TOPRAK, BİTKİ BESLEME, TARIM KİRECİ KULLANIMI (Calne veya Barkisan gübre uygulaması)


1-TOPRAK REAKSİYONU (pH) NEDİR?


Toprak solüsyonunun fizyolojik karakteristiklerinden biri pH’ dır. pH, solüsyondaki H+ VE OH- iyonlarının nasbi miktarlarını ifade eder. Su H + ve OH - iyonları bakımından nötr bir maddedir. Suyun iyonizasyon konstattı 10 -14 tür. H+ ve OH – konsantrasyonu eşit olduğu için her birinin 10 -7 olması icap eder. Yani saf suyun pH sı H+ konstantı şöyle bulunur: 0,0000001 gr H+ / lt: 10-7 >> 10 -7 logaritması 7 olup pH: 7 bulunur.
Toprak pH değerleri genelde 3 – 10 arasında değişir.


2-TOPRAKLAR NEDEN ASİT, ALKALİ ve NÖTR DİYE ADLANDIRILIRLAR?


Toprağın asit, baz ya da nötr olmasını esas olarak bölgeye düşen yağış miktarı belirler. Yağışın fazla olduğu bölgelerde genellikle karbonatlar toprağın derinliklerine yıkanır. Topraktaki alkali elementler sudaki hidrojen iyonlarıyla yer değiştirir ve toprak asidik karakter kazanır. Yağışın yanı sıra ana kayanın jeolojik özellikleri , topraktaki organik madde miktarı ve bunun çözünmesiyle oluşan asitlik, tek taraflı gübre kullanımı, toprak işleme metotları, ortamdaki fazla SiO2, münavebesiz ziraat, toprakta mevcut inorganik asitler, hidroliz, kök solunumu, piritin oksitlenmesi, toprağın yaşı ve meyli, tabii vejetasyon (legüm bitkileri toprağı asitlendirir), ve topografya (drenaj) , toprak asitliğine etki eder.
 

3-ASİT TOPRAKLARDAKİ ASİDİN KARAKTERİ NEDİR?


Bu asitler genellikle suda çözünmeyen HUMİN ASİDİ ve asitli killeridir. Az miktarda karbonik, nitrik , sülfürik ve fosforik asitler gibi suda çözünebilir asitler de mevcuttur.
Toprak asitliğinin şeması:
 



4-KAÇ TÜRLÜ TOPRAK ASİTLİĞİ VARDIR?


2 Türlü toprak asitliği vardır:

a-Reserve (Potansiyel) asitlik
b-Aktif asitlik.


Toprak solüsyonundaki hidrojen iyonları aktif asitlik, toprak kolloidlerinde tutulu vaziyette bulunan kabili mübadil hidrojenlerde rezerve asitliktir.

Bir toprağın kireç ihtiyacı rezerve asitliği belirtir. Aktif asitlik Ph ile ifade edilir.


5- TOPRAK Ph’SI NASIL ÖLÇÜLÜR?

2 yolla ölçülür:

a) Elektriksel metotla ( pH – metre)
b) Boya metotlarıyla (İndikatörler)

6- TOPRAĞIN Ph DEĞERİYLE O TOPRAK İÇİN GEREKLİ CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRE MİKTARI ARASINDAKİ BAĞLANTI NEDİR?


Toprağın pH değeri, toprak – su karışımı üzerinde yapılan ölçümden bulunan değerdir. Asitli topraklar, aynı zamanda pH – metre ile ölçülemeyen bir rezerv asitliğe sahiptir. Toprağın pH değeri istenilen düzeye çıkarılmadan önce bu rezerv asiditenin de nötralize edilmesi şarttır. Kil oranı yüksek veya organik maddece zengin topraklar yüksek miktarda rezerv asidite ihtiva ederler.

7- ASİTLİ TOPRAKLARDA BULUNAN BAZLARIN MİKTARLARI NEDİR?

Asitli topraklarda pulluk derinliğine kadar bir dekar toprakta:

-Potasyum miktarı : 87,5 – 10.625 Kg /dak
-Kalsiyum miktarı : 62,5 - 9.300 Kg / dak
-Magnesyum miktarı :21,2 – 2125 Kg / dak arasında değişebilir ve bu bazlar büyük ölçüde silikat mineralleri şeklinde bulunurlar. Bunların küçük bir bölümü bitki hayatiyeti için önemi büyük olan değişebilir tipte bazlardır. Kalsiyum’un % 20 – 25 i değişebilir tiptedir. Magnesyum, potasyum ve sodyum için bu oran çok çok düşüktür.


8- TOPRAKTA ASİTLİK ARTARKEN NE GİBİ DEĞİŞİKLİKLER OLUR?

Öncelikle topraktaki değişebilir bazlar hidrojen ile yer değiştirir. Yer değiştiren bazlar ya bitkiler tarafından alınırlar, ya da çözünebilir tuzlar şeklinde sulama ve yağmur sularıyla topraktan yıkanarak uzaklaşırlar. Böylece toprak asitliği yükselir ve demir, alüminyum ve manganın çözünürlükleri artar. Fosfor, bu elementlerle birleşerek çözünmeyen bileşikler oluşturur.

