|
AA - ANKARA - Ankara
Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü (ATAE), dünyada biri Türkiye'de olmak üzere
sadece altı ülkenin sahip olduğu 'safhat' tavuklar sayesinde ticari değeri çok
yüksek üç tavuk ırkı geliştirdi.
Atabey, Atak ve Atak-S adlarıyla Türk Patent Enstitüsü'ne (TPE) tescil ettirilen
tavuklar, Türkiye'de ticari önemi olan ilk hayvan ırkları özelliği taşıyor. Etçi
ve yumurta tavuğu damızlığında yüzde 100 dışa bağımlı olan Türkiye, 1930'da
kurulan ATAE sayesinde, yumurta tavuğunda bağımlılık zincirini kırdı. 11 yıllık
ıslah çalışması sonucu geliştirilen tavuk ırkları, halen Türkiye'de tescil
edilen ve ticari önemi olan ilk hayvan ırkları niteliğinde. ATAE, üç yılda
gerçekleştirdiği 2.5 milyon YTL'lik yatırım ile yumurta tavuğu damızlığında
Türkiye'nin tüm ihtiyacını karşılayacak hale geldi.
Sadece altı ülkede var
ATAE Müdürü Cengizhan Mızrak'ın verdiği bilgiye göre, Türkiye, etçi ve yumurta
tavuğu damızlığında yüzde 100 dışa bağımlı. Etçi tavuk için yıllık 5 milyon
adet, yumurta tavuğu için 400-500 bin damızlık yumurta-civciv ithal ediliyor.
Damızlıklar, 'pureline' denilen 'safhat' ırklar üzerinde yapılan ıslah
çalışmaları sonucunda elde ediliyor. Dünyada sadece altı ülkede 'safhat' ırk
tavuk bulunuyor. Çok önemli ticari gen kaynağı olan 'safhat' tavuklar, alınıp
satılmıyor ve ticari değerleri ölçülemiyor. ABD, İngiltere, Çek Cumhuriyeti gibi
rekabet gücünü elinde tutmak isteyen ülkeler, 40-50 yıla varan ıslah çalışmaları
ile safhatlardan damızlıklar elde ettiği için, bu ırkları hiç bir şekilde
satmıyor. Safhat tavuklar, halen Topkapı Müzesi'nde sergilenen 'Kaşıkçı Elması'
kadar iyi korunuyor, saklanıyor ve ticarete konu edilmiyor.
Cengizhan Mızrak'ın verdiği bilgiye göre, Türkiye, halen Bilimsel Tavukçuluk
Derneği Başkanı ve Türkiye'de tavukçuluk konusunda en önemli otorite olan Prof.
Rüveyda Akbay sayesinde safhat sahibi oldu. Prof. Dr. Rüveyda Akbay'ın kişisel
ilişkileri sayesinde, 1995 yılında, Kanada'dan düşük bir ücret karşılığında,
altısı kahverengi, dört tanesi beyaz 10 değişik safhata ait damızlık yumurtalar
alınarak, araştırma enstitüsünün Haymana'daki çiftliğinde ıslah çalışmaları
başlatıldı.
Safhat yumurtadan 'grand grandparent'lar, bunlardan da 'grandparent'lar,
bunlardan da damızlık olarak kullanılan 'parent'lar elde ediliyor. Yani etçi ve
yumurtacı tavukta damızlık konusunda yüzde 100 dışa bağımlı olan Türkiye, ancak
3. nesil damızlıkları ithal edebiliyor.
'Hepsini alırız' teklifi
Araştırma enstitüsünün 11 yıl süren çalışmaları sonucunda, 'Türk Tavuğu' olarak
nitelendirilebilecek üç damızlık ırkı geliştirildi. ATABEY, ATAK ve ATAK-S
adları ile TPE'ye tescil ettirilen damızlıklara ait hibritler, geçen yıl deneme
amacıyla ticari firmalara verildi. Piyasa testi sonuçlarından başarıyla geçen
damızlıklar, 2006 Şubat ayından itibaren de genel satışa sunulacak. Geçen yıl 1
milyon hibrit civcivin satıldığı, piyasanın tepkisinin çok iyi olduğu, Türkiye
yanında yurtdışından da talep geldiği, Azerbaycan'dan bir firmanın enstitünün
üretiminin tamamını istediği dile getirildi.
Öte yandan Mızrak, Türkiye'nin etçi tavuk damızlığında yüzde 100 dışa
bağımlılığının hâlâ devam ettiğini kaydetti. Türkiye'de etçi tavuk konusunda
safhata sahip olmadığı, bu nedenle bu alanda hiçbir araştırma ve çalışmanın
bulunmadığını belirten Mızrak, "Safhata sahip olan firmalar ve ülkelerin bunu
satmaya yanaşmaması nedeniyle bundan sonra da çalışma başlatmak, bağımlılığı
kırmak çok zor. Safhat bulunup çalışma başlatılsa bile, sonuç almak en az 10 yıl
sürer" dedi.
Kaynak:
http://www.tae.gov.tr/page.php?ID=16 Erişim:
17.03.2008
|