördükçe de elbette üzülüyoruz.
(devamını okumak için tıklayınız)
 

31- Tarımsal Yatırım Yapmak 7. Bölüm - Çayır-Mera Yönetimi ve Islahı Nasıl Yapılır? (03.04.2008)


Geçenlerde bir haber okudum. İsmini vermek istemediğim bir yerde mera ıslah ve amenajman (yönetim) uygulaması yapılmış. Buna göre önce toprak tahlili yapılmış ve bitki örtüsü çeşitli incelenmiş. Buraya kadar her şey güzel…(devamını okumak için tıklayınız)

 

30- Tarımsal Yatırım Yapmak 6. Bölüm - Tavukçuluk Sektörü  (17.03.2008)

Tavukçuluk son yıllarda tarım konuları içerisinde değil gibi görülüyor.

Hem tavukçuluk sektöründe çalışanlar, hem de tarımın diğer kollarında çalışanlar tavukçuluk sektörünün artık iyice farklılaştığını, tarımın bir dalı olmaktan ziyade kendi içinde farklılaşmış bir endüstri biçimi haline geldiğini düşünüyorlar.

Bunun doğru olduğunu da kabul etmemiz gerekir.

Tavukçulukta temelde iki ayrı üretim biçimi vardır ve ikisi de birbirinden oldukça farklıdır. Birincisi et tavukçuluğu, diğeri yumurta tavukçuluğu. (devamını okumak için tıklayınız)

29- Tarımsal Yatırım Yapmak 5. Bölüm - Kiraz Yetiştiriciliğinde Önemli Noktalar ve Tavsiyeler (03.03.2008)

Kiraz yetiştiriciliği son yıllarda en popüler tarımsal üretim çeşitlerinden birisi. Özellikle doğru yerde yapılan kiraz üretimi üreticisini genel olarak memnun ediyor. Gelin biraz derinlemesine kiraz üretimini irdeleyelim: (devamını okumak için tıklayınız)

 

28- Tarımsal Yatırım Yapmak 4. Bölüm - Bitkisel Üretimde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar(15.02.2008)

Bitkisel üretime başlamadan önce üretici, mevcut koşulları değerlendirmeli ve şu sorulara cevaplar aramalıdır:

Yapılması düşünülen üretim nedir? Üretimden sorumlu kişi kim ya da kimler olacaktır? Bu kişiler yapılacak üretim ile ilgili bilgiye sahip midir? (devamını okumak için tıklayınız)

27- Tarımsal Yatırım Yapmak 3. Bölüm – Hayvancılık Nerede Yapılmalıdır? (30.01.2008)

Geçen yazımızda hayvancılığın Doğu Anadolu Bölgesinde yapılması gerektiğini önermiştim.

Yazıda öne sürdüğüm fikirlere ek fikirler içeren birçok geri dönüş aldım. Bunlardan birisinde katkı yapan değerli kişi, "yem bitkileri tarımının teşvik edilmesi gerektiği ve belirli hayvan sayısına göre yeterli büyüklükte bir arazi ile birlikte (entansif hayvancılık için) çiftliklerin kurulmasının teşvik edilmesi gerektiğini" belirtiyordu.

Kendisine detaylı yanıtı bir önceki makalemin altında yazmış olmakla beraber burada da özet olarak belirtmek istiyorum. (devamını okumak için tıklayınız)

 

26- Tarımsal Yatırım Yapmak 2. Bölüm – Yatırımın Yerine ve Tipine Karar Vermek (14.01.2008)

Kişiler ve kurumlar iki temel çıkış noktası ile tarımsal yatırım yapma kararı alırlar.

A) Arazi temelli yatırım fikri:

Burada yatırımı yapacak kişi veya kurumun atıl bekleyen bir tarım arazisi vardır. Buradan ya hiç gelir elde edememektedir ya da arazinin işletilmesi orada yerel bir üreticiye verilmiştir ve cüzi kazançlar elde edilmektedir.

Ya da memleketine yatırım yapmayı planlamaktadır. Bu durumda yatırımın yapılacağı arazi belli, yapılacak üretim pek belli değildir. (devamını okumak için tıklayınız)

 

25- Tarımsal Yatırım Yapmak 1. Bölüm – Tarımsal Yatırım Projesi Planlamak (03.01.2008)

Tarım (ben tarım derken bitkisel üretim yanında hayvancılık ve su ürünlerinden de bahsediyorum) her dönem popüler bir yatırım alanı olmuştur.

