|
|
|
03.07.2009 Tarımda Kimyasal Kullanımının Yarattığı Çevre Kirliliği ve Doğal Tahribat Tarım ve hayvancılık faaliyetleri sırasında özellikle kimyasal kullanımı ile çevreyi ciddi anlamda kirletiyoruz. Belki bilinçli olarak kirletmiyoruz, belki de "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyoruz. Ancak emin olun o yılan herkese dokunuyor. Bununla ilgili geçenlerde bir haber okudum. Haberin içeriği şöyle:
Mersin Üniversitesi Çevre Bölümü tarafından yapılan bir araştırma,
Mersin'de tarım alanlarında kullanılan kimyasal maddelerin bölgenin
su kalitesini önemli ölçüde etkilediğini ortaya çıkardı. Her zaman olduğu gibi haberi yapan sayın gazeteci tarımdan ve fen bilimlerinden habersiz olduğu ya da medyada asla bir tarım/bilim editörü bulunmadığı için haberin içeriğinde eksikler ve hatalar var. Ancak yine de şükür ki içeriği anlayabiliyoruz. Tarım ile ilgili bir çok haberde bu bile olamıyor. Neyse, şimdi konumuz başka. Gerçekten tarım kimyasallarının yer üstü ve yeraltı sularına karışması ciddi bir sorun. Ve ülkemizde hemen hemen hiç bir tarımsal üretici bu konuya dikkat etmiyor. Yetkili devlet kurumları ölçümler yapıp üreticileri uyarmıyor. Ve yeraltı sularımız kirleniyor... Yeraltı ve Yerüstü Sularının Kirlenmesinin Sonuçları Nelerdir? 1- Toplu Balık Ölümleri Tarım kimyasalları kaynaklı toplu balık ölümleri, özellikle kullanılan azotlu gübreler fazla kullanıldığında ve yağmur veya sulamalarla bu azot yıkanarak yeraltı suları veya yüzey akışı ile yerüstü suları ile göl ve denizlere ulaştığında görülür. Bu azot, bir gölete veya nehire ulaşıp da güneş ışınlarına maruz kalınca, fotosentez yapan canlıların (fitoplanktonlar, algler) nüfusu bu azot ve güneş ışığı ile bir anda büyük sayılara ulaşır. Bu duruma "alg patlaması" adı verilir. Gün ışığında büyük sayılara ulaşarak suya oksijen veren bu algler; güneşin batması ile birlikte oksijen üretmek yerine oksijen tüketerek karbondioksit üretmeye başlarlar (aynı hasta odalarına çiçek konmasının sakıncası olması gibi, bitkiler gün ışığı yoksa karbondioksit üretir.) İşte bu yoğun alg nüfusu sudaki bütün oksijeni tüketirler. Ve suda oksijene ihtiyaç duyan balık, yengeç vb. canlıların tümü bir anda ölür. Ayrıca çoğalan algler güneş ışınlarını da gölgelediği için tabandaki bitkiler de (diğer canlılara yuva, doğumhane, besin görevi yapan bitkiler) fotosentez yapamaz ve ölürler. Bu ölü bitkiler çürürken de oksijen tüketerek karbondioksit üretirler. Son olarak azotu bitiren algler de açlıktan ölür. Ve o suda neredeyse hiç canlı kalmaz !
