|
Turizmde yeni alternatif ekolojik tarım turizmi
21.08.2006
Türkiye’nin yeni tanıştığı tarım turizmi 34 noktada 72 çiftlikte
gerçekleştiriliyor. Ta Tu Ta projesiyle hayata geçirilen tarım turizmine
bugüne kadar 600 kişi katılmış. Turistler tatilde çiftlik hayatıyla
tanışıp, çapa sallamayı, turş ve salça yapmayı öğrenerek eve dönüyorlar.
TATİLDE ÇAPA SALLAMAYI SALÇA YAPMAYI ÖĞRETİYORLAR
Karadeniz’in yağmur ormanları içinde fındık hasadı yapmak, Gürcistan
sınırındaki yerleşim yerlerinin zengin botanik bahçelerinin tadını
çıkarmak veya Erzincan Kemaliye’de dut bahçeleri arasında doğayla baş
başa kalmak… Tüm bu alternatifleri size ekolojik tarım turizmi ve Ta Tu
Ta sunuyor. Ta Tu Ta, yani Ekolojik Tarım Turizm Bilgi ve Tecrübe
Takası, deniz, kum, güneş turizmi dışında alternatif turizm seçenekleri
arayanlara Türkiye’nin 34 noktasında bulunan 72 çiftlikte tarım turizmi
yapma imkanı sağlıyor. 16 yıldır faaliyet gösteren Buğday Derneği’nin,
2004 yılında Birleşmiş Milletler’in desteğiyle hayata geçirdiği proje,
ekolojik tarım yapan çiftçiyi maddi ve manevi anlamda desteklemek
amacıyla başlatılmış.
2004 yılında 25 çiftlikle başlayan Ta Tu Ta projesine, Güneydoğu Anadolu
bölgesi dışındaki tüm bölgelerden toplam 72 çiftlik dahil. Proje
Koordinatörü ve Ekolojik Tarım Uzmanı Hilal Caber, Türkiye’de ekolojik
tarımla uğraşan bin 400 çiftlikten şu ana kadar 150 başvuru olduğunu
belirtiyor. 72 Ta Tu Ta çiftliğinde tatil yapanların sayısı ise 600’ü
bulmuş.
KİŞİBAŞI 70 YTL
Başladığı ilk yıl Ta Tu Ta tarafından çiftliklere gönderilen
ziyaretçiler artık Genç Tur aracılığıyla çiftliklere ulaştırılıyor. Bir
"tarım turisti" olmak için yapılması gerekenler oldukça basit. Öncelikle
ziyaretçiler gitmek istedikleri çiftlikleri seçiyorlar. Seçimlerde Hilal
Caber de ziyaretçilere rehberlik ediyor. Her çiftliğin ziyaretçi kabul
dönemleri var. Ziyaretçi kabul dönemi ve çiftliklerin özelliklerine göre
yapılan tercihlerin ardından, konuk mu yoksa gönüllü mü gitmek
istediğinize karar veriyorsunuz. Konuk olarak çiftliklere gidenler
eko-pansiyon tarzı yerlerde ya da çiftliklerdeki konuk odalarında
kalıyorlar. Güneyde deniz kenarındaki bir otelde ya da pansiyonda
konaklamak gibi... Ekolojik çiftliklerde konuk olarak kalmanın bedeli
günlük kişibaşı 25-70 YTL arasında değişiyor.
GÖNÜLLÜLERE BEDAVA
Gönüllü olarak çiftlikleri ziyaret etmek isterseniz, hiçbir maddi katkı
yapmadan mevsimlik işçi gibi gittiğiniz çiftlikte çalışmanız gerekiyor.
Bunun karşılığında çiftlik sahibi size yemek ve kalacak yer veriyor.
Tarlada ya da bahçede çalışıp ekolojik tarımı öğreniyorsunuz.
Çiftliklerde ziyaretçilerin çalışma sürelerini altı saat olarak
belirlediklerini belirten Hilal Caber, misafir olarak gidenlerin hem
bölgenin güzelliklerini gördüğünü hem de salça yapmayı, turşu yapmayı
öğrenerek evlerine döndüklerini söylüyor.
EN ÇOK ZİYARETÇİ YURT DIŞINDAN
Hilal Caber, şimdiye kadar gelen ziyaretçilerin yarısının gönüllü,
yarısının konuk olduğunu ve talebin ağırlıklı olarak yurt dışından
geldiğini belirtiyor. Gelen ziyaretçilerin yüzde 60’ının yabancı
olduğunu ifade eden Caber, çiftliklerde Japonya, Almanya ve Hollanda’dan
çok sayıda konuk ağırladıklarını belirtiyor. "Tarım turizmi Türkiye’de
hala benimsenmedi" diyen Caber, Türkiye’de bu turizm şekline en çok
talebin öğrencilerden geldiğini belirtiyor.