Mesela benim büyük dedem bile, polislikten emekli olup İstanbul’ da bir bahçe almış. İncir ağaçları dikmiş ve bir iki süt ineği almış. Zamanla inekleri satmak zorunda kalmış ancak incir bahçesinden çok iyi kazanmış.

Açıkçası özellikle bizim toplumumuzda bir çok kişi, hayatı boyunca bir çiftlik, kırsalda yaşam özlemi çeker. Ancak böyle bir şeye kalkıştığı zaman aslında işin ne kadar zor olduğunu görür.

Günümüzde firmalar da yatırım amaçlı tarım sektörüne girmek istiyor. (devamını okumak için tıklayınız)

 

24- İnsanlık Tarımdan Vazgeçmek Zorundadır (15.12.2007)

5 Temmuz 2007 tarihli makalemi şöyle bitirmişim: “Asla vazgeçemeyeceğimiz en önemli ve dünyanın en büyük sektöründe, ülkemizin dünya çapında daha önemli bir oyuncu olabilmesi için herkesin elinden gelenin en iyisini yapması dileğimle…

Evet, buna katılıyorum. Sanırım katılmayanınız da yoktur.

Ancak bugün başka bir büyük gerçeği savunuyorum:

Tarımdan vazgeçmek zorundayız!

Neden mi? İzin verin açıklayayım:
(devamını okumak için tıklayınız)
23- Kopya koyun “Oyalı”, Hayvancılıkta Rekor Verimler Elde Etmeyi Sağlayabilir mi?
(29.11.2007)

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Veterinerlik Fakültesinde Devlet Planlama Teşkilatı ve TÜBİTAK destekli projeler kapsamında yer alan “Kopya Koyun Projesi” başarıya ulaştı.

Proje sorumlusu Prof. Dr. Sema Birler’ in açıklamasına göre çalışma şöyle yürütüldü:

1- 69 adet bölünmüş klon embriyoyu 8 koyuna transfer edildi.
2- Bu 8 koyundan 5 tanesinin 18’inci günde yapılan hormon analizleri ile gebe olduğunu öğrenildi.
3- 40’ıncı günden sonra yapılan ultrason uygulamalarında 2 koyunun gebeliğinin devam ettiği görüldü.
4- Klonlama çalışması sonucu gebe kalan koyundan bir tanesi 21 Kasım 2007 tarihinde doğum yaptı ve Türkiye’nin ilk klon kuzusunu dünyaya getirdi. Diğerinin halen gebeliği devam ediyor.


Yukarıdaki bilgiler, haber sitelerinden alınan verilerden oluşuyor. Ben bu bilgilerin ışığında herkesin aklına takılabilecek bazı konuları, soruları açmak ve cevaplamak istiyorum.

Buna göre:

1- Klonlama nedir?

Klonlama, bir canlının
(devamını okumak için tıklayınız)

- Şiir -

22- Yarınlarda Sevinelim (17.11.2007)

İlaçlarız paketleriz, meyve sebze pek severiz.
Nar, biber, üzüm, ceviz, nane, pırasa ve kereviz.
Elin oğlu titizlenir, analiz der denetim der.
Çekil gari başımızdan, ilaçlamayı biliriz.
(devamını okumak için tıklayınız)
 

21- Zehirliyse Türk’ ler Yesin (02.11.2007)


Ülkemizde birçok tarımsal ürün üretiliyor.

Özellikle meyve sebze üretiminde dünya dokuzuncusu olduğumuzu öğrendim.

Yine meyve sebzelerin en güzelleri, en kaliteli olanları ihracata gidiyor.

İhracata giden bu meyve sebzelerin tamamı; ilaç kalıntısı kabul edilebilir seviyede, lezzetli, zamanında hasat edilmiş ve albenisi olan meyve sebzeler.

Oysa iç piyasada insanımızın tükettiği ürünler asla (devamını okumak için tıklayınız)

20- Göğü Delen Adam (04.10.2007)

Geçen yazımızda çok büyük meselelerden bahsettik. Bir hayalden yola çıkmış ve onu şekillendirip yazımızın başlığını "Türkiye' nin Tarım Sektöründe Dünya Lideri Olması İçin Bir Strateji Önerisi” koymuştuk. Makro ölçekte bakmıştık her şeye.