Resim 1- Sığ kıyı sularda aşırı azot yükünün sonuçları (İngilizce' den çeviri) 2 Yukarıdaki paragrafta ve resimde de anlatıldığı gibi dengesiz ve hatalı azot kullanımı doğayı tahrip etmekte, yaşam alanlarını yok etmektedir. Haberlerde gördüğümüz toplu balık ölümü olaylarının genelde sebebi hatalı azot kullanımıdır. Azot en çok tarımsal amaçlı kullanıldığı için (üre, amonyum sülfat vb. gübreler hep azotlu gübrelerdir) bu felaketin en önemli sebebi maalesef tarımcılardır. 2- İçme Sularının Kirlenmesi Tarımda hatalı şekilde kullanılan kimyasallar (ben, en azından gübrelerin yeraltı sularına karışmasını önleme konusunda, bugüne kadar hiç hatasız kullanım görmedim) içme suyu kaynaklarını da kirletmektedir. Bu durumdan başta insanlar olmak üzere doğadaki tüm canlılar olumsuz etkilenmektedir. Ayrıca çiftlik hayvanlarının tükettikleri kirli sular ile et, süt, yumurta gibi hayvansal ürünlere sağlığa çok zararlı ağır metaller geçebilmektedir. BM verilerine göre günümüzde 40 ülkede iki milyardan fazla insan su kıtlığı sorunu ile karşı karşıya bulunmakta, 1.1 milyar insan yeterli içme suyuna ulaşamamakta, 2.4 milyar insan atık su hizmetinden faydalanamamaktadır. Bu durumun sonucu olarak, hastalıklar artmakta, gıda güvenliği tehlikeye girmekte ve ülke ve bölgelerarası paylaşım sorunları ortaya çıkmaktadır. Konu ile ilgili çalışmalarda, iyimser tahminle 2050 yılında her dört kişiden birisinin yeterli içme suyuna ulaşamayacağıı öngörülmektedir. 3 Yani bu konu aslında savaşlara ve toplu insan ve hayvan ölümlerine yol açacak, belki dünyanın en önemli meselelerinden biridir. Ancak sayın okurlar biliyor musunuz, 5 yıldır uğraşmama rağmen daha bir tane gübre üreticisinden bile, gübre içerisindeki ağır metalleri gösteren beyan belgesini alamadım, aldırtamadım. Diyelim bu gübre % 28 saf azot evet ancak geri kalan % 72 nedir? Ne kadar kükürt vardır? Özellikle fosforlu gübrelerde hangi ağır metallerden ne kadar var veya yoktur? (Bu noktada, "kimyasalın formülü belli, hesaplanınca geri kalan % 72 bulunur" diyenleri duyar gibi oluyorum. Hayır, burada benim belirttiğim üreticinin bunu beyan etmesi. Hem de hesapla değil analiz ile. Burada aradığımız olması gereken değil, mevcut durumdur) Bunu gösteren hiç bir yazılı dokümana erişemedim. Gübre üreten firmalar bunu sorunca "gübrelerimizde zararlı hiç bir şey yok" ya da "ne yapacaksınız kardeşim gübre firması mı kuracaksınız?" diyorlar. Daha alınacak o kadar çok yol var ki... 3- Sulamada Kalitesiz, Tuzlu Su Suyun % 70' i tarımsal sulama amaçlı kullanılmaktadır. Yani kirletilen su kaynakları % 70 oranında tarımsal sulamada kullanılacak, tarımsal üretimde kirletilmiş sular yine tarımsal ürünlere su olarak verilecektir. 4- Gelecek Nesiller Eğer ki bu kadar kirlilikten yaşamaya fırsat bulurlarsa gelecek nesillere utanç duyacağımız kirli bir dünya bırakmak belki de suların kirlenmesinin en kötü sonucu. Tüm bu sebeplerle bu durumun önüne geçmeliyiz. Bunu önlemek için mümkünse organik tarım yaparak kimyasallardan uzak gıda üretimini sağlamak elbette en iyisi. Ancak bu mümkün değilse, en azından "iyi tarım uygulamalar" yöntemleri ile kirliliği minimuma indirmek olası. Bu amaçla gerekli bilgiyi Globalgap Standardında bulabiliriz. Tarımsal Üretimde Kirliliği En Aza İndirmek İçin Yapılması Gereken Asgari Sorgulamalar
GLOBALG.A.P. (EUREPGAP) Kontrol
Noktaları Uygunluk Kriterleri Entegre Çiftlik Güvencesi Tarımsal Üretimin Yarattığı Çevre Kirliliğini Önlemeyi Amaçlayan Bazı Sorular: CB . 5