Organik maddelerin parçalanmasını sağlayan , nitrat üreten ve atmosferdeki azot miktarını sabit tutan bakterilerin aktifliği azalır. Sonuçta toprağın drenaj ve havalanma kabiliyeti düşer. Toprak yağış sularını zor emer, işlenmesi zorlaşır. Organik madde (hayvan gübreleri, anız ve bitki artıkları, vs...) parçalanmadan uzun süre toprakta kalır. Bazı durumlarda suni gübre olarak verilen fosfor, toprakta birikir ve toprak yüzeyi mazot dökülmüş gibi renk alır.

 

9-ALKALİLİK DERECESİ pH OLARAK NEDİR?

Kurak bölgelerde pH 10 a kadar çıkabilir. Bu yüksek değerler sodyum karbonatın varlığına bağlıdır. pH 8,4 den yukarıda ise bunun nedeni sodyum tuzluluğudur. Kireç, Ph 7 den yukarı olan topraklarda toprağın pH sını daha da yükseltemez, aksine pH yı bir nebze olsun düşürür. Topraktaki CO2, derhal kireç ile reaksiyona girip karbonat formunu alır ve karbonatın kendi pH sı 7 (nötr) dür. Tarım Kireci, Poliflaltik etkiye sahiptir.

Ph derecesi, baz doyum derecesi ve ürün büyümesi arasındaki ilişki:

Ph

Toprak reaksiyonu

Ürüne etki

3

Çok yüksek asitlik

Tüm ürünlere zehirli

4

Kuvvetli asitlik

Çoğu ürünlere zehirli

5

Orta asitlik

Bazı ürünlere zehirli

6

Hafif asitlik

Bütün ürünler yetişir

7

NÖTR

Bütün ürünler yetişir

8

Hafif alkali

Çoğu ürün yetişir

9

Orta alkali

Birçok ürün için zehirli

10

Kuvvetli alkali

Bütün ürünler için zehirli

10-KALSİYUM ORANI YÜKSEK TOPRAKLAR NEDEN DAHA VERİMLİDİR?

Bu topraklar canlılar için çok gerekli olan ve tabiatta bulunmayan bazı kimyasal maddeleri ve bazı mineralleri bünyesinde bulundururlar. Ayrıca topraktaki mikroorganizmaların miktarını arttırırlar. Toprakta nitrifikasyona yardımcı olur, özellikle kış ve bahar yağmurları ile dekara ortalama 8-12 kg düşen saf azotun toprakta tutunmasını sağlar, toprakta doğal yollar ile CAN gübresi oluşur.


 

TOPRAK MUAMELESİ

Ph

BAKTERİ (MİLYON)

ACTINOMYCETES (MİLYON)

MANTAR (MİLYON)

Gübresiz

4,6

3

1,15

0,06

Sadece Ca + Mg

6,4

5,21

2,41

0,022

Mineraller

5,5

5,16

1,52

0,038

Hayvan gübresi + mineraller

5,4

8,8

2,92

0,073

Amonyum sülfat + mineraller

4,1

2,69

0,37

0,111

Amonyum sülfat + Ca + Mg + Min.

5,8

7

2,25

0,039

Mineraller + Sodyum nitrat

5,5

7,6

2,53

0,046

11- ASİTLİ TOPRAKLARDA ASİT PROBLEMİ NASIL ÇÖZÜLÜR?

Asit topraklarda pH’yı yükseltmek için kullanılabilecek en uygun materyaller Calne Ekolojik Gübre veya Barkisan Tarım Kireci’dir.

12- CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRELERİ TOPRAĞIN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİNİ NASIL ETKİLER?

Asit karakterli toprağa Calne veya Barkisan gübre uygulaması, toprağın yapısının iyileşmesine yardımcı olur. Bu da bitki köklerinin daha iyi gelişmesi ve daha fazla verim anlamına gelir. Topraktaki organik maddenin parçalanmasına yardım ederek, humus oluşumunu teşvik eder ve toprağa tanecikli bir yapı kazandırarak çiftçinin deyimiyle helva kıvamına getirir.

Calne veya Barkisan uygulaması, toprağın yapışkanlığını azaltır, çatlamaları ve kaymak tabakası bağlamayı önler. Toprağın strüktürü düzelir . Çünki kalsiyum, toprak kolloidlerini kuagüle eder ve böylelikle toprakta stable agregatlar oluşur. Bol neşvünema (bitkisel gelişim) ve iyi kök teşekkülü ile erezyon azalır.
Tarım kireci uygulaması ile, ağır killi topraklarda plastisite indisini düşürerek çok daha gevşek bir doku sağlanır , toprağın kabarması ile havalanma kabiliyeti artar.

Asit topraklarda solucan sayısı çok düşük olmakta hatta bazı durumlarda tamamen yok olmaktadırlar. Asitlik giderilince daha gelişmiş mahsüller yetişmekte ve bu şekilde toprakta solucanların besinini teşkil eden organik madde miktarı ; dolayısıyla da solucan sayısı artmaktadır. Unutmamak gerekir ki solucan çiftçinin en yakın dostudur.

Toprak pH’sını istenilen seviyeye yükselttikten sonra her yıl bakım uygulaması için Calne veya Barkisan gübrelerinin kullanılmasına devam edilmelidir.

