|
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Okuyanların katkı ve yorumları, soruları ve cevaplar: 1- Sayın Adnan SERPEN, Veteriner Hekim, İZMİR |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
16 Aralık 2007 saat 11:38' de Sayın Adnan Serpen
makaleyi okumuş ve şu yorumları yapmış. (Adnan Bey' e cevaplar mavi
renk ile verilmiştir. Yazışma Hayvancılık Google E-posta grubunda
gerçekleşmiştir.) Hakan Bey, Açıklamalarınıza katılmak çok zor.Çünkü ortaya atmış olduğunuz fikirler biraz çizgi uzay romanlarını anımsatır gibi.Fakat şu andaki dünyanın durumunu göz önüne alarak bir değerlendirme yapacak olursak; Adnan Serpen: Ve insanoğlu yüzyıllardır fütursuzca çoğalarak diğer canlı türlerine soykırım uygulamaktadır.Doğru bu olmaktadır,peki böyle bir soy kırım varsa,var olduğu da bilinmektedir o zaman nasıl olurda Gönül rahatlığı ile ihtiyacımız kadar hayvan avlayabileceğiz ? ortada canlı türü kalmıyor ki,sürekli şu veya bu şekilde yok olmakta dolayısiyle,burada bir çelişki gözümüze çarpmaktadır. H. Ozan Erzincanlı cevap: Yazımda nüfus planlaması yapmak zorunda olduğumuzu ve toplam insan nüfusu 5-10 milyon olduğunda bunu yapabileceğimizi, planlamaya bugün başlasak en erken 2200 yılında ilk rahatlamaları belki yaşayabileceğimizi belirtmiştim. -Tarım alanları küçülecek! Doğrudur, küçülecek çünkü insan sayısı artıyor ve yerleşim alanları sürekli genişliyerek tarım alanlarını işgal etmesi,tarım alanlarının sanayileşme uğruna katledilmesi nedeniyle küçülmektedir. -Tarımdan vazgeçmek zorundayız!,kimse vazgeçemez ,çünkü insan oğlu gıda üretimi için tarımdan vaz geçemez tarımsal faaliyetle birlikte atbaşı giden ayrılmaz ikilinin parçası olan hayvancılık faaliyetinede ihtiyacı olup bu faaliyetilerin her ikisine de ihtiyacı vardır,bu faaliyetler olmadan insan olarak yaşamınızı sürdüremezsiniz. H. Ozan Erzincanlı cevap: Olabilecek şeyler ile olması gerekenler her zaman buluşmayabilir. Ben olması gerekeni yazdım. Olabilecek veya olacaklar, bunun olmasının gerektiğine herkes katılırsa olur. - Makalenizde insanlık olarak tarımsal üretimin gerekmeyeceği bir insan nüfusunu sağlayacağız,diyorsunuz,bunuda gerçekleştirmek çok zor insan daima tarım ve hayvancılık faaliyeti içinde bulunmak zorundadır.Çünkü doğa bu dengeler üzerine kurulmuştur,bu dengeleri yok sayamazsınız,yok sayarsanız veya yok olursa insanda yok olacak demektir. H. Ozan Erzincanlı cevap: Bir şey sağlayacağız demiyorum. Bu şekilde doğayı görmezden gelerek yaşamaya devam edersek yok olacağız diyorum. Tarım yapmadan, (diğer canlılar nasıl yaşıyorsa, LOST dizisinde olduğu gibi) yaşayacak nüfusa düşebiliriz. O halde tarım yapmaz, başka canlıları sömürmeyiz. Çok tartışmak istemiyorum. Yazdığımın bugün için hayal olduğunun farkındayım. Ülkemizin dünya çapında daha önemli bir oyuncu olabilmesi için herkesin elinden geleni en iyi şekilde yaptığına inanmıyorum,çünkü herkes koltuk,rant ve erk peşinde koşuyor bilime inanmıyor,bilimi kendisine makyaj malzemesi