Gelin şimdi de bir ters köşe yapalım. En mikrosundan bakalım. Oradan geçelim yavaş yavaş makroya. Belki böylece ormanı daha net görebiliriz.

Benim gelmiş geçmiş en sevdiğim kitaplardan birisidir: Papalagi-Göğü Delen Adam.

Lütfen bulunuz ve mutlaka okuyunuz.

Papalagi

Siz okuyana kadar ben oradaki meseli bir özetleyeyim:

Kitap Amerika’ daki bir yerlinin, batılı insanların yaşamı ile ilgili yorumlar ile
(devamını okumak için tıklayınız)

19- Türkiye' nin Tarım Sektöründe Dünya Lideri Olması İçin Bir Strateji Önerisi (17.09.2007)

Bir hayal kuruyorum:

Düşünün ki bir ülke var. Ve bu ülke dünya çapında çok önemli bir coğrafya üzeride bulunuyor.

Bu coğrafya iki eski kıtayı birbirine bağlıyor.

Bu coğrafya en az 10.000 yıllık tarih ve kültür merkezi.

Belki ilginç ve gözümüzden kaçmış ancak bu coğrafya insanı tarih boyunca hep temel tedarikçi olmuş. Stratejik bir
(devamını okumak için tıklayınız)
 
18- Sürdürülebilir Tarım ve Hayvancılık Nasıl Yapılır? (29.08.2007)

Son aylarlarda (Temmuz-Ağustos 2007) Türkiye’ nin çeşitli bölgelerinde denetimler yaptım, üreticilerle uzun uzun bilgi alış verinde bulundum.

Her sene denetimlerde “Eğer yılın en kurak zamanında, bahçenizi sulamanız gerekirse ve su kaynaklarınız kurumuşsa ne yaparsınız? Bunun için önlem aldınız mı?” diye sorardım.

Üreticiler de genel olarak: “öyle bir şey olmaz” ya da “o zaman şuradan su getiririz” diye alternatif bir su kaynağından taşıma yapacaklarından bahsederlerdi.

“Orası da kurursa ya da tarımsal sulama için izin verilmeyecek kadar suyu azalırsa ne yaparsınız” diye sorduğumda ise
(devamını okumak için tıklayınız)

 

17- Genetiği Değiştirilmiş Ürünler Zararlı mı? Zararsız mı? (13.08.2007)


Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı (GDO) ürünlerin Türkiye'ye girmesinin önünü açan 26 Haziran tarihli Tarım Bakanlığı Talimatı, daha uygulanmadan 27 Temmuz'da yine Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker imzalı yazıyla yürürlükten kaldırıldı.

Genetiği Değiştirilmiş Ürünler, on yıldan fazla süredir tüm dünyada tartışılmakta; zararları, olası faydaları konuşulmakta.

Bu yazıda ben sizlere GDO (genetiği değiştirilmiş organizmalar) hakkında hem kendi fikirlerimi iletmek hem de konuyu olabildiğince basit şekilde anlatıp, kendi kararınızı oluşturmak veya berkitmenize yardım etmek istiyorum.
(devamını okumak için tıklayınız)

16- Bazı Tarımsal Gerçekler (30.07.2007)

Bu yazıda, ülkemizde birçok kişi tarafından yanlış bilinen ya da pek bilinmeyen birkaç tarımsal gerçeği açığa çıkarmak istedim.


Varsayım: Bir ülkede yetiştirilen belli bir hayvan sayısının azalması olumsuz bir durumdur.

Bu her zaman doğru değildir. Bir ülkede hayvan sayısının azalması, o ülkede o hayvan ile ilgili verimlerin de düştüğü anlamına gelmez. Hayvancılıkta karlılığın ana kurallarından biri, en az sayıda hayvandan en fazla verimi elde edebilmektir. Durumun böyle olduğunu bilmeyen birçok kişi ülkelerin hayvan varlığındaki azalışların, ülkede hayvancılığın azalış gösteren alanda zayıfladığı yönünde yorum yaparlar. Oysa burada bakılması gereken hayvan varlığı yanında hayvansal üretim miktarlarıdır. Mesela Afrika’ da yetiştirilen keçiler sayı olarak İsviçre’ den çok fazladır ancak İsviçre’ de ortalama bir keçinin verimleri


Varsayım: Dünya’ nın en iyi Ankara keçileri, Ankara’ da yetiştirilir.