13- ASİT TOPRAKLARDA KULLANILAN CALNE veya BARKİSAN GÜBRELERİ, FAYDALI BESİN MADDELERİNİN MİKTARINI ARTTIRIR MI?

Calne veya Barkisan gübreleri, asit topraklarda faydalı kalsiyum ve magnezyum miktarını arttırır. Ayrıca mikrobiyolojik aktivitelerin hızını büyük ölçüde arttırarak toprağın organik yapısında besin maddelerinin açığa çıkmasını hızlandırır.

Topraktaki fosfor ve molibdenin kullanılabilirliğini büyük ölçüde arttırır. Genel olarak bitkiler için gerekli olan besin maddelerinin kullanılabilirliğini en yüksek seviyeye getirmek için toprağın Ph değerlerinin 6,5 civarına gelecek şekilde Calne veya Barkisan gübreleri ile uygulama yapılası tavsiye edilir.
Bazı besin elementlerinin alındığı ideal Ph aralıkları:

Azot : 6 – 8
Fosforik asit : 6,3 – 7
Potasyum - Kükürt : 6 – 8,5
Kalsiyum + Magnesyum : 7 – 8,5

Calne veya Barkisan uygulaması ile fosfor HPO4- halinden H2PO4- haline dönüşür. Kireçleme, heterotrophic toprak organizmalarını canlandırır, bakteri ile fikse edilen azot miktarı (nitrifikasyon) artar.

14- ASİT TOPRAKLARDA CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRELEMESİ ÜRÜNE NASIL ETKİ EDER?

Baklagiller, şeker pancarı, çeltik, ayçiçeği, karpuz, sebzelerin çoğu, çim bitkileri, zeytin, incir gibi mahsüller nötr topraklarda daha iyi gelişirler. Özellikle yonca , ıspanak ve lahana gibi mahsüller için Calne ve Barkisan çok önemlidir.

Calne veya Barkisan gübreleri ile ürünlerde verim artışı sağlanır ve şu arazlar ortadan kalkar:

-Kalsiyum noksanlığında bitkiler bodur kalır. Bu durum başlangıçta kök ve yapraklarda belirgindir. Daha ileri safhalarda artık bitki dik duramaz , tepe yapraklar kıvrılıp sararır, sonunda bitki ölür. Büyümenin durmasıyla saplar ve alt bölgelerdeki yapraklar kalınlaşır, koyu yeşile döner. Köklerin biçimi bozulur, ana kök kahverengileşir, uçları körelir, donuklaşır. Kılcal köklerin yayılması yavaşlar, saçak kök gelişmesi olmaz. Şiddetli noksanlıklarda çiçek tomurcukları meyveye dönüşmez.

-Magnezyum noksanlığının ilk belirtisi, yaşlı yaprakların içerdiği klorofil miktarının azalması ve damar arası bölgelerin sararmasıdır.

Diğer direkt ve endirekt etkiler ise:

-Pamukta yaprak damarları arasındaki bölgelerde kırmızılaşma, genç taraklarda dökülme, kör koza teşekkülü ve bitkide kurumalar görülmesi
-Sebze fidelerinin uç tomurcuklarında cansızlık ve yapraklarda kıvrılma
-Yetişkin sebzelerde büyümede durgunluk, yapraklarda kıvrılmalar ve sararmalar, meyvelerde küçülme ve domateste çiçek burnu çürüklüğü :

-Çiçek ve meyve silkmesi
-Zeytinde dane dökülmesi, yağda asitliğin artması
-Elmada acı benek – depo çürüklüğü

-Armutta kahverengi kabuk
-Biberde solgunluk, çökme, kuruma, meyvede yanıklık ve sivri biberlerde uç kıvrılması

-Tütün yastıklarında çökerten hastalığı, cansız yaprak teşekkülü, genç yaprakların kıvrılıp aşağı doğru çengel gibi sarkması
-Bağda salkımlarda uç kuruması, danelerde yumuşama (krepleşme) , dane dökülmeleri, floroksera, armilaria, yapraklarda sararma, danelerde benek oluşumu

-Erik, narenciye ve incirde meyvede çatlama, yapraklarda sararma
-Tahıllarda ilk çıkan bayrak yaprağının uç tarafının kuruması ve dolayısıyla hektolitre ağırlığında azalma, çeltikte danelerin ortalarının beyazlaması

-Havuçta genç petiollein kırılması
-Patateste asit uyuzu (scab) –kellik- oluşumu, yumruların küçülmesi, yaprakların kıvrılıp bitkinin çalımsı hal alması

-Çilekte yaprak yanıklığı
-Yer fıstığında kuruma, içi boş dane yapma, çimlenme oranlarında düşüklük
-Karpuzda kök ağzı çürüklüğü ve çatlamalarda artış

- Fındıkta randıman düşüklüğü, boş fındık ve tepe kurumaları
-Ayçiçeğinde kellelerin ortasının dane bağlayamaması

-Tüm bitkilerde toprak asitliğinden kaynaklanan stresler (fosfor sıkıntısı, potasyum sıkıntısı, vs…).
 

