Bir Gece Kelebeğinin Serüvenleri

-Bölüm 1-

1- Uyanış

Bir varmış bir yokmuş

Bir karıncalar ülkesi varmış.

Bu ülkede herkes karıncaymış

ya da kendini öyle sanırmış.

Bir gün bir böcek bakmış ki kanatları var ve ışığa uçmayı seviyor

Araştırmış soruşturmuş ve aslında bir gece kelebeği olduğunu öğrenmiş

“Aaa ben bir gece kelebeğiymişim!” diye sevinçle bağırdığında etrafta herkesin kaşları çatılmış

Demişler ki “Gece kelebeği diye bir şey yoktur.

Sen kanatları olan ve gece uçmayı seven bir karıncasın.”

Gece kelebeği bu kadar çok kişi ısrarla aynı şeyi söyleyince inanmış.

Ancak içinden bir ses karınca olmadığını haykırıyormuş.

Gece kelebeği araştırmaya devam etmiş..

Ve görmüş ki en yakın arkadaşı da aslında bir çekirge!

Gitmiş demiş ki “arkadaşım, arkadaşım sen aslında çekirgesin”

Çekirge hemen zıplamış ve demiş ki

“Sen bana nasıl çekirge dersin. Ben karıncayım.”

***************

2- Kaçış

Bu böyle devam ettikçe gece kelebeği görmüş ki aslında bu ülke karıncalar ülkesi değilmiş

Bir de görmüş ki ülke diye bir şey yokmuş, böcekler uydurmuş bu ülke dene şeyi

Bir gün pılını pırtısını toplamış yola koyulmuş

Az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş.

Ağaçların bittiği bir yere gelmiş

Bu sınırda çeşitli böcekler varmış

Demişler ki çıkamazsın, sen bu ülkenin vatandaşısın.

Başka ülkelere gitmek için

Başkanlarımızın onayladığı kağıtlardan getirmen gerekir.

Kelebek sormuş: bu sınır neye göre belirlendi?

Böcekler cevap vermiş: büyük böcek savaşları sonunda bizler karıncalar olarak bu sınırlarda yaşamayı kabul ettik

Yan ülkede çekirgeler var

Öbür yanda tespih böcekleri…

Kelebek şaşırmış bu işe,

Çünkü bunu diyen karınca ülkesi sınır görevlisi aslında bir çekirgeymiş.

Demiş ki “ama sen bir çekirgesin”

Hayır demiş çekirge. Biz burada hepimiz karıncayız

“Ama bak” demiş kelebek

Bir ansiklopedi ve bir ayna göstermiş

Çekirge önce şaşırsa da

Sonra toparlanmış

Ben aslen bir çekirge de olsam

Bu ülkenin şerefli bir karıncasıyım

Bak marşımızı unuttun mu:

“Karıncayım karınca,
En şerefli ulustanım
Tüm gün çalışır koşarım
Çünkü her böceği yenmişim
En kuvvetliyim
Birlikten doğarım
Şerefli karıncayım”

Kelebek bunun üzerine mecburen geri dönmüş

Ülkesinde mutlu mesut yaşamak zorunda olduğunu anlamış çünkü.

*************

3- Arayış

Yolda konaklamak için bir otele girmiş

Onun bu düşünceli halini gören biri sormuş neyin var diye. Cevap vermiş kelebek:

“Ben bir karıncaymışım.

Gerçekte kelebek de olsam karınca olduğumu kabul edip mutlu mesut yaşamak zorundaymışım.

Bunu kabul edersem başkanlarımızdan iyi bir karınca olduğumu bildiren izin kağıtları alabilirmişim.”

“Eee” demiş karşıdaki

“bunda ne sorun var?”

“Sorun şu ki” demiş kelebek

“ben araştırdım, soruşturdum ve aslında karınca değil, kelebek olduğumu öğrendim.

Şimdi nasıl karıncayım derim?”

