Tarımda yeni teknolojiler hakkındaki ürünlerimizi görmek için lütfen tıklayınız.

 

AB uyum sürecinde balıkçılık kayıt altına alınacak
10/01/2005 09:54:57

 


ANKARA - Tarım Bakanlığı AB'ye uyum sürecinde balıkçılık sektörünü de kayıt altına alarak ürünün izlenmesini hedefliyor. Böylelikle kaçak avlanmanın da önüne geçmeyi amaçlayan bakanlık, denizden sofraya gıda güvenliğini denetim altında tutmuş olacak.

Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürü Hüseyin Velioğlu, AB'ye uyum sürecinde su ürünleri sektörünü bir araya toplayacaklarını belirterek, deniz, baraj gölleri, göletlerin işletmesi ve stokların korunması için çalışmaların hızla devam ettiğini söyledi. Velioğlu, doğal stokların takviyesinin yapılmaması durumunda 5-10 yıl gibi kısa sürede balık çeşitlerinin tehdit altında olacağına dikkat çekti. Velioğlu, toprak üretimi kadar denizlerde de üretim alanı olduğunu ifade ederek, 105 milyon hektar civarındaki kaynağın çok az bir kısmının değerlendirildiğini vurguladı. Yaklaşık 20 yıl önce başlanan balık yetiştiriciliğinde ihracatçı durumuna gelindiğini belirten Velioğlu, "Şu anda AB'ye girme yolundayız ama balıklarımız Avrupa standardında. Türk balıkları tüm Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor" dedi.

Geçen sene 80-90 milyon dolarlık ağırlıklı olarak çipura-levrek ihracatı gerçekleştiğini anlatan Velioğlu, AB ile yapılan projelerle balık stoklarının korunmasının ve geliştirilmesinin sağlanacağına dikkat çekti.

 

"Deniz ürünleri kayıt altına alınacak"

 

7 milyon dolarlık proje ile deniz ürünlerinin izleneceğini vurgulayan Velioğlu, denizden sofraya kadar geçen sürecin bakanlık tarafından bilgisayar sistemi ile kontrol edileceğini söyledi. Bu sayede deniz ürünlerinin etiketli barkotlu olacağını, nerede işletildiğinin bilineceğini ifade eden Velioğlu, "Ürünler, gittiği pazara kadar bakanlık tarafından izlenecek. Bunun bilgisayar programı hazırlanıyor, Böylelikle kalite ve güvenirlik artacak" dedi. Uzaktan algılama metodu ile avcılık yapan teknelerinin izleneceğini, böylece hangi teknenin nerede avlandığının takibinin yapılacağını ifade eden Velioğlu, ürünün belli noktalardan karaya çıkması için çalışmaların başlatıldığını anlattı. 30 civarında karaya çıkış noktası tespit edileceğini söyleyen Velioğlu, stokların korunması adına boy ve zaman yasağının çiğnenmesinin de önüne geçileceğini vurguladı. Velioğlu, bu sayede avlanma yasağı olan yerlerde de avlanmanın yapılmasının mümkün olmayacağını da kaydetti.

Su ürünlerin ekonomideki yerinin yüzde 4-5'lerde olduğunu ifade eden Velioğlu, son 10 yılda bu sektöre herhangi bir desteğin olmadığını anlattı. Bu yıldan başlanarak, 10 yıllık süreçte yetiştiricilik sektörünün destekleneceğini belirten Velioğlu, geçen sene kg başına 400 lira civarında olan rakamda ciddi bir artışın yaşanacağını kaydetti. Bu yıldan itibaren belgelendirilmeleri durumunda yavru balığın da destekleneceğini ifade eden Velioğlu, ayrıca çeşitliliği sağlamak için yeni türleri yetiştirenlere ek kaynak ayrılacağını ifade etti. Velioğlu, "2005 döneminde Türkiye'de yetiştiricilikte çipura levrek ve alabalık, avcılıkta ise hamsi türü mevcut. 4 türde kısıtlı kalmış sektör bunu açmak için çalışmalarımız sürüyor. Sularda bulunan doğal kalkan, Mersin balığı ve orkinos yetiştiriciliği de başlamış durumda. Uuslararası kaynakları devreye sokmak için gayretlerimiz var" diye konuştu.