15-TOPRAKTA İDEAL Ca / Mg ORANI NEDİR?

Toprakta kullanılabilir Ca / Mg oranı genelde 10 – 15 / 1 dir.

16- POTASYUMUN Ca ve Mg ALINIMINA ETKİSİ NEDİR?

Toprakta yüksek derecede K+ bulunması halinde, Ca ve Mg’un bitkiler tarafından alınması büyük oranda düşer. Bu nedenle Ca ve Mg ca fakir topraklarda potasyum uygulaması, bitkilerde Ca ve Mg eksikliğine yol açar. Bunu önlemek için topraktaki Ca ve Mg miktarının oransal olarak potasyum miktarından fazla olmasını sağlamak gerekir.

17- KALSİYUM VE MAGNESYUM, BİTKİLER İÇİN GEREKLİ MİDİR?

Kalsiyum, topraktan Ca++ iyonik formu olarak alınır.
Kalsiyum, bitkilerin hücre zarlarında, çözünürlüğü olmayan kalsiyum pektat şeklinde bulunur. Bu madde, bitkinin dikine büyümesini sağlar. Hücre duvarını sağlamlaştırır. Ca, Mg ve K , bitkilerde oluşan organik asitleri nötralize eder. Kalsiyum noksanlığında bitkinin büyümesi mümkün olmaz. Ca, bitkide transpirasyon suyuyla taşınır.
Magnezyum, bitkilerde klorofil yapımı, bitki hücreleri ve tohumları için zorunlu bir maddedir. Tohumlarda yüksek miktarda Mg bulunur. Ayrıca karbonhidrat, yağ ve proteinlerin sentezinde rol oynar. Bu nedenle doğada magnezyumsuz yeşil bitki olmaz.

18- CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRELERİ KULLANMADAN HANGİ ÜRÜNLERİ YETİŞTİREBİLİRİZ?

Bazı ürünler asit topraklarda da yetişebilir. Beyaz ve tatlı patates, yüksek asitte yetişebilir. Mısır , pamuk ve çavdar, asit topraklarda düşük verim verse de yetişebilir. Ancak tüm bitkiler, Calne veya Barkisan gübresi uygulamalarıyla Ph: 6 olacak şekilde yükseltgenmiş olan topraklarda daha iyi yetişir. Aşırı asitten dolayı patateste oluşan asit uyuzunu (scab) önlemek için kalsiyum uygulaması yapılmalıdır. Calne ve Barkisan gübreleri, profilaktik etkiye sahiptir.

19- KİREÇ MİKTARI YÜKSEK TOPRAKLAR CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRELERİNE İHTİYAÇ DUYAR MI?

Yıllık yağış miktarı 625 mm ‘nin üzerinde olan bölgelerde veya fazla sulanan kireçli topraklarda da Calne veya Barkisan gübreleri kullanılmalıdır. Çünkü toprakta en fazla yıkanan madde kireçtir.

20- ENDÜSTRİYEL ATIKLAR TOPRAĞI ASİTLEŞTİRİR Mİ?

Büyük endüstri bölgelerinde havada fazla miktardaki kükürt yağışlar ile çökelerek toprağa taşınır. Bu kükürt zamanla aside dönüşür ve toprak asitliği artar.

21- CALNE VE BARKİSAN GÜBRELERİ, DEMİR, ALÜMİNYUM VE MANGANIN ZEHİRLİLİĞİNİ AZALTIR MI?

Asit topraklarda Fe, Al ve Mn, erir hale geçerek bitkilere toxic etki yapar. Calne veya Barkisan gübreleri ile uygulama yapılarak bu durum önlenebilir. Ayrıca bitkideki bor zehirlenmesini de azaltır. Çünki kalsiyum, bitkide bor’un taşınmasını yavaşlatır.

22-HANGİ TOPRAKLARDA CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRELERİNİ KULLANIRKEN DİKKAT ETMEK GEREKİR?

Rutubetli bölgelerde bulunan kumlu topraklarda Calne veya Barkisan gübreleri ile yapılacak uygulamalara dikkat etmek gerekir. Bu tip topraklarda dengesiz bir karakter vardır ve verilecek olan az miktarlar bile Ph’nın aşırı yükselmesine neden olabilir.

23-CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRELERİ İLE NÖTRLEŞTİRME İŞLEMİNDEN ÖNCE Mİ YOKSA SONRA MI BESİN İLAVESİ?

Ürünlerin büyük bölümü için yapılabilecek en ekonomik işlem öncelikle Calne veya Barkisan gübreleriyle toprak pH’sının 6,5’ a yükseltilmesidir. Bu Ph derecesinde bitki için gerekli olan bazı besin maddeleri toprakta aktif hale geçer ve bitki bunları kullanır. Bu durumda gereksiz besin ilavesi yapılmamalıdır.

24-YÜZEYE VERİLEN CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRELERİ NE KADAR SÜREDE TOPRAĞIN DERİNLİKLERİNE İNER?