“Aaaa” demiş diğeri

“bilimsel araştırma yaparak bulduğun sonuçlar hiç güvenilmezdir”

“sonuçta bildiğimiz en net şey şudur ki hepimiz böceğiz”

Kelebek çok sevinmiş kendisi gibi düşünen birini bulduğuna, can kulağıyla dinlemeye başlamış.

Karşıdaki devam etmiş:

“böcekleri yaratan elbette bir büyük güç vardı ve bu güç başkanlarımızı da yarattı. Demek ki bizim başkanları değil onun emirlerini dinlememiz gerekiyor.”

“Eveeet” demiş kelebek. “Onu dinlemeliyiz tabii ben nasıl bunu düşünemedim. Peki bu yaratıcımızın ne dediğini nasıl öğreniriz?”

“Çok kolay, çok eskiden çok ulu bir böcek onun dediklerini duydu ve bunları büyük kitaba yazdı.

Büyük kitapta yapmamız gereken her şey yazılıdır.”

Kelebek sevinçten havalara uçmuş. Sormuş

“nasıl bulurum bu kitabı?”

Diğeri cevaplamış:

“kitabı bulmak çok zor değildir ancak çok eski dille yazılmış,

Çok büyük sırları içeren bir kitap olduğu için bu kitap

Bu kitabı sadece uzun uzun bu işler üzerine çalışmış

Çok kutlu böcekler anlayabilir.

O sebeple bize büyük yaratıcının her dediğini onlar anlatır.”

Ve kelebeğe bu kutlu böceklerden birinin adresini tarif etmiş.

***************

4- Hüsran

Kelebek ertesi gün ilk iş bu kutlu böceğe gitmiş. Uzun süre bekledikten sonra huzura kabul edilmiş. Hemen sormuş:

“Ben karınca değilim değil mi?”

Kutlu böcek cevap vermiş:

“karınca, çekirge ya da pervane olmamız önemli değil. Hepimiz böceğiz. Sen bu ülkenin kurallarına göre karıncasın ancak yaratıcının gözünde bir böceksin hepimiz gibi”

“Peki” demiş kelebek, “yüce yaratıcı sınırları olan bir ülkede yaşamak zorunda olduğumuzu mu söylemiş?”

“olur mu?” demiş kutlu böcek. “bütün bu Dünya biz böceklerindir. Yaratıcımız bize vermiş Dünya’ yı”

Pervane şaşırmış “peki fareler, hem onlar bizi avlayıp yiyebiliyor da..”

“Yook” demiş kutlu böcek. “Yaratıcı bize akıl vermiş. O sebeple o vahşi fareleri akrep kardeşlerimiz aracılığı ile zehirleyip öldürebiliriz.

Biz Dünya’ ya gelmiş en zeki canlılarız. Yaratıcı Dünya’ yı bizim için yarattı”

************

5- Umut

Kelebek boynunu büküp oradan da çıkmış. Umutsuzcasına uçarken uzakta bir şato görmüş. Merak edip oraya gitmiş. Girişte kocaman “büyücünün şatosu” yazıyormuş. Önce korksa da belki de sorularıma cevap bulabilirim umudu ile kapıya ilerlemiş. Kapıda bir yazı dikkatini çekmiş “girdiğin gibi çıkamazsın” Kelebeğin korkusu iyice büyümüş. Geri dönecek gibi olmuş ancak “ben bir kelebeksem ömrüm zaten en fazla 1-2 ay olabilir. Bir aydır yaşadığıma göre çok bir ömrüm kalmamış muhtemelen. Bari aklımdaki sorulara cevap bulayım da hayatımın bir anlamı olsun” diye düşünmüş ve içeri süzülüvermiş.
 

Birinci bölümün sonu
 

Yazan: Hakan Ozan Erzincanlı

13.06.2015

Bu öykünün orijinali http://www.tarimsal.com/makaleler/oyku/gece_kelebegi1.htm adresinde yayınlanmaktadır.