gibi maske olarak kullanıyor,yine siyasetçilerimizde bilime inanmıyor ve sevmiyorlar.Zora gelindiğinde işi tembelliğe vurdurup tevekküle başvurup allaha havale etmeyi çok iyi beceriyoruz,siyasetçilerimiz hatta bazı insanlarımız bile çıkar ve menfaat uğruna siyasi ayrımcılıkta çok maharetlilerher olayı siyasi gözlükle bakıp olayları çok çabuk çok farklı bir şekilde değerlendirebiliyorlar.Dini,milli ve birçok kutsal değerlerimizi basida indirgeyerek çıkar ve menfaat uğruna hoyratça,acımasızca ne pahasına olursa olsun riyakarlık boyutlarında ayaklar altına almada çok ustayız.Siyasiler için varsa yoksa siyasi ranttır,siyasi rant uğruna halkını aldatıp,yalan söylemeyi çok iyi beceriyorlar,halktan topladıkları vergilerle halka sunması gereken devlet olanaklarını paydaşlarına sağlamakta maharetli ve ustalar,türk halkının geleceği onları en ufak bir şekilde ilgilendirmiyor.Ancak türk halkının geleceği onların siyasi rantını etkilerse o zaman ilgilenmek lütfunda bulunurlar.İşte bu şartlar altında geleceğimiz ??????,saygılarımla.
Adnan SERPEN
Veteriner Hekim
İZMİR
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
2- Sayın Hasan Kurt |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
16 Aralık 2007 saat 10:09' da Sayın Hasan Kurt
makaleyi okumuş ve şu yorumları yapmış. (Yazışma Zeytindostu Google
E-posta grubunda gerçekleşmiştir.) Hakan
Bey;
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
3- Sayın Mümtaz Gökçebağ |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
18 Aralık 2007 saat 02:13' de Sayın Mümtaz Gökçebağ makaleyi okumuş ve şu yorumları yapmış. (Yazışma Zeytindostu Google E-posta grubunda gerçekleşmiştir.)
Sayın Erzincanlı,
Keşke olaylar sizin söylediğiniz kadar basit olsaydı. Keşke nüfus planlaması ve yapay gıdalar sorunlarımızı çözüverseydi. Öncelikle şunu belirteyim, burada yazdığınız konu gerçekte 1950’li yıllarda Amerika’da çok tartışılmıştı. Hatta belki okumuşsunuzdur, Isac Asimov’un “Bu dünya herkese yeter” isimli bir de kitabı vardır. Henüz okumamış herkese öneririm.
Dünya gerçekten de herkese yeter. Bu konuda size katılıyorum Ama hangi yaşam biçiminde? Eğer çağdaş uygarlık olarak Amerikan yaşam biçimini görüyorsanız (Avrupa yaşam biçimini ABD yaşam biçimi olarak kabul ediyoruz) o zaman dünyanın herkese yetebilirliği ciddi biçimde yara alacaktır. Çünkü biraz araştırırsak göreceğiz ki ABD tek başına dünya nüfusunun %5’i oluşturduğu halde dünya kaynaklarının çok daha fazlasını kullanmaktadır. Burada tek bir tanesini örnek olarak vereyim. Dünya çöplerinin %25’ini ABD üretmektedir. Şimdi en doğrudan, en basit biçimde dünyanın %100’nün ABD yaşam standardına ulaştığını varsaysak, çöpleri koymak için dört tane daha dünya gerekecektir. Zaten bunu olabilirliği modern düşünmeo denli biçimine aykırıdır ki, ABD’li yazar Alan During “Tüketim toplumu ve dünyanın geleceği” isimli eserinde, günümüzde çağdaş denilen yaşam biçiminin gelecek için umut vaat etmediğini göstermekte zorlanmamaktadır.