Kullanılacak Calne veya Barkisan gübrelerinin miktarı, toprağın geçirgenliğine , o bölgedeki yağış miktarına ve sulu tarıma bağlıdır. Yapılan araştırmalara göre 13 yıl oyunca dekara 375 Kg. Tarım kireci uygulanmış ve sonuçta üst tabakanın 4 cm’lik kısmında Ph 5,2 den 7,0 a; 12,5 – 17,5 cm arasındaki tabakada ise Ph 5,0 dan 5,6 ya yükselmiştir.

Buna göre yüzeye uygulanan gübre tabana doğru oldukça yavaş hareket etmektedir. Bu durumda Calne veya Barkisan gübrelerinin toprağın derinliklerine de ulaştırılması gerekir. Böylece derin köklü bitkilerin tabandaki mevcut bitki besinlerinden faydalanma şansı artar. Alt tabakalar aist karakterde ise bitki kökleri gelişemez.

25-KALSİYUM’UN SULARLA YIKANMA ORANI NEDİR?

Dekardan yaklaşık olarak senede 15 – 30 Kg arası CaCO3 sularla yıkanır. Bu oran yörenin yağış miktarı ve sulama suyu miktarı ile doğru orantılı artar. Toprak bünyesi de bu orana etki eder. Kumlu topraklarda yıkanma daha fazladır. Yıkanmaya paralel olarak toprak erozyonuyla da kalsiyum kayıpları söz konusu olmaktadır. Ayrıca bitkilerde de kalsiyumu topraktan kaldırır.
 

CİNS

ÜRÜN

 

 

ÇEŞİT

TUTAR

CaO

SEBZELER

LAHANA

7,5 ton yeşil baş

18 kg.

 

YAPRAK LAHANA

2 ton yaprak

13,5 kg.

 

BRÜKSEL LAHANA

0,6 ton gül

17 kg.

 

DOMATES

8 ton

27 kg.

MEYVELER

BAĞ

4 ton

22 kg.

 

MEYVE AĞAÇLARI

1 dak. gölge düşen yerden

20 kg.

 

YONCA

1 dak. Kuru ot

35 - 55  kg

 

BEZELYE

Sap 1 dak.

32 kg

24-ANIZ ARTIKLARININ TOPRAK Ph SINA ETKİSİ NEDİR?

Anız ve odunsu artıklar toprakta parçalanarak karbonik ve diğer zayıf asitlerin oluşmasına yol açar. Böylece toprak pH sında bir miktar düşüş olur. Ancak organik maddeyi parçalayan mikroorganizmalar toprağın azotunu kullanmak için bitkilerle rekabete girerler. Bu arada toprakta azot noksanlığı ortaya çıkabilir.

25-CALNE VEYA BARKİSAN GÜBRELERİNİN N,P,K GÜBRELERİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ NELERDİR?

pH’ nın yükselmesine bağlı olarak besin maddelerinin kullanım değerleri yükselir:
 

pH

4,5

5

5,5

6

7

N

30

43

77

89

100

        %      P

23

34

48

52

100

K

33

52

77

100

100

26-TÜRKİYE TOPRAKLARININ FAYDALI CaCO3 DURUMU NEDİR?

MİKTAR

 

ORTALAMA %

ÇOK AZ

> 1

25,9

AZ

1-5

17,7

ORTA

5-15

24,5

FAZLA

15-25

17,7

ÇOK FAZLA

25 <

14,2

27-DÜNYADA KALSİYUMLU GÜBRELERİN KULLANIM DURUMU NEDİR?

Tüm dünyada Calne veya Barkisan benzeri gübreler 1925 li yıllardan beri geniş bir şekilde kullanılmaktadır.
1994 yılı itibarıyla Avrupada ALPC nin yayınladığı istatistiklere göre kalsiyumlu gübre kullanım miktarı İngiltere de 2,8 milyon ton / yıldır.

1946 da ABD tarım teşkilatınca yapılan çalışma sonucunda ABD ye yıllık 50 milyon ton tarım kireci tüketilmesi gerektiği hesaplanmıştır. ABD de yıllık tüketim ortalama 25 milyon tondur.

28- ASİT TOPRAKLARDA NE KADAR KULLANILMALIDIR?

a) Bakım Kireçlemesi: İyi derecede kalevi toprak bile yılda dekar alan başına 70 – 100 kg. CaO kaybeder. Bu kaybı karşılamak için dekar başına her 3 yılda 1 200 – 300 kg Calne veya Barkisan gübreleri ile uygulama yapılmalıdır.

b) Düzeltici Kireçleme : Asitli topraklarda Ph derecesini birkaç defada yükseltmek gerekir. Her kireçlemede toprak üzerinde 400 kg CaCO3 / da , çayırlarda 200 kg. CaCO3 / da dozajını aşmamak lazımdır.


29-SAKSI KOMPOSTLARINA NE ORANDA KARIŞTIRMAK GEREKİR?

Sadece turba veya 75 : 25 (turba : kum) Domates, salatalık , karanfil üretimi için tüm turbalara 10 kg / m3 Calne veya Barkisan karıştırılmalıdır.
 

Turba kompostlara ilave edilecek Calne veya Barkisan Miktarları:

Kireçleme öncesi Ph                                          Gereken Calne veya Barkisan kg / m3

6,0                                                                                        1

5,5                                                                                         2

5                                                                                           3            

4,5                                                                                        4

4,0                                                                                        5

3,0                                                                                        7

2,5                                                                                        10

30 – TOPRAĞA NASIL ATILIR?