Ta Tu Ta çiftliklerine gelenlerin çoğunun "bir çiftlikte neler
yapıldığını" bilmediğini söyleyen Caber; "Zaten insanları tarım
turizmine yönelten de bu merak" diyor. Domates nasıl yetişir, çapa nasıl
yapılır diye çiftlik ziyaretine gelenler olduğunu belirten Caber, daha
çok şehir yaşamından kaçmak isteyenlerin tarım turizmini tercih
ettiklerini belirtiyor.
HERKES GÖNDERİLMİYOR
Ta Tu Ta çiftliklerine gitmek isteyenleri önce "süzgeçten"
geçirdiklerini ifade eden Caber, "Her elini kolunu sallayanı Ta Tu Ta
çiftliklerini göndermiyoruz" diyor. Tarım turizminin Türkiye’de daha
yeni duyulduğunu ve insanların bu turizm modelini bilmediğini dile
getiren Caber, Ta Tu Ta çiftliklerine ziyaretçi olarak giden insanların
yöre halkının diline, dinine, geleneklerine ve göreneklerine saygılı
olması gerektiğini ve şehirdeki kirliliği o yöreye taşımaması
gerektiğini belirtiyor. "Hem ekolojik tarım yapan hem de pansiyonculuk
yapan her şeyi bulabileceğiniz çiftliklerde istediğinizi yaparsınız. Ama
bir evin bir odasına misafir gidiyorsanız o ev halkının uyduğu belli
kurallara uymanız lazım. O yüzden giden insanlara mümkün olduğunca
dikkat ediyoruz" diyen Caber, gittikleri çiftlik sahiplerinin kendi
yaşam biçimlerine uyum sağlayamayan ziyaretçileri gönderme hakkı
olduğunu da sözlerine ekliyor. Hilal Caber, "Onlar şehirden akrabaları
gelmiş gibi gelen konukları ağırlıyorlar" diyor.
ŞARTLARI AĞIR
Ta Tu Ta ziyaretçilerinin gibi Ta Tu Ta çiftliklerinin de bazı
kriterlere uyması gerektiğini söyleyen Proje Koordinatörü Hilal Caber,
ekolojik tarım yapan ve kendilerine başvuran çiftlikleri de
denetlediklerini belirtiyor. Ekolojik tarım yapan 20 çiftliğin Ta Tu Ta
çiftliği olmak için yaptıkları başvuruları değerlendirdiğini belirten
Caber, sadece evini ve misafirlerin konaklaması için odalarını
hazırlamanın Ta Tu Ta çiftliği olmak için yeterli olmadığını belirtiyor.
Caber, "Çiftliklerin ekolojik tarım yapıyor olması çok önemli ama
ekolojik tarımı hem felsefi anlamda hem ekonomik hem de bilimsel olarak
yapıyor olması gerekiyor. Ve sadece ekolojik tarım değil evdeki her şeyi
ekolojik yaşama uygun şekilde kullanıyor olması gerekir. Bilmiyorsa da
biz eğitimlerimizle bu bilgiyi veriyoruz. Mesela diyoruz ki evindeki
suyu minimal kullan. Zehirli deterjanları değil de arap sabunun kullan,
tuvalet kağıdını daha az kullan" diyor.
PRATİK BİLGİLER VERİLİYOR
Ekolojik yaşam pratiği içerisinde gerçekleşmesi gereken pratik bilgileri
çiftlik sahiplerine vermeye çalıştıklarını belirten Caber, bu bilgileri
uygulayan çok sayıda çiftlikle karşılaştığını sözlerine ekliyor.
Ekolojik tarım yapılıp yapılmadığını da denetlediklerini söyleyen Caber,
misafir ağırlama konusunda tereddüt yaşadıkları çiftliklerin
başvurularını kabul etmediklerini belirtiyor ve sözlerine "Ekolojik
tarım yaptığını söyleyen ve biz yanlarındayken sürekli sigara içen,
nefes alamadığımız yerler oldu, onları almadık Öyle çiftlikler oldu ki
kadınlarını bize göstermeyip bizi ağırlamaya çalıştılar. Kadınları ön
planda tutmayan çiftlikleri almıyoruz.. Ta Tu Ta çiftliği olmak isteyen
ama bizi köy kahvehanesinde ağırlayanlar oldu, onları almadık" diye
devam ediyor.
