|
15 Ağustos 2005
Laboratuvar ürünü 'et'
Uluslararası bir bilim adamı ekibi, et ürünlerini çiftlik hayvanlarını öldürmek
yerine laboratuvarlarda test tüpünde büyütme tekniklerinin önünün
açılabileceğini düşünüyor.
Kasaplar tarihe mi karışıyor?
Genetik bilim araştırmacıları, doku mühendisliğinde kaydedilen yenilikler
sayesinde bir hayvanın hücresinden alınan DNA'nın laboratuvarda ete
dönüştürebileceği kanısında.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Maryland Üniversitesi'nde görevli bilim
adamlarına göre, fast-food lokantalarında yenen kızarmış tavuk parçalarına
benzer türden işlenmiş et ürünlerini yeni yöntemle sağlayacak teknoloji şu anda
mevcut.
Genetik et ürünlerinin hem çevreye hem de insanlara büyük faydası
dokunabileceğini söylüyorlar.
Araştırmacı ekibinden Jason Matheny, ''tek bir hayvan hücresini alıp teorik
olarak bütün dünyayı beslemek mümkün'' diyor:
''Uzun vadede gayet mümkün görünen bir fikir. Biyoteknoloji, bundan böyle
dünyanın dört bir yanında yüz milyonlarca hayvanın yoğun tarımcılığın kurbanı
olmasına son verebilir. Bütün hayatlarını bir yemlik önünde sıkışık halde
geçiren hayvanların durumu, üzücü olduğu kadar çevre dostu bir yöntem de
değil.''
'Esnetmek lazım'
Doku Mühendisliği dergisinde yayımladıkları araştırmada Maryland Üniversitesi
ekibi, laboratuvar ortamında büyütülen etin insan sağlığı için daha iyi olduğunu
iddia ediyor.
Çiftlik hayvanlarının hali tepki yaratıyor
Doku mühendisliği teknikleri ilk defa tıbbi tedavi amacıyla kullanıldı. Bunu,
Nasa'nın öncülük ettiği bir araştırmada ufak miktarlarda balık etinin tek bir
hücreden genetik müdahaleyle büyütülmesi izledi.
Bilim adamları, uzun vadede bu işlemin bir sanayi dalına dönüşmesi durumunda, et
hücrelerinin geniş tabakalar halinde -bazen kasların gerektirdiği oranda
'esnetilerek'- büyütüleceğini öngörüyorlar:
''Eğer esnetilmezlerse, et değil sanki lapa gibi olur.''
Ancak bilim adamları, işleme tabi tutulmuş et ürünlerinin bu şekilde imalatını
mümkün görseler de, tabağımıza konan bir dana pirzolanın ya da tavuk butunun
kasaptan değil de laboratuvardan alındığı günler de gelecek mi sorusuna kesin
bir yanıt veremiyorlar.
Maryland Üniversitesi araştırma ekibine göre böyle bir olasılığın gerçek olması
için daha epey beklemek gerek.
Yeni tekniğin vejerteryanlar için bir ikilem doğurup doğurmayacağı da merak
konusu.
Vejeteryanlar etkilenmişe benzemiyor
Bazı vejerteryanlar bir hayvanın ölümüne neden olunmadığı için biyoteknoloji
yöntemini memnuniyetle karşılayabileceği gibi, bazıları ise bu tekniğin bütün
ahlaki sorunları ortadan kaldırmadığını söylüyor.
İngiltere Vejeteryanlar Derneği'nin başkanı Kerry Bennett, Guardian gazetesine
verdiği mülakatta, biyoteknolojinin kendileri açısından bir konum değişikliği
yaratmayacağını belirtiyor:
''Et yemeyi ahlaken yanlış veya itici bulan; ya da doğal olmayan gıdalardan uzak
durmayı tercih eden insan grupları için laboratuvar ürünü et bir alternatif
oluşturamaz.''
Bu tip ürünlerin ticari pazarlamasına izin verilip verilmeyeceği de henüz
bilinmiyor.
Maryland Üniversitesi ekibinin bulunduğu Amerika Birleşik Devletleri'nde
yetkililer şimdilik genetik kopyayla üretilmiş hayvanların ya da doku
parçalarının derinlemesine bir incelemeden geçmeden önce ticari satışının
yapılamayacağına karar verdiler.
Kaynak: http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2005/08/050815_meat.shtml
|