Calne veya Barkisan gübreleri, 2 ayrı incelik formundadır:

a) 90 mikron üzeri % 10 pülverize toz
b) 1-7 mm arası suda eriyebilen süper granüle form

Granüle Calne veya Barkisan gübreleri, santrifüjlü gübre dağıtım makineleri ile rahatlıkla atılabilir. Toz formu da aynı makine ile atılabilir. Fakat makinenin karıştırıcı kısmına 3 – 4 diş zincir kaynatılması atımı kolaylaştıracak ve sıvanmayı önleyecektir. Bunların dışında bayilerde bulunan özel olarak tasarlanmış kireç atma makineleriyle da uygulama sorunsuz bir şekilde yapılabilir. Uygulamadan sonra yüzeydeki tarım kireci, goble, diskharrow yada tırmık gibi aletlerle toprağa karıştırılmalıdır. Bağlarda sıra aralarına, meyve ağaçlarında ise ağaçların taç iz düşümlerine gerekli miktarda Calne veya Barkisan gübreleri verilerek toprağa karıştırılmalıdır. Meyilli arazilerde ise ağaçların üst kısmına hilal şeklinde uygulama yapılmalıdır.

31- CALNE VE BARKİSANA AİT RESMİ DENEME SONUÇLARI VAR MIDIR ?

Ülkemizde ilk defa ilmi esaslara dayanarak kireçleme denemeleri Ankara Toprak ve Gübre Arş. Ens. Tarafından 1954 – 1955 yıllarında Doğu Karadeniz bölgesinde yapılmıştır. 1953 – 1962 yılları arasında yine aynı müessese Karadeniz Bölgesi Toprak Tahlil Laboratuarı Müdürlüğü ile işbirliği yaparak yine aynı bölgede çok sayıda kireçleme denemeleri yapmıştır.

Samsun ve Giresun lokasyonlarında yapılan denemeler split – Plot metodu ile yapılmıştır.Sonuçta uygulanan kireç miktarları arttırıldıkça mısır verimi de artmıştır. Kireç uygulamasıyla verim % 30 a varan oranlarda artmıştır.

T.C. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Tarımsal Araştırma Genel Md. ‘ ne bağlı Bornova Zirai Mücadele Arş. Ens. Tarafından yapılan “Ege Bölgesinde Domateste Sorun Olan Çiçek Burnı Çürüklüğü Hastalığının Yayılışı ve Kontrolü Üzerine Araştırmalar” konulu araştırma 2000 yılında yayınlanmıştır. Bu araştırma kapsamına Calne Ekolojik Gübre de alınmış ve denemelerde kullanılmıştır.

Sonuçta:
Dekara 150 kg. Calne uygulaması ile Ç.B.Ç hastalık oranı kontrole nazaran % 67 azalmış, verimde de % 13 artmıştır.
Tariş AR-GE tarafından yapılan araştırmada ise “Gediz Ovası Bağ Topraklarına Uygulanan Tarım Kirecinin Çekirdeksiz Üzüm Verim, Kalite ve Toprak üzerine Etkilerinin Araştırılması” konusu işlenmiş, materyal olarak ta Barkisan Tarım Kireci kullanılmıştır. Araştırma sonunda kaba ve orta tekstürlü, 6-8 Ph arasında , fakir düzeyde ( <% 5) kireç içeren topraklara dekara 0 – 450 kg arasında artan dozlarda Barkisan Tarım Kireci uygulaması, matematiksel hesaplarda etkili olmuş, 300 kg. Lık doz yaş verimi kontrole nazaran % 8,5, kuru verimi % 10 , kuru üzümlerin şeker miktarlarını % 2,7 oranında yüksek payla arttırmıştır.

AMAÇ KESKİN
ZİR. MÜH.

Amaç KESKİN Zirai Mad. Ltd. Şti
amac@amackeskin.com
www.amackeskin.com
www.tarimdostu.com
0532 245 07 83
0232 458 42 52
1202 - 1 sokak no: 69 da: 406
Gıda Çrş - İZMİR


2. KISIM

Toprağın pH değeri, en basit tanım ile topraktaki hidrojen iyonları (H+) konsantrasyonları şeklinde tanımlanabilir. Ancak, bu durum siz üreticiler bakımından bir anlam ifade etmeyebilir. Bunun en basit anlatım şekli ise, biz insanlarda tansiyon(kan basıncı) ne anlam taşıyorsa, topraktaki pH değeri de yaklaşık aynı anlamı taşımaktadır. İnsanlarda tansiyonun yüksek olması veya düşük olması o kişinin sağlığı ve beslenmesi ile ne kadar yakından ilgili ise toprağın da pH değerinin Yüksek (8’den fazla) veya düşük (6.5’ten düşük) olması, bitki kökleri tarafından besin elementlerinin alınması üzerine o kadar etkilidir. Bu durumu Şekil 1 den daha iyi izleyebilirsiniz.