TA TU TA’NIN İSTANBUL ÇİFTLİĞİ POLONEZKÖY
Türkiye’nin her bölgesinde çiftliği olan Ta Ta Ta’nın İstanbul’daki
ekolojik tarım çiftliğiyse Polonezköy’de. Konuk ağırlama imkanları
bulunmadığı için sadece gönüllü çalışmak isteyenleri kabul
edebildiklerini belirten Caber, İstanbul’daki çiftlikte iki yıldır
üretim yaptıklarını belirtiyor. 45 dönümlük arazi üzerinde kurulu olan
çiftlikte, mısıri karpuz, domates, biber, salatalık gibi çok sayıda
sebze yetiştiriliyor. İstanbul’daki Ta Tu Ta çiftliğinin maliyetini
karşılamak için 135 gönüllünün desteği alınıyor. Gönüllü işçiler ve
bahçenin masrafları için belli bir ücret ödeyen gönüllülere her ay
ekolojik tarımla bahçede yetiştirilen ürünlerden bir sepet gönderiliyor.
Hilal Caeber, isteyen herkesin Polenezköy’deki bahçeyi ziyaret
edebileceğini belirtiyor.
EKOLOJİK ÜRÜNLERİN YÜZDE 97’Sİ YURT DIŞINA GİDİYOR
Türkiye’de ekolojik tarımın 1980’li yılların başında Avrupalı
devletlerinde talebiyle başladığını dile getiren Hilal Caber, "Avrupa
ülkeleri, Türkiye’deki verimli toprakları görmüşler ve bizim ekolojik
tarım yapmamızı, yetiştirdiğimiz ürünleri de almayı teklif etmişler.
Türkiye’de ekolojik tarım böyle başlamış" diyen Hilal Caber, toplam
tarım üretimi içinde binde 3’lük paya sahip olan ekolojik tarım
ürünlerinin yüzde 97’sinin yurt dışına ihraç edildiğini belirtiyor.
"Bunda tüketicinin payı da var" diyen Caber’e göre ekolojik ürünlerin
Türkiye pazarında yer bulamamasının en büyük nedeni "ekolojik ürün
pahalı üründür" imajının yerleşmiş olması. Üreticinin verdiği fiyatla
raftaki fiyat arasında yüzde 200 fark olduğunu dile getiren Caber, temiz
topraklarda yapılan ekolojik tarımla konvansiyonel tarımdan elde
edilenin üç katı verim elde edilebileceğini söylüyor.
ARAP SABUNUNDAN TARIM İLACI
Ekolojik tarımda gübre yada kimyasal ilaç kullanılmadığı fikrinin yanlış
olduğunu belirten Hilal Caber, insan sağlığına zarar vermeyen ilaçları
ve gübreleri ekolojik tarımda kullandıklarını söylüyor. Doğada ki
bitkilerden de tarım ilaçları yaptıklarını dile getiren Caber,
"Fesleğenden, ısırgan otundan, naneden, soğandan, sarımsaktan tarladaki
ürünler için ilaçlar yapıyoruz. Yaptığımız ilaçları ürünleri böceklere
ve hastalıklara karşı korumak için kullanıyoruz. Mesela yaprak bitlerine
karşı arap sabunundan ilaç yapıyoruz. Bunu herkes yapabilir" diyor.
HERKESE UYGUN ÇİFTLİK VAR
Ta Tu Ta çiftliklerinde tatil yapmak için başvuranları tercihlerine göre
çiftliklere yönlendirdiğini söyleyen Hilal Caber, "Mesela birinde
Karadeniz in yağmur ormanlarının içerisindesiniz ve fındık hasadı
yapıyorsunuz, bir tanesi Gürcistan sınırında, orası botanik açısından
çok zengin her şeyi görebilirsiniz ama ulaşım daha zor. Erzincan
Kemaliye’deki çiftliğimizde dutçuluk çok yoğun olarak yapılıyor ve yaban
hayvanlarını görmeniz çok daha kolay. Ege’ye Akdeniz’e geldiğinizde
deniz orman tarım üçünü bir arada bulabileceğiniz çiftlikler var. Ben
hem denize girmek istiyorum hem de tarım nasıl yapılıyor onu görmek
istiyorum diyenlere Ege’yi Akdeniz’i Fethiye’yi öneriyorum" diyor.
Kendisine "Köy evinde kalamam. Tuvalet içeride mi dışarıda mı?" gibi
konularla gelenlerinde olduğunu belirten Caber, onları daha çok
eko-pansiyon tarzı çiftliklere yönlendirdiğini belirtiyor.
Kaynak: Forum Gazetesi/Bahar Kurşun
Ta-Tu-Ta İletişim:
http://www.bugday.org/tatuta/iletisim.php?PHPSESSID=ec33b91d861ed56efb00fbce77eabb0e
Ta-Tu-Ta Ayrıntılı Bilgi:
http://www.bugday.org/tatuta/kilavuz.php?PHPSESSID=ec33b91d861ed56efb00fbce77eabb0e
|