Ayrıca Devlet Su İşleri ve Köy Hizmetleri'nin kullanımında olan baraj göllerini hizmete sunduklarını ifade eden Velioğlu, proje ile başvuran yatırımcıların kafeste balık yetiştiriciliği için söz konusu yerleri kiralayabildiklerini söyledi. Daha önce yüzde 1'lik kısmın kiralandığını aktaran Velioğlu, yapılan anlaşma ile bu oranın yüzde 3'e çıkartıldığını açıkladı.

 

"Yüzde 40'lara varan indirimli tarımsal kredi uygulaması başlatılacak"

 

Velioğlu, tarımsal kredide faizlerin yüzde 30 oranında uygulandığını hatırlatarak, su ürünleri sektöründeki 500 milyara kadarki yatırımlarda faiz oranlarının yüzde 40'lara varan indirimlerin uygulanacağını müjdeledi. Bunun sektöre ivme kazandıracağını ifade eden Velioğlu, sektörün bu sayede AB ile çok rahat rekabet edeceğini söyledi.

Diğer tarımsal ürünler gibi su ürünlerinin pazar sıkıntısının olmadığını, ancak iç tüketimde sıkıntı yaşandığını ifade eden Velioğlu, Avrupa'daki balık tüketiminin Türkiye'nin 5 katı olduğunu vurguladı. Belli yaş kuşağının üzerindekilere alternatif protein kaynağı olarak balığı önerdiklerini kaydeden Velioğlu, "Tüketici balığı tüketmek istiyor ama fiyatının uygun olmasını istiyor. Bu da ancak üretimin yeterli seviyeye çıktığı zaman aşılabilir" dedi.

 

"1 milyon ton üretime ulaşmak mümkün"

 

Avcılık ve yetiştiricilik oranının 600 bin tona ulaştığını aktaran Velioğlu, söz konusu rakamın 1 milyon tona ulaşmasının mümkün olduğunu ifade etti. Velioğlu, bu çerçevede uluslararası projeler başlatıldığını anlattı. Japonlar'la Trabzon'da "kalkan balığı" projesi başlattıklarını belirten Velioğlu, yıllık 10 bin yavru kalkan balığının Karadeniz'e bırakıldığını kaydetti. Bu sayede, aşırı avlanma sonucu kalkan balığı türünün yok olmasının engellendiğini ve stoklara takviye yapıldığını vurgulayan Velioğlu, "Bu proje olmasa idi, 5 yıl sonra Karadeniz doğasında kalkan balığı kalmayacaktı" dedi. Söz konusu yeni üretim modeli ile özel girişimcileri sektöre çekmeyi hedeflediklerini vurgulayan Velioğlu, böylece bölgenin kalkınmasına katkı sağlanacağını vurguladı.

Sektörün hukuki altyapısının düzenlendiğini, 2003 yılında ilk defa balık yetiştiriciliğinin düzenlenmesi ile ilgili bir yönetmelik çıktığını kaydeden Velioğlu, idari yapının AB standartlarına ulaştırması için `Su Ürünleri Genel Müdürlülüğü'nü kurma teşebbüsleri olduğunu söyledi.

Kurulacak yeni genel müdürlük ile yetkinin tek elde toplanacağını ifade eden Velioğlu, böylece sektördeki bürokratik engellerin kaldırılacağını belirtti. Velioğlu, bir balık çiftliği kurabilmek için izin alma sürecinin 2 yıl olduğunun altını çizerek, "Buna rağmen müthiş bir talep var, bu sayede balık çiftliği kurmadaki zorluğun önüne geçilecek" diye konuştu.

anasayfa  |   bize ulaşın

tar-get@tarimsal.com