Şekil 1 . Toprağın pH durumu besin maddesi alımı üzerine etkisi

Pamuk üretim alanlarında toprağın kireç miktarı (CaCO3) miktarı genellikle yüksektir. Kireç miktarının yüksekliğine bağlı olarak toprağın pH değeri de 7’nin üzerinde ve çoğu zaman pH değeri 8’in üzerinde olmaktadır. pH değerinin 8 in üzerinde olması durumunda özellikle fosforlu gübrelerde ve topraktaki fosfordan pamuk bitkisinin yararlanma oranı azalır ve gübre olarak verilen fosforun büyük bir kısmı kolay alınamaz forma dönüşür. Bunun yanında özellikle demir (Fe) ve çinko (Zn) gibi mikro elementlerinde elverişlilik ve bitki tarafında alnım oranlarında azalır.

Toprağın pH değeri toprak verimliliği açısından sadece topraktaki veya uygulanan gübredeki besin elementlerinin alınabilirliği üzerine etkili değildir. Toprağın pH değeri genel olarak:

1- Toprağın fiziksel
2- Toprağın kimyasal
3- toprağın mikrobiyolojik özellikleri üzerinde etkilidir.

Bu nedenle bitkisel üretimde gübreleme yönünden birim alandan yüksek ve kaliteli ürün elde etmek için, bitkinin kılcal kök bölgesindeki toprak tabakasının pH değerinin bitkinin iyi geliştiği (istediği) pH değerinde olması gerekir. Pamuk üretim alanlarında, pamuk için yüksek olan pH değerinin azaltılması gerekir. Bunun en ucuz ve etkili yolu pamuk ekim öncesi toprağa toz (mikronize) sarı kükürt uygulamaklar olur.

 

Yukarıda basite indirgenmiş kimyasal reaksiyonlar toprakta mevcut olan kükürt bakterilerinin enzimatik reaksiyonları sonucunda meydana gelmekte ve toprak ortamına verilmiş olan elementel toz sarı kükürt sülfürik asit formuna dönüşerek toprak suyunda Hidrojen (H+) iyonuna ve sülfat iyonuna ayrışır. Sülfatın bir kısmı bitki besini olarak kökler tarafından alınır bir kısmı toprakta tutulur ve bir kısmı da yağış veya sulama suları ile toprak derinliklerine yıkanır. Toprakta kalan hidrojen iyonu bitki tarafından alınamaz ve toprak pH değerinin azalmasının sağlar.

Toprağın pH değerini azaltmak için toprağa verilecek kükürt miktarı Tablo 1 de verilmiştir. Pamuk bitkisinde bitkinin kılcal kökleri toprağın 20 cm’den başlayarak 60 cm’ye kadar yoğun bir şekilde bulunur. Bitkinin kazık kökü ise toprak yapısına bağlı olarak 1.5-2.0 m ye kadar iner Bu nedenle toprakta pH değerinin 40 cm’lik toprak tabakasında düşürülmesi gerekmektedir. Tarlaya serpme olarak verilecek toz kükürdün kolay uygulanabilmesi açısından tarla toprağı ile karıştırılmalı ve daha sonra serpme veya bant (çizi) halinde verilmelidir. Toprağa verilen kükürt mutlaka toprağa karıştırılmalıdır. Kükürt uygulama işlemi sonbaharda veya ilkbahar başlangıcında yapılmalıdır. Toz (mikronize) kükürdün ilk gübre ile birlikte verilmesinde bir sakınca yoktur. Toprağa verilen kükürt toprak sıcaklığına, topraktaki kükürt bakterisi miktarına ve toprak rutubetine bağlı olarak birkaç aylık bir zaman içerisinde toprağın pH değerinin azalmasına sebep olur. pH değeri istenilen seviyeye indirilmiş toprağa kaç sene sonra kükürt uygulaması yapılması gerektiği sulamada kullanılan sulama suyu kalite özelliklerine ve topraktaki biyolojik aktiviteye bağlıdır.

Toprağın pH değeri birkaç yılda bir kontrol ettirilerek yeniden ne zaman kükürt verilmesi gerektiği belirlenmelidir. Genel olarak 5-6 yılda bir kükürt uygulaması yeterlidir.

Tablo-1: Pamuk tarlasında 40 cm kalınlıktaki bir toprak tabakasının pH değerini azaltmak için gerekli kükürt miktarı (kg/dekar= 1000 m2).

Toprağın pH Değeri

İstenilen pH Değeri

Toprağın Bünyesi

Kumlu (Hafif)

Tın (Orta)

Killi (Ağır)

8.5

7.0

120

150

180

8.0

7.0

80

100

120

8.5

7.5

80

100

120

8.0

7.5

40

50

60

Bünyesinde sülfat bulunan amonyum sülfat veya potasyum sülfat gibi gübreler elementel kükürdün toprağın pH değerini azalttığı gibi toprak pH değerini istenilen düzeyde düşürmezler. Elementel kükürdün pamuk tarlasında toprağın pH değerini azalttığı Tablo 2 de verilen değerlerden görülmektedir.Gediz ovasında (Salihli-Alaşehir) yapılan çalışmada 75 kg toz kükürt uygulaması ile toprağın pH değerinde yaklaşık 0.5 birimlik bir azalma elde edilmiştir.