Gelecekteki Tarım Ekonomisi konusu elbette Üniversitelerimizin tarım ekonomisi bölümlerinin incelemelerine muhtaçtır. En azından benim orada söz söyleme hakkım bulunmamaktadır. Ancak, genetiği değiştirilmiş besinler, yapay beslenme biçimleri dediğimizde, insanları hemen uyarmamız gerekir. Sorun şudur; Doğa olaylarını konuşurken ve özellikle oluşumları incelerken binlerce yıldan söz ederiz. İnsanın doğuşunu anlatan belgeler yalnızca maymunumsu diyebileceğimiz ortak atamızdan günümüz insanına olan değişimin 300.000 yıl sürdüğünü göstermektedir. Kıtaların ayrılması 10.000.000 yıl, ilk yağmur damlasının yere düşüşü 1.000.000.000 yıl gibi rakamlarla ifade edilmektedir. Buna karşın modern olduğu ileri sürülen günümüz bilimi yalnızca 200 yıllık bir geçmişe sahiptir. Benin kuşkum, milyonlarca yıllık değişmelerle gerçekleşen kimyasal tepkimelerin, 200 yıllık bilgi birikimiyle değiştirilmesinin doğuracağı tehlikedir. Hele temel besinlerin yanında minör besinler adı verilen (vitaminlerin bulunuş öyküsü buna dayanır), kimyasalların keşfinin henüz 100 yıl bile olmadığını düşünürsek, yapay beslenme kavramının günümüz bilimiyle hatta önümüzdeki 100 yıllık bilimle bile oldukça iddialı bir yaklaşım olduğu düşüncesindeyim.
Kişisel görüşüm, gelecekte insanlığın yanlış olan Batı medeniyeti yerine, doğru çizgi olan doğu düşünme biçimine döneceği, böylece pek çok sorundan doğal biçimde kurtulacağıdır. Ama Zeytindostu öbeği felsefe tartışılacak yer olmadığından konuyu burada noktalamak zorundayım. Merak edenlere adresim her zaman açıktır.
Saygılarımla Mgökçebağ Yanıt: Sayın Gökçebağ, Çözümün basit olduğunu söylemiyorum. Sadece şunu düşünüyorum: İşin mantığına bakarsak bir arpa tanesini gıdaya daha kolay ve etkin ulaşmak amacı ile mağarasının önüne eken eski insan ile yine gıdaya daha kolay ve etkin ulaşmak için o arpa tanesinin DNA yapısını değiştiren modern insan arasında temelde düşünce, mantık farkı yok. Ve bence insanlık bu mantık ile yürüdüğü müddetçe doğal gıda tüketimi söz konusu olamayacak. İnsan nüfusunu planlı olarak azaltmak imkansız değil Eğer bu yapılırsa, bitki korumacıların çok iyi bildiği doğal dengeye binyıllardan beri ilk defa insanoğlu da dahil olabilir. Saygılarımla, Hakan Ozan Erzincanlı |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
4- Sayın Kayahan Görünmezoğlu |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
18 Aralık 2007 saat 10.04' de Sayın Kayahan
Görünmezoğlu
makaleyi okumuş ve şu yorumları yapmış. (Yazışma Zeytindostu Google
E-posta grubunda gerçekleşmiştir.) TARIM
NEDİR ? Yanıt: Sayın Görünmezoğlu, Bence tarım, her tür canlı sömürme faaliyetine verilen isimdir. Bu sömürü faaliyeti elbette bir kültür oluşturmuştur. Çünkü iyi sömürücüler sömürdükleri alanlara yerleşir ve durumun nimetlerinden faydalanır. İnsanlık bu binyılda, bizden farklı DNA' ya sahip canlıları bizim çıkarımız için köleleştirmek faaliyetinden vazgeçmelidir. Hayal de olsa olması gereken budur. Saygılarımla, Hakan Ozan Erzincanlı |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Tüm makaleleri okumak için tıklayınız...
Eklemek istedikleriniz konular varsa lütfen bize yazınız.