Maalesef yanlış. 
(devamını okumak için tıklayınız)

15- Ali Kıran Baş Kesen Tarım Bakanlığı - Tarımsal Danışmanlık ve İyi Tarım Uygulamaları Yönetmeliği (05. 07.2007)


Tarım Bakanımız Mehdi Eker, Nisan 2007 tarihinde bir beyanında şunları söylemiş:

"Tarım geçmişte sadece üreticileri ilgilendiren bir sektördü. Bu yanlış. Çünkü gıda güvenliği boyutuyla bütün tüketicileri ilgilendiriyor. Bütün yediklerimiz ve içtiklerimiz tarım sektörüyle ilgilidir. Yani tarım sadece köylülerin uğraş alanı değildir, kentlilerin de tüketimidir. Böyle algılanmadığı için de, tarımın entelektüeli yoktur. Entelektüeli olmayan sektörün doğru tartışılması da mümkün olmaz. Tarımın siyasetiyle kimse ilgilenmiyor. Bu basına da yansıyor. Bu bir sorundur."

İşte bu beyandan da feyiz alarak; Tarım Bakanlığı’ nın durumuna, diğer bakanlıklardan farklılıklarına, tarım sektörünün diğer sektörler ile karşılaştırıldığında görüleceklere, sadece özel sektörde çalışmış bir ziraat mühendisi olarak değinmek istiyorum.

(devamını okumak için tıklayınız)

 


14- 2250 Yılında Tarım ve Yaşam  (24.06.2007)


“Bundan 243 yıl sonra tarım ve yaşam nasıl olurdu acaba” diye hiç düşündük mü? Düşünce, öngörü ve planlarımız 20, en fazla 50 yıl ötesine geçmiyor. Bunun sebebi belki 50 yıl sonrasını hiç göremeyecek olmamız, dolayısı ile bu düşüncenin pragmatik (faydacı) olarak bizim için önemsiz olması ve bu tip düşünce tarzının günümüzün oportünist (fırsatçı) yaşam anlayışında yeri olmaması…

Bense biraz merak duygum, biraz egomun kışkırtması (243 yıl sonra bu satırları okuyup “ne kadar doğru öngörüler yapmış, bravo büyük adammış” denmesi) ancak en çok da bugünden geleceğin korkutan senaryolarını önleyebilme umudu adına öngörülerimi aktarmak istiyorum. İşte başlıyoruz:

(devamını okumak için tıklayınız)

 


13- Kalem Efendisi Ziraat Mühendisleri – İşsizlik Sorunu, Çalışma Şekli, Meslek Seçimi (31.05.2007)

Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN‘ın 24 Mayıs 2007 tarihinde yaptığı ve basına yansıyan konuşmasında, şu sözleri sarf ettiği bildirilmektedir;

"Tarımda serbest piyasa koşulları oluşturulmalıdır. Böylece rekabet oluşacak ve bu da gelişimi beraberinde getirecektir... Onun dışında herkes yatıyor. Kaç tane ziraat mühendisi var. Kaç tanesi köylerde Allah aşkına. Kaç bin tane, hepsi kalem efendisi"...

Ben bu ve benzeri açıklamaların, eleştirilerin her zaman çok faydalı olduğunu düşünürüm. Lakin gelişme, olan ya da olma ihtimali görülen bir sorunun tespiti yapılmadığı sürece mümkün olamaz. Bir sorunu çözmek için önce sorunu teşhis etmek ve ardından çözüm yolları ile ilgili görüşler alarak fikir üretmek (devamını okumak için tıklayınız)

 


12- Tarım Sektöründe Eğitim ve Danışmanlık (14.05.2007)

Tarım sektörü, diğer tüm sektörlere göre çok farklı dinamikleri olan, ayrı olarak ele alınması ve detaylı etütler sonucu hareket edilmesi gereken bir durumdadır. Bu farklı dinamikler, tarım sektörünün diğer sektörlerle olan ilişkisinde etkileşimi azalttığı gibi bu sektöre başka sektörlerden giren beyaz yakalıların alışma zorluğu yaşamasına sebep olmakta, hatta bazen hiç alışamamaları ile sonuçlanmaktadır.  Peki, tarım sektörünün yapısı nedir, nasıl oluşur?