Tablo-2: Kükürt uygulamasının pamuk tarlası toprağının farklı derinliklerinde pH azalmasına etkisi

 

kg kükürt/da

0-10 cm

10-20 cm

20-30 cm

0

7,99

7,98

8,10

25

7,73

7,84

7,89

50

7,65

7,68

7,71

75

7,57

7,59

7,63

Toprakta pH değerinin azalmasına paralel olarak bir dekardan alınan kütlü ürün miktarında %20’ye varan bir artış sağlamıştır (Tablo-3). Kükürt uygulaması yapılmadan önce kütlü verimi çok az (300kg/da) olan bu tarlada kükürt uygulaması ile dekara 371 kg kütlü ürünü elde edilmiştir.

Tablo-3: Farklı dozlarda kükürt uygulanmasının pamuk verimine(kütlü) etkisi

 

kg kükürt/da

1.yıl
kütlü kg/da

2.yıl
kütlü kg/da

Ortalama kütlü kg/da

0

308 (100)

315 (100)

311,5 (100)

25

317 (103)

328 (104)

322,5 (104)

50

349 (113)

365 (116)

357,0 (115)

75

352 (114)

371 (118)

361,5 (116)

Toprağın pH değerinin düşürülmesinde mutlaka çok ince öğütülmüş ve suda çözünme özelliği kazandırılmış toz kükürt kullanılmalıdır. Granül formda veya iri parçacıklar halinde öğütülmüş kükürt uygulamalarından sonuç almak mümkün değildir. Bu konuda yapılmış olan bir çalışmanın sonuçları Tablo-4 de verilmiştir. Tablodan görülebileceği gibi granül kükürdün toprak pH değerini ve EC değerini pek fazla değiştirmediği buna karşılık mikronize edilerek suda çözünebilir hale getirilmiş kükürdün toprağın pH değerinin azalttığı ve dolayısıyla toprağın EC değerini arttırdığı görülmektedir. Toprağa mineral gübre ilave edilmemesine rağmen toprağın EC değerinin artması toprakta yarayışsız formda olan besin elementlerinin yarayışlı hale geldiğini ortaya koymaktadır. Bunun diğer bir anlamı ise toprağın pH değerini düşürmekle toprakta bir nevi gübreleme etkisi ortaya çıkmaktadır.
 

Tablo-4: Elementel Kükürdün Toprağın pH ve EC Değerine Etkisi (Slaton, N.A. 2001)

 

Gün

Kontrol

Granil Kükürt

Suda Erir Mikronize Toz Kükürt

50 kg/da

100 kg/da

50 kg/da

100 kg/da

 

PH

EC

PH

EC*

PH

EC

PH

EC

PH

EC

0

8.3

211

8.3

211

8.3

211

8.3

211

8.3

211

10

8.3

211

8.3

205

8.2

222

7.5

651

7.0

900

20

8.3

216

8.4

202

8.3

214

7.6

738

6.7

762

35

8.2

292

8.2

200

8.2

298

7.5

788

6.5

795

60

8.1

308

8.2

331

8.1

305

7.6

735

6.6

789

(*) : mikro ohms/cm


kaynak: Toros Gübre


Asit Reaksiyonlu Topraklarda P Fiskasyonu

Burada P, 3 ayrı mekanizmayla fikse edilmektedir.

Aşırı reaksiyonlu topraklarda Fe ve Al iyonları serbest halde bulunmaktadır. Bu iyonlar toprağa verilen fosfat iyonlarıyla birleşerek suda çözünürlükleri çok düşük olan Fe ve Al Hidroksifosfat bileşikleri halinde çökerler. Böylece P alınmaz hale geçer

Asit tepkimeli topraklarda Fe, Al ve Mn’nin hidrous oksitleri fazlaca bulunurlar. Kolloid karakterli olan bu bileşiklerin yüzeylerinde fosfat iyonları bazik Al ve Fe fosfatlar halinde fikse edilmektedir. Bu olaylar şöyle gösterilebilir.

Al, Fe ve Mn sulu oksitlerce zengin topraklarda örneğin, sarı ve kırmızı podsolik topraklarda fosfor fiksasyon kapasitesinin yüksek olmasının nedeni bu fiksasyon biçimidir. Nitekim, Hawai’ nin laterit topraklarında fosfor fiksasyon kapasitesinin %98 düzeyinde olduğu araştırmalarla saptanmıştır. Yurdumuz Karadeniz Bölgesi asit podsolik topraklarında ise % 55-81 oranında P fikse edildiği belirlenmiştir.

pH derecesi 4.5-6.0 arasında iken kil mineralleri P fiksasyonunda başat rol oynar. Killerdeki –OH gruplarının H2PO4 iyonlarıyla yer değiştirmesi sonunda fosforun kuvvetle bağlandığı ya da alınmaz forma girdiği kabul edilmektedir. Bu tür fiksasyon 1:1 killerde 2:1 killere oranla daha fazla görülmektedir.

Ayrıca kil minerallerdeki Fe ve Al’nin koordinasyon çemberine giren P iyonları, çok kuvvetle bağlandığında bitki tarafından alınmaz duruma geçmektedir.


 

anasayfa  |   bize ulaşın

tarimsal.com@gmail.com