. 1 . 1 Etkinliğin ve/veya ürünler üzerindeki faydanın azamiye
çıkartılması amacıyla tüm doğal ve suni gübre uygulamaları uygun
zamanda gerçekleştiriliyor mu? Tarımsal Üretimin Yarattığı Çevre Kirliliğini Önlemeyi Amaçlayan Bazı Sorular: AF . 4
. 1 . 1 Tüm çalışma alanlarında olası tüm atık ürünler ve kirletici
maddeler tanımlanmış mı? Tesco Doğanın Seçimi Teknik Yönergesi 07 2.3. Gübreleme uygulamaları toprak, bitki veya besin solüsyonunun besin seviyesinin düzenli analizi ve mahsulün besin madde ihtiyacı göz önüne alınarak mı yapılıyor? 2.7. Uygulanacak inorganik azotlu gübre miktarını belirlerken toprağın azot içeriği, bitki aksamları ve ilişkili organik materyal dikkate alınıyor mu? 6
GLOBALG.A.P. (EUREPGAP) Kontrol Noktaları Uygunluk Kriterleri
Entegre Çiftlik Güvencesi 1. Pompa, sıvı püskürtme tankı (kapak kapalı iken), borular, hortumlar ve filtrelerden sızıntı olmamalıdır. 2. Tüm ölçüm, açma/kapama, basınç ve/veya akış oranı ayarlama cihazları, güvenilir bir şekilde çalışmalı ve herhangi bir sızıntı olmamalıdır. 3. Tabancalı / Memeli ekipmanlar, bitki koruma maddesinin düzgün bir şekilde uygulanmasına uygun olmalıdır. Tüm tabancalar / memeler birbirinin aynısı olmalı (tip, ölçü, malzeme ve marka), eşit bir dağılım sağlamak (örn; eşit şekilde, homojen bir püskürtme) ve tabancaları / memeleri kapattıktan sonra damlama yapmamalıdır. 4.
Ekipmana (püskürtme cihazı) ait tüm farklı parçalar (örn; tabancalı
/ memeli /taşıyıcı, filtreler, fan, vb.) sağlam durumda olmalı ve
güvenilir bir şekilde çalışmalıdır.
7 Sonuç: İşte böyle. Özellikle tarımsal üretim yaparken çevreyi kirletiyoruz. Su kaynaklarını kirletiyoruz. Suyu ve gübreyi bulduğumuz zaman neredeyse sınırsızca kullanıyoruz. Oysa gübre ve suyun, bitkinin kök bölgesinden daha aşağı akıp gitmemesi gerekiyor. Gübrelerin ihtiyaçtan fazla verilmemesi gerekiyor. Damlama sulama sistemi mutlaka kullanmak ama kullanırken bunu da denetlemek gerekiyor. Bitkisel üretimde bu amaçla toprak nem ölçerler (tansiyometre) ve buharlaşma kapları kullanmak gerekiyor. Tarım ilaçları artıklarını nasıl yok edeceğimizi iyi planlamak, mümkünse hiç atık ilaç oluşturmamak gerekiyor. Umarım bir makalemde de, yukarıdaki iyi uygulamaların nasıl uygulanacağını detaylı olarak yazar anlatırım. Aslında tüm yazdıklarımda vermeye çalıştığım mesajı, bir Kızılderili Atasözü güzelce özetlemiş: "Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak." Saygılarımla,
Kaynakça: 1 http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=861654 [Erişim Tarihi: 02.07.2009] 2 http://www.buzzardsbay.org/nitrogen-pollution.htm [Erişim Tarihi: 02.07.2009] (Ana kaynak "Modified from U.S Fish and Wildlife circular, Restore Chesapeake Bey (2/90)")
3
http://www.tusiad.org/tusiad_cms.nsf/BMKitlerListe/6620F6E7C1A422F6C22574BF002C59F7/ 4 Globalgap Standardı, Ürün Tabanlı Modül Uyum Kriterleri, http://www.globalgap.org/cms/upload/ The_Standard/IFA/Turkish/CPCC/GG_EG_CPCC_IFA_CB_TUR_V3.0-3_Feb09.pdf 5 Globalgap Standardı, Tüm Tarımsal İşletmeler Modülü Uyum Kriterleri, http://www.globalgap.org /cms/upload/The_Standard/IFA/Turkish/ CPCC/GG_EG_CPCC_IFA_Intro_AF_TUR_V3-0-2_Sep07.pdf 6 Tesco Nurture Standardı, Teknik Yönergesi 07 7 Esas Belge: DIN EN 13790-1:2004, Tarımsal Makineler- Püskürtme Cihazları; Kullanılan püskürtme cihazlarının kontrolü- Bölüm 1: Tarla ürünleri püskürtme cihazları
|
| tıklayınız |
|
|
Eklemek istedikleriniz konular varsa lütfen bize yazınız.