Tarım Sektörünün Yapısı

Tarım sektörünün yapısını incelerken Türkiye tarımının yapısının temel özelliklerini iyi bilmek gerekir. Maddelersek: (devamını okumak için tıklayınız)

 


11-Organik Tarım Konusunda En Önemli Soruna Bir Çözüm Önerisi (27.04.2007)

Organik tarım, özellikle son 10 yıldır giderek artan oranda kullanılmaya başlayan bir kavram. 1940’lardan önce böyle bir kavram yoktu. Çünkü bir tarımsal ürünün organik ya da organik olmaması konusu, olabilirliğini düşünmeye hiç gerek olmamıştı. 1970’ lere kadar olan süreçte de pek ihtiyaç hissedilmedi. Ancak 1970’ ler sonrası insanlar, özellikle Avrupa halkları, tarımsal ürünlerin üretimi sırasında birçok kimyasal kullanıldığını, bu kimyasalların sağlığa ve çevreye zararlı olabileceği düşünülerek konu üzerinde odaklanılmaya başlandı ve görüldü ki tarımsal ürünlerde hastalıklara karşı kullanılan ilaçlar, bu ürünleri tüketen insanların da sağlığını olumsuz etkileyebilmekte. Görüldü ki kullanılan gübreler yeraltı sularını tehdit ediyor, ürünleri lezzetsizleştiriyor, toprakları bozuyor ve en önemlisi “gelecekte acaba o eskiden yediğimiz mis gibi gıdaları bulabilecek miyiz? Çocuklarımız, torunlarımız bunları tadabilecek mi?” sorusunu sormamıza yol açıyordu. 
(devamını okumak için tıklayınız)

 


10- Biyoteknolojik Enerji Kaynaklarının Ülkemizdeki Durumu, Biyogaz ve Biyodizel  (10.04.2007)
 

Son zamanlarda özellikle biyodizel kelimesini çok fazla duymaya başladık. Benim ilk tanışmam 2002 yılı başlarında biyogaz konusunda araştırmalar yaparken oldu. İlk bakışta çok zor bir teknoloji gibi gelmişti. 2004 yılında biraz daha araştırıp tekrar ele aldığımızda, aslında mayonez yapmaktan daha zor olmadığını gördük.


Türkiye ve Biyodizel

Temel olarak biyodizel, organik yağları alıp bunları dizel yakıta çevirme işi idi. Amacımız da uzun yağ asidi zincirlerine sahip yağın zincirlerini parçalayıp küçültmek ve bunu yakıt olarak dizel motorlarda kullanabilmekti. Yağın içerisine biraz alkol ve ondan çok daha az kostik veya benzeri bir alkali madde koyup karıştırdığımız zaman biyodizel (biyomotorin) elde ediyorduk.
(devamını okumak için tıklayınız)


9- Tarımda Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ve Dünyadaki Son Durum (29.03.2007)


Geçtiğimiz 20 yılda genetik bilimi çok ilerlemiş; Mendel teorileri üzerine kurulmuş olan klasik bitki ve hayvan ıslahı tekniklerinin yavaş, pahalı olması ve çoğu durumda amaçlanan genetik ilerlemenin eskisine göre daha zor olması araştırmacıları yeni arayışlara yöneltmiştir. Genetik bilimindeki gelişme, araştırmacıların; "canlıların genetik yapısını, konvansiyonel ıslah yöntemleri ile uzun sürede değiştireceğimize, direkt DNA' ya ulaşıp değiştirebilir miyiz?" sorusunu sormalarına yol açmış ve bu noktadan sonra genetik olarak değiştirilmiş organizmalardan söz edilmeye başlanmıştır.


Bir organizmanın genetik olarak modifiye edilmesi, o canlının DNA kodunun
(devamını okumak için tıklayınız)


8- Kyoto Protokolü’ nü imzalamak ya da imzalamamak (15.03.2007)

Yine çok önemli bir dönemeçte bulunuyoruz. Kyoto protokolünü imzalayacak mıyız, imzalamayacak mıyız? Bu soruya cevap arıyoruz. Ancak elbette asıl cevap aramamız gereken soru şu: imzalamalı mıyız? İmzalamamalı mıyız?

Öncelikle Kyoto protokolü nedir ne değildir ona bir bakalım:

Kyoto Protokolünün Amacı

Kyoto Protokolündeki amaç, “atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun, iklime tehlikeli etki yapmayacak seviyelerde dengede kalmasını sağlamaktır.

Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli, 1990 ile 2100
(devamını okumak için tıklayınız)
 


7- Tarım İlaçları, İyi Tarım ve Çengelköy Hıyarı (28.02.2007)


Bu aralar Ankara’ da Tarım Bakanlığı tarafından verilen on tam günlük kontrolör eğitiminden geçmekteyim. Konumuz “iyi tarım uygulamaları” olunca, tarımsal üretim sırasında yapılan her faaliyetin, “verim ve kar amacından fazla uzaklaşmadan nasıl olur da insana ve doğaya en zararsız halde kullanabiliriz?” sorusuna cevap vermeye çalışan bir uygulamalar zinciri ile karşılaşıyoruz.
(devamını okumak için tıklayınız)

 

6- Enerji Sorunu (20.02.2007)

Dünyanın artan nüfusu ve artan refah seviyesi, enerji tüketimini yoğun olarak arttırmıştır. Bu yoğun enerji kullanımı; hem enerji tedarikinde sorunlara yol açmakta, hem de enerjinin üretimi sırasında oluşan kirlilik büyük sorunlara yol açmakta, en önemlisi küresel ısınma denen büyük bir tehdidi tetiklemektedir.(devamını okumak için tıklayınız)


5- Tarım, Dünya ve Doğal Hayat (14.02.2007)

Bir düşünelim, nerede ve nasıl tarım yapıyoruz?

Binlerce yıl önce, şu an üzerinde bitkisel ve hayvansal üretim yaptığımız; fabrikalar kurup şehirler türettiğimiz uçsuz bucaksız ovalarda ve hatta dağ tepelerde yemyeşil ormanlar, çayır ve mer’alar vardı. Buralarda büyük hayvan sürüleri otlamakta, çeşit çeşit kuşlar böcekler oradan oraya dolaşmakta ve belki şu an yok olmuş binlerce çeşit bitki türü yaşamaktaydı.

Bugün Anadolu topraklarında var olan birçok canlı türü o zamanlar yoktu. Domates yoktu mesela; biber, patlıcan yoktu.
(devamını okumak için tıklayınız)


4- Küresel Isınma ve Su Kullanımı/Tarım İlişkisi (08.02.2007)

2003 yılında firmamızı kurarken, niçin kurulduğumuzu açıklayan bir kısmı web sitemize koymuştuk:

tar-get'e niçin ihtiyaç duyuldu?

tar-get ’e, Türkiye’nin çok elverişli doğa koşullarına sahip olmasına rağmen tarımda VERİMLİLİĞİN VE KALİTENİN ÇOK DÜŞÜK OLMASI
(devamını okumak için tıklayınız)


3- Tarımda Yeni Teknolojiler  

M. Kemal, Atatürk olmadan önce cehaletle ve bağnazlıkla savaştı. Gerçek savaş meydanda göğüs göğüse yapılan savaş gibi görünse de aslında yapılan savaş fikirsel idi.(devamını okumak için tıklayınız)
 


Şu an su ürünleri sektöründe; üretim, ihracat, tüketim ve bürokrasi gibi alanlarda çeşitli sorunlar vardır. Bu sorunlar: üretimde, teknik bilgi eksikliği, belli türlerin dışına çıkılamaması...(devamını okumak için tıklayınız)


Bu yazı, bir meslek seçip onun üzerine eğitim alacak öğrencileri (lise ve ilköğretim), şu an ziraat fakültelerinin tüm dallarında ve su ürünleri fakültelerinde okuyan öğrencileri, bu bölümlerin mezunlarını ve bu konuyla ilgili diğer her kesimden insanı bilgilendirmek amacı ile yazılmıştır. Aslında hayatta başarıyı anlatmaya yönelik unsurlar içeren dokunmalara da yer verilmeye çalışılmıştır.(devamını okumak için tıklayınız)

 

 

 

Lütfen bize tarım (hayvancılık) ile ilgili konulardaki yazılarınızı gönderin, yayınlayalım.

anasayfa  |   bize ulaşın

tar-get@tarimsal.com